WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2021/1128 E.  ,  2024/402 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1128
Karar No : 2024/402

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Denizli İli, Çal ilçesi sınırları içinde bulunan Sicil: … sayılı II(b) grubu (doğaltaş-mermer) işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; Tebligat Kanununda ticarethanelere yapılacak tebligatın ticari mümessile yapılması halinde tebligatın muteber olacağı düzenlemesine yer verildiği, davacının 2016 yılı ruhsat bedelini ödememesi nedeniyle davacı adına 21.116,00-TL idari para cezası kesilmesi ile ruhsat bedelinin yatırılmaması halinde ruhsatın iptal edileceğinin bildirilmesine ilişkin 24/05/2016 tarihli yazının tebliğine dair tebliğ zarfının davacının taşınmış olması nedeniyle iade edildiği, bunun üzerine aynı içerikli 15/07/2016 tarihli yazıya ilişkin tebligatın davacının imza beyannamesinde belirttiği adrese gönderildiği ve tebliğ zarfında ... adlı şahsa tebliğ edildiği yönünde kayıt düşüldüğü, tebliğ belgesinde tebligat yapılan şahsın davacının ticari mümessili olduğu yönünde herhangi bir tespite yer verilmediği, nitekim SGK kayıtlarından anılan şahsın davacının çalışan dahi olmadığının anlaşıldığı, bu haliyle dava konusu işleme dayanak teşkil eden 15/07/2016 tarihli yazının Tebligat Kanununa göre ticari mümessiline yapılması gerekirken yapılmadığından davacıya usulüne göre tebliğ edildiğinden bahsedilemeyeceği, anılan yazının davacıya usulüne göre tebliğ edilmemesi karşısında, davacının kendisine tanınan 3 aylık süre içerisinde ruhsat bedelini yatırmamasında herhangi bir ihmal veya kusuru olmadığı anlaşıldığından, davacı şirketin maden ruhsatının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, sistem kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde ruhsat sahibinin imza beyannamesinde belirtmiş olduğu ...Mahalle ...Sokak No:...Bekilli/Denizli adresine aynı içerikli ...tarih ve ...sayılı yazının yeniden yazıldığı ve bu yazının 02/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve usule uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının işletmekte olduğu Denizli İli, Çal ilçesi sınırları içinde bulunan Sicil: ...sayılı II(b) grubu (doğaltaş-mermer) işletme ruhsatlı sahaya ilişkin olarak 2016 yılı ruhsat bedelinin aynı yılın Ocak ayı sonuna kadar yatırılmadığı gerekçesiyle davacı adına 21.116,00-TL idari para cezası kesilmesi ile ruhsat bedelinin yatırılmaması halinde ruhsatın iptal edileceğinin bildirilmesine ilişkin 24/05/2016 tarihli yazının tebliğ edilmek üzere davacıya ait adrese gönderildiği halde davacının taşınması nedeniyle tebligatın iade olmuştur.
Bunun üzerine, davacının imza beyannamesinde belirtmiş olduğu ...Mahalle, ...Sok. No:...Bekilli/Denizli adresine aynı içerikli 15/07/2016 tarihli yazının gönderildiği, anılan yazıya ilişkin tebliğ zarfında "işçisi ...'a tebliğ edildiği" şerhi ile 02/08/2016 tarihinde tebligat yapılmış, verilen 3 aylık süre içinde davacı tarafından ruhsat bedelinin ödenmemesi nedeniyle maden işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinde "Yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunludur. İşletme ruhsat bedelinin %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenir. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilir. Verilen sürede yatırılmayan ruhsat bedelinin %70’ine tekabül eden tutar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlalarından ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilmesini müteakip, çevre ile uyum bedeli iade edilir." hükmüne yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." düzenlemesi; 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır."
düzenlemesi; 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma" başlıklı 54. maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/253 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap ile muhatap adına tebligatı kabule mecbur olup da tebligatı kabul etmeyenler hakkında da yukarıda belirtilen cezalar uygulanır." düzenlemesine; "Yalan beyan" başlıklı 55. maddesinde ise, (Değişik birinci fıkra : 23/1/2008-5728/254 md.) Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde;
a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap,
b) Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi,
c) Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse,
her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır..."
düzenlemesine yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.
(3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." kuralına; "Kimlik araştırması" başlıklı 36. maddesinde de "(1) Tebliğ memuru, tebligat yaparken muhatabın veya bu Yönetmelik hükümlerine göre onun adına tebliğ yapılacak kişilerin kimlikleri ile bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını incelemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin tesisine dayanak olan 2016 yılı ruhsat bedellerinin 3 ay içinde ödenmesi, aksi halde ruhsatın iptal edileceğine ilişkin ihtarı içeren 15/07/2016 tarihli yazının davacı şirkete tebliğine ilişkin mazbatada işçiye tebliğ edildiğine dair kayıt düşülerek 02/08/2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haline göre ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verileceği ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanmasının istenileceği, bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edileceği düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde uyarınca düzenlenen yaptırımın ağırlığı dikkate alınarak yapılan tebligatın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı önem arz etmektedir.
Davacı tarafından, tebligat yapılan adresin yanlış olduğuna dair bir iddiaya yer verilmediği ve 15/07/2016 tarihli yazının öncelikle davacının ruhsatında da yazılı olan adrese tebliğ edilmeye çalışıldığı, iade olması üzerine, imza beyannamesinde belirtilen adrese tebliğ edildiği anlaşıldığından, tebligatın bilinen adrese tebliğ edildiği hususu ihtilaf konusu değildir.
Mahkemece, tebliğ belgesinde tebligat yapılan şahsın davacının ticari mümessili olduğu yönünde herhangi bir tespite yer verilmediği, nitekim SGK kayıtlarından anılan şahsın davacının çalışan dahi olmadığının anlaşıldığı belirtilmekte ise de, ... isimli şahsın davacı şirkette çalıştığına ilişkin SGK kaydı bulunmasa da şirkette çalışmayan bir kişinin tebligat esnasında şirket adresinde bulunması ve tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi şirket çalışanı olması için de sigortalı olarak görev yapması gerekmediği açıktır. Öte yandan, adı geçen şahsın başka bir işyerinde çalıştığına ilişkin bilgi ve belge de sunulmamıştır.
Ayrıca, Tebligat Kanunu'nda hükmi şahıslar namına yapılacak tebligatlarda kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıklarının anlaşılması halinde tebliğin orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle tebliğ mazbatasına ayrıca bir şerh düşülmese de olayda tebliğ yapılacak kimselerin bulunmaması nedeniyle davacı şirket çalışanına tebligat yapıldığı anlaşıldığından, yapılan tebligatın bu yönüyle de usulüne uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Son olarak, davacı şirket tarafından, Tebligat Kanunu'nun ayrıntısı yukarıda yer alan 54 ve 55. maddelerindeki cezai hükümler uyarınca 15/07/2016 tarihli yazıyı tebliğ alan şahıs hakkında herhangi bir şikayette veya suç duyurusunda bulunulduğuna dair bilgi ve belgeye de yer verilmemiştir.
Bu durumda, 15/07/2016 tarihli yazı ile ruhsat bedellerinin 3 ay içinde yatırılmasının istenildiği ve yatırılmadığı takdirde ruhsatının iptal edileceği hususunun bildirildiği, fakat buna rağmen davacı şirket tarafından verilen 3 aylık süre içerisinde ruhsat bedelinin yatırılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...gün ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 06/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.