Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5414 E. , 2024/1894 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5414
Karar No : 2024/1894
DAVACI : …Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Düzenleme ve Denetleme Kurumu
(… Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
20/03/2020 tarihli ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı Tebliğ'in;
- 1. maddesi ile Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesinin yürürlükten kaldırılmasının;
- 2. maddesi ile Genel Şartlar'ın A.5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yapılan "Değer kaybı talep edilmesi halinde tespiti, bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinde kurulacak sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır." şeklindeki değişikliğin;
- 3. maddesi ile Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasında yer alan "(...) Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır." düzenlemesinin yürürlükten kaldırılmasının,
- 5. maddesi ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç Değer Listesi" başlıklı Geçici 2. maddede yer alan, "Bu maddeyi ihdas eden Genel Şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından araç değerlerine ilişkin bir liste oluşturulur ve resmî internet sitesinde bu liste ilan edilir." düzenlemesinin,
- 6. maddesi ile Genel Şartlar'ın "Ek 1:Değer Kaybı Hesaplaması" kısmının "Formül" başlıklı birinci maddesinde yapılan değişikliğin (Baz Değer kaybı=Aracın Rayiç Değeri x %19; Total Değer Kaybı=Baz Değer Kaybı x Hasar Boyutu Katsayısı x Araç Kullanılmışlık Düzeyi (Km) Katsayısı; hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeler), "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı 2. maddesine eklenen "Tekerlekli/paletli ve zırhlı toplumsal müdahale araçları, belediye otobüsleri, yol süpürme araçları, itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri" şeklindeki 7. fıkra ile "Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri" şeklindeki 8. fıkra ile Ek 1 kısmına 3. madde olarak eklenen "Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2'sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz" düzenlemesinin iptali istemidir.
DAVACININ İDDİALARI :
Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içerisindeki son cümlesinde yer alan hükmü yürürlükten kaldıran değişiklikle 2918 sayılı Kanun'un 83. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen işletilme halinin kapsamının sınırlandırıldığı, temas olmadan doğacak zararın sigorta şirketlerince karşılanmamasının hak sahipleri aleyhine sonuç doğurduğu belirtilmiştir.
Genel Şartlar'ın A.5. maddesinin (a) bendinin ikinci cümlesinde yapılan değişiklikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan delil gösterme hakkının, Geçici 2. madde hükmü ile de hak arama hürriyetinin hukuka aykırı şekilde sınırlandırıldığı ileri sürülmüştür.
Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin yürürlükten kaldırılmasıyla kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parçanın orijinali ile değiştirilmesi uygulamasının sona erdirildiği, böylelikle onarımın mümkün olmadığı hallerde model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen araçlarda hasar gören parçanın öncelikle orijinal parça ile değişim hakkının son seçenek halinde getirildiği, karayollarında can ve mal güvenliği yönünden olumsuz etki doğuran bu durumun araçların ikinci el değerinin düşmesine sebep olarak mülkiyet hakkını da ihlal ettiği öne sürülmüştür.
Genel Şartlar'ın "Ek 1:Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmının değer kaybı tazminatının hesaplanma yöntemini düzenleyen "1.Formül" maddesinde yapılan değişikliğin önceki hesaplama yöntemine nazaran daha az değer kaybı tazminatı hesaplanmasına sebep olduğu, bu durumun gerçek değer kaybının tahsili yönünden hak sahiplerini zarara uğrattığı, "2.Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesine eklenen 7. ve 8. fıkrada yer alan değer kaybı tazminatı taleplerinin hukuka aykırı şekilde teminat dışında bırakıldığı, Ek 1 kısmına eklenen 3. maddenin sigorta şirketlerinin gerçek zararı tazmin etmemesi sonucunu doğurarak hak sahiplerinin mülkiyet hakkını ihlal ettiği belirtilmiştir.
Açıklanan sebeplerle dava konusu değişikliklerin, normlar hiyerarşisi ilkesine, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkına aykırı olduğu, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı, üst hukuk normlarına aykırı şekilde hak sahipleri aleyhine hükümler içerdiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
2918 sayılı Kanun'da Genel Şartlar'da yer alan "temassız kaza" kavramına yer verilmediği, Kanun'un 85. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "işletilme halinde olmayan motorlu aracın sebep olduğu kaza" ifadesinin "temassız kaza" anlamına gelmediği, bu ifadenin uygulamada yol açtığı tereddütlerin giderilmesi için bu ifadenin kaldırılması ile konu hakkında doğrudan 2918 sayılı Kanun'un esas alınmasının amaçlandığı savunulmaktadır.
