Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7631 E. , 2024/1187 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7631
Karar No : 2024/1187
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ser. İnş. Nak. Dış. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:… K:2020/641 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Erzurum ili İspir ilçesinde davacı şirkete ait ER: ...sayılı IV. Grup ruhsat sahası için verilen ruhsatın iptaline yönelik tesis edilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ... tarih ve E.... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu ruhsat sahasında davalı idare tarafından alınan numunelerde ekonomik olarak işletilebilir bir altın ve bakır cevherleşmesinin tespit edilebilmesi için öncelikle numunelerin alındığı kayaç türünün belirtilmesinin gerektiği, elde edilen analiz sonuçlarının herhangi bir cevherleşmeye işaret edip etmediğini belirlemek için kayaç türünün bilinmesi gerektiği, numunelerin alındığı kayaç türünün belirtilmeksizin sahanın ekonomik olarak işletilebilir nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu ruhsat sahasında ekonomik olarak işletilebilir altın ve bakır cevherleşmesi bulunmadığından bahisle davacı şirkete ait ER: ...sayılı IV. Grup ruhsat sahası için verilen ruhsatın iptaline yönelik tesis edilen ... tarih ve E.... sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda davacı tarafından hazırlanan işletme projesinin uygun bulunmadığının belirtildiği, idarece alınan numuneler üzerinden yapılan analizlerde cevherleşme düşük olduğundan talebin kabul edilmediği rezervi ortaya koyma yükümlülüğünün davacı ait olduğu, numune alınacak noktaları belirlemek ve ön hazırlığı yapmanın ruhsat sahibinin sorumluluğunda olduğu, davacı tarafından numunelerin alınış yerine ve şekline itiraz olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, davalı idarenin işletme ruhsatı verilmesi konusunda bağlı yetkisinin olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33. maddesi ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Erzurum ili İspir ilçesinde IV. grup arama ruhsatı sahibi davacı 19.07.2011 tarihli dilekçesi ekinde yer alan işletme projesini idareye sunarak, davalı idareden IV. grup işletme ruhsatı ile altın ve bakır işletme izni verilmesi talebinde bulunmuştur.
Davacının talebi doğrultusunda davalı idarece sahayı mahallinde tetkik etmek için … tarih ve … sayılı olur ile heyet görevlendirilmiştir. Anılan heyetin 10.10.2016 tarihli raporunda, sahadan heyetlerince üç adet numune alındığı, numunelerin alınış şekline ve yerine itiraz olmadığı, 21.09.2016 tarihli analiz sonuçlarına göre sahada altın+ bakır varlığı ile ilgili bir veri elde edilemediği, altın cevherleşme aralığının 0,0025-0,0009 ppm aralığında, bakır cevherleşmesinin ise <54,2 ppm'in altında olduğunun tespit edildiği belirtilerek davacının işletme ruhsat ve izin talebinin uygun bulunmadığı kanaatine vardıkları görülmüştür.
Davalı idarenin … tarihli E…. sayılı oluru ile Genel Müdürlüğe verilen altın+bakır işletme projesine konu bir cevherleşme tespit edilemediğinden Maden Kanunu'nun 24. maddesi gereği işletme ruhsat talebinin kabul edilmemesi, ruhsatın arama ruhsat süresi 19.07.2011 tarihinde bittiği tespit edildiğinden, sahaya ait işletme ruhsat talebinin reddedilerek, süresi biten arama ruhsatının iptaline karar verilmiş olup idarenin … tarihli E.... sayılı işlemi ile ruhsatının iptal edildiğinin davacıya bildirilmesi üzerine, ruhsatın iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Maden Kanunu'nun 3. maddesinde "Rezerv, Kaynağın, boyutları ve tenörü/kalitesi belirlenmiş ve günün şartlarında ekonomik olarak üretilebilir ve işlenebilir kısmı." olarak, "Görünür Rezerv: Kaynağın üç boyutu ile belirlenmiş olan ve bu boyutlar içerisinde sürekliliği konusunda en az risk taşıyan, jeolojik, madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, hukuki, çevresel, sosyal, mali etkenlerin altında ve günün şartlarında işletilebilir kısmı" olarak, "Muhtemel Rezerv: Sürekliliği görünür rezervde olduğu kadar tarif edilemeyen, ekonomik işletilebilirliği jeolojik, madencilik, metalürjik, ekonomik, pazarlama, hukuki, çevresel, sosyal ve mali etkenler ile ilgili belirsizlikler içeren cevher miktarı." olarak, tanımlanmıştır. Kanunun 24. maddesinin 4. fıkrasında "Arama ruhsatlı sahalara, geçici tesis alanı ile arama süresince belirlenen görünür, muhtemel ve mümkün rezerv alanı üzerinden işletme ruhsatı, geçici tesis alanı ve görünür rezerv alanına da işletme izni verilir. Arama ruhsatının diğer kısımları taksir edilir. Mümkün rezerv alanlarının IV. Grup maden işletme ruhsat sahalarında beş yıl, diğer grup maden işletme ruhsat sahalarında üç yıl içinde görünür veya muhtemel rezerv haline getirilmeyen alanlar da taksir edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu ruhsatın iptal olurunun verildiği tarihte yürürlükte olan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 18. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde "Sondaj, galeri, kuyu ve/veya yarmalardan yapılacak örneklemeler hem litolojik hem de cevherleşme/maden yatağının mineralojik tanımlamalarına uygun nitelikte ve yeterli miktarda yapılır." kuralına, aynı maddenin 5. fıkrasının (b) bendinde "Genel arama dönemi faaliyetlerinin yeterliliği: Genel arama faaliyetlerinin yeterli sayılabilmesi için, bu arama dönemi için maden arama projesinde yer alan ve EK-1’de belirtilen asgari faaliyet kalemlerinin gerçekleştirilmesi zorunludur. Bu aşamada sondaj, yarma, kuyu, galeri gibi fiziki müdahale çalışmalarının yapılması ve bu çalışmaların sonucunda elde edilen fiziksel, kimyasal, mineralojik-petrografik gibi verilerin Genel Müdürlüğe verilmesi zorunludur." kuralına yer verilmiştir.
Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin Eklerinde yer Ek-1 'de arama dönemlerinde asgari faaliyet yeterlilikleri yazılmıştır. Genel arama döneminde IV. grup ruhsatlarda, "Ruhsat sahasının genel topografik haritasının hazırlanması, yarma, kuyu, galeri, sondaj yerleri ile örnek (numune) alınan yerler ve benzeri gibi noktaların gösterilmesi, mostra haricinde ayrıca yarma ve/veya galeri, kuyu, sondaj ve benzeri çalışma yapılması ve sonuçlarının verilmesi, örnek(numune)/örnekler alınarak test/analiz yapılması/yaptırılması ve sonuçlarının verilmesi, ruhsat sahasının detay jeoloji haritasının hazırlanması ve kesitlerinin yapılması, maden jeoloji haritasının hazırlanması ve jeolojik kesitlerin yapılması, kaynağın ve rezervin iki boyutlu olarak modellenmesi, kaynak/rezerv raporu hazırlanması" yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İlk derece Mahkemesince 07.12.2017 tarihli ara kararıyla uyuşmazlığın çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, ardından Mahkemenin 06.07.2018 tarihli ara kararıyla idarece ruhsat sahasından alınan numunelerin alınış şekline ve yerine, laboratuvar analiz sonuçlarına itiraz olmadığı dikkate alınarak dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasından vazgeçilmiştir.
Mahkeme tarafından, bilirkişilerce laboratuvar analizi sonucu ruhsat sahasında tespit edilen altın ve bakır cevherleşmesinin ekonomik olarak işletilebilir nitelikte olup olmadığı ve işletme projesinin uygun olup olmadığı konularında rapor hazırlaması istenilmiştir.
Bilirkişilerce,18.09.2018 tarihinde sunulan raporda, "davaya konu sahada cevher aramaya yönelik herhangi bir sondaj yarma galeri ve kuyu açma yapılmadığı, herhangi bir sondaj verisinin bulunmadığı, davacı tarafından oluşturulan işletme projesinde "projenin mali boyutu ile sondaj yarma vs. giderleri" kısmında herhangi bir gider planlanmadığı, işletme topoğrafik ve jeolojik haritaları ile kesit çalışmalarının işletme projesi eklerinde yer almadığı veya oluşturulmadığı, yüzeyden alınan yedi adet numuneye yapılan analiz ile bütün sahanın ortalama tenörünün hesaplandığı, ancak arama ve işletme projelerinde sadece yüzeyden alınan numuneler için belirtilen ortalama tenör verilerinin yeraltında bulunan cevher kütlesinin ortalama tenörünü yansıtmayacağı, cevher kalınlığının herhangi bir sondaj verisi olmadan yaklaşık 15 metre olarak alındığı ancak bu kalınlığın hangi yöntemle tespitinin yapıldığının belirtilmediği, üretim sonrası tüvenan malzemenin Elazığ'da bulunan (465 km uzaklıktaki) tesise taşınması ile ilgili herhangi bir fizibilite ve çevresel etki değerlendirme çalışması yapılmadığı, davacının maden işletme projesinin madencilik yönünden uygun bulunmadığı, ruhsat sahasında gerek Maden İşleri Genel Müdürlüğü gerekse davacı şirket tarafından alınan örneklerin sistematik örneklemeden ziyade ön arama amacına yönelik kaya yüzeyinin muhtelif yerlerinden alındığı, kaya numunesi türünün ne olduğu konusunda mahallinde tetkik raporunda ve işletme projesinde herhangi bir bilginin bulunmadığı, elde edilen analiz sonuçlarının herhangi bir cevherleşmeye işaret edip etmediğinin belirlenmesi için kayaç türünün ne olduğunun bilinmesi gerektiği, analiz sonucu elde edilen altın ve bakır değerlerinin temel değer mi yoksa cevherleşmeye işaret eden anomali değeri mi olduğunun tespiti ile buna bağlı ekonomik olarak işletilebilir nitelikte olup olmadığının değerlendirilemeyeceği, davalı idarece alınan üç kayaç numunesinin davacının talep edilen işletme izin alanından değil ruhsat alanı içinden alındığı, işletme izin alanından herhangi bir numune alınmadan sahada ekonomik olarak işletilebilir nitelikte olup olmadığının değerlendirilemeyeceği" kanaatine vardıkları görülmüştür.
