Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7032 E. , 2023/5438 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/7032
Karar No : 2023/5438
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi … Bölümü'nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapmakta olan davacının, "Başkalarının özgün fikirlerini, metotlarını, verileri veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermek" fiilini işlediğinden bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-5 maddesi gereğince "üniversite öğretim mesleğinden çıkarma" disiplin cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu'nun … toplantı tarih ve … sayılı kararının iptali ile özlük haklarının geri verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile; davacı tarafından "…" isimli eserinde intihal yaparak etik ihlalinde bulunduğu yönünde … Gazetesi'nin 05/01/2017 tarihli haberi üzerine, Pamukkale Üniversitesi'nin … tarih ve … sayılı işlemi ile davacı hakkında inceleme ve soruşturma başlatıldığı, söz konusu eserde etik ihlali yapılıp yapılmadığı hususunda Karadeniz Teknik Üniversitesi Beden Eğitim ve Spor Yükseokulu öğretim üyesi Dr. H. C. ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ö. S.'den bilirkişi raporu alındığı, söz konusu bilirkişi raporlarında davacının etik ihlal yaptığı tespitlerine yer verildiği, Pamukkale Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarih ve … toplantı sayılı kararı ile söz konusu bilirkişi raporları doğrultusunda inceleme yapılarak davacıya ait kitapta ciddi manada etik ihlal bulguları tespit ve kanaatine varıldığı, Mahkemenin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile; bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, söz konusu ara kararının davacı vekiline 16/04/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresi içerisinde ara karar gereğinin yerine getirilmediği anlaşıldığından Mahkemenin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile davacıdan 2. kez ara karar gereğinin yerine getirilmesinin istenildiği aksi takdirde dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği husunun belirtildiği ve bu ara kararında 24/06/2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ancak davacının ara karar gereğini yerine getirmediği ve bilirkişi giderini yatırmadığı, davacının bu noktada kendisinde olan ispat külfetini yerine getirmediği, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporları ile soruşturma raporunda yer alan davacının etik ihlali yaptığına ilişkin tespitlerin aksini ispatlayamadığı ve buna ilişkin bilgi ve belge de sunmadığı anlaşıldığından dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının söz konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının geri verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı trafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 09/12/2016 tarihinden önce işlenen fiiler hakkında 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde belirtilen suç ve cezaların uygulanması gerektiği, 2005 yılında yürürlüğe giren Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri ve Başvuru Usulleri Hakkında Yönetmelik ve YÖKYayın Etiği Yönergesine göre zamanaşımına uğradığı, 1999 yılından sonra birçok kez kanun değişikliği olduğu ve Af Kanunlarının çıktığı, alıntı yapıldığı iddia edilen kitabın kaynak olarak gösterildiği ve atıf yapıldığı, intihalin söz konusu olmadığı, kitabın akademik yükselmelerde kullanılmadığı, kitabın alınıp satılıyor olmasının suçun süreklilik arzettiğini göstermeyeceği, Anayasa'nın ve AİHS ilke ve kurallarının ihlal edildiği, yayınlandıktan 19 yıl sonra kitap hakkında soruşturma açmanın anlamsız olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, kitapta ciddi manada etik ihlal bulgusu tespit edildiği, kitabın 2004 ve 2013 yıllarında tekrardan basıldığı, basımının, dağıtımının ve satışının durdurulmadığı, bilimsel bir eserin akademik atama ve terfilerde kullanılması ya da kısmen veya tamamen yeniden yayımlanması halinde zamanaşımı sürelerinin yeniden işlemeye başladığı, davacının fiilinin temadi eden bir fiil olduğu, suçun mükerrer defa işlendiği, zamanaşımının söz konusu olmadığı, kitabın birçok yayınevinin satış listesinde bulunduğu, davacının görev yaptığı süreçte görevini uzatma istemiyle davalı idareye yapmış olduğu tüm başvurularda beyan ettiği yayın listelerinde ilgili kitabı da bildirdiği, akademik, maddi ve manevi yarar sağladığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Pamukkale Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi … Bölümü'nde Dr. Öğretim Üyesi olarak görev yapmakta olan davacının, "…" isimli kitabında, İngiltere'de yayınlanan … ve …'in "…" isimli kitabından intihal yaptığı