WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1520 E.  ,  2023/6035 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1520
Karar No : 2023/6035

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davalı idarede öğretim görevlisi olarak çalışan davacı tarafından, Beşiktaş 17. Noterliğince düzenlenen … tarih ve … yevmiye no.lu 'fesih bildirimi' konulu belgeyle davalı idarece görevine son verilmesine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında bir disiplin dosyası bulunmağı, davalı idarenin dosyaya kendi sunduğu belgelerden davacının üniversitede doktor unvanıyla görev yaptığı, dava konusu işlemin mütevelli heyeti başkanının onayı ile tesis edildiği, bu nedenle dava konusu işlemin yetki unsuru bakımından da hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin tesis edilmesini gerektiren maddi bir sebep gösterilmeden, kamu yararının bunu gerektirdiği ortaya konmadan ve işlemin yetkili organ tarafından düzenlendiği ispatlanmadan, tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka uyarlılık görülmediği sonucuna varılarak, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulüne, işlem nedeni ile yoksun kalınan parasal hakların; dava tarihinden önce doğan kısımları için davanın açıldığı 04/01/2018 tarihinden itibaren, davanın açıldığı tarihten sonraki kısımlar için her bir ödemenin hak edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta, iş sözleşmesinin feshine ilişkin 05.12.2017 tarihli ve 36024 sayılı dava konusu işlemin "Mütevelli Heyet Yetkilendirilmesiyle Mütevelli Heyet Başkanı Dr. ... ve Vekil Rektör Prof. Dr. ..." imzasıyla gerçekleştirildiği görüldüğünden, Dairelerinin 28.10.2020 tarihli ara kararı ile, mütevelli heyet yetkilendirilmesine ilişkin mütevelli heyet kararın onaylı bir örneğinin istenilmesine karar veriildiği, davalı idarece sunulan cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden, 15.08.2017 tarihli Mütevelli Heyeti kararında, öğrenciler ve personel ile ilgili her türlü sözleşme, yazışma, ihtarname, ihbarnamelerin, ibraname, azilname ve fesih yazılarının imzalanması konusunda A1 grubundan iki imza yetkilisinin müşterek imzasının gerektiğinin belirtildiği, dava konusu işlemde imzası bulunan Mütevelli Heyet Başkanı Dr. ... ve vekil Rektör Prof. Dr. ...'ın A1 grubu imzaya yetkili kişiler olarak belirlendiği görüldüğünden dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece, davacının görev yaptığı pozisyona ihtiyaç kalmamış olması ve kendisine verilecek başka bir görev olmaması nedeniyle İş Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri kapsamında iş akdi feshedildiği belirtildikten sonra, İletişim Fakültesi’ne gönderilen … tarihli ve … sayılı yazıyla 01.08.2010 tarihinden itibaren idari kadroda uzman olarak çalışmakta olan davacının “mevcut iş tanımı” ile “halen ne iş yaptığı” ve “kuruma devam durumu” hakkında bilgi talep edildiği, İletişim Fakültesi tarafından verilen … tarihli ve … sayılı cevabi yazıda; davacının uzmanlık alanı olan “sanat felsefesi, çağdaş sinema ve görsel kültür felsefesi ve analizi” kapsamında talep üzerine dersler verdiği, görev yeri olarak belirlenen Görsel İletişim Tasarımı Programı’nda öğrenci danışmanlıkları gibi görevler üstlendiği kendisinin uzmanlık alanına dair somut bir “iş tanımı” bulunmadığı, Görsel İletişim Tasarımı Yüksek Lisans Programı’nda 2012 ila 2014 yıllarından kayıtlı ancak ders kaydı bulunmayan 3 öğrenciye ait proje, tezsiz yüksek lisans danışmanlığı ve geçmiş dönemde üzerine atanmış bulunan öğrenci danışmanlıkları kapsamında sistem üzerinde öğrenci ders kayıtlarını onaylamak dışında herhangi bir görevi ya da dersi bulunmadığı, uzmanı olduğu alan kapsamında kendisine teklif edilen dersleri vermeyi kabul etmediği, kuruma düzenli olarak devam etmediği, kendisine tahsis edilen ofise çalışma saatleri içinde gelmediğinin belirtildiği ileri sürümüş ise de, davalı idarece davacının tam zamanlı idari uzman olmasına rağmen işe devamını aksatması nedeniyle, işe düzenli devamının gerektiği konusunda kendisine gerekli uyarının yapılıp yapılmadığı hususlarında bilgi verilmesi şeklinde talepte bulunulduğu, İletişim Fakültesi Dekanlığı tarafından gönderilen … tarihli ve … sayılı cevabi yazısında davacıya devam konusunda sözlü veya yazılı herhangi bir uyarıda bulunulmadığının belirtildiğinin açıkça ifade edildiği, diğer taraftan davacının kendisine teklif edilen dersleri vermeyi kabul etmediği, görevinde başarısız olduğu veya görevini ihmal ettiği konusunda somut bilgi ve belge gösterilmediği gibi davacı hakkında herhangi bir disiplin soruşturması veya bunun sonucunda verilmiş bir ceza bulunmadığı görüldüğünden, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı, hizmet gerekleri ve hukuka uyarlık, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmediği, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle, Anayasanın 125. maddesi gereğince, davacının yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemde yetki unsuru bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının akademik anlamda uzman olmadığı, idari kadroda uzman olduğu, üniversiteye atanmadığı, İş Kanunu çerçevesinde işe alındığı, idarenin takdir hakkı bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul Bilgi Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Bölümünde öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının iş sözleşmesinin, … tarihli ve … yevmiye numaralı fesih bildirim ihtarnamesi ile 4857 sayılı İş Kanunu 17 ve 18'inci maddeleri uyarınca davalı idare tarafından feshedilmesi üzerine davacı tarfından, fesih işleminin iptali ile d bu işlem dolayısıyla yoksun kalınan parasal hakların yasal faizi ile birlikte ödenmesi ve diğer özlük haklarının iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; ''İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.'' kuralı yer almıştır.
