Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6433 E. , 2023/6166 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6433
Karar No : 2023/6166
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda İnş. Nak. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29.maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih, E:… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirket tarafından dava konusu para cezası işlemine karşı ilk olarak … Sulh Ceza Hakimliği'nin … D.İş sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu davada itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın .. Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih, … D.İş sayılı kesin kararı ile davanın İdare Mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesiyle kaldırıldığı, davacının dilekçesindeki beyanına göre bu kararın 06.05.2019 tarihinde kendilerine tebliğ edildiği, görevsiz yargı yerince verilen kesin kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde ve en son 07.06.2019 tarihinde (05.06.2019 tarihi Ramazan Bayramı tatiline denk geldiğinden) davanın açılması gerekirken, süresi geçirildikten sonra 10.06.2019 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasını inceleme olanağı bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemde Sulh Ceza Mahkemesine dava açılması gerektiği belirtildiği için, Sulh Ceza Mahkemesi tarafından itiraz üzerine İdare Mahkemesine dava açılması gerektiğinin belirtildiği ancak hüküm fıkrasında davanın görev yönünden reddedilmediği gibi İdare Mahkemesine başvuru süresinin de kararda gösterilmediği, kararın içerik itibariyle de çelişkiler içerdiği, Anayasanın 40. maddesi uyarınca öngörülen yükümlülüklerin ihlali nedeniyle 60 günlük dava süresi içinde İdare Mahkemesine yapılan başvurunun kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle süresi içinde açılan davanın esasının incelenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Giresun ili, Merkez ilçesi dahilinde ve davacı uhdesinde bulunan S:… sayılı II-b grubu (granit) maden işletme ruhsat sahasında davalı idare tarafından heyet görevlendirilerek mahallinde tetkik edilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih, E:… sayılı işlem tesis edilmiştir. Davacı şirket tarafından dava konusu para cezası işlemine karşı ilk olarak … Sulh Ceza Hakimliği'nin … D.İş sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu davada itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın … Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih, … D.İş sayılı kesin kararı ile " 3213 sayılı Maden Kanunun 13. Maddesinde 14/02/2019 tarihinde değişiklik yapıldığı bu kanuna göre verilen idari para cezalarını karşı 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılabileceğinin düzenlendiğini bu nedenle itiraza konu idari para cezası hususunda idare mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu" gerekçesiyle Tirebolu Sulh Ceza Hakimliğinin kararının kaldırıldığı, davacının dilekçesindeki beyanına göre belirtilen kararın 06.05.2019 tarihinde kendilerine tebliğ edildiği, bunun üzerine bakılan davanın 10.06.2019 tarihinde açıldığı tespit edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde;" çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesi mevcuttur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasanın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03.10.2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü yer almıştır.
Bu ek fıkranın gerekçesinde, değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir.
Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden, Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk hâline getirildiği anlaşılmaktadır. Anayasa'nın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları kuşkusuzdur.
Devletin işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesinin zorunlu olduğu ortaya çıkmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde;" Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesi mevcuttur.
Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde dava açma süresi uygulaması konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenilmesi üzerine konunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından görüşülmesi sonucunda verilen ve 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulaması gerektiğine ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemelerin ve idarenin bu karara uyması zorunludur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından dava konusu olan, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29.maddesi uyarınca 62.743,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih, E:… sayılı işlem tesis edildiği, davacı şirket tarafından dava konusu para cezası işlemine karşı ilk olarak … Sulh Ceza Hakimliği'nin … D.İş sayılı dosyasında dava açıldığı, söz konusu davada itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın … Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih, … D.İş sayılı kesin kararı ile " 3213 sayılı Maden Kanunun 13. Maddesinde 14/02/2019 tarihinde değişiklik yapıldığı bu kanuna göre verilen idari para cezalarını karşı 30 gün içinde idare mahkemesinde dava açılabileceğinin düzenlendiğini bu nedenle itiraza konu idari para cezası hususunda idare mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğunu" bu nedenle … Sulh Ceza Hakimliğinin kararının kaldırıldığı, davacının dilekçesindeki beyanına göre bu kararın 06.05.2019 tarihinde kendilerine tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu işleme karşı başvurulan adli yargı hakimliğince başvurulacak mercinin neresi olduğu ve de başvurusu süresinin de belirtilmediği görülmektedir.
Bu durumda, konusu işlemin tesisini müteakiben davanın süresi içerisinde açıldığı, dava … Sulh Ceza Hakimliğinde görülmekte iken değişen yasa maddesi uyarınca bu hakimlikçe görevsizlik kararı verildiği ve kararda davacının başvurması gereken görevli ve yetkili mercin belirtilmediği, davacı tarafından ise dilekçe ile 10.06.2019 tahinde … İdare Mahkemesine gönderilmesi üzere … Asliye Hukuk Mahkemesine başvurduğu tespit edildiğinden, Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." amir hükmüne aykırı olarak, verilen karar sonrasında davacı hakkında , 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan süreye ilişkin hükümlerin de uygulanamayacağı açık olup, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi yönündeki Ordu İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak 23/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!