WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/5867 E.  ,  2023/6555 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5867
Karar No : 2023/6555

TEMYİZ EDENLER : DAVALILAR
1- … Müdürlüğü
2- … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
(DAVACI)
3- … Çimento San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:2020/363 sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Elmadağ ilçe sınırları içinde S:1040 sayılı ruhsat sahasında üretilen II. Grup kalker madeni işletme ruhsatı ve maden işletme izni bulunan davacı şirket tarafından, maden ruhsat sahasında 2013 ve 2014 yıllarına ait satış bilgi formlarının teşviksiz olarak düzenlenerek yeniden verilmesi ve bu yıllara ait Devlet hakkının gecikme faizi ile birlikte toplam 149.493,08 TL olarak yatırılması gerektiğine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ...tarih ve E....sayılı işleminin iptali ile gecikme zammı ile birlikte yatırılan anılan tutarın yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; davacı şirketin ruhsat sahibi olduğu maden sahasında üretilen ve Kanunun II.Grup (a) maddesi kapsamındaki kalker madeni için hesaplanan Devlet haklarının 2013 ve 2014 yıllarına ait olduğu, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 9 . maddesinde düzenlenen Devlet hakkı teşviğinin %50 indirimli uygulanmasına ilişkin hükme istisna getiren ve söz konusu teşviğin "II. Grup (a) ve (c) bendi madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol ve benzeri yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacağını" düzenleyen hükmün ise 6592 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası 04/02/2015 tarihinde yürürlüğe girdiği, kanuni değişiklik öncesi durumda 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 9. maddesine göre teşvik indiriminin yalnızca I. Grup madenler için uygulanmayacağının belirtildiği, dava konusu kalker madeninin ise II (a) grubu maden olduğu, öte yandan kalker madeninin (kireç taşı) doğrudan doğruya kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan bir yapı hammaddesi olmadığı, başkaca maddeler ve madenlerle bir araya gelmek suretiyle kaba inşaatlarda kullanılan çimentoyu meydana getirdiği, yani kaba inşaatlarda kullanılan ve yapı hammaddesi olan çimentonun hammaddelerinden biri olduğu, davacı şirketin sahadan çıkardığı kalkerin çeşitli işlemlere tabi tutularak kendine ait çimento fabrikasında işlediği, başka bir deyişle kalkerin sahadan çıkarıldığı şekliyle yapı maddesi olarak kullanılmadığı anlaşıldığından, çıkardığı kalker madenini çimento fabrikasında işlemek suretiyle ek katma değer sağlayan davacı şirketin teşvik indiriminden yararlandırılması gerektiği hususları dikkate alındığında; 2013 ve 2014 yıllarına ait satış bilgi formlarının teşviksiz olarak düzenlenerek yeniden verilmesi ve bu yıllara ait Devlet hakkının gecikme faizi ile birlikte toplam 149.493,8 TL olarak yatırılması gerektiğine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile bu işlem uyarınca tesis edilen Elmadağ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün tahakkuk ve tahsile yönelik işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline, ödenen 228.907,74 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, 3213 sayılı Maden Kanununda değişiklik yapan 5995 sayılı Kanunun 06.11.2010 tarihinde yürürlüğe girmesini müteakip düzenlenen Madencilik Faaliyeti Uygulama Yönetmeliğinde önceki yıllarda Çimento sanayinde kullanılan II, III ve IV. Gruptaki madenlerin %50 teşvik kapsamında olmasına dair herhangi bir husustan söz edilmediği, Yönetmelikte açıkça çimento, kireç, seramik, tuğla- kiremit, cam, kalsit üretiminde sanayi hammadesi olarak kullanılan madenler için bu madenlerin işlenerek kırılmış, öğütülmüş ve boyutlandırılmış hali ile oluşan piyasa satış fiyatı dikkate alınarak maliyetlerin ve ocak başı fiyatının belirleneceğinin düzenlendiği, çimentonun hammadesi olan kalkerin ve mıcır üretiminde kullanılan madenlerin teşviklerden yararlandırılmaması gerektiği hususlarından bahisle, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu; davalı Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından, mahkeme kararının bozulması gerektiği ; Davacı tarafından, davada nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 703 sayılı KHK ile 3213 sayılı Maden Kanunu'na eklenen Geçici 33. maddesi ve 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 766. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hasım mevkiiden çıkarılıp Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü hasım mevkiine alınarak gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:..., K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 29/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