Davalı idare tarafından talep edilen sahayı temsil edecek şekilde üç adet numune alınarak analiz yapıldığı, Genel Müdürlüklerince metalik sahalarda kimyasal analiz istenildiği ve buna göre değerlendirme yapıldığı, kayaç analizi adlandırılması istenilmediği, mahallinde tetkik heyeti tarafından tetkikte, projede sunulan alanın sürülü tarlalardan oluştuğu, sahada ana kayacın yer almadığı, davacı şirket yetkilisinin numune alınış yerlerine herhangi bir itirazının olmadığı belirtilerek bilirkişi raporuna itiraz edildiği ve aynı nedenlerle kararın temyiz edildiği görülmüştür.
Olayda davacının sunduğu işletme projesine konu ekonomik olarak işletilebilir cevherleşme olup olmadığının idarece tespit edilmek üzere sahadan numune örnekleri alındığı, dosya içeriğinden sabit olduğu üzere de bu numunelerin alınış yerine ve şekline davacının bir itirazı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bilirkişilerce davacının işletme projesinin gereklerini yerine getirmediğini ortaya koyulmuşken, idarece alınan kayaç türünün ne olduğu belirtilmeden sahada ekonomik olarak işletilebilir cevherleşmenin tespit edilemeyeceği kanaatine varılmış, ilk derece Mahkemesince de raporun bu kısmı esas alınarak karar verilmiştir. Ancak davacı tarafından madeni işletmek amacıyla arama ruhsat döneminde kanun ve yönetmelikte ayrıntısına yer verilen sondaj, yarma, galeri, kuyu açma ve benzeri çalışmalarla işletilmek istenen madenin cevherleşmesinin ortaya konulması gerektiği, bu kapsamda davacının üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediği ve işletme projesinin madencilik yönünden uygun olmadığı açıkken dava konusu işlemin iptaline yönelik kararda hukuki isabet bulunmamıştır.
Sahadaki cevherleşmenin numune alınarak tespitinden sonra işletme ruhsatı ve izni verilecek maden sahalarında, öncelikle madeni işletmek isteyen kişilerin idareye sundukları işletme projelerinin kabule uygun olması ve madeni işletmeye alabilmek için öncesinde yapılması gereken çalışmaların yeterince yapıldığını gösteren (sondaj, yarma, galeri, kuyu açma vb.) belgelerin sunulması gerektiği, davalı idarece her bir ruhsatta, madeni işletmek isteyen kişilerin projelerinde belirttikleri rezervin, tespit yöntemi, cevherleşme tipi, kalınlığı, yapılan sondaj, yarma, galeri ve benzeri faaliyetleri yönünden değerlendirilerek, işletme projesinde beyan edilen miktardaki rezervi ortaya çıkarıp çıkaramayacağının proje bazında incelendiği, bu durumun da sahadaki cevherleşmeden bağımsız olup somut uyuşmazlıkta davacının projesine konu cevherleşmeyi ortaya çıkaramadığı, dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde de projenin madencilik açısından uygun olmadığı sonucuna varıldığı, sahada sondaj, yarma, galeri ve kuyu açma çalışmaları yapmadığı açık olan davacının ruhsat sahasında bakır ve altın varlığı ile ilgili veri elde edilemediğinden (ekonomik olarak işletilebilir rezerv bulunmadığından) işletme projesinin idarece uygun bulunmayarak, işletme ruhsat talebinin reddedilmesi ve arama ruhsat süresi dolduğundan arama ruhsatının iptaline yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin . tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 06/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!