Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5413 E. , 2024/1882 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5413
Karar No : 2024/1882
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurumu
(… Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN ÖZETİ : Dava; 20/03/2020 tarihli ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar başlıklı Tebliğ'in;
- 6. maddesi ile Genel Şartlar'ın "Ek:1 Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmına eklenen 3. maddede yer alan "3. Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2’sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz." düzenlemesinin;
- 7. maddesi ile değişik "Ek-2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısmında yer alan;
Vefat eden kişinin gelirinin belirlenmesine ilişkin esasları düzenleyen 5. maddesinin "a. Aktif dönemde" ibaresinden sonra gelmekte olan,
"i. Kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmî belgeli (SGK Hizmet Dökümü, Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi) gelir beyanı yok ya da gelir beyanı net asgari ücretten düşük ise net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır...iii. Vefat eden kişinin kira, hisse (temettü, kâr payı), faiz gibi gelirleri dikkate alınmaz...vi. Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin trafik kazalarına bağlı olarak vefat etmesi durumunda vergilendirilmiş geliri ispatlayan resmî bir belgenin sunulamaması halinde hesaplanacak tazminatta Türkiye Cumhuriyeti’nde geçerli net asgari ücret esas alınır." bentlerinin tamamının, (iv) bendinin ise, "İşyeri veya iş sahiplerinin ya da ortaklarının vefat etmesi durumunda, kendi işyerlerinde gerçekleştiremedikleri çalışmanın yerine getirilmesi için katlanacakları emsal maliyet, destekten yoksun kalma tazminatında kullanılacak gelir adına emsal ücret olarak kullanılır. Bu hal dışındaki durumlarda emsal ücret kullanılmaz." düzenlemesini içeren birinci ve ikinci cümlesinin;
Destek süresi ile aktif ve pasif dönem sürelerine ilişkin esasları düzenleyen 7. maddesinin (c) bendinde yer alan "Vefat edenin 18 yaşın altında olması durumunda aktif dönem başlangıcına kadar geçen dönem için yetiştirme gideri hesaplanır. Yetiştirme gideri, ailenin net geliri ile hesaplanır. Hesaplanan tutarın %10’u yetiştirme gideri olarak esas alınır ve hayatta olan ebeveynler için eşit şekilde bölünür." düzenlemesinin ikinci ve üçüncü cümlesinin;
Hesap yönteminde uygulanacak esasları düzenleyen 9. maddesinin (a) bendinde yer alan "İşlemiş dönem hesabı, gelir beyanı yok ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (i) bendi gereğince ilgili dönemlerin asgari ücretleri üzerinden, gelir beyanı var ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (ii) bendi gereğince hesaplanan ilgili dönemlerin gelirleri üzerinden iskontoya tabi tutulmadan ve hesap tarihine güncellenmeden hesaplanır." düzenlemesi ile (b) fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "İşleyecek dönem hesabı gelir beyanı yok ise hesap tarihindeki net asgari ücret üzerinden, gelir beyanı var ise bu ekin 5. maddesinin (a) fıkrasının (ii) bendi gereğince belirlenen hesap tarihindeki güncel net gelir üzerinden..." ifadesinin;
12. maddesinde yer alan "İbraname olsun ya da olmasın sigorta şirketi tarafından önceden ödeme yapılmış bir tazminatta uyuşmazlık olması durumunda tazminat ödeme tarihi hesap tarihi kabul edilerek (ödeme tarihindeki ücretler ve ödemeye esas kriterler dikkate alınarak) tazminat hesabı yapılır ve hesaplanan tazminat ile yapılan ödeme tutarı karşılaştırılır. Hak sahibi lehine fark çıkması durumunda bu fark ödenir." düzenlemesinin;
- 8. maddesi ile değişik "Ek-3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısmının;
