Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6743 E. , 2023/4616 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6743
Karar No : 2023/4616
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Mahallesi dahilinde ve davacı şirketin uhdesinde bulunan ER:… Sicil:…, İR:… II Grup ( kalker ) ruhsat sahasında yapılan denetim sonucunda 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılı satış bilgi formu üzerinden tahakkuk eden devlet haklarının gecikme faizi ile birlikte yatırılması gerektiğinin tespit edildiğinden bahisle yapılan tahakkuklara bağlı olarak, niteliği, miktarı, son yatırma tarihi ve nereye yatırılacağı belirtilen devlet haklarının gecikme faizleri ile birlikte tahsil edilerek ilgili hesaplara aktarılması, tahsilat ve aktarma işlemlerine dair makbuzların tasdikli birer suretinin gönderilmesi hususunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünce İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına hitaben yazılan … günlü ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ilgili mevzuat hükümleri gereği, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlık tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi halinde tamamlattırılabileceğinin açık olduğu, Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda davalı İdarenin yetkili olduğu konusunda kuşku bulunmadığı, nitekim bu durumun 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesinde 6592 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, "Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir." denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulduğu, ayrıca, mevzuatta Devlet hakkının, ocaktan çıkarılan tüvenan madenin ocak başındaki fiyatından alınması genel kural olarak belirlenmiş olmakla birlikte, I. ve II-a Grup madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddeleri için, Devlet hakkının hesaplanmasına esas ocak başı satış fiyatının, bu madenlerin tüvenan olarak satılması sonucu oluşan fiyatı değil, bunların boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılması sonucu oluşan fiyat olduğu şeklinde düzenlemeye yer verilmek suretiyle genel kuraldan ayrı bir düzenlemeye gidildiğinden, davacı tarafından ocak başı fiyatının zenginleştirilmiş cevher olarak değil, tüvenan madde olarak hesaplanması gerektiği yönündeki iddiasına itibar edilmediği, bu durumda, davacı şirketin işlettiği maden sahasında çıkarılan hammeddelerin satışına ait bilgi formlarında yer verilen bilgiler esas alınarak 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları için tahakkuk ettirilmesi gereken Devlet hakkının yapılan inceleme sonucunda hesaplanması suretiyle belirlenen miktarın gecikme faiziyle birlikte tahsilinin sağlanmasına yönelik olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına bildirimde bulunulmasına ilişkin tesis olunan dava konusu işlemde mevzuat hükümleri uyarınca hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın, tesis edilen işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de, dava konusu işlem incelendiğinde, işlemin, daha önce tahakkuk ettirilen Devlet haklarının kesinleştiğinden bahisle 6183 sayılı kanun hükümlerine göre tahsili cihetine gidilmesi amacıyla vergi dairesi Başkanlığına yazılan bir yazı mahiyetini taşıdığı, bu manada, 6183 sayılı kanunun 37. maddesinde belirtilen işlem ve 55. maddesinde belirtilen ödeme emri ile ilgili olarak sayılan şekil şartlarını taşımadığı, borcun tahsili için 6183 sayılı kanun öngörülen sürecin işletilmesi için iki idare arasındaki yazışma niteliğini haiz olduğu görüldüğünden, daha sonra Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından anılan sürecin işletilmesi halinde davacı taarfından gerekli yasal yollara başvurulmak suretiyle hak arama hürriyetinin kullanılması mümkün olacağından, olayda herhangi bir hak kaybının ya da mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasından da söz edilemeyceğinden bu aşama itibariyle dava konusu işlemin davacının hukuki durumunda tek başına bir değişiklik meydana getirme kabiliyeti bulunmadığı, dava konusu işlemin 2577 sayılı kanun kapsamında kesin ve yürütülebilir bir idari işlem olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilmesinde hukuka uyarlık görülmemiş ise de, davanın redle sonuçlandığı dikkate alındığında sonucu itibariyle karar yerinde görülmekle başvurunun bu gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın birel işlem bazında Devlet hakkı ve ek Devlet hakkı bedeline karşı açılmış olduğu, bedellerin hukuka aykırı olarak hesap edildiği, davacı şirketin tüvenan maden satışı yaptığı ancak zenginleştirilmiş maden satışı yaptığı varsayımı ile dava konusu işlemin tesis edildiği, davalı idarenin yetkisiz ve keyfî olarak ocakbaşı satış fiyatı belirlemesi yaptığı, işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesindeki hususların hukukî dayanaktan yoksun olduğu, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 12/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!