WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/2120 E.  ,  2023/6644 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2120
Karar No : 2023/6644

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, … mahallesinde bulunan … ada, … parsel sayılı 5.333,00m²'lik taşınmazın dava dışı ...'e 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu taşınmazın evveliyatında orman niteliğinde olduğu ve daha sonra orman niteliğini kaybettiğinden bahisle Tapulama Komisyonu'nca dava dışı ... adına tapu kaydının oluşturulduğu, ancak Hazinece açılan tapunun iptali ve tescili davası neticesinde ... adına oluşturulan tapulama kaydının iptali ve hazine adına tesciline karar verildiği sabit olduğundan, uyuşmazlığa konu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında eski tapu malikleri adına iade edilecek taşınmazlardan olduğu, dolayısıyla ... mirasçılarına bedelsiz iade edilmesinin mevzuat hükümleri gereği olduğundan, işbu davaya konu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuki değeri olmayan ve geçersiz bir tapuya dayanılarak iadenin yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Çekmeköy ilçesi, … mahallesinde bulunan … ada, … parsel sayılı 5.333,00m²'lik taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında 21/01/2014 tarihinde tarafına satışını talep eden davacı tarafından, söz konusu taşınmazın 3. kişiler adına tescil gördüğünün öğrenilmesi üzerine, taşınmazın dava dışı ...'e (mirasçıları adına) 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade edilmesine ilişkin 20/01/2017 tarih ve 24536 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 169. maddesinde, "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. (...)" hükmü yer almaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Yolsuz Tescilde" başlıklı 1025. maddesinde "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6292 sayılı Kanunun "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar " başlıklı 7. maddesinde; "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda söz edilen 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca bir taşınmazın iade edilebilecek taşınmazlardan olabilmesi için ilk önce; ilgiler adına tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre oluşturulmuş bir tapunun olması ve bu tapunun hukuken geçerli ve usulüne uygun olarak oluşturulmuş olması gerekmektedir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun kabul ettiği sisteme göre tapuya tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tesciller, yolsuz tescil niteliğinde olup, sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaz. Daha sonra ise usulüne uygun olarak tapusu düzenlenmiş olan taşınmazların, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılarak tapu kütüğüne 2/A veya 2/B belirtmesinin konulması gerekmektedir. Belirtilen şartları taşıyan taşınmaz sahipleri, tapularında bulunan bu şerhin idarece kaldırılması istemiyle başvuruda bulunmaları üzerine idarece bu belirtmeler kaldırılır.
Yine aynı maddeye göre, bu belirtmelerin bulunduğu taşınmazlar hakkında, ilgilileri tarafından Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazların iade kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Orman vasfıyla tapuda Hazine adına tescil edilen ve taşınmaz orman niteliğinde iken adlarına tapu düzenlenen, daha sonra ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların ise, Anayasa'nın 169. maddesi gereği ormanların mülk edinilemeyeceği hüküm altına alındığından yapılan tescillerin yolsuz tescil niteliğinde olması ve yolsuz tescilin sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaması nedeniyle 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca iade edilecek taşınmazlar kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın geldisi … … parsel numaralı taşınmaza ait 28.06.1979 tarihli tapulama tutanağında, söz konusu tahdidi yapılan yerin orman tahdit sınırları içerisindeki iken 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1744 sayılı kanunla değişik 2. maddesi uygulaması ile 19. Orman Kadastro Komisyonu tarafından orman tahdidi dışına çıkarıldığı ve … tarih … numaralı tapu kaydıyla Ahmet oğlu ... adına kayıt gördüğü, Maliye Hazinesince yapılan tapulama işlemine yapılan itiraz üzerine Üsküdar Tapulama Mahkemesi tarafından, taşınmazın tapulama dışı bırakılan yerlerden olduğu halde bilahare yürürlüğe giren 1744 sayılı Kanun kapsamında orman niteliğini yitirmiş olması sebebiyle orman tahdidi dışına çıkarılması işlemi tapulama tutanağının düzenlendiği tarihten sonra için tapulamayı ilgilendirmeyeceğinden sonradan yapılan tapulama işleminin ve tapulama komisyonunca verilen kararın iptaline ve ayrıca dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine kararın verilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… esasına kayden dava dışı ... ile Tülin Ümmügülsüm tarafından söz konusu taşınmaza ilişkin Hazine adına oluşturulan tescil kaydının iptali istemiyle dava açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu yerin öncesinin orman olduğu, orman sınırları dışına çıkarılan bir yerin Maliye Hazinesi adına tescili kanun gereği olduğundan bahisle, evveliyatı orman olan ancak orman niteliğini kaybederek orman dışına çıkarılan yerlerden olan uyuşmazlığa konu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği görülmektedir.
Dava konusu taşınmazın 2510 sayılı Kanuna göre verilen 22/12/1944 tarihli kök tapu kaydı ile bu tapu kaydına dayanılarak yapılan tapulama sonucunda verilen 19/04/1961 tarihli tapu kaydının bulunduğu, ancak dava konusu taşınmazın söz konusu tapu kayıtlarının oluşturulduğu tarihte orman sınırları içinde orman sayılan yer olarak tespit edildiği, ilk kez 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi uygulamaları ile 04/05/1976 tarihinde orman sınırları dışına çıkarıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, ...'in mülkiyet hakkının varlığını ispata yarar ilk orman tahditi öncesine dayanan bir tapu kaydının bulunmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaz henüz orman sınırları içindeyken, başka bir ifadeyle 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. maddesi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılmadığı bir dönemde tapu kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında, dava konusu taşınmazın öncesinin orman olduğu ve taşınmaza ait tapu kaydının kökünün hukuki değer taşımadığı ifade edilmiştir.
Bu durumda, ... adına oluşturulan tapu kaydının taşınmazın orman olarak tahdit edildiği bir döneme ait olması ve yapılan itiraz üzerine taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesiyle hukuki bir değeri kalmadığından, ... adına hukuken geçerli olarak oluşturulmuş bir tapunun kaydının bulunmaması ve orman olarak tescil edilen taşınmazın sonradan 2/B olması halinde iade kapsamında kalmaması nedeniyle, taşınmazın iade edilmesine yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin iptali istemi ile açılan bu davanın sonucunda verilen karar, taşınmazı iade alanların menfaatini etkileyebileceğinden davanın ihbarı için gerekli koşulların oluştuğu anlaşılmakla, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmeden önce davanın başta dava dışı ...'in mirasçıları olmak üzere menfaati etkilenen diğer kimselere (taşınmazı paylı olarak iade alanlar vb.) ihbar edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kesin olarak 30/11/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.