3. maddesinde yer alan "Hesaplamalarda TRH 2010 hayat tablosu kullanılır. Tablonun belirli periyotlarda güncellenmesi halinde kaza tarihi itibarıyla güncel versiyon kullanılır." kuralı ile 4. maddesinde yer alan "Hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınır. Teknik faiz, gerekli görülen hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından güncellenir." düzenlemesinin,
Sürekli sakat kalan kişinin gelirinin belirlenmesine ilişkin esasları düzenleyen 5. maddesinin "a. Aktif dönemde" ibaresinden sonra gelmekte olan, "i. Kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmî belgeli (SGK Hizmet Dökümü, Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi) gelir beyanı yok ya da gelir beyanı net asgari ücretten düşük ise kaza tarihindeki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır. ii. Kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmî belgeli gelir beyanı var ise beyan edilen net gelir üzerinden hesaplama yapılır. Beyan edilen net gelir ilgili dönemin net asgari ücretinden fazla ise işlemiş ve işleyecek dönem hesaplamalarında kullanılmak üzere “Net Gelir/Net Asgari Ücret” oranı tespit edilir. iii. Sürekli sakat kalan kişinin kira, hisse (temettü, kâr payı), faiz gibi gelirleri dikkate alınmaz. vi. Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin trafik kazalarına bağlı olarak sürekli sakat kalması durumunda vergilendirilmiş geliri ispatlayan resmî bir belgenin sunulamaması halinde hesaplanacak tazminatta Türkiye Cumhuriyeti’nde geçerli net asgari ücret esas alınır." bentlerinin tamamının, (iv) bendinin ise, "İşyeri veya iş sahiplerinin ya da ortaklarının sürekli sakat kalması durumunda kendi işletmelerinde gerçekleştiremedikleri çalışmanın yerine getirilmesi için katlanacakları emsal maliyet, sürekli sakatlık tazminatında kullanılacak gelir adına emsal ücret olarak kullanılır. Bu hal dışındaki durumlarda emsal ücret kullanılmaz." şeklindeki birinci ve ikinci cümlesinin;
Aktif ve pasif dönem sürelerinin belirlenmesine ilişkin esasları içeren 7. maddesinin "a. Sürekli sakat kalan kişinin aktif yaşamı 18 yaşında başlar ve 1/1/1990 tarihi öncesi doğumlular için 60 yaşında, 1/1/1990 tarihi ve sonrası doğumlular için 65 yaşında biter. 18 ile 60/65 yaş arası dönemde aktif dönem hesabı, 18 yaş öncesi ve 60/65 yaş sonrasında pasif dönem hesabı yapılır. Sürekli sakat kalan kişi kaza tarihi itibarıyla pasif dönemde çalışmaya devam ediyorsa iki yıl daha aktif dönem hesabı yapılır, iki yıl sonrasında pasif dönem hesabına geçilir. Özel kanunlarla çalışma süreleri ayrıca belirlenen mesleklere ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesinde yer alan üçüncü cümlenin,
Hesap yönteminde uygulanacak esasları düzenleyen 8. maddesinin "a. İşlemiş dönem hesabı, gelir beyanı yok ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (i) bendi gereğince ilgili dönemlerin net asgari ücretleri üzerinden, gelir beyanı var ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (ii) bendi gereğince hesaplanan ilgili dönemlerin gelirleri üzerinden iskontoya tabi tutulmadan ve hesap tarihine güncellenmeden hesaplanır. (b) İşleyecek dönem hesabı, gelir beyanı yok ise hesap tarihindeki net asgari ücret üzerinden, gelir beyanı var ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (ii) bendi gereğince belirlenen hesap tarihindeki güncel net gelir üzerinden “Dönem Başı Ödemeli Dönemsel Hayat Anüitesi” (äx:n) ile hesaplanır. x sürekli sakat kalanın hesap tarihindeki yaşını, n ise sürekli sakat kalan kişinin hesap tarihindeki beklenen yaşam süresini temsil eder." düzenlemesi ile (c) fıkrasının (i) bendinde yer alan "kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmi belgeli gelir beyanı var ise beyan edilen net" ifadesinin ve (ii) bendinde yer alan "Kaza tarihi itibarıyla çalışmadığı biliniyorsa pasif dönem hesabı yapılır." düzenlemesinin,
9. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "Sürekli sakatlık oranı, 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu dikkate alınarak belirlenir." düzenlemesinin,
12. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "İbraname olsun ya da olmasın sigorta şirketi tarafından önceden ödeme yapılmış bir tazminatta uyuşmazlık olması durumunda tazminat ödeme tarihi hesap tarihi olarak kabul edilerek (ödeme tarihindeki ücretler ve ödemeye esas kriterler dikkate alınarak) tazminat hesabı yapılır..." şeklindeki ifadenin;
- 9. maddesi ile değişik "Ek-6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler" başlıklı kısmının "Bedeni Zararlar" başlıklı 2. fıkrasının (A) bendinde yer alan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan" ifadesinin iptali istemiyle açılmıştır.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu düzenlemelerin, Karayolları Trafik Kanunu'nda yer alan tazminatın daraltılması ve azaltılmasının üçüncü kişilere yönelik olarak gerçekleştirilemeyeceği ilkesine aykırı olduğu, Borçlar Kanunu kapsamında sürücü/araç malikinin haksız fiilden kaynaklı zararı tam tazmin sorumluluğunun sigortacı yönünden farklı hesaplama yöntemleri ve içerikler belirlenerek sınırlandırıldığı, destekten yoksun kalma hesabında ve sürekli sakatlık tazminatında bireyin özellikleri esas alınarak sorumluluğun tam karşılanması saikinden uzaklaşıldığı, PMF yaşam tablosu ile TRH yaşam tablosu arasında üçüncü şahıslar aleyhine açık farklılıkların oluştuğu, dava konusu düzenlemelerin üst hukuk normlarına, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kamusal amacına, sorumluluk ilke ve prensiplerine, Yargıtay içtihatlarına, sorumluluk hukukundaki gerçek zarar ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
Usule yönelik olarak, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, davacının işbu davayı açmakta somut ve güncel bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; esasa yönelik olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun verdiği açık yetkiye istinaden yürürlüğe konulan Genel Şartlar ile zorunlu mali sorumluluk sigortasında hak sahipliğinin standardize edilmesinin amaçlandığı, dava konusu Genel Şartlar'da Kanun'la tesis edilen "aynı şekilde uygulanma zorunluluğu" yerine getirilerek zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında yapılacak ödemeler hakkında genel kuralların belirlendiği, Genel Şartlar'ın sigortacılıkla ilgili düzenleme içeren mevzuatta yer alan hesaplama ilkeleri, mahsup edilecek ve edilmeyecek hususlara ilişkin özel hükümler ve benzeri düzenlemelerin uygulanmasını ortadan kaldırmaksızın kanunlarda açıkça düzenlenmeyen hususlarda uygulama birliğinin sağlanmasını amaçladığı; Genel Şartlar'ın Ek 2 ve Ek 3 kısmında yer alan düzenlemelerle yüksek mahkeme kararlarıyla kabul edilen ve uygulaması yerleşmiş aktüeryal hesaplama esaslarının yazılı hale getirildiği ve bu şekilde sigorta şirketlerince tazminat hesaplamalarının gerektiği şekilde yapılmasının, hak sahipleri arasında ortaya çıkan farklı hesaplamalardan kaynaklanan adaletsizliğin ortadan kaldırılmasının ve benzer durumdakiler arasında adalete aykırı uygulamalara engel olunmasının amaçlandığı, dava konusu TRH 2010 mortalite tablosu ile %1,8 teknik faiz uygulamasının Genel Şartlar'ın ilk halinde de bulunduğu gibi gerek mahkemeler gerekse sigorta tahkim komisyonu nezdinde görülen tüm uyuşmalıklarda da uygulandığı, TRH 2010 tablosunun hem Ülkemizin demografik yapısını doğrudan yansıttığı hem de dava dilekçesinde uygulanması gerektiği savunulan PMF tablosu ile kıyaslandığında muhtemel yaşam süresini