WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1516 E.  ,  2023/6876 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1516
Karar No : 2023/6876

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Üniversitesi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesinde … Anabilim Dalı'nda Öğretim Üyesi olarak görev yapmakta iken, iş sözleşmesinin feshine dair Aydın Üniversitesi Rektörlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işe iadesine, maaş, tazminat ve diğer özlük haklarının faziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; adli yargı yerinde açılan dava ile (alacak davası) huzurdaki davanın talep kısımlarının ve konusunun (iş akdinin feshi işleminin iptali) farklı olduğu, adli yargı yerinde açılan ilk davada iş akdinin feshinin iptali (veya işe iadesi) talep edilmediği, dolayısıyla davacının işe iade ve bağlı sonuçlara yönelik talebi açısından önceki görevsizlik kararından bağımsız olarak yeni bir dava açtığı görüldüğünden, huzurdaki davanın adli yargı yerinde açılan davanın devamı niteliğinde olmadığı, adli yargı yerinde tazminat talep edildiği halde huzurdaki davada işe iade talep edildiği, iş akdinin feshinin iptali yönünden, görevsiz mahkemeye yapılan başvurunun idari yargı yerine yapılmış başvuru tarihi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından; 16.10.2014 tarihli iş akdinin feshinin iptali ve işe iadeye bağlı sonuçların istenilmesi açısından da süresi içerisinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı vekili tarafından, davanın adli yargıda açılan davanın devamı niteliğinde olduğu, her iki davanın da müvekkilinin iş akdinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazminine ilişkin olduğu, davalı idare ile yapılan iş sözleşmesinde haksız olarak sözleşmesinin feshedilmesi durumunda cezai şartın davalı idarece ödeneceğine dair madde olduğu, idari yargıya açılan davanın talep kısmında da tazminat ve diğer hakların faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece dilekçe ret kararı verilerek eksikliğin giderilmesi için süre verilmesi gerekirken davanın reddine dair kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının iş sözleşmesiyle İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesinde … Anabilim Dalı'nda Öğretim Üyesi olarak görev yaptığı, mazeretsiz olarak devamsızlık yaptığından bahisle iş akdinin tek taraflı olarak feshedildiği, davacının bu feshin haksız bir fesih olduğu iddiasıyla cezai şart ve manevi tazminat talepli İş Mahkemesine dava açtığı, ... İş Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, istinaf talebi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kararın kaldırılarak davanın görev nedeniyle usulden reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği, adli yargının görevsizlik kararı üzerine üzerine davacı tarafından işbu dava ile iş akdinin feshi işleminin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların(tazminat, maaş ve diğer haklar) tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 9. maddesinde; "Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. Adli yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinde, ilk inceleme hususları; görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olacak kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, Kanun'un 3. ve 5. maddesinde belirtilen hususların bulunup bulunmadığı şeklinde sayılmış; 15. maddesinde ise ilk inceleme üzerine verilecek kararlar belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, iş sözleşmesinin feshine dair Aydın Üniversitesi'nin … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işe iade kararı verilmesine ilişkin istem yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, iş sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maaş, tazminat ve diğer haklarının faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin istem yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinin 1. fıkrasında, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir” hükmüne yer verilmiştir.
Hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından biri mahkemeye erişim hakkıdır. Mahkemeye erişim hakkı bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelmektedir. Bu hak ilk derece mahkemesinde dava açma hakkının yanı sıra hukuk sisteminin öngördüğü itiraz, istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma hakkını da içerir. Yargılamalarda istinaf veya temyiz gibi kanun yollarına başvurma imkânı tanınmış ise bu kanun yolları yönünden de hak arama özgürlüğü kapsamındaki güvencelerin sağlanması gerekmektedir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 36533/04 başvuru numaralı Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığı, bazı sınırlamalara tabi olabildiği, bununla birlikte, getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiği, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceği, bu ilkelerden hareketle dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, kaçınılması gerektiği belirtilmektedir.
Davacı tarafından, iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine, davalı idare ile yapmış olduğu sözleşmenin 10. maddesinde yer alan "davalı idare tarafından tek taraflı olarak sözleşmenin haksız bir şekilde feshedilmesi durumunda iş süresinin geri kalan aylarına ilişkin alacağı brüt maaşının tamamının 2 katına kadar cezai şart ödeneceğine" dair hükmü uyarınca 04/12/2014 tarihinde İş Mahkemesine 450.000-TL cezai şart ve 50.000-TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle dava açtığı görülmektedir.
Adli yargıda açtığı davanın görev yönünden reddedilmesi üzerine, süresi içerisinde İdare Mahkemesine açtığı iş bu davada, sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali ile işe iadesine, maaş, tazminat ve diğer haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava dilekçesini verdiği görülmektedir.
Davacı tarafından iş sözleşmesinin haksız feshedilmesi sebebiyle davalı idare ile yapmış olduğu sözleşmede yer alan cezai şartın ödenmesi ve manevi tazminat talepli İş Mahkemesinde açmış olduğu davanın, sözleşmeden kaynaklı parasal haklarının talebine ilişkin olduğu görüldüğünden, her ne kadar iş sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin iptali talebinin adli yargı yerinde açılan davanın devamı niteliğinde olmadığı açık ise de; parasal haklarına ilişkin taleplerinin adli yargı yerinde açılan davanın devamı niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından verilen dava dilekçesi ile temyiz dilekçesinin incelenmesinden, parasal haklara ilişkin talebinin maaş mı yoksa sözleşmede yer alan cezai şartın ödenmesi mi olduğuna dair netlik bulunmadığı, aynı şekilde "sözleşme gereğince ödenmesi gereken diğer hak ve alacakların faiziyle birlikte ödenmesine" ifadesinin de muğlak olduğu görülmektedir.
Bu idurumda, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiasıyla hak ettiği parasal hakların ödenmesi istemiyle açılan davada, davacının parasal hak taleplerinin net olarak anlaşılamaması sebebiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca talebin netleştirilerek dilekçedeki eksikliklerin giderilmesi için dilekçe ret kararı verilerek, verilecek yeni dilekçe sonrasında yeni bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın bu kısmı yönünden istinaf isteminin reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının;
a) İş sözleşmesinin feshine dair Aydın Üniversitesi'nin … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işe iade kararı verilmesine ilişkin istem yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
b) İş sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maaş, tazminat ve diğer haklarının faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin istem yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine
4. Kesin olarak, 06/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.