Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3631 E. , 2023/4244 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3631
Karar No : 2023/4244
DAVACI : …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. …
3- … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
4- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
Trafik denetimi sırasında alkolmetre ile yapılan ölçüme göre 0,70 promil alkollü olduğu tespit edilen davacının,
1- Aday sürücü belgesinin iptal edilmesine ilişkin 14.03.2020 günlü Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü işlemi ile;
2- İşlemin dayanağı olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..." ifadesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Olay günü alkol almadığı, yeniden alkolmetreye üflemek istediğini söylediği, bunun mümkün olmadığının söylenmesi üzerine kendi imkanlarıyla test yaptırdığı ve test sonucunun da “<10 mg/dl (0,1 promil)" olarak çıktığı, doktor tarafından bu sonucun etanol testinin negatif olduğu ve hiç alkol almamış kişilerde 0-10 mg/dl aralığında olduğuna işaret ettiğinin belirtildiği, yine kendisi tarafından Adli Tıp Uzmanı tarafından alınan raporda denetim sırasında alkol almadığı kanaatine varılmış olduğu, Karayolları Trafik Kanununda aday sürücülerin 0,50 promil ve altında alkollü olarak hususi araç kullanmalarının yasak olduğuna dair herhangi bir hüküm ya da yaptırım bulunmadığı, Kanuna aykırı Yönetmelik çıkarılamayacağı, Yönetmeliğin dava konusu maddesinin de kendi içinde çelişki barındırdığı, doğrudan sürücü belgesi iptalinin orantısız olduğu, uygulanan yaptırıma ilişkin olarak herhangi bir yaptırım tutanağı düzenlenmediği, böyle bir tutanağın tebliğ de edilmediği, denetim sırasında yapılan ölçümün hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI :
DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemlerin kendi yetkisi dahilinde olmadığı, hasım konumundan çıkarılmaları; usule ilişkin itirazlar yerinde görülmezse haksız davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Aday sürücülerin 0,21-0,50 promil alkol kullandıklarının tespiti halinde sürücü belgesinin daimi olarak iptal edildiği, ancak trafik para cezası uygulanmadığı, idari para cezası uygulanmayan aday sürücülerin sürücü kursuna müracaatta psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin arandığı ancak geri alma süresi şartının aranmadığı; 2918 sayılı Kanunun EK 17. maddesinde aday sürücülerin sürücü belgelerinin iptal edilme şartlarının yönetmelikle düzenleneceğinin kural altına alındığı, Yönetmelikte de bu konuda düzenleme yapıldığı, davacının Sulh Ceza Hakimliğine yaptığı itirazda da Mahkemece Yönetmeliğe göre sürücü belgesinin iptaline karar verilebileceğinin belirtildiği, ayrıca solunum havasından yararlanılarak kan-alkol düzeyinin belirlenmesi yönteminin güvenilirliği konusunda alınmış bilimsel mütalaa bulunduğu savunulmaktadır.
DAVALI ÇEVRE, … BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Taraflarınca tesis edilen bir işlem bulunmadığından hasım konumundan çıkarılmaları, bu talepleri yerinde görülmediği takdirde davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DAVALI … VALİLİĞİ'NİN SAVUNMASI: Davacı tarafından tutanakların ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı, durumun kabul edildiği, mevzuata uygun işlem tesis edildiği, zamana ve biyolojik yapıya bağlı olarak vücuttaki alkol oranının azalması olağan olduğundan yapılan ilk alkol ölçümüne göre tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Trafik denetimi sırasında alkolmetre ile yapılan ölçüme göre 0,70 promil alkollü olduğu tespit edilen davacının, aday sürücü belgesinin iptal edilmesine ilişkin 14.03.2020 günlü Ankara Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü işlemi ile işlemin dayanağı olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı 48. maddesinin 1. fıkrasında; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu, 2. fıkrasında; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılacağı hüküm altına alınmış, 3. fıkrasında; kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde teknik cihazla ölçümü kabul etmemesi veya ölçüme itiraz etmesi halinde uygulanacak usule yer verilmiş; "Aday Sürücülük" başlıklı Ek 17. maddesinde; ilk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler. Aday sürücülüğünün süresi; aday sürücülerin sürücü belgesinin iptal edilme ve yeniden sürücü belgesi alma şartları ile diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Aday sürücülerle ilgili olarak yönetmelikle belirlenen iptal edilme şartlarının oluşması halinde, bu Kanunun 6 ıncı maddesinde sayılan görevliler tarafından sürücü belgeleri iptal edilir, hükmü yer almıştır.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan ibare yönünden;