daha uzun belirlemesi nedeniyle sigortalının lehine olduğu, teknik faiz şartının ise gerçek zararın tazmini ilkesine uygun bir düzenleme olduğu, ücret tespiti hakkındaki düzenlemelerin gerçek zararın tespitini amaçladığı gibi hukuki ve meşru verilerin dayanak alınması gerekliliğine de uygun olduğu, dava dilekçesinde yer alan brüt asgari ücret üzerinden tam ödeme yapılması gerektiğine dair iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu; maluliyet oranı tespitinde esas alınacak Yönetmelik hakkındaki düzenlemenin ise, 2020 yılında yapılan değişiklikle getirilen bir uygulama olmayıp 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik"in 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" ile yürürlükten kaldırılması üzerine yürürlükten kalkan yönetmelik yerine yenisinin zikredilmesinden ibaret olduğu ve yeni hüküm getirmediği, dava konusu düzenlemelerin üst hukuk normlarına ve bu normlar ile belirlenen ilkelere uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Dava, 20/03/2020 tarih ve 31074 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı Tebliğ'in; 6. maddesi ile Genel Şartlar'ın "Ek:1 Değer Kaybı Hesaplaması" başlıklı kısmına eklenen "3. Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2’sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz." düzenlemesinin, 7. maddesi ile değişik "Ek-2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısmında yer alan; Vefat eden kişinin gelirinin belirlenmesine ilişkin esasları düzenleyen 5. maddesinin "a. Aktif dönemde" ibaresinden sonra gelmekte olan, "i. Kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmî belgeli (SGK Hizmet Dökümü, Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi) gelir beyanı yok ya da gelir beyanı net asgari ücretten düşük ise net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır."; "iii. Vefat eden kişinin kira, hisse (temettü, kâr payı), faiz gibi gelirleri dikkate alınmaz."; "iv. İşyeri veya iş sahiplerinin ya da ortaklarının vefat etmesi durumunda, kendi işyerlerinde gerçekleştiremedikleri çalışmanın yerine getirilmesi için katlanacakları emsal maliyet, destekten yoksun kalma tazminatında kullanılacak gelir adına emsal ücret olarak kullanılır. Bu hal dışındaki durumlarda emsal ücret kullanılmaz..."; "vi. Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin trafik kazalarına bağlı olarak vefat etmesi durumunda vergilendirilmiş geliri ispatlayan resmî bir belgenin sunulamaması halinde hesaplanacak tazminatta Türkiye Cumhuriyeti’nde geçerli net asgari ücret esas alınır." düzenlemelerinin, 7. maddesinin (c) bendinde yer alan "Vefat edenin 18 yaşın altında olması durumunda aktif dönem başlangıcına kadar geçen dönem için yetiştirme gideri hesaplanır. Yetiştirme gideri, ailenin net geliri ile hesaplanır. Hesaplanan tutarın %10’u yetiştirme gideri olarak esas alınır ve hayatta olan ebeveynler için eşit şekilde bölünür." düzenlemesinin ikinci ve üçüncü cümlesinin, 9. maddesinin (a) fıkrasında yer alan "İşlemiş dönem hesabı, gelir beyanı yok ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (i) bendi gereğince ilgili dönemlerin asgari ücretleri üzerinden, gelir beyanı var ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (ii) bendi gereğince hesaplanan ilgili dönemlerin gelirleri üzerinden iskontoya tabi tutulmadan ve hesap tarihine güncellenmeden hesaplanır." düzenlemesi ile (b) fıkrasının ilk cümlesinde yer alan "İşleyecek dönem hesabı gelir beyanı yok ise hesap tarihindeki net asgari ücret üzerinden, gelir beyanı var ise bu ekin 5. maddesinin (a) fıkrasının (ii) bendi gereğince belirlenen hesap tarihindeki güncel net gelir üzerinden..." ifadesinin, 12. maddesinde yer alan "İbraname olsun ya da olmasın sigorta şirketi