(X)- Dava, Ankara ili, Elmadağ ilçesinde, davacının uhdesinde bulunan 1040 sicil nolu II. grup kalker işletme ruhsatlı maden sahasının kayıtlarında yapılan inceleme sonucu 2013 ve 2014 yılı devlet haklarına teşvik uygulanarak beyan edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, satış bilgi formlarının teşviksiz olarak düzenlenerek yeniden verilmesi ve bu yıllara ait Devlet hakkının gecikme faizi ile birlikte toplam 149.493,8 TL olarak yatırılması gerektiğine ilişkin Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01.06.2018 tarih ve E....sayılı işleminin; 2013 yılı Devlet hakkı için tesis edilen Elmadağ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10.07.2018 tarihli ve 19.649,45 TL tutarındaki tahakkuk işlemi ile bu işleme bağlı olarak tesis edilen 11.07.2018 tarihli gecikme zammı ile birlikte toplam 32.954.83 TL tutarındaki tahsil işleminin ve de 2014 yılı Devlet hakkı için tesis edilen Elmadağ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 10.07.2018 tarihli ve 129.844,35 TL tutarındaki tahakkuk işlemi ile bu işleme bağlı olarak tesis edilen 11.07.2018 tarihli gecikme zammı ile birlikte toplam 195.952.91 TL tutarındaki tahsil işleminin iptali ile söz konusu işlemler çerçevesinde yatırılan toplam 228.907,74 TL'nin ödeme tarihi olan 11.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, davacının 3213 sayılı Kanun'un 9. maddesinde öngörülen %50 devlet hakkı indiriminden yararlandırılması gerektiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan istinaf istemi ise reddedilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madenler" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihindeki halinde, "Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticarî değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü madde bu Kanuna göre madendir.
Madenler aşağıda sıralanan gruplara göre ruhsatlandırılır:
I. Grup madenler
a) İnşaat ile yol yapımında kullanılan ve tabiatta doğal olarak bulunan kum ve çakıl.
b) Tuğla-kiremit kili, Çimento kili, Marn, Puzolanik kayaç (Tras) ile çimento ve seramik sanayilerinde kullanılan ve diğer gruplarda yer almayan kayaçlar.
II. (Değişik: 10/6/2010-5995/1 md.) Grup madenler
a) (Değişik: 4/2/2015-6592/1 md.) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi
kayaçlardan agrega, hazır beton ve asfalt yapılarak kullanılan kayaçlar.
b) Mermer, Traverten, Granit, Andezit, Bazalt gibi blok olarak üretilen taşlar ile dekoratif amaçla kullanılan doğal taşlar.
c) (Ek: 4/2/2015-6592/1 md.) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan entegre çimento, kireç ve kalsit öğütme tesisinde kullanılan kayaçlar..." hükmüne yer verilmiştir.

Ayrıca aynı Kanunun 10/06/2010 günlü ve 5995 sayılı Yasayla değişik 9. maddesinde 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki halinde; “Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez.
Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının % 50'si alınmaz. Bu hüküm I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz.” hükmü yer almakta iken; 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklikten sonra ise, “Madencilik faaliyetleri Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılır. Ancak hazır beton, asfalt ve yapı elemanları üretim tesisleri, imalat sanayi sektörü dışında madencilik faaliyeti kapsamında değerlendirilmez.
Ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının % 50'si alınmaz. Bu hüküm I. Grup madenler, II. Grup (a) ve (c) bendi madenler ve mıcır ile kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol ve benzeri yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Kalker gibi mıcır veya öğütülerek kullanılacak kayaçlar, II. Grup madenler olarak sayılmıştır. Madencilik faaliyetlerinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen teşviklerden yararlandırılacağı, ürettiği madeni yurt içinde ve kendi tesisinde işleyip ek katma değer sağlayanlardan, bu tesislerde üretimde değerlendirilen maden miktarı için Devlet hakkının %50'sinin alınmayacağı, ancak, bu hükmün I. Grup madenler ve mıcır ile kaba inşaat...gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddesi için uygulanmayacağı açıktır. Nitekim, 04/02/2015 tarihinde 6592 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile yapılan değişiklik ile II. Grup (a) ve (c) bendi madenler için %50 devlet hakkı indiriminin uygulanmayacağına ilişkin açık düzenlemeye yer verilmiştir.
Bu durumda, çimentonun bir yapı malzemesi olması ve kalker madeninin de bu yapı malzemesinin hammaddesi olarak kullanılması sebebiyle, davacı şirketin 3213 sayılı Kanunun 9. maddesinde devlet hakkı için öngörülen teşvik uygulamasından yararlandırılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.