Yönetmeliğin Ek 3. maddesinde Aday Sürücülüğe ilişkin esaslar belirlenmiş olup, kuralda; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sürücü belgesi alanlar ile herhangi bir sebeple sürücü belgesi iptale dilmiş olup da yeniden sürücü belgesi alanlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilir. Aday sürücülük süresi içerisinde 2918 sayılı Kanunun;
a) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üç kez ihlal edilmesi,
b) 48 nci veya 118 nci maddelerine istinaden sürücü belgelerinin geri alınması,
c) 51 nci maddesinin üç kez ihlal edilmesi
ç) 53 ncü maddesinin ikinci fıkrasının üç kez ihlal edilmesi
d) 74 ncü maddesinin üc kez ihlal edilmesi
e) Koruyucu tertibatın kullanılması ile ilgili 78 nci maddesinin üç kez ihlal edilmesi hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi veya toplam 75 ceza puanının aşılması durumunda sürücü belgesi trafik görevlilerince iptal edilir.
Belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için, sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücü sertifikası alması gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirmeye psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı ve varsa iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması zorunludur", düzenlemesi yer almıştır.
Davaya konu Yönetmelik kuralının dayanağı olan Yasa hükmünde, aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin koşulların Yönetmelik ile düzenleneceğinin hükme bağlandığı ve ayrıntının idarece düzenlenmesine karar verildiği görülmekle, Yönetmelik kuralının Yasa hükmüne aykırılık teşkil etmediği açıktır.
Davacının sürücü belgesinin iptaline ilişkin 14.03.2020 günlü işlem yönünden
2918 sayılı Kanun'un 48. maddesinde; rutin trafik denetiminde yapılacak alkol ölçümü yeterli kabul edilmiş, kontrolü yapan trafik ekiplerine sürücünün ölçüm sonucunu kabul etmemesi halinde başkaca bir işlem yapma görevi ve ölçüm yapılan sürücü için itiraz usulüne yer verilmemiş, ancak ölümlü/ yaralanmalı veya maddi hasarlı trafik kazası halinde ise sürücülerin alkol ölçümünü kabul etmemesi halinde izlenecek yol gösterilmiştir.
Anılan maddede bu şekilde bir ayrım yapılmış ise de, rutin trafik denetiminde yapılan ölçüm sonucunda kişinin bir sağlık kuruluşuna başvurmasını, tekrar ölçüm yapılmasını engeller nitelikte bir hükme yer verilmemiştir.
Nitekim, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde de görevlilerce tekrar ölçüm yapılmayacağı belirtilmiş, ancak yine kişinin kendi imkanlarıyla sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyen bir düzenleme yapılmamıştır
Bu itibarla; davacının, alkol ölçümünün doğru olmadığı yönündeki iddiasını ispatlama imkanının ortadan kaldırılmaması gerekmekte olup; aksi yaklaşım; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında savunma hakkının ve Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin hukuka aykırı bir biçimde sınırlanması anlamını taşıyacaktır.
Bu değerlendirmeler karşısında; davacının, kanındaki alkol oranının tespiti bakımından kendi imkanlarıyla yaptırdığı kan testinin değerlendirmesi gerekmektedir.
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nca ortalama olarak kandaki alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0,5 promil) azaldığının kabul edildiği belirtilmiştir.
Kaldı ki; farklı saatlerde yapılan iki ölçümün bulunması halinde; ikinci ölçüme her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranının belirleneceği 17/04/2015 tarihli değişiklikle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde de ye almıştır.
Davacının kanındaki alkol oranının tespiti için yapılan iki ölçüm arasında 100 dakika zaman farkı vardır. Bu zaman farkında davacının kanındaki alkol miktarının ortalama 0,25 promil azaldığını kabul etmek zorunludur.