Genel Şartlar'ın dava konusu A.5. maddesinin (a) bendinin ikinci cümlesi ile sigortalıların, eksperlerin tarafsızlığı ve bağımsızlığına yönelik endişe ve şikayetlerini gidermek adına ve değer kaybı hesaplamaları ile sınırlı olmak üzere sıralı eksper atama usulünün getirildiği, bu şekilde sigortacıya hak sahibi tarafından başvurulması üzerine sigortacının sorumluluğunun belirlenmesi ve uyuşmazlık ortaya çıkmaksızın tazminat ödemesi yapılmasına dair sürecin düzenlendiği, sıralı eksper atama usulünün hak mahrumiyetine yol açmayacağı, hak sahiplerinin haricen ekspertiz raporu alma hakkı baki olup yargı yoluna başvurulması halinde harici eksper raporlarının delil niteliğinde kabul edileceği ifade edilmiştir.
TOBB tarafından yayımlanacak araç değer listesinin yeni bir uygulama olarak hakkaniyete ve sigorta sözleşmesinden menfaati olan herkesin yararına olduğu, bu değişiklik öncesinde kullanılan ve spekülatörlerin etkisine açık olan piyasa analiz yöntemlerinin aracın gerçek rayiç bedelinin belirlenmesinde yetersiz kaldığı; eşdeğer parça uygulamasının ise, 20/03/2020 tarihli değişiklikle değil 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile getirilen bir esas olduğu, sigorta şirketlerince eşdeğer parça tedarik edilmesine izin verilmesindeki en yalın amacın zarar gören motorlu aracın değer düşüklüğü veya artışına maruz bırakılmadan sigortacılık ilkeleri çerçevesinde kaza öncesi durumuna getirilerek gerçek zararın giderilmesi olduğu, bu durumun sigortacılıkta zenginleşme yasağı ilkesi ve trafik sigortası sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilerin hak ve menfaatlerinin korunması açısından önem arz ettiği, hasar tazmininin her durumda orijinal parça ile yapılması halinde hasarlı parçaların kullanımından dolayı ortaya çıkan yıpranma payı ya da daha önceki hasarlar vb. göz ardı edilmiş olacağından sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olabileceği, hasar tazmininde eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça kullanımının Yargıtay'ın Genel Şartlar kapsamındaki kazalarda uyguladığı "gerçek zararın tazmini" ilkesinin gerektirdiği bir zorunluluk olduğu; öte yandan rizikonun sigortalanabilirliğinin sigorta sisteminin mali yeterliğine bağlı olduğu sigortacılık sektöründe tazminat tutarlarının artmasına bağlı olarak primlerin artmasının tüketicinin aleyhine olacağı belirtilmiştir.
Değer kaybı tazminatının, aracın trafik kazasında hasar görmesi sebebiyle piyasa fiyatında oluşan negatif değişimden ötürü araç malikinin uğradığı zararın tazminine yönelik bir tazminat olduğu, Ülkemiz piyasa koşullarına bakıldığında, aracın model yılı geçmesine ve kullanımına bağlı eskime payına rağmen araç piyasa bedelinin günden güne arttığı, dolayısıyla bir araç trafik kazasına karışsa dahi değer kaybı tazminatı ödemesi yapılıncaya kadar geçen süre içerisinde dahi aracın değerlendiği, değer kaybı hesaplamalarında ise hesap tarihi itibarıyla aracın piyasa bedelinin esas alındığı, aracın kullanımına dayalı eskime payının doğrudan esas alınmadığı, Genel Şartlar'ın Ek 1 maddesinin "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı ikinci fıkrasında sayılan hallerde mahiyeti gereği rayiç bedelin esas alınamayacağı, kullanım amacı, şekli ve niteliği gereği değer kaybının sigortacıya karşı iddia edilemeyeceği, dolayısıyla bu hallerde değer kaybının hesaplanmasının hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilerek bu konuda düzenleme yapıldığı öne sürülmüştür.
