Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1033 E. , 2023/4179 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1033
Karar No : 2023/4179
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. ….
2- (DAVACILAR)
…'a velayeten … ve
…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 03/01/2017 tarihinde okuldan ayrılmakta iken okul demir kapısının rayından çıkarak davacı küçük ve annesinin üzerine düşmesi sonucu davacı küçüğün sağ bacağında oluşan kırık nedeniyle 600-TL (ıslah sonrası 58.543,23-TL) maddi ve 250.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; olayın meydana geldiği okul bahçesinde, söz konusu okul idaresinin, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca görev ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediğinden kusurlu olduğu kabul edilerek, hesap bilirkişisi tarafından kusur oranları da dikkate alınarak davacı tarafın maddi zararına karşılık 57.901,23-TL meslekte kazanma gücü kaybı ve 642-TL de belgelendirilebilen tedavi giderleri olmak üzere toplamda 58.543,23-TL maddi tazminat talebinin kabulüne, 58.543,23-TL maddi tazminatın, ıslah öncesine ilişkin 600-TL'lik kısmı için davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuru tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren, maddi tazminatın ıslah sonrasına ilişkin 57.901,23-TL'lik kısmının ise; ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 14/12/2019 tarihinde itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacı tarafın söz konusu olay nedeniyle manevi acı ve üzüntü duyduğu açık olup, bu acı ve üzüntünün karşılığı olarak manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmaması hususu, kusur durumu ve olayın oluş şekli de dikkate alınarak; davacının 250.000-TL manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle, 100.000-TL tutarında manevi tazminatın, davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuru tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davacı tarafın istinaf isteminin reddine, davalı idarenin istinaf isteminin ise kısmen reddi ve kısmen kabulüne; İdare Mahkemesi kararının davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 58.543,23.-TL maddi tazminatın, ıslah öncesine ilişkin 600-TL'lik kısmı için davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuru tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren, maddi tazminatın ıslah sonrasına ilişkin 57.901,23.TL'lik kısmının ise; ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 14/12/2019 tarihinde itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf isteminin reddine, 100.000-TL manevi tazminatın, davacı tarafından davalı idareye başvuru tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden, sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde bir manevi tazminat miktarına hükmedilmesi gerekirken, İdare Mahkemesi'nce yukarıdaki açıklamalara uygun olmayan manevi tazminat miktarına hükmedilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000-TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 21/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı Eskişehir Valiliği tarafından; olay sonrasında Eskişehir Devlet Hastanesi ve akabinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Hastanesi tarafından hazırlanan raporlar incelendiğinde, kapının öğrencinin sol bacağına düştüğü ancak kırığın sağ bacakta olduğu, anılan çelişkinin giderilmediği, Tepebaşı Kaymakamlığı tarafından yapılan idari soruşturma sonucunda okul yöneticilerinin dava konusu olayın gelişiminde ihmallerinin bulunmadığına karar verildiği, dava konusu olayda idarenin herhangi bir ihmali ve davacının sağ bacağında meydana gelen kırık ile davacının sol bacağının okul kapısına sıkışması suretiyle meydana gelen kaza arasında illiyet bağı bulunmadığından, maddi ve manevi tazminat talep edilebilmesi için gerekli hukuki şartların oluşmadığı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davacı tarafından; temyize konu karar ile hükmedilen 5.000-TL manevi tazminatın, İdarenin kusurlu eylemi sonucu küçük …'un geçirdiği kaza sebebiyle çektiği ve halen daha çekmekte olduğu elem ve ıstırap karşısında manevi tatminden ziyade daha çok manevi acı duyulmasına sebep olduğu, davacının %5,1 meslekte kazanma gücü kaybı bulunduğu, halen bacağını eğip bükemediği, beden eğitimi dersinden muaf olduğu, ağır ameliyatlar geçirdiği, bu ameliyatların iyileşme sürecinde aylarca ayağa kalkamadığı ve bakıma muhtaç hale geldiği, okul ve arkadaşlarından ayrı kaldığı, psikolojik destek ve ilaç tedavisi gördüğü, İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın makul bir gerekçe olmaksızın fahiş miktarda düşürülmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden temyiz istemlerinin reddi ile düzeltilerek onanması gerektiği, manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından; 03/01/2017 tarihinde, Eskişehir Tepebaşı … Orta Okulu öğrencilerinin okuldan ayrıldığı sırada okul bahçesinin kayar demir kapısının rayından çıkarak kendisi ve annesi …'ın üzerine devrilmesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile davacı küçüğe ait tedavi giderleri ve işgücü kaybından oluşan maddi zararlarına karşılık 600-TL maddi (ıslah sonrasında 58.543,23-TL) ve olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdıraptan kaynaklı 250.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinin birinci fıkrasında; " Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.",
"Yargı yolu" başlıklı 125. maddesinin son fıkrasında; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür", hükmü yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi (b) bendinde ise; "İdari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı (tazminat) davası açabileceği" kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden;
Temyizen incelenen kararın maddi tazminat istemine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.
Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım (ıslah) dilekçesiyle arttırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.
Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.
6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.
Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacının talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı açıktır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda aktarılan hususlarla birlikte değerlendirildiğinde, esasen davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da ıslahla arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.
Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda, idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih, davacının davalı idareye başvuru tarihi olan 21/03/2018 olduğundan, İstinaf Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3. maddesinin "... maddi tazminatın ıslah sonrasına ilişkin 57.901,23.-TL'lik kısmının ise; ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 14/12/2019 tarihinde itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden ... " ibaresinin , "maddi tazminatın ıslah sonrasına ilişkin 57.901,23-TL'lik kısmının ise; maddi tazminatın idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 21/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiğinden, kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden nispi olarak belirlenen 8.410,62-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Temyize konu kararın manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden;
Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir.
Manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi ve idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerekir.
Manevi zararın tazminine hükmedilirken ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın kısmen giderilmesini ifade edecek, idarenin hukuka aykırılığının ağırlığını ortaya koyacak ve hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerekmektedir.
Manevi tazminatın yukarıda belirtilen özellikleri dikkate alındığında; davacı öğrencinin okul demir raylı kapısının üzerine düşmesi sonucu sağ bacak büyüme plağının zarar gördüğü ve kırık oluştuğu, bacakta kalıcı kısalık oluşmaması için ameliyat olmak durumunda kaldığı, geçirdiği ameliyat sonrasında iyileşme süresi içerisinde 4 ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyduğu, %5,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, olay nedeniyle travma yaşadığı, yaşı da dikkate alındığında olay nedeniyle yaşadığı elem ve korkunun daha fazla olacağı hususları dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince belirlenen tazminat miktarının davacının duyduğu elem ve üzüntüyü karşılayacak nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, istinaf mahkemesince takdir edilen miktarın manevi zararı karşılamaktan uzak olduğu sonucuna varılmakla, manevi tazminat miktarına yönelik temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacı tarafın temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının maddi tazminata yönelik kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, manevi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 28/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!