WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/7421 E.  ,  2023/7848 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7421
Karar No : 2023/7848

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …Ltd.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü
3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, "Petrol Arama ve Petrolle İlgili Faliyetleri Düzenleme Fonu" hesabına yatırmış olduğu tutarların yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu kapsamda yatırılan toplam 7.075.292,88 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren kademeli olarak işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 2001 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun tasfiye edilen fonların her türlü gelirlerinin tasfiye edilmelerine ilişkin mevzuatta özel bir düzenleme bulunmaması halinde, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağına ve genel bütçeye gelir kaydedileceğine dair düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle yapılan itiraz başvurusu üzerine 18.05.2010 tarih ve 27585 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2010 tarih ve E:2009/91, K:2010/10 sayılı Anayasa Mahkemesi kararında, "Fon uygulamalarının kamu malî disiplinini bozucu etkisinin ortadan kaldırılması, maliye politikalarının etkinliğinin artırılması ve fonların belirli bir malî disipline kavuşturulması amacıyla 1992 yılından itibaren T.C. Merkez Bankası nezdinde Müşterek Fon Hesabı açılarak tüm fonların gelirlerinin bu hesaba kaydedilmesine başlanıldığı, 1993 yılında ise fonların büyük bir kısmının bütçe kapsamına alındığı, Ekonomik İstikrar ve Enflasyonla Mücadele Programı çerçevesinde Devletin gelir ve giderlerinde birliğin ve şeffaflığın sağlanması amacıyla 2000 ve 2001 yılları içerisinde bazı fonların tasfiyesine ilişkin 23.5.2000 günlü, 4568 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesine İlişkin Kanun, 21.2.2001 günlü, 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun ile 20.6.2001 günlü, 4684 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlüğe girdiği, 4568 sayılı Kanun’un 6. maddesinin son fıkrasının, 4629 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin D fıkrası ve 4684 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin (j) fıkrası gereğince, tasfiye edilen fonlarla ilgili olarak gerekli her türlü düzenlemeyi yapmaya ilgisine göre Maliye Bakanı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanların yetkili kılındığı, ayrıca 4629 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin (A) fıkrasının (c) bendinin, tasfiye edilen fonların gelirlerinin tahsili ve bütçeye gelir ve ödenek kaydedilmesine ilişkin düzenlemeleri içerdiği, diğer yasalarla yapılması gereken düzenlemelerin bütçe yasası dışındaki yasalarla yapılmasının zorunlu olduğu, 4611 sayılı 2001 Malî Yılı Bütçe Kanunu’nun 29. maddesinin (e) fıkrasının üçüncü paragrafında, tasfiye edilen fonların her türlü gelirlerinin, tasfiye edilmelerine ilişkin mevzuatta özel bir düzenleme bulunmaması halinde, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağı ve genel bütçeye gelir kaydedileceği öngörülerek diğer yasalarla yapılması gereken bir düzenlemenin Bütçe Kanunu ile yapıldığı, bu nedenlerle diğer yasaların konusu olan bu düzenlemenin Bütçe Kanunu ile yapılmış olmasının, Anayasa’nın 87., 88., 89. ve 161. maddelerine aykırı olduğu, kuralın iptali gerektiği" gerekçesiyle, anılan düzenlemenin iptaline karar verildiği, 2002, 2003, 2005 ve 2006 mali yıllarına ait Bütçe Kanunu'nun ilgili maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğundan iptali gerektiğinden bahisle Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurulara ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi kararlarında da aynı gerekçelere yer verilmiş olup, Anayasa Mahkemesi kararlarında, tasfiye edilen fonların gelirlerinin tahsil edilmeye devam olunacağına ilişkin düzenlemelerin Bütçe Kanunu