WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/148 E.  ,  2024/1285 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/148
Karar No : 2024/1285

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çanakkale ili sınırları dahilinde S:… numaralı maden ruhsatını uhdesinde bulunduran davacı şirket tarafından, 2019 yılına ait ruhsat bedelinin süresi içinde yatırılmadığından bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesi gereğince 31.054,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirketin, Çanakkale ili sınırları dahilinde bulunan S:… numaralı maden ruhsatına ilişkin 2019 yılı ruhsat bedelini ödemediği, bu hususta taraflar arasında herhangi bir çekişmemin bulunmadığı, dava konusu işlemin 3213 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasında hüküm altına alınan idari para cezası esas alınarak tesis edilmiş ise de söz konusu fıkranın 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değiştirildiği, söz konusu fıkranın yeni halinde ise ruhsat bedelinin ödenmemesi eylemine karşılık olarak idari para cezası uygulamasından vazgeçildiği, dolayısıyla ruhsat bedelinin süresinde ödenmemesine ilişkin olarak davacı şirketin dava konusu işlem ile idari para cezası ile tezciye edilmesine karşılık dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte dayanağı (idari para cezasına ilişkin) mevzuat hükmünün yürürlükte olmadığı, bu durumda; belirtilen mevzuat hükmü, yapılan açıklamalar ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin, Çanakkale ili sınırları dahilinde bulunan S:… numaralı maden ruhsatına ilişkin 2019 yılı ruhsat bedelini ödemediği açık olmakla birlikte dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle, ruhsat bedelinin süresinde ödenmemesi eylemine ilişkin olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nunda idari para cezası öngörülmediği anlaşıldığından, işlem tarihi itibariyle yürürlükte olmayan (Mülga) mevzuat hükmü esas alınarak, Çanakkale ili sınırları dahilindeki S:... numaralı maden ruhsatına ilişkin 2019 yılına ait ruhsat bedelinin süresi içinde yatırılmadığından bahisle, (Mülga) 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, davacı şirketin 31.054,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, mevzuatın değişikliğe uğramış halinin olaya uygulanması gerekirse davacının Haziran ayı sonuna kadar iki katı tutarında ruhsat bedeli yatırması, yatırılmaması halinde ise ruhsatın iptal edilmesi gerektiği, değişiklik öncesi mevzuat hükmünün davacının lehine olduğu, bu noktada da uygulanması gereken mevzuat hükmünün tartışılması gerektiği, davacının basiretli bir tacir gibi davranmayarak yükümlülüklerinden kaçındığı ve işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, işletme izni alınmasında hukuki ve fiili imkansızlık olduğu, temyiz gerekçelerinin yerinde olmadığı, 3213 sayılı Maden Kanunun 13. maddenin yürürlük tarihinin 28.02.2019 olduğu, bu nedenle işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : "Suçta ve cezada kanunilik ilkesi", hem Anayasa'da hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (AİHS) güvence altına alınmış temel bir ilkedir (AYM, B. No: 2013/849, 15.04.2014, § 28).
Anayasa'nın ''Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar'' başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında, "Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur." hükmüne yer verilerek "cezada kanunilik" ilkeleri güvence altına alınmıştır.
Kanunilik ilkesi, genel olarak bütün hak ve özgürlüklerin düzenlenmesinde temel bir güvence oluşturmanın yanı sıra, suç ve cezaların belirlenmesi bakımından özel bir anlam ve öneme sahip olup, bu kapsamda kişilerin kanunen yasaklanmamış veya yaptırıma bağlanmamış fiillerden dolayı keyfi bir şekilde suçlanmaları ve cezalandırılmaları önlenmekte, buna ek olarak, suçlanan kişinin lehine olan düzenlemelerin geriye etkili olarak uygulanması sağlanmaktadır (AYM, B. No: 2013/849, 15.04.2014, § 32).
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)'nin "Kanunsuz ceza olmaz" kenar başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal veya uluslararası hukuka göre suç oluşturmayan bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu bulunamaz. Aynı biçimde, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, lehteki kanun hükmünün geriye yürümesi hakkının Avrupa Temel Şartı da dâhil temel bütün metinlerde tanındığını, artık Avrupa ceza hukuku geleneğinin bir parçası olduğunun kabul edildiğini, hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince hâkimin, suç oluşturan eyleme kanun koyucunun orantılı bir ceza olarak belirlediği cezayı vermesinin tutarlı olduğunu, suç işleyene sadece suç işlediği tarihte daha ağır bir ceza öngörüldüğü gerekçesi ile ağır bir ceza verilmesinin ceza hukukunun temel ilkelerine aykırı bulunduğunu, bunun aynı zamanda suçun işlendiği tarihten sonra meydana gelen bütün yasal değişiklikleri ve toplumun o suç karşısındaki yaklaşım değişikliğini görmemek anlamına geldiğini, lehte olan ceza hükmünün geriye yürümesi ilkesinin cezaların öngörülebilir olması gerekliliğinin bir uzantısı olduğunu, buna göre, eğer suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan ceza kuralı ile kesin bir hükmün verilmesinden önce kabul edilen bir ceza kuralı farklı ise, hâkimin, sanığın lehine olan ceza kuralını uygulaması gerektiğini belirtmiştir. (Bkz. Scoppola/İtalya no. 2, B. No: 10249/03, 17/9/2009, §§ 105-109)
Aktarılan düzenlemelerden, kimsenin kanunda suç sayılmayan bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, suçun işlendiği sırada uygulanabilir olan cezadan daha ağır bir ceza verilemeyeceği, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerinin ancak kanunla konulabileceği, ancak failin lehine olan ceza hükmünün geriye yürütülebileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; somut olaya uygulanması gereken 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinde yapılan değişiklikten yaklaşık beş ay sonra tesis edilen dava konusu işlemin, tesis edildiği tarihte yürürlükte olmayan düzeneleme esas alınarak "suçta ve cezada kanunilik" ilkesine aykırı olarak tesis edildiği anlaşıldığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin Çanakkale ili sınırları dahilinde S:… numaralı maden sahasına ilişkin olarak 16/09/2010 tarihinde yürürlüğe giren I(b) grubu işletme ruhsatı mevcuttur. Anılan maden ruhsatına ilişkin 2019 yılı ruhsat bedelinin yasal ödeme süresi içerisinde ödenmemesi üzerine Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı dava konusu işlemi ile davacı şirketin 31.054,00-TL idari para cezası ile tecziyesine karar verilmiştir.