Netice olarak; tüm sigorta şirketlerince Genel Şartlar'ın aynı şekilde uygulanmasının temini için yapılan dava konusu düzenlemelerin 2918 sayılı Kanun'un sigorta konusu yaptığı sorumluluk ve bu sorumluluğu etkileyen faktörler esas alınarak hazırlandığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Tebliğ ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç Değer Listesi" başlıklı Geçici 2. madde, Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." ifadesi ile B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlesinin yürürlükten kaldırılması yönünden davanın reddi; Tebliğ'in dava konusu diğer kısımları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Dava, 20/03/2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı Tebliğ'in 1. maddesi ile Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesinin yürürlükten kaldırılmasının; 2. maddesi ile Genel Şartlar'ın A.5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesinde yapılan "Değer kaybı talep edilmesi halinde tespiti, bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinde kurulacak sistem üzerinden sıra esasına göre atanan ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından yapılır." şeklindeki değişikliğin; 3. maddesi ile Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasında yer alan "... Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır." düzenlemesinin yürürlükten kaldırılmasının; 5. maddesi ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç değer listesi" başlıklı Geçici 2. maddede yer alan, "Bu maddeyi ihdas eden Genel Şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından araç değerlerine ilişkin bir liste oluşturulur ve resmî internet sitesinde bu liste ilan edilir." düzenlemesinin; 6. maddesi ile Genel Şartlar'ın "Ek 1:Değer Kaybı Hesaplaması" kısmının "Formül" başlıklı birinci maddesinde yapılan değişikliğin (Baz Değer kaybı=Aracın Rayiç Değeri x %19; Total Değer Kaybı = Baz Değer Kaybı x Hasar Boyutu Katsayısı x Araç Kullanılmışlık Düzeyi (Km) Katsayısı; hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeler); "Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı 2. maddesine eklenen "Tekerlekli/paletli ve zırhlı toplumsal müdahale araçları, belediye otobüsleri, yol süpürme araçları, itfaiye araçlarındaki hasar sebebiyle yapılan değer kaybı talepleri" şeklindeki 7. fıkra ile "Yabancı plakalı araçların Türkiye’de karıştığı kazalarda yabancı plakalı araçlar için yapılan değer kaybı talepleri" şeklindeki 8. fıkra ile Ek 1 kısmına 3. madde olarak eklenen "Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2'sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz" düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 7. maddesinde, "Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez." denilmektedir. Yasama yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olması ve bu yetkinin devredilememesi, kuvvetler ayrılığı ilkesinin bir gereğidir.
Anayasa'nın "Temel Haklar ve Ödevler" başlıklı ikinci kısmının, "Genel Hükümler" başlıklı birinci bölümünde yer alan 13. maddesinde; "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa'nın ikinci kısmının “Kişinin Hakları ve Ödevleri” bölümünde yer alan 35. maddesinde “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır. Anayasal anlamda mülkiyet hakkı ekonomik değer ifade eden ve değeri parayla ölçülebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır.
Anılan anayasa hükümleri uyarınca mülkiyet hakkına yapılan sınırlamalarda dikkate alınacak ölçüt, sınırlamanın kanunla yapılmasıdır. Anayasa Mahkemesi kararlarında vurgulandığı üzere, temel hakları sınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfîliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte düzenlemeler olması gerekmektedir. Yürütme organının bir konuda düzenleme yapabilmesi için yasama organınca yetkilendirilmesi gerekmektedir. Kural olarak, kanun koyucunun genel ifadelerle yürütme organını yetkilendirmesi yeterli olmakla birlikte, Anayasa'da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda genel ifadelerle yürütme organına düzenleme yapma yetkisi verilmesi, yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesine aykırılık oluşturabilmektedir. Bu nedenle, Anayasa'da münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda, kanunun temel esasları, ilkeleri ve çerçeveyi belirlemiş olması gerekmektedir. Anayasa koyucunun açıkça kanunla düzenlenmesini öngördüğü konularda, yasama organının temel kuralları saptadıktan sonra, uzmanlık ve idare tekniğine ilişkin hususları yürütmeye bırakması, yasama yetkisinin devri olarak yorumlanamaz.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle Kanun'un "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı "Sekizinci Kısmı"nda yer alan düzenlemelere bakıldığında: 85. maddesinin 1. fıkrasında; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 90. maddesinde; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."; 91. maddesinin 1. fıkrasında "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 93. maddesinin 1. fıkrasında; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır."; 95. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir."; 99. maddesinde; "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...";101. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye’de kaza sigortası dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler...";111. maddesinde ise; "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Tebliğin 3. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının ikinci ve üçüncü cümlelerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin iptali istemi hakkında: Davacı tarafından, Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının ikinci ve üçüncü cümlelerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin iptali şeklinde istem kurulmuş olmakla; dolaylı olarak sözü edilen ikinci ve üçüncü cümleyi yürürlükten kaldıran 20/03/2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı Tebliğ'in; 3. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının yukarıda yer verilen ikinci ve üçüncü cümlelerine karşılık gelen 2. fıkra hükmünün iptalinin istenildiği sonucuna varılmakta ve Savcılık düşüncesi bu kapsamda verilmektedir.
15/08/2003 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları döneminde "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğeri parça ile değiştirilme imkanı yok ise yenisi ile değiştirilir. Bu durumda taşıtta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilmez." düzenlemesi benimsenmiştir. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından 14/05/2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girerek 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nı yürürlükten kaldıran Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (Genel Şartlar) B.2. "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafında; "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.
