Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/4324 E. , 2023/6611 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4324
Karar No : 2023/6611
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …. Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Beton İnş. Mad. Yapı Malz. San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli İli sınırları dâhilinde S:… sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsatı ile faaliyette bulunan davacı şirkete, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinde yer alan yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle 310.528,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararda; ÇED izni için gerekli başvuruyu yaptığı halde, sürecin sonlandırılmasında ve alınması öncelikle zorunlu olan ÇED iznine bağlı olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen gerekli diğer izinlerin de alınarak davalı idareye verilememesinde davacının herhangi bir kusuru olmadığı anlaşıldığından, anılan Kanun'un 24. maddesinde yer alan yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle davacı şirkete 310.528,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Kocaeli ili, Merkez ilçesi dahilinde ve davacı Şirket uhdesinde bulunan S:80488 sayılı II(a) grubu işletme ruhsatı 05/10/2011 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, davacı şirket tarafından, 7. madde izinlerinin yasal süresi içerisinde davalı idareye tevdi edilmediği, davacının 7. madde izinlerinin alınamamasında davacıya atfı kabil kusur bulunmadığı yönündeki iddiasının hiçbir dayanağı ve kabul edilebilirliğinin olmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırı yön bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Kocaeli ili, Merkez ilçesi dahilinde ve davacı Şirket uhdesinde bulunan S:… sayılı II(a) grubu işletme ruhsatı 05/10/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği, dava konusu para cezasına dayanak teşkil eden alınması zorunlu izinlerden çevresel etki değerlendirme (ÇED) kararının verilmesi için 12/09/2011 tarihinde ÇED başvuru dosyası ile ilgili idareye başvurularak sürecin başlatıldığı, ilgili kurumlardan alınan olumlu görüşler doğrultusunda süreç devam ederken Kocaeli Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısında belirtilen, Kocaeli sınırları içerisinde yürütülen madencilik faaliyetlerinin belirli bir bölgede, düzen içinde ve çevreye en az zarar verecek şekilde yürütülmesinin sağlanması amacıyla Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün de katılımıyla Kocaeli Valiliği'nce bir çalışma yapıldığı, bu çalışma sonuçlanıncaya kadar il sınırları içerisinde hiçbir madencilik faaliyetine izin verilmediği, bu nedenle davacı şirketin maden işletme projesinin uygun görülmediği yönündeki görüş üzerine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısına göre, davacı şirkete S:80488 sayılı ruhsatla tahsis edilen maden sahasına ilişkin çevresel etki değerlendirme (ÇED) sürecinin sonlandırıldığı, davalı idarenin 10/05/2019 tarihli dava konusu işlemiyle de 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24. maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden bahisle davacı şirkete 310.528,00-TL idari para cezası verildiği, bunun üzerine de davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "İşletme ruhsatı ve madenin işletilmesi" başlıklı 24. maddesinin 11. fıkrasında, "7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz." düzenlemesine; "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasının ilk cümlesinde dava konusu işlem tarihiyle yürürlükte olan halinde, "... bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır." düzenlemesine; 3. fıkrasında; "Bakanlık, mülki idare amirlikleri ve il özel idareleri tarafından bu Kanuna göre verilen idari para cezaları hakkında 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet hakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir." hükmüne yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3213 sayılı Maden Kanununun 24. maddesinin 11. fıkrası düzenlemesi gereğince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7. maddeye göre alınması gerekli izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesi gerekmekte olup, süresi içinde yükümlülükleri yerine getirmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verileceği hükme bağlanmış, aynı Kanunun 13. maddesinin 2. fıkrasında, idari para cezalarının her yıl yeniden değerleme oranı nispetinde artırılacağı düzenlenmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, 18/02/2015 - 18/02/2016 dönemi için 77.632,00-TL, 18/02/2016 - 18/02/2017 dönemi için 77.632,00-TL, 18/02/2017 - 18/02/2018 dönemi için 77.632,00-TL ve 18/02/2018 - 18/02/2019 dönemi için 77.632,00-TL idari para cezası verilmiş olup, Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde yer verilen kabahatin, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılacağı ve neticenin oluştuğu zamanın, bu bakımdan dikkate alınmayacağı düzenlemesi gereğince, davacıya işlenen fiilin gerçekleştiği tarih olan 2016, 2017 ve 2018 yılının karşılığı olan idari para cezası verilmesi gerekirken, tüm dönemler için 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Kanunun 24. maddesinin 11. fıkrası kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Temyizen incelenen karar neticesi itibariyle usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 30/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!