2547 sayılı Kanun ek 5. maddesinin 2. fıkrasında; ''Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı yer almıştır.
31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Mütevelli heyet'' başlığını taşıyan 20. maddesinin 1. fıkrasında, ''Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.'' kuralı; aynı maddenin 4. fıkrasında, ''Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı; ''Akademik organlar'' başlığını taşıyan 21. maddesinde; ''Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir.'' kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları", idari dava türleri arasında sayılmış, böylece, mahkemelerce idari işlemin yargısal denetimi yapılırken, işlemin mevzuatla belirlenen makam veya merci tarafından tesis edilip edilmediğinin araştırılacağı kurala bağlanmıştır.
Bir kamu görevlisi, kurul ya da organın idare adına karar verebilme ve işlem tesis edebilme gücü olarak tanımlanan yetki, idari işlemin kurucu unsuru olup, yargısal denetim yapılırken ilk önce işlemin yetki unsurunun hukuka uygun olup olmadığı incelenmektedir. Bir kişi, kurul ya da organın herhangi bir idari işlem bakımından yetkili kabul edilebilmesi için hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş yani yetkilendirilmiş olması gereklidir. İdare hukukundaki kanunilik ilkesi gereğince, bir hukuk kuralı ile verilmeyen yetki kullanılarak tesis edilen işlem, hukuka aykırı olacaktır.
Yargı mercilerince yetki unsurunda sakatlık tespit edildiği takdirde işlemin diğer unsurlar bakımından incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bununla birlikte yetki unsuru, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, idari yargı mercileri, kanun yolu incelemeleri dahil, davanın hangi safhası olursa olsun yetki unsurunda sakatlık tespit ettikleri takdirde işlemin iptaline karar vermek zorundadırlar.
Yüksek yargı içtihatlarında; yetki kurallarının dar ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, idarenin yetki kurallarına sıkı bir şekilde uymak zorunda olduğu, yetki kullanımının tercihe, keyfe ve takdire bağlı olmadığı, yetki kullanımındaki usulsüzlüklerin, fonksiyon gaspı, yetki gaspı veya yetki tecavüzü hallerini meydana getireceği, kural olarak yetkinin bizzat kullanılacağı, kanun tarafından oluşturulan yetki düzeninin, yine kanun tarafından izin verilmediği sürece, idare veya o yetkiyi kullanmak ile yükümlendirilmiş makamlarca değiştirilemeyeceği, yetki devrinin Kanunun açıkça izin verdiği durumlarda yapılabileceği, bir makamın yetkisinin başka bir kişiye devredilebilmesi için yetki devri konusunda da mevzuatla yetkili kılınması gerektiği, zira yasa koyucu tarafından belli bir yetkiyi kullanma gücü ile donatılmış bir makamın, yasa koyucunun iradesi hilafına, kanunda açık bir düzenleme bulunmaksızın, bu yetkisini başka bir makama devretmesinin, yetki devredilen makamı yetkili kılmadığı gibi, hem yetki devrine ilişkin işlemin hem de bu yöntemle yapılan yetki devrine dayanılarak tesis edilen işlemlerin hukuka aykırı hale geleceği, yetkisiz kişi, kurul ya da organın yaptığı işlemin, sonradan yetkili makam tarafından kabul edilmesi veya icazet verilmesi yoluyla o işlemin hukuka uygun hale dönüştürülemeyeceği, istikrarlı şekilde vurgulanmaktadır.
2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi gereği, vakıf yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerinin yapılması, atamaları ve görevden alınmalarının onaylanması mütevelli heyetince yapılacak olup; mütevelli heyet, vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilecektir.
2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan mütevelli heyetin yetkilerini, vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine devredebileceği yönündeki amir yasa hükmü karşısında, mütevelli heyetin, yetkilerini mütevelli heyet başkanına devri, heyetin fiilen işlememesi sonucunu doğuracağından, bu yönde bir yetki devrinin kabulüne imkan bulunmadığı da kabul edilmelidir.
Bu bağlamda; 2547 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi uyarınca, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemin, mütevelli heyet onayı ile veya mütevelli heyetin yetkisini devrettiği vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticisi tarafından tesis edilmesi gerektiğinden ,mütevelli heyet başkanının fesih yetkisinin bulunmamasına rağmen mütevelli heyet başkanı ve rektör vekili tarafından çift imza ile tesis edilen dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık taşımadığı görülmekte olup, belirli süreli iş sözleşmelerinin feshine ilişkin işlemlerin, hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle idari yargı mercilerince iptal edilmesi durumunda, iş sözleşmesinin dönem sonuna kadar devam edeceği, sözleşmenin bitiş tarihinden sonra yetkili idari makam ya da organ tarafından, sözleşmenin yenilenmemesi veya devamı yönünde bir karar alınabileceği, bu nedenle, davacının hukuka aykırı işlem sebebiyle uğradığı parasal haklarının sözleşme süresini geçmeyecek şekilde hesaplanarak davacıya ödenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; Bölge İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın yukarıda yer verilen gerekçe ile onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.