Genel Şartlar'ın muhtelif maddelerinin iptali istemiyle Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2015/6014 sayılı dosyasına kayden açılan davada, Tebliğ'in "B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci bendinin birinci cümlesinde yer alan "parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça" ibaresinin, anılan Dairece verilen 27/06/2018 tarihli ve K:2018/6091 sayılı kararla "Sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın tamir edilmesi mümkün değil ise, hasarlı parça orjinal ise; öncelikle orjinal parçayla değişimi, hasar gören araç sahibinin onayı bulunması veya orjinal parçayla değişiminin mümkün olmaması halinde eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimi hakkaniyet gereği olup, değişim önceliğini eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parçaya veren düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı; aksi halde, hasar gören aracın model yılından itibaren üç yıl geçmiş olsa da, herhangi bir nedenle hasar tarihinden önce orjinali ile değiştirilmiş olan parçanın, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parçayla değiştirilmesi sonucunu doğuracağı..." gerekçesiyle iptal edilmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 16/03/2020 tarihli ve E:2018/4447, K:2020/732 sayılı kararla da bu düzenlemeye yönelik iptal hükmü onanarak kesinleşmiştir.
20/03/2020 tarihli ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı Tebliğ'in 3. maddesi ile Genel Şartlar'ın dava konusu düzenlemeyi içeren "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafı "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez."; şeklinde yeniden düzenlenmiş, dolayısıyla 2. ve 3. cümle yürürlükten kaldırılmıştır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.1. maddesinin birinci fıkrasında, Genel Şartlar'ın amacının, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi olduğu belirtilmiş; "Tanımlar" başlıklı A.2. maddesinde, Eşdeğer (Muadil) Parça: Bir motorlu aracın montajında kullanılan esas-orijinal parçaların değiştirilmesi amacıyla üretilen, ilgili mevzuat (yönetmelik, standard, teknik düzenleme) çerçevesinde belirlenen deney, muayene metotlarına göre orijinal parçayla (kütle, boyut, malzeme ve işlevsellik vb) kıyaslanarak tespit edilen kriterlere uygunluğunun, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan 2015/2 sayılı Motorlu Araç Sigortalarında Eşdeğer Parça Belgeleme Esaslarına İlişkin Genelge ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yetkili kuruluşlarca düzenlenecek belgeler yoluyla belgelendirilmesi gereken parçaları; Orijinal Parça: Bir motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçalarla aynı kalitede olan ve söz konusu motorlu aracın üretiminde veya montajında kullanılan parçaların veya yedek parçaların üretiminde sağlayıcı tarafından getirilen ölçütlere ve üretim standartlarına göre üretilmiş yedek parçaları ile Aracın orijinal parçaları ile aynı üretim bandında üretilen yedek parçaları; Yeniden Kullanılabilir Parça ise: 30/12/2009 tarihli ve 27448 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ömrünü Tamamlamış Araçların Kontrolü Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlenen kodlandırılmış, hasarsız ve takip edilebilir, araç ve can güvenliği ile çevre standartlarını karşılayan parçalar, şeklinde tanımlanmıştır.
Davalı idarece, dava konusu değişikliğe dayanak teşkil ettiği belirtilen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinin altıncı fıkrasında, "Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak ilgili mevzuat çerçevesinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili sigorta genel şartlarında belirlenir." hükmüne, madde gerekçesinde ise; "Bilindiği üzere, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. ve 91. maddeleri gereği araç işletenlerin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunlu olup, söz konusu risklerin gerçekleşmesi durumunda ilgili sigorta şirketleri tarafından tazminatın kişilerin malvarlığının zarar verici olay öncesi değerine eriştirilmesi sigortacılık ilkelerinin gereğidir. Hasar tedvir sürecinin önemli hususlarından birisi olan parça tedarik sürecinde tarafların karşılıklı menfaat dengesine uygun olarak zararın tazmininde çağdaş uygulama, orijinal olmayan belgeli eşdeğer parçaların da kullanılmasına olanak tanımaktadır. Bu husus sigortacılık ilkelerinin bir gereği olduğu kadar rekabetçiliğin de bir şartıdır. Ayrıca, bu uygulama ile bu parçaların üretimini yapan yerli sanayimize de katkı sağlanmış olacaktır. Bu çerçevede, parça tedarikinde belgelendirilmiş olmak kaydıyla parçaların kullanılmasını teminen madde hazırlanmıştır." açıklamasına yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenleme ile trafik sigortası olarak da adlandırılan karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, parça tedarik sürecinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların da kullanılması imkanının getirilerek bu parçaların üretimini yapan yerli sanayinin desteklenmesinin hedeflendiği anlaşılmakta olup yürütme organına orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esasları Genel Şartlar'da belirleme yetkisi verildiği görülmektedir.
Davaya konu düzenlemede zarara uğrayan araçtaki parça onarımının mümkün olup olmadığına ya da eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilme imkanı bulunup bulunmadığına göre, onarımın yapılması sırasında kullanılacak parçanın ne olacağı konusunda tespitlere yer verildiği, aracın onarımında kullanılacak parçaların niteliği ve önceliği hususunda düzenlemeye gidildiği görülmektedir.