iddiası üzerine yapılan inceleme sonucunda "Başkalarının özgün fikirlerini, metotlarını, verileri veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermek" fiilini işlediğinden bahisle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b-5 maddesi gereğince "üniversite öğretim mesleğinden çıkarma" disiplin cezası ile tecziye edilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu'nun … toplantı tarih ve … sayılı kararının iptali ile özlük haklarının geri verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun'un 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan, davanın ihbarı, bilirkişi, delillerin tespiti, yargılama giderleri hususlarında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller" başlıklı 266. maddesinde; "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." kuralına, "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324. maddesinde "Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." kuralına, 325. maddesinde; "Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; Mahkemenin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile; "Dosya üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile davacının müellifi olduğu "…" isimli kitabın tüm basımlarının incelenerek bu eser yazılırken İngiltere'de yayınlanan … ve …'in "…" isimli kitaptan esinlenilip esinlenilmediği, esinlenilmişse bu durumun intihal kabul edilip edilmeyeceği, bu eserden yararlanılıp yararlanılmadığı, yararlanılmışsa atıf yapılıp yapılmadığı, davacıya ait kitabın özgün olup olmadığı, atıf yapılmayan hususların herkes tarafından bilinen genel geçer bilgiler olup olmadığı ve bu yönüyle anonim sayılıp sayılmayacağı, davacıya isnat edilen cümlelerde bilimsel kurallara ayıkırı olarak alıntı ve etik ihlali yapılıp yapılıp yapılmadığı hususunun 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi, ilgili diğer mevzuat, uluslararası akademik kriterler ve diğer objektif kriterler gözönünde bulundurulmak suretiyle dava dosyası ve eki klasörde bulunan bilgi ve belgeler, taraf iddiaları, davacının savunmasında ileri sürdüğü hususların dikkate alınarak değerlendirilmesi amacıyla uyuşmazlığın niteliği de dikkate alınarak dosya üzerinden 3 kişilik bilirkişi heyeti ile bilirkişi incelemesi yapılmasına" karar verildiği, söz konusu ara kararı davacı vekiline 16/04/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresi içerisinde ara karar gereğinin yerine getirilmediği anlaşıldığından Mahkemenin … tarih ve E:… sayılı ara kararı ile davacıdan 2. kez ara karar gereğinin yerine getirilmesinin istenildiği aksi takdirde dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği husunun belirtildiği ve bu ara kararında 24/06/2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği ancak davacının ara karar gereğini yerine getirmediği ve bilirkişi giderini yatırmadığı, Mahkemece 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 325. maddesinde, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verileceği, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedileceği belirtilmiş ise de, söz konusu hükmün kamu yararının söz konusu olduğu durumlarda uygulanması gerektiği ve açılan davanın da sadece davacıyı ilgilendirdiği sonucuna varılmakla, bilirkişi giderinin Hazineden karşılanması yoluna gidilmediği, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporları ile soruşturma raporunda yer alan davacının etik ihlali yaptığına ilişkin tespitlerin aksini ispatlayamadığı ve buna ilişkin bilgi ve belge de sunmadığı anlaşıldığından dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, idari yargıda hakim olan ve 2577 sayılı Kanun'un 20. maddesinde ifadesini bulan re'sen araştırma ilkesi gereği, hakim tarafından maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını teminen, dava konusu uyuşmazlığın teknik bir konu olması ve hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasını zorunlu kıldığından, yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca bilirkişi incelemesi için gereken ve yargılama giderleri kapsamında bulunan avansın yargılama sonucu haksız çıkan taraftan alınmak şartıyla, öncelikle davalı idareden istenilmesi, davalı idarece yatırılmaması halinde Hazineden karşılanarak bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin salt davacıya verilen süre içerisinde bilirkişi ücreti ödenmediği gerekçesiyle dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelere dayanılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın eksik inceleme sonucu verilen davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka ve usul hükümlerine uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 07/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!