Bu promil farkının hastanede yapılan ölçüm sonucuna eklenmesi halinde davacının kanındaki alkol düzeyinin ilk ölçüm anında 0,35 promil olduğu; buna göre ise olay günü ilk ölçüm anında, davacının kanındaki alkol miktarının 0,20 promilden çok olduğu düşünülebilir ise de, bu durum denetim sırasında yapılan ölçümün de hatalı olduğunu gösterir.
Davacı hakkında tanzim olunan kan sonuç raporu altına hekimce etanol testinin negatif olduğunun ve hiç alkol almamış kişilerde bile 0-10 mg/dL aralığında olması bekleneceği şerh edildiğinden ve davacı tarafından da bu yönde bir adli tıp uzmanı raporu sunulduğundan davacının yasal mevzuatta aranılan sınırın üstünde alkol aldığından bahsedilemeyeceği açıktır.
Açıklanan nedenlerle, davanın yönetmeliğe karşı açılan kısmı yönünden davanın reddi, bireysel işlem yönünden ise dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Aday sürücü belgesi bulunan davacının, 14.03.2020 tarihinde saat 01:13'te yapılan alkol denetiminde 0,70 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesi uyarınca aday sürücü belgesi iptal edilmiştir.
Bunun üzerine aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin işlem ile dayanak düzenleyici işlem olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..." ifadesinin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın husumete ilişkin usuli itirazları yerinde görülmemiştir.
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiş; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde; herkesin, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, 125. maddesinde ise idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kurala bağlanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinde; bir suç ile itham edilen herkesin, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılacağı belirtilmiş ve savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olmak bir suç ile itham edilenlerin sahip olduğu asgari haklar arasında sayılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı 48. maddesinde; "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır. Kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır. Bu işlem bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 75 inci maddesi hükümleri, beşinci fıkrası hariç olmak üzere uygulanır. (...) Yapılan tespit sonucunda, 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması hâlinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar. (...) Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin tespiti için kullanılacak teknik cihazların sahip olacağı asgari koşullar ile diğer usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir." hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun "Aday sürücülük" başlıklı Ek 17. maddesinde ise; "İlk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler. Aday sürücülüğün süresi, aday sürücülerin sürücü belgelerinin iptal edilme ve yeniden sürücü belgesi alma şartları ile diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Aday sürücülerle ilgili olarak yönetmelikte belirtilen iptal edilme şartlarının oluşması hâlinde, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından sürücü belgeleri iptal edilir." hükümleri yer almaktadır.
18.07.1997 tarih ve 23053 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddeler etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı 97. maddesinde; "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile kanlarındaki alkol miktarı 0.50 promilin üzerinde olan hususi otomobil sürücülerinin ve kanlarındaki alkol miktarı 0.20 promilin üstünde olan diğer araç sürücülerinin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Trafik görevlilerince sürücüler her zaman alkol kontrolüne tabi tutulabilirler. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kontrolü ise durumundan şüphe edilen sürücüler üzerinde yapılır. Trafik görevlilerince sürücülerin alkol oranlarının tespitinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanır: a) Sürücülerin alkol oranlarının tespitinde; tarih, saat ve ölçüm sonucu ile cihaza ait seri numarasını gösterir çıktı verebilen ve kalibrasyon ayarı yapılmış teknik cihazlar kullanılır. b) Yapılan ölçüm sonucunda yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen miktarlarda idari para cezası verilerek, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde sürücü belgeleri birinci defasında altı ay, ikinci defasında iki yıl, üç veya üçten fazlasında ise her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. c) Teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen sürücüye 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında belirtilen miktarda idari para cezası verilir ve sürücü belgesi iki yıl süreyle geri alınır. ç) Yasal sınırların üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler ile teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen ve bu nedenle hakkında işlem yapılan sürücüler araç kullanmaktan men edilir. d) Yapılan tespit sonucunda 1,00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen ve 2918 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre işlem yapılan sürücüler, haklarında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir. e) 1,00 promilin altında alkollü olmasına rağmen, alkolün etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olduğu tutanakla tespit edilen sürücü, hakkında ayrıca 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre adli işlem yapılmak üzere mahalli zabıtaya teslim edilir. f) Teknik cihazla yapılan ölçüm sonucuna itiraz edilmesi durumunda tekrar ölçüm yapılmaz, yapılan işlemlere itiraz 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 27 nci maddesi kapsamında ilgili mahkemelere yapılır." hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Aday Sürücülük" başlıklı Ek 3. maddesinde de; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sürücü belgesi alanlar ile herhangi bir sebeple sürücü belgesi iptal edilmiş olup da yeniden sürücü belgesi alanlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilir. Aday sürücülük süresi içerisinde 2918 sayılı Kanunun; a) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üç kez ihlal edilmesi, b) 48 inci veya 118 inci maddelerine istinaden sürücü belgelerinin geri alınması, c) 51 inci maddesinin üç kez ihlal edilmesi, ç) 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasının üç kez ihlal edilmesi, d) 74 üncü maddesinin üç kez ihlal edilmesi, e) Koruyucu tertibatın kullanılması ile ilgili 78 inci maddesinin üç kez ihlal edilmesi hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi veya toplam 75 ceza puanının aşılması durumunda sürücü belgesi trafik görevlilerince iptal edilir. Belgesi iptal edilenlerin tekrar sürücü belgesi alabilmeleri için; sürücü kurslarına devam etmeleri ve yapılan sınavlarda başarılı olarak motorlu taşıt sürücüsü sertifikası almaları gerekir. Bu kişilerin sürücü kurslarında eğitime başlayabilmeleri için tabi tutulacakları psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesi sonucunda sürücülüğe engel hali bulunmadığını gösterir belgenin sürücü kursuna ibrazı ve varsa iptal nedenlerinde yer alan geri alma süreleri kadar zamanın geçmiş olması zorunludur." kuralları yer almaktadır.
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
İptali istenen düzenleme şu şekildedir;
"Aday sürücülük
Ek Madde 3 ‒ (Ek:RG-17/4/2015-29329)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sürücü belgesi alanlar ile herhangi bir sebeple sürücü belgesi iptal edilmiş olup da yeniden sürücü belgesi alanlar, belgenin alındığı tarihten itibaren iki yıl süreyle aday sürücü olarak kabul edilir.
Aday sürücülük süresi içerisinde 2918 sayılı Kanunun;
(...)
e) Koruyucu tertibatın kullanılması ile ilgili 78 inci maddesinin üç kez ihlal edilmesi hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi veya toplam 75 ceza puanının aşılması durumunda sürücü belgesi trafik görevlilerince iptal edilir."
Davaya konu Yönetmelik kuralının dayanağı olan Yasa hükmünde, aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin koşulların Yönetmelik ile düzenleneceğinin hükme bağlandığı ve ayrıntının idarece düzenlenmesine karar verildiği görülmekle, Yönetmelik kuralının Yasa hükmüne aykırılık teşkil etmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan; aday sürücülerle, diğer sürücüler bakımından farklı alkol sınırı belirlenmesinin, birbirinden farklı iki hukuki duruma ilişkin olması karşısında hukuka aykırı bir yönü bulunmadığı görüldüğünden bu yönden de işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının sürücü belgesinin iptaline ilişkin 14.03.2020 günlü işlemin incelenmesi:
2918 sayılı Kanun'un 48. maddesinde; rutin trafik denetiminde yapılacak alkol ölçümü yeterli kabul edilmiş, kontrolü yapan trafik ekiplerine sürücünün ölçüm sonucunu kabul etmemesi halinde başkaca bir işlem yapma görevi ve ölçüm yapılan sürücü için itiraz usulüne yer verilmemiş, ancak ölümlü/ yaralanmalı veya maddi hasarlı trafik kazası halinde ise sürücülerin alkol ölçümünü kabul etmemesi halinde izlenecek yol gösterilmiştir.
Anılan maddede bu şekilde bir ayrım yapılmış ise de, rutin trafik denetiminde yapılan ölçüm sonucunda kişinin bir sağlık kuruluşuna başvurmasını, tekrar ölçüm yapılmasını engeller nitelikte bir hükme yer verilmemiştir.
Nitekim, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinin 3. fıkrasının (f) bendinde de görevlilerce tekrar ölçüm yapılmayacağı belirtilmiş, ancak kişinin kendi imkanlarıyla sağlık kuruluşuna başvurmasını engelleyen bir düzenleme yapılmamıştır.