Bu düzenlemeye göre; sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın onarımı mümkün değil ise, hasar gören parçanın niteliğine bakılmaksızın öncelikle eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesi, eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimi mümkün değil ise orijinal parça kullanılması suretiyle hasarın giderilmesi gerekecektir.
Yukarıda aktarılan yasal düzenleme çerçevesinde, dava konusu Genel Şartlar'da yer alan "veya yeniden kullanılabilir parça" ibaresi değerlendirildiğinde; yasama organınca, "yeniden kullanılabilir parça"nın hasar tedvir sürecine dahil edilmesi ve/veya bu parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi hususunda yürütme organına yetki verilmediği halde, davalı idare tarafından, sigorta ilişkisinin tarafı olmayan ve doğrudan zarar gören 3. kişilerin araçlarında meydana gelen hasarın rızaları alınmaksızın yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilmesine imkan tanınarak yasal bir dayanak olmaksızın mülkiyet hakkına kısıtlama getirildiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte; sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın tamir edilmesi mümkün değilse ve hasarlı parça orjinal ise, öncelikle orjinal parçayla değişimi, hasar gören araç sahibinin onayı bulunması veya orjinal parçayla değişiminin mümkün olmaması halinde eşdeğer parça ile değişimi hakkaniyet gereğidir. Araç yaşı, kaza tarihi, model yılı gibi kriterleri dikkate almaksızın her koşulda değişim önceliğini eşdeğer parçaya veren başka bir ifade ile öncelikle orjinal parça ile değişim hakkını son seçenek haline getiren, bu bağlamda 2. ve 3. cümle hükümlerini yürürlükten kaldıran düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu Tebliğin 1. maddesi ile aynı Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinin yürürlükten kaldırılması hakkında:
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında 02/02/2016 tarih ve 29612 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile “A-2 tanımlar” başlıklı maddesinde değişiklik yapılmış ve madde metni; “Motorlu aracın mekanik aksamının çalışması, (Mekanik aksamı çalışmasa bile motorlu aracın kendiliğinden de olsa hareket haline geçmesi işletilme hali olarak kabul edilir. Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz.)” şeklinde düzenlenmiştir.
Parentez içi hükmün 2. cümlesi ile fiziki temas yoluyla trafik kazasına karışmamış olunsa dahi meydana gelen kazada payı olduğu değerlendirilen araç sahiplerinin sorumluluğu konusu kurala bağlanmıştır.
Bilahare dava konusu değişiklik ile Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesi olan (Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz.) ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda, temassız trafik kazası ve buna bağlı olarak sorumluluk hallerini, şartlarını ve sınırlarını düzenleyen bir hükme yer verilmediği görülmektedir. İlgililerin hak ve yükümlülüklerine ilişkin hususların bir yasa hükmü ile düzenlenmesi gerektiği ilkesi dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'ndan çıkarılmasında 2918 sayılı Kanuna ve hukukun genel ilkelerine aykırılığından söz etme imkanı bulunmamaktadır.
Öte yandan idarece, ''işletilme halinde olmayan motorlu aracın sebep olduğu kaza'' ile ''temassız kaza'' tabirinin aynı kavramlar olmamasına karşın uygulamada karşılaşılan duraksamaların giderilmesinin de amaç edinildiği dikkate alındığında yapılan yürürlükten kaldırma düzenlemesinin hizmet gereklerine uygun olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu Tebliğin, 5. maddesi ile Genel Şartlar'a eklenen Geçici 2. madde hakkında:
Genel Şartlar'a Geçici 2. madde olarak eklenen, "Bu maddeyi ihdas eden Genel Şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından araç değerlerine ilişkin bir liste oluşturulur ve resmî internet sitesinde bu liste ilan edilir." hükmünü ilişkin dava konusu düzenleme ile, eksperler tarafından piyasa araştırmasında kullanılan özel teşebbüslere ait internet sitelerindeki spekülasyona açık verilerin aracın gerçek rayiç bedelinin belirlenmesinde yetersiz kaldığından bahisle zorunlu trafik sigortası sisteminde bütünlük sağlanmasının ve eksperlerin bağlı olduğu meslek odası tarafından yeni bir veri kaynağı oluşturulmasının amaçlandığı görülmekte olup dava konusu Geçici 2. madde hükmünün hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu Tebliğin, 2. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın A.5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi; 6. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın ekinde yer alan Ek:1’in "1.Formül" başlıklı maddesi ile "2. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesine eklenen 7. ve 8. fıkranın, "2. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 3. maddenin iptali istemi hakkında:
Dava konusu "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı Tebliğ'in "Ek:1 Değer Kaybı Hesaplaması", "Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" kısımlarına dayanak oluşturan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 90. maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve E:2019/40, K:2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
