Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5743 E. , 2023/7076 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5743
Karar No : 2023/7076
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Çatalca İlçesi sınırları dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan … sayılı II a grubu kalker işletme ruhsat sahasında 18-21/01/2019 tarihleri arasında yapılan denetim sonucunda, Y:605791 - X:4575089 koordinatlarında yer alan açık işletme ocağında, şev yüksekliğinin 30 metre olduğu, ocak alanının mevcut hali ile işletme açısından tehlike arz ettiği, sahadaki tehlikeli durumun nezaretçi defterinde belirtilmediğinden nezaretçi defterinin usule uygun tutulmadığı, bu gerekçelerle Maden Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca 31.054,00-TL idari para cezası ve Maden Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası olmak üzere toplam 108.686,00-TL para cezası ile tecziyesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve … işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Maden Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca davacının 31.054,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin kısmı yönünden; ruhsat sahasında 26-29/01/2018 tarihinde denetim yapıldığı, yapılan denetim sonucu tutulan tutanakta, nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulduğunun belirtildiği, yine 18-21/01/2019 tarihleri arasında yapılan denetim sonucunda tutulan "Mahallinde Tetkik Raporu"nda da, "Daimi nezaretçi defteri veya defterleri saha mahallinde ibraz edilmiş midir?" sorusu ile "Daimi nezaretçi defteri veya defterleri uygun düzenlenmiş midir?" sorularına "Evet" yanıtı verildiği, açıklama kısmına "Uygun tutulmuştur" şerhi düşüldüğü görülmekle; dava konusu işlemde her ne kadar daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulmadığı gerekçesi ile para cezası verilmiş ise de, para cezasının dayanağı olan denetim tutanağında daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulduğu belirtildiğinden, davalı idare tarafından daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulmadığı hususunu ortaya somut olarak koyamadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin, Maden Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca davacının 31.054,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin kısmında hukuka mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı; Maden Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin kısmı yönünden; ruhsat sahasında 26-29/01/2018 tarihinde denetim yapıldığı, yapılan denetim sonucu tutulan tutanakta, 605755- 4575198 koordinat merkezli ocakta kalker üretimi yapıldığı, şevlerin yer yer yüksek olduğu, orman arazisi olup izin alındığı, sahada stok olmadığı, nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulduğu hususlarına yer verildiği, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı işlemiyle, İstanbul İli, Çatalca İlçesi sınırları dahilinde bulunan … sayılı II a grubu kalker işletme ruhsat sahasında 26-29/01/2018 tarihinde denetimde … koordinatlarındaki ocak alanlarında kademe yüksekliklerinin 25-30 arasında değiştiği, ocak geometrisinin projede beyan edilen ölçülere getirilmesi gerektiği belirtilerek Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kapsamdaki yazının tebliğinden itibaren altı ay içerisinde, sahada kademenin işletme açısından tehlike arz etmeyecek duruma getirilmesi, uygun ocak geometrisinin oluşturularak projeye aykırı faaliyetlerin giderilmesi gerektiğinin bildirildiği, akabinde 18-21/01/2019 tarihleri arasında yapılan denetim sonucunda, Y:605791 - X:4575089 koordinatlarında yer alan açık işletme ocağında, şev yüksekliğinin 30 metre olduğu, ocak alanının mevcut hali ile işletme açısından tehlike arz ettiği gerekçeleriyle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; kanun hükmü gereğince işletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verilmesinin emredici hüküm olduğu, davacı şirkete İstanbul İli, Çatalca İlçesi sınırları dahilinde bulunan 200707939 sayılı II a grubu kalker işletme ruhsat sahasında 26-29/01/2018 tarihinde yapılan denetim sonucunda altı aylık süre verildiği görülmekte ise de, anılan sürenin … koordinat merkezli ocak için verildiği, oysa 18-21/01/2019 tarihleri arasında yapılan denetim