Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6414 E. , 2023/6282 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/6414
Karar No : 2023/6282
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... mahallesinde bulunan ve tapunun ... parsel numarasına kayıtlı 9504,92 m² taşınmazın, 6292 sayılı Kanun kapsamında iadesi talebiyle davacı tarafından yapılan 23/10/2012 tarihli başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı Ortaca Kaymakamlığı Milli Emlak Servis Şefliği işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazın, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine tarafından açılan dava sonucunda tapusunun iptal edildiği, adli yargı mahkemesi kararının gerekçesinde ve halihazır tapusunda orman niteliğinde olduğuna dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı, dolayısıyla 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında bedelsiz olarak iade edilebilecek taşınmazlar kapsamında bulunduğu, davacı tarafından Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıllık süresi içerisinde idareye başvuru yapıldığı, bu nedenle davacı tarafından anılan Kanun kapsamında taşınmazın iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, adli yargı kararıyla taşınmazın 2/B olduğu gerekçesiyle tapunun iptal edilmediği, bu nedenle taşınmazın iadesine olanak bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... mahallesinde bulunan ve tapunun ... parsel numarasına kayıtlı taşınmazın ilk kez 3116 sayılı Kanun uyarınca 1942 yılında gerçekleştirilen ve itirazsız kesinleşen orman tahdit çalışmaları sırasında orman sınırları içinde orman sayılan yer olarak tesbit edilmiş iken 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, ayrıca 3302 sayılı Kanunun 2/B madde çalışmalarına tabi tutulmadığı, Maliye Hazinesi tarafından tapu iptali ve tescil talebiyle davacıya karşı açılan davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararı ile "1953 yılında yapılan ve kesinleşen tapulama çalışmalarında senetsizden tescilinin yapıldığı, davalı tarafından mülkiyet hakkının varlığını ispata yarar ilk orman tahditi öncesine dayanan bir tapu kaydı ibraz edilemediği, olsa dahi bu kayıt tapulama çalışmalarında uygulanmadığından hukukça değerini kaybetmiş sayılacağı" gerekçesiyle davacı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği ve Hazine adına "tarla" niteliğinde kayıt yapıldığı, davacı tarafından söz konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında bedelsiz olarak iadesi talebiyle 23/10/2012 tarihli dilekçe ile yapılan başvurunun ... tarih ve ... sayılı Ortaca Kaymakamlığı Milli Emlak Servis Şefliği işlemi ile reddedilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 169. maddesinde, "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. (...)" hükmü yer almaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Yolsuz Tescilde" başlıklı 1025. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6292 sayılı Kanunun "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar " başlıklı 7. maddesinde; "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz." düzenlemesi yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda söz edilen 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca bir taşınmazın iade edilebilecek taşınmazlardan olabilmesi için ilk önce; ilgiler adına tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulmuş bir tapunun olması ve bu tapunun hukuken geçerli ve usulüne uygun olarak oluşturulmuş olması gerekmektedir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun kabul ettiği sisteme göre tapuya tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tesciller, yolsuz tescil niteliğinde olup, sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaz. Daha sonra ise usulüne uygun olarak tapusu düzenlenmiş olan taşınmazların, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak tapu kütüğüne 2/A veya 2/B belirtmesinin konulması gerekmektedir. Belirtilen şartları taşıyan taşınmaz sahipleri, tapularında bulunan bu şerhin idarece kaldırılması istemiyle başvuruda bulunmaları üzerine idarece bu belirtmeler kaldırılır.
Yine aynı maddeye göre, bu belirtmelerin bulunduğu taşınmazlar hakkında, ilgilileri tarafından Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazların iade kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Orman vasfıyla tapuda Hazine adına tescil edilen ve taşınmaz orman niteliğinde iken adlarına tapu düzenlenen, daha sonra ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların ise, Anayasa'nın 169. maddesi gereği ormanların mülk edinilemeyeceği hüküm altına alındığından yapılan tescillerin yolsuz tescil niteliğinde olması ve yolsuz tescilin sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaması nedeniyle 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca iade edilecek taşınmazlar kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu taşınmazın 1942 yılında gerçekleştirilen ve itirazsız kesinleşen orman tahdit çalışmaları sırasında orman sınırları içinde orman sayılan yer olarak tespit edildiği, ilk kez 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1953 yılında yapılan ve kesinleşen tapulama çalışmalarında senetsizden davacı adına tescilinin yapıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacının mülkiyet hakkının varlığını ispata yarar ilk orman tahditi öncesine dayanan bir tapu kaydının bulunmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaz henüz orman sınırları içindeyken, başka bir ifadeyle 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılmadığı bir dönemde tapu kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının adına oluşturulan tapu kaydının taşınmazın orman olarak tahdit edildiği bir döneme ait olması ve yapılan itiraz üzerine taşınmazın ormana terk edilmesiyle hukuki bir değeri kalmadığından, davacı adına hukuken geçerli olarak oluşturulmuş bir tapunun kaydının bulunmaması ve orman olarak tescil edilen taşınmazın sonradan 2/B olması halinde iade kapsamında kalmaması nedeniyle davacının iade talebinin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 24/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!