Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7516 E. , 2023/7887 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7516
Karar No : 2023/7887
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- … (Kendi adına asaleten)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, İstanbul İli, Adalar İlçesi, … , … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazlarının bitişiğinde yer alan … parsel üzerindeki müştemilatların … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla müsaderesine karar verilmesi nedeniyle 21.08.2019 günü saat 13:00'te yıkılacağına dair … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; Uyuşmazlık konusu olayda, yıkılmak suretiyle infaz olunacak müsadere kararının, davacıların müştereken malik oldukları İstanbul İli, Adalar İlçesi, … , … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazlarının bitişiğinde yer alan ve tapu iptal ve tescil davası sonrasında ifraz edilerek orman vasfıyla Hazine adına kaydedilen … parsel üzerindeki bina ve tesislere yönelik olarak yetkili idare tarafından tesis edildiği, orman alanı içerisinde kalan ve mahkeme kararı ile de müsaderesine karar verilen yapının yıkımının yapılabilmesi için tesislerin boşaltılmasının mevzuat hükümleri gereği olduğu, bu kapsamda anılan taşınmazda bulunan yapıların yıkımı ve boşaltılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yıkım kararı verilen müştemilatlara ait yapı kayıt belgelerinin mevcut olduğu bu belgelerin devlet tarafından verildiği ve geçersizliğine dair bir karar bulunmadığı, yarı tapu sayılan bu belgelerin olmasına rağmen verilen yıkım kararının uygulanmaya çalışılmasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda oldukları ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremeyecekleri düzenlenmiştir. Orman Kanunu'nun 93. maddesinin 3. fıkrasında ise, maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsulün Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edileceği, müsadere olunan mahsullerin satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunacağı, müsadere olunan tesislerin ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabileceği düzenlenmiştir.
Anayasanın Başlangıç kısmında öngörülen “Kuvvetler ayrımı” ilkesi ile yargı ile ilgili 9. ve 138. maddeleri dikkate alındığında, bağımsız bir erk olan yargının yargılama faaliyeti ile ilgili işlemlerinin, Anayasanın 125. maddesinde öngörülen “idari işlemler” kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayıp, bu “yargısal işlemler” nedeniyle idari yargı yoluna başvurulabilmesine imkân yoktur. Ancak, mahkeme kararlarının uygulanması hususunda idarelerin takdir hakkı bulunmamakla birlikte, mahkeme kararının uygulanması amacıyla tesis edilen idari işlemlerin mahkeme kararının gereklerini yerine getirip getirmedikleri hususunda yargısal denetiminin yapılması gerektiği kuşkusuzdur ve bu denetimin Türk hukuku bakımından idari yargı mercileri tarafından yapılması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, Asliye Ceza Mahkemesi'nce ormanlık alanda işgal ve faydalanma suçunu işlediği gerekçesi ile dava konusu yerde bulunan tesislerin müsaderesine ilişkin verilen karar üzerine Orman Kanunu'nun 93. maddesinin 3. fıkrasında verilen yetkiye istinaden tesis edilen idari işlemin iptali istemiyle açılan bu davada, mahkeme kararının doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığının denetimi gerektirmektedir. Aksi bir yaklaşımla, ceza mahkemesi kararlarının uygulanması amacıyla tesis edildiği iddia edilen işlemlerin denetiminin adli yargı mercilerince değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle verilecek davanın görev yönünden reddine dair karar, bu işlemler açısından yargı denetiminin yapılamaması anlamına gelecek ve davacıların mahkemeye erişim hakkını ihlal edecektir.
Belirtilen hususlarda dikkate alındığında, dava konusu işlemin iptal davasına konu olacak bir idari işlem niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması gerekirken incelenmeksizin reddi gerektiği yönünde verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Adalar İlçesi, … , … mevkiinde bulunan … pafta, … ada, … parsel sayılı (eski … parsel) taşınmazın müştereken maliki olan davacılar tarafından, anılan parselin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığından bahisle Orman İdaresi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile 700m²'lik yerin tapusunun iptali ile orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline, geri kalan 90 m²'lik ile ilgili davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan kararın 12.09.2007 tarihinde kesinleştiği, devamında, parselde iki katlı yapının izinsiz tamir edildiği ve üç adet müştemilat ile bir adet kulübe inşa edildiğinin Adalar Belediyesi tarafından tanzim edilen yapı tatil tutanağı ile tespit edilerek davalı idare tarafından suç tutanağı tanzim edilmiştir.
2863 sayılı Kanununa muhalefet suçunun işlendiğinden bahisle ilgililer hakkında yürütülen ceza yargılamasında … Asliye Ceza Mahkemesinin 28… tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile tapuda ifraz edilen … ada, … parsel sayılı 700 m²'lik Hazine adına tescilli taşınmazda bulunan tesislerin müsaderesine karar verilmiştir.
… Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının uygulanması amacıyla 21/08/2019 tarihte yıkımın gerçekleştirileceği ve yıkımın gerçekleştirilmesi için tesisin boşaltılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Adalar Orman İşletme Şefliği dava konusu edilen işlemi tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davaları, (b) bendinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından tam yargı davaları açılabileceği, maddenin 2. fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri kuralı yer almıştır.
Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) maddesinde; dava dilekçelerinin, görev ve yetki yönünden, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17. maddesinin 1. fıkrasında, " Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; otlatma planı yapılan alanlarda yıllık otlatma süresi dâhilinde hayvanların planlı otlatılmasını sağlayan, gecelemesini emniyet altına alan ve dağılmalarını engelleyen geçici çevirmeler şeklinde düzenlemeler dışında, her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması, işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır..." aynı kanunun 93. maddesinde, "Bu Kanunun 17 nci maddesinde yasak edilen fiilleri işleyenler veya izne bağlı işleri izinsiz yapanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. İşgal ve faydalanma suçunun yeniden tarla açmak suretiyle veya yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde işlenmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılır. Bu maddede tanımlanan suçların konusunu oluşturan, işlenmesinde kullanılan ve işlenmesiyle elde edilen eşya veya mahsul Türk Ceza Kanununun müsadereye ilişkin hükümlerine göre müsadere edilir. Müsadere olunan mahsuller satılarak bedeli Orman Genel Müdürlüğünce irad kaydolunur. Müsadere olunan tesisler ise Orman Genel Müdürlüğünce aynen muhafaza edilebileceği gibi ihtiyaç görüldüğü takdirde ormancılık veya diğer kamu hizmetlerinde kullanılabilir. Aksi takdirde ilgili orman idaresince, yıkılmak suretiyle karar infaz olunur. İdarenin bu husustaki talebi halinde genel zabıta kuvvetleri idareye yardım etmekle mükelleftir. 17 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki yerleri amaç dışı kullananlar ve amaç dışı kullanılmasına izin verenler bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, müsadere kararına ilişkin yargısal sürecin, kanun yolları tüketilerek kesinleştiği anlaşılmakla, Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarına ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremeyeceklerine göre, adli yargı yerince verilen müsadere kararının infazına yönelik tesis edilen dava konusu işlem, idarenin bu konuda tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olmakla birlikte, esasen adlî yargı kararının uygulanmasına yönelik bir bildirim niteliğinde olduğundan, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 27/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!