sonucunda, … koordinatlarında yer alan açık işletme ocağındaki aykırılıkların tespit edildiği, 26-29/01/2018 tarihinde yapılan denetimde tespit edilen aykırılıkların giderilmesi için verilen altı aylık sürenin sonunda yalnızca anılan aykırılıkların giderilmemesi gerekçesiyle para cezası verilebileceği, ancak 18-21/01/2019 tarihleri arasında yapılan denetim sonucunda, Y:605791 - X:4575089 koordinatlarında yer alan açık işletme ocağındaki aykırılıklar sebebiyle para cezası verildiği görüldüğünden, Y:… koordinatlarında yer alan aykırılıkların giderilmesi için altı aylık süre verilmeden davacının idari para cezası ile cezalandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kanunun 29. maddesinin 1. fıkrası uyarınca uygulanan idari para cezası yönünden, verilen idari para cezası ile davacının işletme faaliyetini projesine uygun ve tehlike arz etmeyecek şekilde yürütmesinin amaçlandığı, idarenin mahallinde tetkikleri neticesinde işlem tesis edildiği; Kanunun 10. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezası yönünden ise heyetin … tarih ve … sayılı ek görüşünde, daimi nezaretçi defterinin incelenmesi neticesinde defterde şev yüksekliklerinin tehlike arz etmediğinin beyan edildiği, bu beyanın sahadaki mevcut durumu yansıtmadığı, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Çatalca İlçesi sınırları dahilinde bulunan … sayılı II a grubu kalker işletme ruhsat sahasında 26-29/01/2018 tarihinde denetim yapıldığı, yapılan denetim sonucu tutulan tutanakta, … koordinatlı ocakta kalker üretimi yapıldığı, şevlerin yer yer yüksek olduğu, orman arazisi olup izin alındığı, sahada stok olmadığı, nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulduğu hususlarına yer verilmiştir.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve … sayılı işlemiyle, İstanbul İli, Çatalca İlçesi sınırları dahilinde bulunan … sayılı II a grubu kalker işletme ruhsat sahasında … tarihinde denetimde … koordinatlarındaki ocak alanlarında kademe yüksekliklerinin 25-30 arasında değiştiği, ocak geometrisinin projede beyan edilen ölçülere getirilmesi gerektiği belirtilerek Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kapsamdaki yazının tebliğinden itibaren altı ay içerisinde, sahada kademenin işletme açısından tehlike arz etmeyecek duruma getirilmesi, uygun ocak geometrisinin oluşturularak projeye aykırı faaliyetlerin giderilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Sonrasında 18-21/01/2019 tarihleri arasında yapılan denetim sonucunda, Y:… koordinatlarında yer alan açık işletme ocağında, şev yüksekliğinin 30 metre olduğu, ocak alanının mevcut hali ile işletme açısından tehlike arz ettiği, sahadaki tehlikeli durumun nezaretçi defterinde belirtilmediğinden nezaretçi defterinin usule uygun tutulmadığı, bu gerekçelerle Maden Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca 31.054,00-TL idari para cezası ve Maden Kanunu'nun 29. maddesi uyarınca 77.632,00-TL idari para cezası olmak üzere toplam 108.686,00-TL para cezası ile tecziyesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarihli ve … işlemi tesis edilmiştir. Davacı tarafından bu işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Beyan usulü" başlıklı 10/6. maddesinde; "Daimi nezaretçi, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine haftada en az bir kez kaydetmek zorundadır. Bu süre içerisinde işletmede yeni bir durumun ve/veya işletme güvenliği açısından riskli bir durumun ortaya çıkması hâlinde bu hususu aynı gün deftere kaydetmesi zorunludur. Aksi takdirde daimi nezaretçiye 1.000 TL idari para cezası uygulanır. İkinci kez bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçiye 5.000 TL idari para cezası uygulanarak bu Kanun gereğince yapacakları beyanlar bir yıl süreyle geçersiz sayılır. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalar. Defterin ibraz edilmemesi, ruhsat sahibi ya da vekili tarafından imzalanmaması veya düzenli tutulmaması hâlinde, ruhsat sahibine 31.054 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin ruhsat sahibi veya vekili tarafından aynı yıl içerisinde tekrarı hâlinde idari para cezası iki kat olarak uygulanır." hükmüne; "İşletme faaliyeti" başlıklı 29. maddesinin birinci fıkrasında, "İşletme faaliyeti, projesine ve bu Kanunun ilgili hükümlerine göre yürütülür. İşletme projesine aykırı faaliyette bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, projeye uygun faaliyette bulunulması için ruhsat sahibine altı aya kadar süre verilir. Bu süre sonunda projeye uygun faaliyette bulunulmaması hâlinde 50.000 TL idari para cezası verilerek üretim faaliyeti durdurulur. Ancak, projeye aykırı faaliyetlerin işletme açısından tehlikeli olduğunun tespit edilmesi hâlinde tehlikeli durum giderilinceye kadar üretim faaliyetleri doğrudan durdurulur." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kanunun 29. maddesinin 1. fıkrası uyarınca uygulanan idari para cezası yönünden;
