WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/4350 E.  ,  2023/6652 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4350
Karar No : 2023/6652

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yalova ili, Çiftlikköy ilçesi, …köyünde bulunan ...parsel sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazda kadastro yapılarak tapuda kullanıcı olarak isminin yazılması istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine dair Yalova Kadastro Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin 2/B sınırları içerisinde kaldığı, eylemli orman olmadığı, ancak orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, bu yerde davacının 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcı olduğu yönünde hukuken geçerli ve itibar edilen bir bilgi ve belge olmadığı, halihazır hukuki durumda kullanım kadastrosu yapılması konusunda idarenin zorlanması da mümkün olamayacağı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığı ve 2/B alanında kaldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı … Genel Müdürlüğü tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı … Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmazda tarım yapıldığından ve bu yerin 40-50 seneden fazla bir süredir kullanıldığından bahisle Hazine adına kayıtlı söz konusu yerde kadastro yapılarak tapuda kullanıcı olarak isminin yazılması istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun, anılan yerde 2/B kadastrosu kapsamında kullanım kadastrosunun yapılamayacağının Yalova Orman İşletme Müdürlüğünce yapılan inceleme raporundan anlaşılması nedeniyle konu hakkında herhangi bir işlem yapılamayacağına dair tesis edilen Yalova Kadastro Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dilekçeler üzerine yapılacak ilk inceleme esaslarını düzenleyen 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; dava dilekçelerinin görev ve yetki yönünden inceleneceği belirtilmiş, aynı Kanunun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedileceği hükme bağlanmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 7. maddesinde, ''Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmî şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır. Ancak, henüz orman kadastrosuna başlanılmamış yerlerde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre belirlenen orman sınırı, orman kadastro komisyonunca belirlenen orman sınırı niteliğini kazanır.'' hükmüne; 11. maddesinde ise, ''Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 24. maddesinde "Genel mahkemelere ait olup da bu Kanunun uygulanması ile ilgili dava ve işlere belirlenen usul ve esaslara göre bakmak üzere her kadastro bölgesinde tek hakimli ve Asliye Mahkemesi sıfatını haiz yeter sayıda kadastro mahkemesi kurulur. Bu mahkeme hakimleri 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu hükümlerine tabidir." düzenlemesine; "Genel olarak görev" başlıklı 25. maddesinde ise; "Kadastro mahkemesi; taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastroya veya kadastro ile ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine veraset belgesi de verebilir...'' düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden, taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı ayni haklara, tapuya tescil veya şerh edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu siciline ilişkin davaların kadastro mahkemelerince karara bağlanacağının düzenlendiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmaz için kullanım kadastrosu yapılarak davacının kullanıcı olarak belirlenmesi istemiyle başvuru yapıldığı anlaşıldığından, tapu sicilinin beyanlar hanesinde değişiklik gerektiren bu istemin reddine dair işleme ilişkin olarak açılan işbu davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak, 30/11/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :
(X)-Uyuşmazlığın, orman sayılan taşınmazın daha sonra idare tarafından 2/B alanında kaldığının tespit edilmesi üzerine, taşınmazın fiilen kullanıcısı olan davacının bu taşınmazın kullanıcı tespitinin yapılması isteminin reddine ilişkin işlemden doğduğu anlaşılmaktadır.
Davacının idareyi harekete geçirmek amacıyla yaptığı bu başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlem idari işlem niteliğini taşımakta ve bu işleme karşı açılan davanın da idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Bu nedenle; uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı yerince yapılması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından, temyiz isteminin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulması yolunda verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.