WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/5674 E.  ,  2023/6584 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5674
Karar No : 2023/6584

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Siirt ili, Şirvan ilçesi sınırları içerisinde yer alan ve davacı şirket uhdesinde bulunan ... sicil sayılı IV. grup bakır madeni ruhsatı sahasıyla ilgili olarak 2014 yılına ait satış bilgi formlarının revize edilmesi sonucunda doğan 98.727,92 TL tutarındaki Devlet Hakkı farkının gecikme cezasıyla birlikte tahsili yolunda tesis edilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle Mahkemenin 22/12/2017 tarihli ara kararıyla "diğer giderler ile genel yönetim giderlerinin" ocak başı satış fiyatının belirlenmesinde indirilecek giderler arasında gösterilip gösterilmediği, gösterilmiş ise bu giderlerin nakliye gideri, zenginleştirme gideri ya da farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanına dahil olup olmadığı ve davacının 2014 yılında beyan etmiş olduğu ocak başı satış fiyatı ile dosya muhteviyatında bulunan mizan, detay maliyet bilgi formu ve faturalar incelendiğinde Devlet hakkı farkının oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti için iki maden mühendisi bir yeminli mali müşavirden oluşan bilirkişi heyetine dava dosyasının tevdi edildiği, bilirkişi incelemesi neticesinde 25/06/2018 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların raporu kusurlandıracak nitelikte olmaması nedeniyle hükme esas alınan raporda özetle; ocak başı satış fiyatının belirlenmesinde 'diğer giderler ve genel yönetim giderlerinin' indirilecek olan gider kalemlerinden olmadığı ve ocak başı ortalama satış fiyatının 92,15 TL olduğu, Devlet hakkı farkının oluştuğunun belirtildiği görülmekte olup, 2014 yılına ilişkin satış bilgi formlarının revize edilmesi sonucunda doğan 98,727,92 TL Devlet Hakkı farkının gecikme cezasıyla birlikte tahsili yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu uyuşmazlıkla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi için öncelikli olarak davalı idarenin, davacının belirlediği ocak başı satış fiyatından farklı bir fiyat belirlenmesinin teknik nedenlerinin ayrıntılı olarak rapora bağlanması, nakliye gideri, zenginleştirme gideri ya da farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı olarak kabul edilmesi gereken giderlerin neler olduğunun tek tek dökümünün yapılması, sonrasında detay maliyet bildirim formlarından ve faturalarda belirtilen diğer giderler ve genel yönetim giderlerinin ocak başı satış fiyatının belirlenmesinde dikkate alınıp alınmadığının başka bir ifadeyle Maden Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrası kapsamında indirilecek giderler arasında olup olmadığının açıkça gösterilmesi gerektiği, davalı idare tarafından, davacının ... sicil numaralı ruhsat sahasına ilişkin 2014 yılı için belirlediği ocak başı satış fiyatından faklı bir birim fiyat belirlenirken ayrıntılı bir inceleme ve irdeleme yapılmadığı, ibraz edilen detay maliyet bildirim formlarından ve faturalardan hangi giderlerin zenginleştirme gideri ya da farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı giderleri arasında kabul edildiği, hangilerinin ise kabul edilmediğini açıklayan bir raporun hazırlanmadığı, savunma dilekçesi ve devamında diğer giderler ve genel yönetim giderlerin zenginleştirme gideri ya da farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı giderleri arasında sayılamayacağı belirtimiş ise de; ne raporda, ne de bu rapora bağlı olarak tesis edilen işlemde bu hususlara ilişkin bir ayrıntıya da yer verilmediği dikkate alındığında, işlemin belirlilik ilkesine aykırı olarak tesis edildiği, bu durumun ise hem hak arama hürriyetinin ve savunma hakkının kullanılması noktasında, hem de işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleyecek olan yargı mercilerinde sorun teşkil edeceği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bilirkişi raporu hükme esas alınarak verilen davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek, … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılması ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, oluşan devlet hakkı farkının davacının detay maliyet bildirim tablosundaki "Diğer giderler ve