dışındaki kanunların konusunu oluşturduğu gerekçesine yer verildiği, bu çerçevede, Petrol Arama ve Petrolle İlgili Faliyetleri Düzenleme Fonu dahil, tasfiye edilen fonların gelirlerinin tahsil edilmeye devam olunacağına ilişkin bu düzenlemelerin 4629, 4684 ve 5018 sayılı Kanunlar'da yer aldığı, bu itibarla, davacı şirketin, "Petrol Arama ve Petrolle İlgili Faliyetleri Düzenleme Fonu" hesabına yatırmış olduğu tutarların yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 1998-1999-2000 yıllarına ilişkin ve 2009-2012 yılları arasında ödediği fon ücretlerinin yasal faizi ile birlikte iade edilmesi istemine ilişkin kısmı yönünden; Davacı tarafından, 2000 yılındaki ödemeler, Ağustos 1998-Ekim 1999 dönemine ilişkin olarak 2003 yılı Haziran ayında yapılan ödemeler ve 2009-2012 yılları arasında yaptığı ödemeler üzerine 2577 sayılı Kanun uyarınca 60 gün içinde dava açılabileceği gibi, idari dava açılmadan önce 11. madde kapsamındaki idari başvurunun da idari dava açma süresi olan 60 gün içinde yapılması, verilen cevaba karşı ise takip eden 60 gün içinde dava açılmasının gerekmesine karşın, yapılan ödemelerden sonra idari dava açma süresi olan 60 günlük süre içinde dava açılmadığı ve idareye de başvurulmadığı görülmekte olup, süre geçirildikten sonra 23.03.2016 tarihinde yapılan başvurunun sona eren dava açma süresini ihya etmeyeceği sonucuna varıldığından, süresinde açılmadığı anlaşılan davanın bu kısmı bakımından esas hakkında inceleme yapma olanağı bulunmadığı; Davacının 2001-2006 yılları arasındaki döneme ilişkin olarak ödediği fon tutarlarının yasal faizi ile birlikte iade edilmesi istemi yönünden,
2001,,2002, 2003, 2005, 2006 yılı Bütçe Kanunu'nun bu hususu düzenleyen hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edilmesine ilişkin kararları, sırasıyla 18.05.2010 tarih ve 27585 sayılı, 09.11.2006 tarih ve 26341 sayılı, 18.05.2010 tarih ve 27585 sayılı, 28.10.2006 tarih ve 2006, 14.12.2006 tarih ve 26376 sayılı Resmi Gazetelerde yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunduğu, davacı şirketin de bu tarihten itibaren genel zaman aşımı süresi olan 10 yıllık süre içinde 23.3.2016 tarihinde davalı idareye başvurarak bu yıllara ilişkin olarak ödediği fon ücretinin yasal faizi ile birlikte iade edilmesini istediği görüldüğünden, bu kısım bakımından davanın süresinde olduğu sonucuna varıldığı, davacının 2002 yılında; Mart ayı için 49.097-TL, Temmuz 2002 de 175.743,00TL(açıklaması Ocak-Kasım 2001, 65.189TL si gecikme zammı), Temmuz 2002 de 330.173-TL (açıklama kısmında Aralık 2000-Şubat 2002 dönemi, 86.341 TL sı gecikme zammı), 2003 yılında;Temmuz ayında 102.988TL (açıklama Mart 2002-Ocak 2003 dönemine ait,49.173 TL si gecikme zammı), 2006 yılında; Ocak için 59.830TL, Şubat için 223.245TL, Nisan için 45.796TL, Mayıs için 221.823TL, Haziran için 22.292 TL, Temmuz için 325.617TL olmak üzere toplam 1.556.593-TL nin davacıya iadesi gerektiğinden, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf istemi kabul edilerek dava konusu işlemin iptaline; davanın kısmen kabulüyle 1.556.593-TL nin 23.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmının süre yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının yeterince gerekçe gösterilmediğini, yasal sürede dava açılmadığı ve zaman aşımı bulunduğu gerekçelerinin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, 2006-2013 yılları boyunca 20 sayılı fon ödemlerini idarenin kabul etmesi açıkça hukuka aykırı iken aldığı haksız ödemeleri iade talebimizi reddetmesinin hukuka aykırı olduğu, Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığını, dosyada husumet değişikliğinin dikkate alınmadığını, Maden ve Petrol işleri Genel Müdürlüğü'nün doğrudan taraf sıfatı kazandığını, davacı şirket tarafından bütçe geliri olarak tahsil edilen Petrol Arama ve Petrolle ilgili Faaliyetleri Düzenleme Fonuna ilişkin Hazine Müsteşarlığı ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce tesis edilen işlemler hakkında herhangi bir dava açmadığını, beyannameleri veremeye devam ettiği ve ihtirazi kayıt koymadığını tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu, Davalı yanında müdahil Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ise, Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında dava dilekçelerinin, görev yönünden inceleneceği, aynı maddenin 6. fıkrasında, anılan hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında, idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği düzenlemesi ,
