Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/584 E. , 2023/4243 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/584
Karar No : 2023/4243
TEMYİZ EDEN (DAVACI ) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının uhdesinde bulunan … sayılı IV. grup maden işletme ruhsatına dayalı olarak, bir kısmı Aydın ili, Germencik ilçesi, büyük bir kısmı ise İzmir ili, Selçuk ilçesi sınırları içerisinde yer alan ormanlık alanda, işletme ruhsatının bitim tarihi olan 11/11/2024 tarihine kadar 44.489,26 m² maden işletme ve 9.401,30 m² maden alt yapı tesis izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından başvurularının sebepsiz-gerekçesiz reddedildiği iddia edilmiş ise de; davaya konu işlem ekinde yer alan Orman Genel Müdürlüğü izin ve İrtifak Dairesi Başkanlığının … tarih ve …numaralı Maden Red Olur'unda, 6831 sayılı Kanunu'nun 16. maddesi Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesi'nin 1. fıkrasına göre başvurunun reddedildiği, gerekçesiz olmadığı; söz konusu alana ilişkin yapılan değerlendirme sonucunda, ruhsat sahasında daha önce verilmiş bir izin de bulunmadığı, talep edilen alanda izin verilmesi durumunda çok fazla sayıda ağaç kesileceği, orman alanının parçalanacağı ve ekosistem bütünlüğünün bozulacağından bahisle davacının başvurusunun reddedildiği, diğer yandan işletme ruhsatı ve ÇED gerekli değildir belgesinin ormanlık alanda madencilik faaliyeti yapılabilmesi için başvuruda aranan belgelerden olduğu, bu belgelerin sahiplerine ormanlık alanda madencilik faaliyeti yapmaları için kazanılmış bir hak sağlamayacağı ve bu belgelerin sunulmasının o kişiye kesinlikle izin verileceği anlamına da gelmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf aşamasında; davacı şirket tarafından orman izni başvurusu sırasında 12,97 hektarlık saha için alınmış … tarih ve … sayılı Çed Gerekli Değildir Belgesinin ibraz edildiği, ancak 486,81 hektar büyüklüğündeki maden işletme ruhsat sahasında yapılacak madencilik faaliyeti, işletme ruhsat alanı itibariyle çevresel etki değerlendirmesi uygulanacak projeler arasında sayıldığı, maden işletme ruhsat alanı 25 hektardan (486,81 hektar) büyük olduğundan, 25 hektardan daha küçük bir alan için alınmış olan Çed Gerekli Değildir Belgesine dayalı olarak davacı şirkete orman izni verilemeyeceğinden, talebinin reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı şeklindeki gerekçe eklenmek suretiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, idarenin ileri sürdüğü alandaki çok fazla ağaç kesileceğine yönelik görüş ile bölge müdürlüğünün izin raporunun birbiri ile çeliştiği ve çelişkinin giderilmediği, alanın verimli orman olmayıp makilik olduğu Bölge İdare Mahkemesince eklenen gerekçenin hatalı olduğu, Çed Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmenin yargılama sırasında konu edilmeyen bir husus olduğu, Çed Gerekli Değildir kararı ile 12.97 hektarlık alanda çalışma yapılacağı, dava konusu iznin büyüklüğünün ise bu 12 hektarın içindeki 5 hektarlık kısım olduğu, işletme izni dahilinde çalışılacağı, dava konusu istenen izin alanı dışında çalışılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, izin talep edilen ormanlık alanda çok fazla ağaç kesileceği, ruhsat sahasında daha önceden verilmiş bir izin bulunmadığı, talep edilen yerde izin verilmesi halinde orman alanının parçalanacağı ve ekosistem bütünlüğünün bozulacağı, maden işletme ruhsatı , ÇED gerekli değildir belgesi, arkeolojik, kentsel, tarihi sit veya kültür varlığı sınırları içinde kalmadığına dair alınan belgelerin ormanlık alanda madencilik faaliyetinde bulunabilmek için aranan belgelerden olup, bu belgelerin, sahiplerine ormanlık alanda madencilik faaliyeti yapmak için kazanılmış bir hak sağlamayacağı, anılan belgelerin sunulması ile kesinlikle izin verileceği anlamına gelmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının uhdesinde bulunan … sayılı IV. Grup maden işletme ruhsatına dayalı olarak, bir kısmı Aydın ili, Germencik ilçesi, büyük bir kısmı ise İzmir ili, Selçuk ilçesi sınırları içerisinde yer alan ormanlık alanda, işletme ruhsatının bitim tarihi olan 11/11/2024 tarihine kadar 44.489,26 m² maden işletme ve 9.401,30 m² maden alt yapı tesis izni verilmesi istemiyle 26/12/2018 tarihinde idareye başvurulduğu, söz konusu başvurunun; talep edilen alanda çok fazla sayıda ağaç kesileceği, ruhsat sahasında daha önce verilmiş bir izin bulunmadığı, talep edilen alanda izin verilmesi halinde orman alanının parçalanacağı ve ekosistem bütünlüğünün bozulacağından bahisle reddine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı'nın (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) … tarih ve …sayılı işleminin, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısıyla davacıya bildirilmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinde; "(1) Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. (...) (5) Maddenin uygulanması ile ilgili tanım, şekil, şart ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." düzenlemesi yer almaktadır.