Bu itibarla; davacının, alkol ölçümünün doğru olmadığı yönündeki iddiasını ispatlama imkânının ortadan kaldırılmaması gerekmekte olup; aksi yaklaşım; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında savunma hakkının ve Anayasa'nın 36. maddesinde yer alan hak arama hürriyetinin hukuka aykırı bir biçimde sınırlanması anlamını taşıyacaktır.
Bu değerlendirmeler karşısında; davacının, kanındaki alkol oranının tespiti bakımından kendi imkânlarıyla yaptırdığı kan testinin değerlendirmesi gerekmektedir.
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nca ortalama olarak kandaki alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0,15 promil) azaldığının kabul edildiği belirtilmiştir.
Kaldı ki; farklı saatlerde yapılan iki ölçümün bulunması halinde; ikinci ölçüme her bir saat için 0,15 promil eklenmek suretiyle alkol oranının belirleneceğine ilişkin düzenleme 17/04/2015 tarihli değişiklikle Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde de yer almıştır.
Davacının kanındaki alkol oranının tespiti için yapılan iki ölçüm arasında 100 dakika zaman farkı vardır. Bu zaman farkında davacının kanındaki alkol miktarının ortalama 0,25 promil azaldığını kabul etmek zorunludur.
Denetim saatinden 100 dakika sonra hastanede yapılan kan testi ölçümüne göre davacının kanındaki alkol oranının "<10 (0,1) promil" olarak belirlendiği görüldüğünden rapordaki en düşük miktar kabul edildiğinde dahi davacının kanındaki alkol düzeyinin ilk ölçüm anında 0,25- 0,35 promil arasında olduğu; buna göre ise olay günü denetim anında, davacının kanındaki alkol miktarının 0,20 promili aştığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davacı hakkında tanzim olunan kan sonuç raporu altına hekimce etanol testinin negatif olduğu şerh edilmiş, davacı tarafından da bu yönde bir adli tıp uzmanı raporu sunulmuş ise de; davacının ilk ölçüm ve kan sonucuna göre alkol aldığının tespit edildiği ve alkollü olarak araç kullanma fiili sebebiyle hakkında işlem tesis edildiğine ilişkin tutanakların davacının itirazsız imzaladığının anlaşılması karşısında; hiç alkol almayanların kanında da "<10 (0,1) promil" alkol saptanabileceği yönündeki iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
29/09/2023 tarihinde oyçokluğu ilekarar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, aday sürücü belgesi bulunan davacının, 14.03.2020 tarihinde saat 01:13'te yapılan alkol denetiminde 0,70 promil alkollü olduğunun tespit edilmesi üzerine aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin işlem ile dayanak düzenleyici işlem olan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Ek 3. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..." ifadesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Aday sürücülük" başlıklı Ek 17. maddesinde; "İlk defa sürücü belgesi alanlar en az bir yıl süre ile aday sürücü olarak kabul edilirler. Aday sürücülüğün süresi, aday sürücülerin sürücü belgelerinin iptal edilme ve yeniden sürücü belgesi alma şartları ile diğer usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Aday sürücülerle ilgili olarak yönetmelikte belirtilen iptal edilme şartlarının oluşması hâlinde, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından sürücü belgeleri iptal edilir." hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanunun "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı" başlıklı 48. maddesinde ise 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verileceği ve sürücü belgesinin altı ay süreyle geri alınacağı, hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırının 0,21 olarak uygulanacağı belirtilmiştir.
2918 sayılı Kanun'un Ek 17. maddesinde aday sürücü belgelerinin iptal edilme şartlarının yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiş ise de, aynı Kanunda normal sürücüler yönünden sürücü belgelerinin geri alınması yaptırımına konu olan eylem 0,50 promilin üzerinde alkollü araç kullanmak olarak belirlenmiş iken aday sürücüler yönünden herhangi bir kanuni dayanak olmaksızın bu sınırın Yönetmelikte 0,20 promil olarak belirlendiği görülmektedir.
Bu durumda, dayanak Kanunda öngörülmeyen ve cezai sonuç bağlanan "....veya araç cinsine bakılmaksızın 0,20 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanıldığının tespit edilmesi..." fiilini içeren düzenleyici işlem ve buna bağlı olarak tesis edilen aday sürücü belgesinin iptaline ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından iptali gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmamaktayız.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!