WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/5719 E.  ,  2023/4303 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5719
Karar No : 2023/4303

DAVACI : … Öğrencileri Koruma ve Yardım Derneği
(Kurucu Temsilci …)
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU :
02/07/2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması" ibaresinin, 6. maddesinin 7. fıkrasının, 7. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için" ibaresinin, aynı maddenin 4. ve 6. fıkrasının, 35. maddesinin 4. fıkrasının, 39. maddesinin 2. fıkrasının, 41. maddesinin, 42. maddesinin 3. fıkrasının, aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan "cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan" ibaresi ve 11. fıkrasında yer alan "ilgili kurum ve kuruluşlarca" ve "Eksikliklerin, öğrencilerin barınması esnasında can güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda" ibareleri ile Geçici 1. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " ..haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması.." ibaresinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, 6. maddesinin 7. fıkrası ile önceki yönetmelikte yer alan kuş uçuşu ibaresinin kaldırıldığı, yürürlük tarihinde faaliyette bulunan yurtlar için muafiyete yönelik geçiş hükmüne yer verilmediği, mevcut kurumlara süre verilse dahi yerine getirilmesi mümkün olmayan bir kriter olması nedeniyle hukuka ve kazanılmış haklara aykırı olduğu, kaldı ki Yönetmeliğe dayanak Kanun'da da 100 metre şartı bulunmadığı, 7. madde ile açılış için gerekli asgari kontenjan şartının azaltıldığı ancak hangi bilimsel kriter ile asgari kontenjan şartının konulduğunun anlaşılamadığı, 13. maddesinin 2. fıkrası yönünden kurum açılışı için yurt müdürünün bulunmasının aynı sektörde rekabet içinde olan ve bu nedenle de yurt müdürü ile yapılan incelemenin kurum açılışının hukuka aykırı şekilde geciktirilmesine ve engellenmesine neden olabileceği, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden örgün ve yaygın eğitim alan öğrenciler arasındaki ayrımın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve dayanak Kanun'da böyle bir ayrıma gidilmediği, 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "..yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için.." ibaresi yönünden madde bütününde örgün eğitim kayıt şartının getirildiği ve bu şarta Kanun'da yer verilmediği, aynı maddenin 4. fıkrasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, internet üzerinden kullanılan programların bile bazen günlerce çalışmaması ve ceza hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda uygulanmasının zor olacağı, aynı maddenin 6. fıkrası yönünden geçici barınmanın bir ayla sınırlanmasının nedeninin anlaşılamadığı, 35. maddesinin 4. fıkrasının muğlak bir düzenleme olduğu, 39. maddesinin 2. fıkrası yönünden objektif ve tarafsız bir denetim komisyonu kurulması gerekirken rakip olabilecek bir kurum müdürünün komisyona alınmasının hukuka aykırı olduğu, 41. maddesi yönünden özel öğrenci barınma hizmeti veren kurumlarda çalışanların devlet memuru veya kamu işçisi olmadığı, İş Kanunu'na tabi işçi olarak çalıştıkları ve İş Kanunu'nda görevden uzaklaştırma tedbirine yer verilmediği, 42. maddesinin 3. fıkrası yönünden anılan düzenlemenin eksik olduğu, aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan "..cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan.." ibaresinin genel Kanun olan Kabahatler Kanunu'na aykırı olduğu, idari para cezasının fiilin işlendiği tarihteki asgari ücret esas alınarak verilmesi gerektiği, 11. fıkrasında yer alan "..ilgili kurum ve kuruluşlarca.." ibaresinin muğlak olduğu, idareye geniş bir yetki alanı tanıdığı, "Eksikliklerin, öğrencilerin barınması esnasında can güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda" ibaresinin de muğlak olduğu ve bu kararı kimin vereceğinin belli olmadığı, Geçici 1. maddenin 1. fıkrası yönünden yeterince geçiş hükmü barındırmadığı ve kazanılmış hakların ihlal edildiği, aynı maddenin 2. fıkrası yönünden ise tespiti kimin yapacağının belirsiz olduğu iddia edilmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI :
Dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "..haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması.." ibaresinin kanuni dayanağının bulunduğu, 6. maddesinin 7. fıkrasının kurum personeli ve öğrencilerin can güvenliğini sağlamayı amaçladığı, 7. maddesi ile kurumların kapasitelerine göre sınıflandırılarak türlerine göre sorumluluk alanlarının belirlendiği, asgari kapasite belirlemesiyle keyfi uygulamaların önüne geçilmesinin amaçlandığı, 13. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen yurt müdürünün Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak hizmet veren yurtlarda görev yapan personel olduğu, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ve 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "..yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için.." ibaresi yönünden örgün eğitim kurumlarında kayıtlı olmayan öğrencilerin büyük kısmının ailelerinin yanında ikamet ettiği, ailesinin yanında kalmayanların çoğunun ise eğitim ve iş hayatını birlikte devam ettirdiği, örgün eğitim kurumlarına kayıtlı olan ve olmayan öğrencilerin aynı kurumda barınması durumunda sorunlar yaşanabileceği ve öğrencilerin eğitim hayatında başarısızlığına neden olabileceği, 23. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen bildirimin Bakanlık Bilişim Sistemi üzerinden internet ortamında yapılacağı, aynı maddenin 6. fıkrası yönünden öğrencilerin kurumlarda kayıtlı olarak kalmasının esas olduğu, 35. maddesinin 4. fıkrası yönünden öğrencilere yönetmelikte belirtilen hizmetlerden daha fazla ve daha konforlu bir hizmet sunmak isteyen kurumların önünü açabilmek ve sunulacak olan yeni hizmetlerin asgari şartlarını belirleyebilmek için anılan hükme yer verildiği, 39. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen yurt müdürünün Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü'ne bağlı olarak hizmet veren yurtlarda görev yapan personel olduğu, 41. maddesinin 5661 sayılı Kanun ile açıkça hüküm altına alındığı, 42. maddesinin 3. fıkrasına açıkça dayanak Kanun'da yer verildiği, aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan "..cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan.." ibaresi yönünden ceza konusu işlemin aynı yıl içinde tespit edilip müeyyideye bağlanacağı, 11. fıkrasında yer alan "..ilgili kurum ve kuruluşlarca.." ibaresi ve "..Eksikliklerin, öğrencilerin barınması esnasında can güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda" ibaresi yönünden bu konularda gösterilen hassasiyet nedeniyle sınırlandırmanın doğru bulunmadığı, Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası yönünden barınma hizmeti verilen öğrencilerin güvenli bir ortamda barınmalarını sağlamak için gerekli önlemlerin alındığı, aynı maddenin 2. fıkrası yönünden ise alanında yetkili kurum ve kuruluşlardan alınan belgelerin düzenlenip düzenlenmediğinin denetimler esnasında kontrol edileceği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Dava; 02/07/2020 tarih ve 31173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Temel esaslar" başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ".haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması.." ibaresinin, "Kurumların tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar" başlıklı 6. maddesinin 7. fıkrasının, "Kurum kapasitesi" başlıklı 7. maddesinin, "Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasının, "Barınma şartları" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, "Kurumlarda geçici barınma" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "..yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için.." ibaresinin, aynı maddenin 4. ve 6. fıkralarının, "Diğer hizmetler" başlıklı 35. maddesinin 4. fıkrasının, "Denetleme esasları" başlıklı 39. maddesinin 2. fıkrasının, "Görevden uzaklaştırma" başlıklı 41. maddesinin, "Kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve idari para cezaları" başlıklı 42. maddesinin 3. fıkrasının, aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan "..cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan.." ibaresi ve 11. fıkrasında yer alan "..ilgili kurum ve kuruluşlarca.." ile "..Eksikliklerin, öğrencilerin barınması esnasında can güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda" ibaresinin, "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinin 1. ve 2. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Yukarıda belirtilen maddeleri dava konusu edilmiş olan Yönetmelik, yüksek öğrenim öğrencilerine barınma hizmeti sunmak amacıyla gerçek veya tüzel kişiler tarafından özel barınma kurumu açılmasına, işletilmesine ve denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılmış olup, dayanağı ise 24/03/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanunun 1 inci maddesi ile 25/08/2011 tarihli ve 652 sayılı Özel Barınma Hizmeti Veren Kurumlar ve Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 13. maddesidir.