Orman Kanunu'nun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Kesin İzin" başlıklı 7. maddesinde " (1) Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir. (2) Maden işletme izinlerinde, izin sahibi; izne konu alanı kapsayan işletme izin belgesini orman idaresine vermeden saha teslimi yapılmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanunun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde "(1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygunlanır. (Ek cümle: 5/4/1990-3622/11 md.; Değişik:10/6/1994-4001/14 md.) Ancak, davanın ihbarı (…)(2) Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılır. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/22 md.) Bilirkişiler, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçilir ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri uygulanır. (2) Bu Kanun ve yukarıdaki fıkra uyarınca Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa atıfta bulunulan haller saklı kalmak üzere, vergi uyuşmazlıklarının çözümünde Vergi Usul Kanununun ilgili hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde " (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacı tarafından IV. grup maden işletme ruhsatına dayanılarak 53.890,56 m2'lik ormanlık alanda maden işletme ve alt yapı tesis izni verilmesi istemiyle yapılan başvuru üzerine Orman İşletme Müdürlüğünce düzenlenen 06/12/2017 tarihli "Maden İşletme ve Altyapı Tesisi için Yeni İzin Raporunda" Orman Kanununun 16. maddesine göre yeni iznin verilmesinde sakınca olmadığına dair raporun uygun görüldüğü, Bölge Müdürlüğünce de raporun uygunluğu tasdik edilerek izin verilmesi makamın takdirine bırakıldığı ifade edilmiştir.
Orman Genel Müdürlüğünce yapılan değerlendirmede ise, talep edilen ormanlık alanda çok fazla ağaç kesileceği, ruhsat sahasında daha önce verilmiş bir izin bulunmadığı ve talep edilen alanda izin verilmesi halinde orman alanının parçalanacağı ve ekosistem bütünlüğü bozulacağından bahisle izin verilmesinin uygun bulunmadığına dair görüş ile Bakanlığın oluruna sunulmuş ve Bakanlık tarafından Genel Müdürlüğün görüşü uygun bulunarak dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüştür.
Davacının izin istemi ormanlık alanda maden işletme ve altyapı tesis izni verilmesine yönelik olup uyuşmazlığın bu kapsamda incelenmesi gerekmektedir. Bölge İdare Mahkemesince davacının Çed gerekli değildir belgesinin 12,97 hektarlık alan için alındığı ancak ruhsat sahasının 25 hektardan büyük olup anılan belgeye dayalı faaliyet yürütemeyeceği gerekçesi eklenmişse de bu kısmın uyuşmazlığın esasını oluşturan ormanlık alanda izin verilmesinin orman mevzuatı uyarınca incelemesi kapsamı dışında yer aldığından bu gerekçenin eklenmesinde hukuki isabet bulunmamıştır.
Uyuşmazlıkta, İşletme Müdürlüğünce düzenlenen 06/12/2017 tarihli izin raporunda tahmini 150 m3 ağaç kesileceği, izin verilmesinde kamu yararı olduğu, ormancılık çalışmaları açısından sakınca bulunmadığı şeklinde rapor oluşturulmuş ancak nihai izni verecek olan Bakanlık makamınca uygun bulunan maden ret izin olurunda talep edilen ormanlık alanda çok fazla ağaç kesileceği, ruhsat sahasında daha önce verilmiş bir izin bulunmadığı ve talep edilen alanda izin verilmesi halinde orman alanının parçalanacağı ve ekosistem bütünlüğü bozulacağı gerekçe gösterilerek talep reddedilmiştir.
Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için, idarenin izin talebinin reddi gerekçeleri yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. Yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, izin istenilen yerdeki orman bütünlüğü dikkate alınarak talep edilen iznin verilmesi halinde ormanlık alanın parçalanıp parçalanmayacağı, izin istenilen yer için daha önce verilmiş bir izin bulunup bulunmadığı, ekosistem bütünlüğü ile kesilecek ağaç miktarı da dikkate alınarak iznin verilmesindeki yarar ile alanın orman olarak kalmasındaki yarar dengesi karşılaştırılarak, izin talep edilen alandaki ağaç yoğunluğu, kapalılığı, verimli orman alanı olup olmadığı yönlerinden değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini ek gerekçe ile reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 29/09/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!