Söz konusu işlemin davacı şirketin Kayıtlı Elektronik Posta (KEP) adresine aynı tarihte tebliğ edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; ''Ruhsat Bedeli: Taban bedelinin, maden grubu ve alan büyüklüklerine göre belirlenen katsayılarla çarpılarak ekli (1) ve (2) sayılı tablolarda gösterildiği şekilde hesaplanarak her yıl ocak ayının sonuna kadar; arama ruhsatlarında tamamı genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, işletme ruhsatlarında ise %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını temin etmek üzere maden gruplarına göre teminat olarak ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına yatırılması gereken tutarı'' hükmü yer almaktadır.
Aynı Kanunun 18/02/2015 tarih ve 29271 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile değişik "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı (Mülga) 13. maddesinin 1. fıkrasında; "Yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunludur. İşletme ruhsat bedelinin %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenir. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilir. Verilen sürede yatırılmayan ruhsat bedelinin %70’ine tekabül eden tutar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlalarından ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilmesini müteakip, çevre ile uyum bedeli iade edilir." hükmünde yer verilmiştir.
28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik 13. maddesinin 1. fıkrasında; "Ruhsat bedellerinin tamamının her yıl ocak ayının sonuna kadar yatırılması zorunludur. I. Grup (a) bendi maden ruhsatları hariç diğer grup madenlerin ruhsat bedelleri Genel Müdürlüğün belirlediği bankada açılacak hesaba yatırılır. Yatırılan işletme ruhsat bedelinin %50’si genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimince Hazine hesabına on beş işgünü içinde aktarılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi olan illerde yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı hesabına, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin her yıl ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılmaması hâlinde yatırılmayan kısmının iki katı ruhsat bedeli olarak her yıl haziran ayının son gününe kadar yatırılması zorunludur, aksi halde ruhsat iptal edilir. Ruhsat bedellerinin yatırılması ile ilgili ruhsat sahibine ayrıca herhangi bir tebligat ve bildirim yapılmaz. İptal edilen ruhsatlar için ocak ayının sonuna kadar ödenmesi gereken ruhsat bedelinin ödenmeyen kısmı 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlaları, lületaşı ve oltutaşı için düzenlenen ruhsatlardan ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilerek 7 nci madde kapsamındaki mülkiyet izni sahiplerinden sahanın kabul edilerek teslim alındığına dair belgelerin Genel Müdürlüğe ibraz edilmesi şartı ile 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında vadesi geçmiş borcunun ve bu Kanun kapsamında ruhsata ilişkin geçmiş borcunun bulunmaması hâlinde çevre ile uyum bedeli iade edilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3213 sayılı Maden Kanunun 13. maddesinin 14/02/2019 tarihli değişiklik öncesi halinde yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunlu olduğu, ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilerek ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanmasının isteneceği ve bu süre içinde de ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsatın iptal edileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda madde metni yer alan değişiklik sonrasında ise, yine her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunlu olduğu düzenlemesine yer verildiği, fakat ruhsat bedelinin her yıl ocak ayının sonuna kadar tamamının yatırılmaması hâlinde, yatırılmayan kısmın iki katı ruhsat bedeli olarak her yıl haziran ayının son gününe kadar yatırılması zorunlu tutulduğu, aksi halde ise ruhsatın iptal edileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Anayasa'nın ''Suç ve Cezalara İlişkin Esaslar'' başlıklı 38. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.'' hükmü dikkate alındığında, somut olayda eylemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu durumda; yukarıda yer alan mevzuat hükümleri uyarınca davacının 2019 yılı işletme ruhsat bedelini ocak ayı sonuna kadar yatırması gerekirken yatırmadığından, fiilin ocak ayında gerçekleştiği dikkate alındığında fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükmünün yani 7164 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki düzenlemenin uygulanması gerektiği, dava konusu işlemde de değişiklik öncesi mevzuat hükümleri dikkate alınarak tesis edildiği görüldüğünden işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Çanakkale 1. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 08/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.