T.C. Anayasası'nın Genel Esasları belirleyen 1. Kısmın 7. maddesinde; yasama yetkisinin Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olduğu ve devredilmeyeceği, 8. maddesinde, yürütme yetkisinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı amir hükmüne yer verildikten sonra, Cumhuriyetin Temel Organlarını belirten 3. Kısmın yürütmeye ilişkin 2. Bölümün 123. maddesinde; idare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir, hükmü yer almıştır.
Öte yandan Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlığını taşıyan 124/1. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler, hükmüne yer verilmiştir.
Anılan madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, hak, yükümlülük ve idari işleyişin kanunla düzenleneceği, bu düzenlemeler parelelinde idari işleyişe açıklık getirmek ve idari işleyişte bütünlüğü sağlamak amacıyla kanunla yetkilendirilmiş makam ve kuruluşların yönetmelik hazırlayabilecekleri anlaşılmaktadır.
Normlar hiyerarşisinde anayasal ve yasal düzenlemelerden sonra gelen idari düzenlemeler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir. Anılan sistemde bir üst norm bir alt norma oranla daha genel ve soyut ifadeler taşımakta, bir alt norm ise daha özel ve somut ifadelerle bir üst normun ne amaçlamak istediğini somut olarak ortaya koymaktadır. Öğretide türevsel bir yetki olarak kabul edilen idarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak bir şekilde kullanılamayacağı da idare hukukunun en temel ilkelerindendir. Dolayısıyla; sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir düzenleme yetkisine sahip olan idarenin, Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, düzenleme yapmak suretiyle kural koyması mümkün değildir.
Tüm bu açıklamalardan sonra söz konusu Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinin incelenmesine gelince; "Temel esaslar" başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan " ..haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması.." ibaresi; Yönetmeliğin dayanağı 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek fıkrada da yer aldığından anılan düzenlemede üst hukuk normuna aykırılıktan söz edilemeyecektir.
"Kurumların tür, bina ve bina bölümlerine ilişkin esaslar" başlıklı 6. maddesinin 7. fıkrasında, "Kurum binaları ile akaryakıt istasyonları, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı maddelerin üretildiği veya depolandığı yerler arasında en az yüz metre mesafe bulunması zorunludur. Bu fıkrada belirtilen mesafelerin ve işletmelerin tespitinde kurum açma izni verilmesi için inceleme yapanlar tarafından gerektiğinde ilgili kurumlarla işbirliği yapılır." ibaresi; Yönetmeliğin dayanağı 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanun'da, ortaokul ile orta öğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren yurtlar ve benzeri kurumlar ile umuma açık yerler ve alkollü içki satan yerler arasında en az yüz metre mesafe bulunmasının esas olduğu, yüksek öğrenim öğrencilerine barınma hizmeti veren yurtlar ve benzeri kurumların bu yerlere uzaklığının kurum türlerine göre yönetmelikle belirleneceği özellikle belirtilmiş olup, üst hukuk normu olan bu düzenleme ile akaryakıt istasyonları hakkında bir açıklama içermemektedir.
Ayrıca, davalı idarece dava konusu düzenlemenin, öğrencilerin can güvenliği için belirlendiği ileri sürülmekte ise de, bu hususun, mevzuatta üst hukuk normunda açıkça belirtilmeyen bir hususta düzenleme yapmaya gerekçe olamayacağı açık olup, anılan düzenlemenin üst hukuk normuna uygunluğundan söz edilemez.