İlk derece Mahkemesince, ruhsat sahasında yapılan tetkiklerde, iki heyet tarafından ayrı koordinatlarda aykırılık saptandığı, verilen 6 aylık sürenin ilk koordinat için verildiğinden bahisle dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı belirtilmekteyse de; mevcut ocak alanında faaliyetlerin projesine uygun ve işletme açısından tehlike arz etmeyecek geometrik ölçülerde yürütülmesinin zorunlu olduğu, 22/01/2019 tarihli heyet raporunda ruhsat sahası dâhilinde ocak sayısı 1 (bir) olarak belirtilmiş olup mevcut ocak alanında belirli bir lokasyonda güvenliğin sağlanarak, ocağın başka lokasyonlarında, tehlike arz eden durumlara sebep olacak faaliyetlerin yürütüldüğünün, tetkik heyet tarafından tespit edilmesi halinde idari yaptırım uygulanacağı tabiidir.
Anılan hükmün amacının işletme faaliyetinin can ve mal güvenliğinin gözetilerek yürütülmesinin sağlanması olduğu göz önünde bulundurulduğunda, her iki mahallinde tetkik neticesinde hazırlanan raporlarda, açık işletme ocağında şev yüksekliğinin tehlike arz eder durumda bulunduğu, ocak geometrisinin projede beyan edilen ölçüler dışında olduğu sabit olduğundan, 16/01/2019 tarihli mahallinde tetkik raporunda, 60 metreye yakın bir alanda şev yüksekliklerinin uygun olmadığı, daha önceki heyet raporuna istinaden davacıya altı ay süre verilmiş olmasına rağmen, bu süre zarfında gerekli iyileştirmelerin yapılmamış olduğu, sahada şevler yüksek olduğundan, sahanın etrafının tel örgü ile çevrilmesi gerektiği, iş güvenlik tabelalarının olmadığı, tüm ocağın gerekli güvenlik levhaları ile donatılması gerektiği, işletme projesine aykırı olarak çalışmalar devam ettiğinden, üretim faaliyetlerinin durdurulup, basamak yüksekliklerinin düşürülmesi gereken bölgelerde çalışılması gerektiği görüşlerine yer verildiği, davacıya verilen altı aylık sürede sahanın tamamında kademelerin işletme açısından tehlike arz etmeyecek duruma getirilmemiş olduğu ve uygun ocak geometrisinin oluşturulmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin bu kısmında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Kanunun 10. maddesi uyarınca uygulanan idari para cezası yönünden:
İlk derece Mahkemesince, Mahallinde Tetkik Raporunda daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulduğunun belirtildiği, defterin usulüne uygun tutulmadığının davalı idarece somut olarak ortaya konulmadığı belirtilmişse de; 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayımla yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Maden Yönetmeliği'nin ekleri arasında yer alan Ek-4 "Daimi Nezaretçi Defterinde Rapor Edilmesi Gereken Hususlar" arasında "Basamak şev açısı, basamak yüksekliği, genişliği ve basamak sayısı" ile "Şevlerde projesine aykırı durum olup olmadığı hakkında bilgi" verilmesinin zorunlu olduğu, davalı idarece sahanın mahallinde tetkiki neticesinde hazırlanan raporda daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulduğu ifade edilmekle birlikte, daha sonra heyetin … tarih ve … sayılı ek görüşünde “Daimi nezaretçi defterinin incelenmesi neticesinde Daimi nezaretçi … tarafından doldurulan defterde şev yüksekliklerinin tehlike arz etmediği beyan edilmiştir.” ifadesine yer verildiği anlaşıldığından, her iki mahallinde tetkik neticesinde hazırlanan raporlarda, açık işletme ocağında şev yüksekliğinin tehlike arz eder durumda bulunduğu, ocak geometrisinin projede beyan edilen ölçüler dışında olduğu da açık olduğundan, dava konusu işlemin bu kısmında da hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İstanbul 6. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 12/12/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!