tarafından önceden ödeme yapılmış bir tazminatta uyuşmazlık olması durumunda tazminat ödeme tarihi hesap tarihi kabul edilerek (ödeme tarihindeki ücretler ve ödemeye esas kriterler dikkate alınarak) tazminat hesabı yapılır ve hesaplanan tazminat ile yapılan ödeme tutarı karşılaştırılır. Hak sahibi lehine fark çıkması durumunda bu fark ödenir." düzenlemesinin; 8. maddesi ile değişik "Ek-3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" başlıklı kısmının; 3. maddesinde yer alan "Hesaplamalarda TRH 2010 hayat tablosu kullanılır. Tablonun belirli periyotlarda güncellenmesi halinde kaza tarihi itibarıyla güncel versiyon kullanılır." kuralı ile 4. maddesinde yer alan "Hesaplamalarda iskonto oranı (teknik faiz), %1,8 olarak dikkate alınır. Teknik faiz, gerekli görülen hallerde Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından güncellenir." düzenlemesinin, 5. maddesinin "a. Aktif dönemde" ibaresinden sonra gelmekte olan, "i. Kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmî belgeli (SGK Hizmet Dökümü, Bordro, Gelir Vergi Beyannamesi) gelir beyanı yok ya da gelir beyanı net asgari ücretten düşük ise kaza tarihindeki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılır."; "ii. Kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmî belgeli gelir beyanı var ise beyan edilen net gelir üzerinden hesaplama yapılır. Beyan edilen net gelir ilgili dönemin net asgari ücretinden fazla ise işlemiş ve işleyecek dönem hesaplamalarında kullanılmak üzere “Net Gelir/Net Asgari Ücret” oranı tespit edilir."; "iii. Sürekli sakat kalan kişinin kira, hisse (temettü, kâr payı), faiz gibi gelirleri dikkate alınmaz."; "iv. İşyeri veya iş sahiplerinin ya da ortaklarının sürekli sakat kalması durumunda kendi işletmelerinde gerçekleştiremedikleri çalışmanın yerine getirilmesi için katlanacakları emsal maliyet, sürekli sakatlık tazminatında kullanılacak gelir adına emsal ücret olarak kullanılır. Bu hal dışındaki durumlarda emsal ücret kullanılmaz..."; "vi. Türkiye’de yerleşik olmayan kişilerin trafik kazalarına bağlı olarak sürekli sakat kalması durumunda vergilendirilmiş geliri ispatlayan resmî bir belgenin sunulamaması halinde hesaplanacak tazminatta Türkiye Cumhuriyeti’nde geçerli net asgari ücret esas alınır." düzenlemelerinin, 7. maddesinin "a. Sürekli sakat kalan kişinin aktif yaşamı 18 yaşında başlar ve 1/1/1990 tarihi öncesi doğumlular için 60 yaşında, 1/1/1990 tarihi ve sonrası doğumlular için 65 yaşında biter. 18 ile 60/65 yaş arası dönemde aktif dönem hesabı, 18 yaş öncesi ve 60/65 yaş sonrasında pasif dönem hesabı yapılır. Sürekli sakat kalan kişi kaza tarihi itibarıyla pasif dönemde çalışmaya devam ediyorsa iki yıl daha aktif dönem hesabı yapılır, iki yıl sonrasında pasif dönem hesabına geçilir. Özel kanunlarla çalışma süreleri ayrıca belirlenen mesleklere ilişkin hükümler saklıdır." düzenlemesinde yer alan üçüncü cümlenin, 8. maddesinin "a. İşlemiş dönem hesabı, gelir beyanı yok ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (i) bendi gereğince ilgili dönemlerin net asgari ücretleri üzerinden, gelir beyanı var ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (ii) bendi gereğince hesaplanan ilgili dönemlerin gelirleri üzerinden iskontoya tabi tutulmadan ve hesap tarihine güncellenmeden hesaplanır. (b) İşleyecek dönem hesabı, gelir beyanı yok ise hesap tarihindeki net asgari ücret üzerinden, gelir beyanı var ise bu ekin 5 inci maddesinin (a) fıkrasının (ii) bendi gereğince belirlenen hesap tarihindeki güncel net gelir üzerinden “Dönem Başı Ödemeli Dönemsel Hayat Anüitesi” (äx:n) ile hesaplanır. x sürekli sakat kalanın hesap tarihindeki yaşını, n ise sürekli sakat kalan kişinin hesap tarihindeki beklenen yaşam süresini temsil eder." düzenlemesi ile (c) fıkrasının (i) bendinde yer alan "kaza tarihi itibarıyla vergilendirilmiş bir resmi belgeli gelir beyanı var ise beyan edilen net" ifadesinin ve (ii) bendinde yer alan "Kaza tarihi itibarıyla çalışmadığı biliniyorsa pasif dönem hesabı yapılır." düzenlemesinin, 9. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "Sürekli sakatlık oranı, 20/2/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu dikkate alınarak belirlenir." düzenlemesinin; 12. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "İbraname olsun ya da olmasın sigorta şirketi tarafından önceden ödeme yapılmış bir tazminatta uyuşmazlık olması durumunda tazminat ödeme tarihi hesap tarihi olarak kabul edilerek (ödeme tarihindeki ücretler ve ödemeye esas kriterler dikkate alınarak) tazminat hesabı yapılır..." düzenlemesinin; 9. maddesi ile değişik "Ek-6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler" başlıklı kısmının "Bedeni Zararlar" başlıklı 2. maddesinin (A) fıkrasında yer alan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dava konusu "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar" başlıklı Tebliğ'in "Ek:1 Değer Kaybı Hesaplaması", "Ek:2 Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması" ve "Ek:3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması" kısımlarına dayanak oluşturan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 90. maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve E:2019/40, K:2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı Kanun'un 14/04/2016 tarih ve 6704 sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değişik 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresi ile ikinci cümlesinde yer alan "ve genel şartlarda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
İptal kararı üzerine yeniden düzenlenen 2918 sayılı Kanun'un 09/06/2021 tarih ve 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle değişik 90. maddesinde; değer kaybı tazminatının, destekten yoksun kalma tazminatının ve sürekli sakatlık tazminatının hesaplanmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiş, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirleneceği öngörülmüştür.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, ''Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar''ın 15. maddesi ile aynı Genel Şartların Ek-1, Ek-2 ve Ek-3’ü değiştirilmiş ve Ek 1: Değer Kaybı Tazminatı Hesaplaması, Ek 2: Sakatlık Tazminatı Hesaplaması, Ek 3: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplaması başlığı altında yeniden düzenlenmiştir.
Yine 04/12/2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Şartname'de değişiklik yapılmasına dair aynı Genel Şartların 16. maddesi ile de 2. maddesinin “A) Sürekli Sakatlık” bölüm başlığı “A) Sakatlık” olarak değiştirilmiş ve aynı bölümde yer alan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda hazırlanan sağlık kurulu raporu” ibaresi “Kurul Raporu (artan sakatlık oranına bağlı tazminat taleplerinde ilk ödemeye esas alınan Yönetmeliğe göre düzenlenen rapor)” olarak değiştirilmiştir.
Buna göre aktarılan bu değişiklikler sonucu karar tarihinde hukuken var olmayan düzenlemeler hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/03/2024 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. …'in duruşmaya geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 04/12/2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ile Tebliğ'in dava konusu kısımlarının yeniden düzenlenmesi, yeni düzenlemelerin de dava konusu düzenlemeler ile bağlantısının kalmaması nedeniyle karar tarihinde hukuken var olmayan düzenlemeler hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
27/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!