"Kurum kapasitesi" başlıklı 7.maddesi; kurumlara kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinde, türlerine ve asgari kapasitelerine göre, yüksek öğrenim öğrenci yurdu,öğrenci pansiyonu ve öğrenci apartı için öğrenci barınma yeterlilik şartı getirilmiş.bu suretle asgari kapasitenin belirlenmesi ile keyfi uygulamaların önüne geçilip, aynı tür kurumların belli bir standarta bağlanmasının amaçlandığı sonucuna varıldığından, bu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
"Başvuru, başvurunun incelenmesi ve ruhsatlandırma" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasındaki kurum açmak isteyenlerin il müdürlüğüne başvuruları üzerine kurulacak inceleme komisyonunda yurt müdürünün de olması ve 39/2. maddesindeki il müdürlüklerinde, yurt hizmetleri veya ilgili şube müdürünün başkanlığında kurulacak denetim komisyonunda yurt müdürünün de olması ibareleri, müdürün tecrübelerinden ve birikiminden istifade etmek açısından faydalı olacağından bu düzenlemelerin de hukuka aykırılığından söz edilemez.
"Barınma şartları" başlıklı 21. maddesinin 1. fıkrasında, kurumlarda barınacak öğrencilerde; "a) Örgün eğitim veren bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı olmak," ibaresi ile "Kurumlarda geçici barınma" başlıklı 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "..yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için" ibaresi; örgün eğitim kurumlarında kayıtlı olmayan öğrencilerin büyük kısmının ailelerinin yanında ikamet ettiği, ailesinin yanında kalmayanların çoğunun da eğitim ve iş hayatını birlikte devam ettirdikleri gerçeği karşısında örgün eğitim kurumlarına kayıtlı olan ve olmayan bu öğrencilerin aynı kurumda barınmaları halinde örgün eğitim alan öğrencilerin başarısız olabilecekleri ve bir takım sorunların çıkabileceği nedeniyle anılan düzenlemelerin kamu yararına uygun olduğu şüphesizdir.
23. maddesinin 4. fıkrasındaki, geçici barınanların okul ve kimlik bilgilerinin kurum tarafından aynı gün içinde il müdürlüğüne bildirileceği yolundaki düzenleme; bildirimlerin öğrencilerin güvenliği dikkate alınarak, günlük iş akışında değişen şartların güvenli ve sistematik bir şekilde kontrolünü sağlamak amacını taşıdığından, hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Yukarıda anılan maddenin 6. fıkrasındaki, geçici barınmaların bir ayı geçemeyeceği yönündeki düzenlemenin ise aslolanın öğrencilerin kurumlarda kayıtlı olarak kalması olduğu, istisnai durum olan geçici barınmanın bir süre ile sınırlandırılmasının hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği ile kurumların öğrencilere sunacağı hizmetlerin asgari şartları belirlenmiş olup, Yönetmeliğin iptali istenilen 35. maddesinin 4. fıkrasındaki düzenleme ile de öğrencilere Yönetmelikte belirtilen asgari şartlar dışındaki ilave hizmetler için il müdürlüğünden onay almakta hukuka aykırılık görülmemiştir.
"Görevden uzaklaştırma" başlıklı 41. maddesindeki düzenleme ile "Kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve idari para cezaları" başlıklı 42. maddesinin 3. fıkrasındaki düzenleme, Yönetmeliğin dayanağı 5661 sayılı Kanun ile de hüküm altına alındığından bu düzenlemelerde de üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
42. maddesinin 8. fıkrasındaki; "cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan" düzenlemesinin incelenmesi; Yönetmeliğin anılan maddesinde, kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından verilen idari para cezasının gerçek kişi ise kurucuya; tüzel kişilik ise kurucu temsilcisine 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edileceği, Kanunda belirtilen idari para cezalarının, cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan brüt asgari ücret üzerinden belirleneceği, verilen idari para cezalarının Bakanlık Bilişim Sistemine işleneceği hükmünü içermektedir.