İptal kararı üzerine yeniden düzenlenen 2918 sayılı Kanun'un 09/06/2021 tarih ve 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 90. maddesinde; değer kaybı tazminatının, destekten yoksun kalma tazminatının ve sürekli sakatlık tazminatının hesaplanmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiş, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği öngörülmüştür.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan, ''Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar''ın 15. maddesi ile Aynı Genel Şartların Ek-1, Ek-2 ve Ek-3’ü değiştirilmiş ve Ek 1: Değer Kaybı Tazminatı Hesaplaması, Ek 2: Sakatlık Tazminatı Hesaplaması, Ek 3: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması, başlığı altında yeniden düzenlenmiştir. Buna göre aktarılan bu değişiklikler sonucu karar tarihinde hukuken var olmayan düzenlemeler hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; dava konusu Tebliğin, 2. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın A.5. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi; 6. maddesi ile değişik aynı Genel Şartlar'ın ekinde yer alan Ek:1’in "1.Formül" başlıklı maddesi, "2. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesine eklenen 7., 8. fıkra, "2. Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 3. maddenin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu Tebliğin 1. maddesi ile aynı Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinin yürürlükten kaldırılması ve 5. maddesi ile Genel Şartlar'a eklenen Geçici 2. maddenin iptali istemi hakkında hakkında davanın reddine; dava konusu Tebliğin 3. maddesi ile değişik Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının ikinci ve üçüncü cümlelerinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/03/2024 tarihinde, davacı vekili Av. …'ın ve davalı vekili Av. …'in duruşmaya geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinin uygulanması amacıyla dava konusu düzenleme yapılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemektir." hükmüne yer verilmiş; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde "Araç sahibi: Araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişidir." şeklinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Dava tarihindeki haliyle 2918 sayılı Kanun'un "Hukuki Sorumluluk ve Sigorta" başlıklı "Sekizinci Kısmı"nda yer alan konuyla ilgili düzenlemelere bakıldığında;
"İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu" başlıklı 85. maddesinin 1. fıkrasında; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."
"İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması" başlıklı 86. maddesinde; "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir."
"Maddi ve manevi tazminat" başlıklı 90. maddesinde; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
"Mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu" başlıklı 91. maddesinin 1. fıkrasında "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."
"Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde; "Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek:14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek:14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek:14/4/2016-6704/4 md.) Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler."
"En az sigorta tutarları" başlıklı 93. maddesinin birinci fıkrasında; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır."
"Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller" başlıklı 95. maddesinde; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir."
"Tazminat ve giderlerin ödenmesi" başlıklı 99. maddesinde; "Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder. Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar, 108000000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar."
"Sigorta sözleşmesi yapmaya yetkili sigorta şirketleri ve sigorta yapma zorunluluğu" başlıklı 101. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen zorunlu mali sorumluluk sigortası Türkiye’de kaza sigortası dalında çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler. Bu madde hükmüne uymayan sigorta şirketleri, 108000000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar."
"Motorlu araç römorkları" başlıklı 102. maddesinde; "Bir römorkun veya yarı römorkun veya çekilen bir aracın sebep olduğu zarardan dolayı, çekicinin işleteni, motorlu aracı işletenin sorumluluğuna ilişkin hükümlere göre sorumlu tutulur. Çekilen araçla ilgili olarak sorumluluk genel hükümlere tabidir. Çekicinin sorumluluk sigortası, çekiciyi işletenin, römorkun sebep olduğu zarardan dolayı sorumluluğunu da kapsar. İnsan taşımada kullanılan römorklar, römork için ek bir sorumluluk sigortası yaptırılarak tüm katarın en az zorunlu mali sorumluluk sigortası tutarlarının kapsamına girmesi sağlanmadıkça, trafiğe çıkarılamaz."
"Motorsuz taşıtlar ve motorlu bisiklet" başlıklı 103. maddesinde; "Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir."
"Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunanlar" başlıklı 104. maddesinde; "Motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi, gözetim, onarım, bakım, alım - satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacısı bu zararlardan sorumlu değildir.
Yukarıda yazılı teşebbüs sahipleri kendilerine bırakılan motorlu araçların tümünü kapsamak üzere esasları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilecek bir zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmaya ve denetimlerde bu sigortanın yapıldığını belgelemeye mecburdurlar.
İşletenin sorumluluk sigortasına ilişkin hükümler, burada da uygulanır.
Motorlu araçları mesleki veya ticari amaçlar için elinde bulunduran teşebbüs sahipleri bu araçların yönetmelikte gösterilecek biçimde bir defterini tutmakla yükümlüdürler.
Bu madde hükümlerine uymayan teşebbüs sahipleri, 108000000 lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar.
İkinci fıkrada sözü edilen sigortayı yaptırmayan teşebbüs sahiplerinin bu işyerleri, mahallin en büyük mülki amirince 15 güne kadar faaliyetten men edilir."