6491 sayılı Türk Petrol Kanun'nun "İtiraz ve dava açma" başlıklı 20. Maddesinde ise,
"(1) Bu Kanun hükümlerine göre alınmış veya alınacak olan tüm haklarda başvuru veya hak sahipleri arasında çıkacak ihtilaflara ilişkin itirazlar Bakanlık tarafından sonuçlandırılır.
(2) Bakanlık tarafından alınan başvuru, araştırma izni, arama ruhsatı ve işletme ruhsatından doğan haklara tesir eden kararlara karşı açılacak davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülür." düzenlemesi mevcuttur.
Davacı tarafından, "Petrol Arama ve Petrolle İlgili Faliyetleri Düzenleme Fonu" hesabına yatırmış olduğu tutarların yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 27.10.2016 tarih ve 28266 sayılı işlemin iptali ile bu kapsamda yatırılan toplam 7.075.292,88 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren kademeli olarak işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine istenilen dava konusu uyuşmazlığın, her ne kadar Danıştay 13. Dairesinin 15/12/2016 tarih E:2016/4736, K:2016/4218 sayılı Kararıyla Ankara İdare Mahkemesinin görevli olduğuna hükmedilse de Petrol Kanunundaki itiraz ve dava açma hallerinden olduğu görüldüğünden ilk derece olarak Danıştay'ın bakacağı davalardan olduğu düşünülmektedir.
Nitekim, Danıştay 8. Dairesinin E:2009/4307,K:2010/1522; E:2008/1939, K:2010/2867; E:2009/4309, K:2010/1523 sayılı Kararlarında, "Petrol arama ve Petrolle İlgili Faaliyetleri Düzenlemeye İlişkin 20 sayılı Fon kapsamındaki tahsilatlara yapılan itirazlara ilişkin uyumazlık" dosyaları ilk derece olarak görülerek sona erdirilmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33. maddesi ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak, sonra gereği görüşüldü:
Davacı ve davalının temyiz isteminin incelenmesi;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı yanında müdahil… Bakanlığı'nın temyiz isteminin incelenmesi;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanunun "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz isteminin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde kararı veren merci tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, 7. fıkrasında ise; temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı hususunun dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hallerinde de altıncı fıkralarda sözü edilen kararların Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca verileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; …Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesi'nin temyiz istemine konu … gün ve E:…, K:… sayılı kararının davalı yanında müdahil Hazine ve Maliye Bakanlığı'na 18.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği; 08.07.2020 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda, 18.05.2020 tarihinde tebliğ edilen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı en son 17.06.2020 günü mesai saati bitimine kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, Mahkeme kararının otuz günlük temyiz süresi geçirildikten sonra temyiz edildiği anlaşıldığından davalı idarenin temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin davacı ve davalı yönünden reddine, davalı yanında müdahil…Bakanlığı'nın temyiz isteminin ise SÜRE AŞIMI YÖNÜNDEN OYBİRLİĞİYLE REDDİNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 26/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.