5661 sayılı Kanun'un 1. maddesinin 3. fıkrasında sayılan hâllerin davalı idarece tespit edilmesi durumunda kurum açma iznini vermeye yetkili makam tarafından idari para cezası verileceği görülmüş olup; Kanun'da belirtilen idari para cezalarının, cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan brüt asgari ücret üzerinden belirlenmesi ve anılan idari para cezasına esas teşkil eden fiilin tespit edildiği tarih ile cezanın verildiği tarih arasında geçen zamanın uzun olması ihtimalinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda idari para cezalarının fiilin tespit edildiği tarihte yürürlükte bulunan asgari ücret üzerinden belirlenmesinin hakkaniyete uygun olacağı kuşkusuz olup, dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.
42. maddesinin iptali istenilen 11. fıkrasındaki "ilgili kurum ve kuruluşlarca" ibaresindeki "ilgili kuruluşlar" ve Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasındaki "bu kurumlardaki öğrencilerin barınmasına yönelik gerekli tedbirler kurum tarafından alınır" ibareleri muğlak gibi görünse de buradaki yetkili kurum ve kuruluşların kimler olduğu Yönetmelik dayanak alınarak hazırlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönergesi'nde açıkça belirtilmiş; yine iptali istenilen 42. maddenin 11. fıkrasındaki "eksikliklerin öğrencilerin barınması esnasında can güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda " ibaresi de muğlak gibi görünmekte ve kararı kimin vereceği konusunda açıklık yoksa da 7180 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile davalı Bakanlığa verilen inceleme ve denetleme yetkisinin Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerince yapılacağı hüküm altına alındığından anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Son olarak Yönetmeliğin iptali istenilen Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının incelenmesine gelince; davalı idarece, yerine getirilebilmesi mümkün olan ve olmayan standartlar yönünden ayrıma gidilerek önceki standartlara göre açılmış özel öğrenci barınma hizmeti sunan kuruluşların, yerine getirilebilmesi teknik olarak mümkün olmayan standartlardan (bina ve fiziki mekan şartlarına ilişkin) muaf tutulması gerekirken, böyle bir ayrım yapılmaksızın tüm standartlar yönünden 01/08/2020 tarihine kadar uyum sağlanmasını öngören dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "..haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması.." ibaresi, 7. maddesi, 13. maddesinin 2. fıkrası, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "..yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için.." ibaresi, 23. maddesinin 4. ve 6. fıkrası, 35. maddesinin 4. fıkrası, 39. maddesinin 2. fıkrası, 41. maddesi, 42. maddesinin 3. fıkrası, 42. maddesinin 11. fıkrasında yer alan "..ilgili kurum ve kuruluşlarca.." ile "..Eksikliklerin, öğrencilerin barınması esnasında can güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda .." ibaresi ve Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının iptalleri isteminin reddi; 6. maddesinin 7. fıkrası ile 42. maddesinin 8. fıkrasında yer alan "..cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan.." ibaresi ve Geçici 1. maddesinin 1.fıkrasının iptalinin gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 02/07/2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "haklarında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması" ibaresinin, 6. maddesinin 7. fıkrasının, 7. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının, 21. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin, 23. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "yüz yüze eğitimi gerektiren derslere katılmak için" ibaresinin, aynı maddenin 4. ve 6. fıkrasının, 35. maddesinin 4. fıkrasının, 39. maddesinin 2. fıkrasının, 41. maddesinin, 42. maddesinin 3. fıkrasının, aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan "cezanın verildiği günde yürürlükte bulunan" ibaresi ve 11. fıkrasında yer alan "ilgili kurum ve kuruluşlarca" ve "Eksikliklerin, öğrencilerin barınması esnasında can güvenliğini tehlikeye düşürmesi durumunda" ibareleri ile Geçici 1. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının iptali istemiyle Gençlik ve Spor Bakanlığı'na karşı açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
09/09/2022 tarihli ve 31948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği'nin 56. maddesiyle 02/07/2020 tarihli ve 31173 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren Yükseköğrenim Özel Barınma Hizmetleri Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu itibarla; karar tarihinde yürürlükte bulunmayan düzenleme hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
03/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.