"Çalınan veya gasbedilen araçlarda sorumluluk" başlıklı 107. maddesinde; "Bir motorlu aracı çalan veya gasbeden kimse işleten gibi sorumlu tutulur. Aracın çalınmış veya gasbedilmiş olduğunu bilen veya gereken özen gösterildiği takdirde öğrenebilecek durumda olan aracın sürücüsü de onunla birlikte müteselsilen sorumludur. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerden birinin, aracın çalınmasında veya gasbedilmesinde kusurlu olmadığını ispat ederse, sorumlu tutulamaz. İşleten, sorumlu olduğu durumlarda diğer sorumlulara rücu edebilir.
Aracın çalındığını veya gasbedildiğini bilerek binen yolculara karşı sorumluluk, genel hükümlere tabidir."
"Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar" başlıklı 111. maddesinde ise; "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasında ise; “Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, Müsteşarlıkça onaylanan ve sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir. Ancak, sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir. Bu hususlar, sigorta sözleşmesi üzerinde ve özel şartlar başlığı altında herhangi bir yanılgıya neden olmayacak şekilde açık olarak belirtilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Ülkemiz tarafından 26/06/1974 tarihinde imzalanan ve 04/11/1999 tarihli ve 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 1. maddesinin birinci fıkrasında, akit tarafların motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle zarar gören kişilerin tazminat taleplerinin kurulacak zorunlu sigorta sistemi vasıtasıyla teminat altına alınmasına ilişkin yükümlülükleri düzenlenmiş, Sözleşme'nin 10. maddesinin birinci fıkrasında motorlu taşıtın sigorta ettirilmesinden sorumlu kişilerin tespit edilmesi gerektiği ve Sözleşme’ye Ek Hükümler’in 3. maddesinin birinci fıkrasında da sigortanın, sigorta edilmiş taşıtın sahibinin, zilyedinin ve sürücüsünün malî sorumluluğunu teminat altına alması gerektiği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu Tebliğ ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç Değer Listesi" başlıklı Geçici 2. madde yönünden:
Genel Şartlar'a Geçici 2. madde olarak eklenen, "Bu maddeyi ihdas eden Genel Şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından araç değerlerine ilişkin bir liste oluşturulur ve resmî internet sitesinde bu liste ilan edilir." hükmünü haiz dava konusu düzenleme ile, eksperler tarafından piyasa araştırmasında kullanılan özel teşebbüslere ait internet sitelerindeki spekülasyona açık verilerin aracın gerçek rayiç bedelinin belirlenmesinde yetersiz kaldığından bahisle zorunlu trafik sigortası sisteminde bütünlük sağlanmasının ve eksperlerin bağlı olduğu meslek odası tarafından yeni bir veri kaynağı oluşturulmasının amaçlandığı görülmekte olup dava konusu Geçici 2. madde hükmünün hukuki öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu anlaşıldığından düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Genel Şartlar'ın "A.2. Tanımlar" başlıklı maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." ifadesinin yürürlükten kaldırılması yönünden:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Trafik kazası: Karayolu üzerinde hareket halinde olan bir veya birden fazla aracın karıştığı ölüm, yaralanma ve zararla sonuçlanmış olan olay", "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan Kanun hükmünde yer alan "işletilme hali" kavramı ise; 14/05/2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.2. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde "Motorlu aracın mekanik aksamının çalışması, (Mekanik aksamı çalışmasa bile motorlu aracın kendiliğinden de olsa hareket haline geçmesi işletilme hali olarak kabul edilir.)" şeklinde tanımlanmış; 02/08/2016 tarihli ve 29789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle bu tanım "Motorlu aracın mekanik aksamının çalışması, (Mekanik aksamı çalışmasa bile motorlu aracın kendiliğinden de olsa hareket haline geçmesi işletilme hali olarak kabul edilir. Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz.)” şeklinde yeniden düzenlenmiş; dava konusu değişiklikle de tanım içeren düzenlemenin parantez içi hükmünde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesi madde metninden çıkarılmıştır.
2918 sayılı Kanun'un "İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu"nu düzenleyen 85. maddesinin 1. fıkrasında işletenin "işletilme halinde olan" motorlu aracın verdiği zarardan sorumluluğu; 3. fıkrasında ise, "işletilme halinde olmayan" motorlu aracın verdiği zarardan sorumluluğu düzenlenmiş olup Kanun’un 91. madde hükmü gereği “işletilme halinde olmayan” motorlu araçların verebileceği zararlardan dolayı işletenin sorumluluğu zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamına girmemektedir.
Bu haliyle; Kanun hükmünde yer alan ''işletilme halinde olmayan motorlu aracın sebep olduğu kaza'' ile 02/08/2016 tarihli ve 29789 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle Genel Şartlar'a eklenen ''temassız kaza'' tabirinin aynı kavramlar olamayacağı açıktır.