genel yönetim giderlerinin" gider hesabına dahil edilmesinden kaynaklandığı, anılan gider kalemlerinin kanun ve yönetmelikte belirtilmemesine rağmen muhasebe kayıtlarında gider olarak gösterildiği, Genel Müdürlüğün ocak başı satış fiyatı belirleme yetkisinin Maden Kanununda açıkça yer aldığı, ocak başı satış fiyatının 92,00-TL olarak revize edilerek fark çıkan Devlet hakkının ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hangi gerekçe ile tesis edildiğinin işlemde açıklanmadığı, işleme dayanak olan heyet raporunun yalnızca 2013 yılı için tespit yapıldığı, idarece Maden Kanunu 14. maddesi 3. fıkrasının yanlış yorumlandığı, idarece işlem gerekçesi ortaya konulamadığından yaptırılan bilirkişi incelemesinin de hükümsüz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında "Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliğinin 86. maddesinin 27. fıkrasında "Bakır, çinko, kurşun, krom, demir, nikel, manganez, civa, antimuan, boksit, kalay gibi madenlerin konsantre standartları olan ürünlerin ocakbaşı satış fiyatı belirlenirken; ilgili borsalar, ihracatçı birlikleri veya uluslararası piyasalarda oluşan fiyat baz alınır. Ancak, bu madenlerin metal üretimine yönelik entegre tesislerde kullanılması durumunda metal üretiminden önceki son ürünün fiyatı baz alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Uyuşmazlığın esasının davacı şirket uhdesinde bulunan bakır madeni ruhsatı için idareye ödenecek Devlet hakkı hesabına esas ocak başı satış fiyatı belirlenirken ruhsat sahibince yapılmış hangi giderlerin maliyet hesabına dahil edilerek çıkarılabilecek giderlerden olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
İlk derece Mahkemesince, bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişilere, davacının idareye sunduğu detay faaliyet bilgi formlarında belirtilen "diğer giderler ile genel yönetim giderlerinin" ocak başı satış fiyatının belirlenmesinde indirilecek giderler arasında gösterilip gösterilmediği, gösterilmiş ise bu giderlerin nakliye gideri, zenginleştirme gideri ya da farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanına dahil olup olmadığı ve davacının 2014 yılında beyan etmiş olduğu ocak başı satış fiyatı ile dosya muhteviyatında bulunan mizan, detay maliyet bilgi formu ve faturalar incelendiğinde Devlet hakkı farkının oluşup oluşmadığının sorulduğu, bilirkişilerce de kanun koyucu tarafından satış fiyatı hesabında kabul edilecek giderlerin tek tek sayıldığı, bunların nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler olup, işletmenin kanunen kabul edilebilir tüm giderlerinin madenin ocak başı satış fiyatının tespitinde kanun gereği dikkate alınmasının mümkün olmadığı belirtilerek fark devlet hakkının hesaplandığı görülmektedir.
Bölge İdare Mahkemesince davalı idarece ocak başı satış fiyatının tespitinde hangi giderlerin indirilecek giderler hangilerinin indirilemeyecek giderler olduğu konusunda ayrıntılı bir inceleme yapılıp ortaya konulmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Dosya kapsamında yer alan bilgi belgeler ile yukarıda ayrıntısına yer verilen mevzuat uyarınca, ocak başı satış fiyatı belirlenirken maden üretimi sırasında yapılmış olan tüm giderlerin indirilecek giderler arasına dahil edilemeyeceği sonucuna varılmakla birlikte olayda idarece bu hesaplamanın hukuki denetim yapılmasına elverişli bir şekilde ortaya konulamadığı, dolayısıyla yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüştür.
Öte yandan davalı idarece davacının ocak başı satış fiyatından hangi giderlerin indirilecek giderler arasında yer aldığı ve hangi giderlerin kabul edilmediğine ilişkin ayrıntılı bir inceleme ve araştırma yapılarak ve yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca ilgili borsalar, ihracatçı birlikleri ve uluslararası piyasalarda oluşan emsal fiyat dikkate alınarak, eksik kalan Devlet hakkının tamamlatılabileceği açıktır.
Bu durumda davanın reddi yönündeki mahkeme kararını kaldıran Bölge İdare Mahkemesi kararına yukarıda yer verilen gerekçe eklenmek suretiyle kararın onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen GEREKÇE eklenmek suretiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 30/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.