Bununla birlikte, "Tanımlar" maddesinde yer verilen bentler ile Tebliğ'de kullanılan kısaltmalardan ne anlaşılması gerektiğine ilişkin kurallar belirlenmekte olup yürürlükten kaldırılan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesinin "işletilme hali" tanımından bağımsız şekilde fiziki temas (çarpma) yoluyla trafik kazasına karışmamış olanların sorumluluğuna yönelik belirleme içerdiği; dava konusu değişikliğin de uygulamada oluşan belirsizliğin giderilmesi ve doğrudan Kanun hükmünün uygulanmasının sağlanması amacına yönelik olduğu görülmektedir.
Bu durumda; 02/08/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle Genel Şartlar'ın "işletilme hali" tanımına eklenen "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." cümlesinin dava konusu değişiklikle yürürlükten kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Genel Şartlar'ın B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının 2. paragrafının ikinci ve üçüncü cümlesinin yürürlükten kaldırılması yönünden:
14/05/2015 tarihli ve 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın (Genel Şartlar) B.2. "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafında; "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dışı şirketler tarafından, Genel Şartlar'ın yukarıda aktarılan düzenlemesini de içeren muhtelif maddelerinin iptali istemiyle Danıştay Onbeşinci Dairesinin E:2015/6282 sayılı dosyasına kayden açılan davada, Tebliğ'in "B.2. Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının birinci cümlesinde yer alan "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir." düzenlemesi, anılan Dairece verilen 27/06/2018 tarihli ve K:2018/6094 sayılı kararla "Sigortalı aracın zarar verdiği araçta, hasarlı parçanın tamir edilmesi mümkün değil ise, hasarlı parça orjinal ise; öncelikle orjinal parçayla değişimi, hasar gören araç sahibinin onayı bulunması veya orjinal parçayla değişiminin mümkün olmaması halinde eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimi hakkaniyet gereği olup, değişim önceliğini eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parçaya veren düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı; aksi halde, hasar gören aracın model yılından itibaren üç yıl geçmiş olsa da, herhangi bir nedenle hasar tarihinden önce orjinali ile değiştirilmiş olan parçanın, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parçayla değiştirilmesi sonucunu doğuracağı..." gerekçesiyle iptal edilmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 16/03/2020 tarihli ve K:2020/746 sayılı kararla da bu düzenlemeye yönelik iptal hükmü onanarak kesinleşmiştir.
Öte yandan; 27/01/2017 tarihli ve 29961 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6770 sayılı Kanun ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesine "Hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak ilgili mevzuat çerçevesinde orijinale eşdeğerliği belgelendirilmiş parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar ilgili sigorta genel şartlarında belirlenir." hükmü eklenmiştir.
Anılan yargı kararı ve bahsi geçen yasal düzenleme sonrasında 20/03/2020 tarihli ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı Tebliğ'in 3. maddesinin 2. fıkrası ile Genel Şartlar'ın "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafı; "Hasar halinde, hasar gören parça, onarımı mümkün değilse veya eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirilir. Bu paragraf uygulaması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, anılan yargı kararı ve bahsi geçen yasal düzenleme öncesinde yürürlükte olan "Kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirilir. Ancak model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçta hasar gören parçanın orijinal olmadığı durumda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim yapılır." düzenlemesinin yürürlükten kaldırılmasının iptali istenilmekte ise de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un 93. maddesiyle yürütme organına verilen düzenleme yetkisinin idareye mevzuat değişikliği yapma hususunda üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olmamak üzere takdir yetkisi tanıdığı anlaşılmakla, davalı idarece Tebliğ'in B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının ikinci paragrafının yeniden düzenlenmesi sonucu dava konusu cümlelerin yürürlükten kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Tebliğ'in dava konusu diğer kısımları yönünden;
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile Tebliğ'in dava konusu diğer kısımlarının yeniden düzenlenmesi, yeni düzenlemelerin de dava konusu düzenlemeler ile bağlantısının kalmaması nedeniyle karar tarihinde hukuken var olmayan düzenlemeler hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle,
1-Dava konusu Tebliğ ile Genel Şartlar'a eklenen "Araç Değer Listesi" başlıklı Geçici 2. madde, Genel Şartlar'ın A.2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin parantez içi hükmünün son cümlesinde yer alan "Kazanın temassız olması sorumluluğa engel olmaz." ifadesi ile B.2. maddesinin 2.1. fıkrasının 2. paragrafının ikinci ve üçüncü cümlesinin yürürlükten kaldırılması yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Tebliğ'in dava konusu diğer kısımları yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığı, kısmen ret ile sonuçlanması nedeniyle ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin yarısı olan … TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından fazladan yatırılan … TL harcın istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yargılama giderinin diğer yarısı olan … TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!