WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 8. DAIRE

A- A A+

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/4970 E.  ,  2023/4667 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/4970
Karar No : 2023/4667

TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVACI) … Çimento ve Beton San. Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kahramanmaraş İli, Pazarcık İlçesi, … Köyü İR:… ruhsat nolu kalker maden ocağını işleten davacı şirket tarafından, 2016 yılında kalkeri işlemek suretiyle klinker elde edilip çimentoya dönüştürülmesi suretiyle ek katma değer sağlandığı gerekçesiyle, %50 teşvik indiriminden yararlandırılması gerekirken, haksız yere ödendiği iddia olunan %50 fazla paranın (286.140,59 TL) ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; teşvik kapsamının daraltılmasına yönelik söz konusu mevzuat değişikliğinin 04/02/2015 tarihinde yürürlüğe girdiği, dava konusu edilen kalker üretiminin ise 2016 yılına, yani mevzuat değişikliğinden sonraki bir tarihe ait üretim olduğu, 2016 yılı üretimi için 2015 yılındaki değişiklik öncesinde tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş, kişisel alacak niteliğine dönüşmüş bir haktan söz edilemeyeceği, kaldı ki; söz konusu mevzuat değişikliğinin, maden ocağının ruhsatlandırma şartlarına yönelik değil, üretilen madenin teşvik kapsamına yönelik hükümler içerdiği, bu yönüyle davacının herhangi bir kazanılmış hakkının ihlalinin gerçekleşmediği, bu durumda, davacının, çıkardığı ve çimento üretiminde kullandığı kalker madeninin II. grup (a) madenler arasında yer aldığı göz önüne alındığında, davaya konu kalker üretiminin devlet hakkının %50'sinin alınmayacağına ilişkin teşvik kapsamına getirilen istisna kapsamında kaldığı ve dava konusu uyuşmazlığın da anılan kanun değişikliğinden sonra, 2016 yılında üretilen kalker madenine ilişkin olduğu ve bu haliyle davacı şirketin ürettiği kalker madeni için teşvik uygulamasından yararlanamayacağı anlaşıldığından, fazladan ödendiği iddia olunan %50 fazla paranın (286.140,59-TL) iadesi imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkemece dava konusu uyuşmazlığın konusu para ve para ile değerlendirebilen bir dava olduğundan bahisle nispi vekalet ücretine hükmedildiği görülmekte ise de; davacının ödemiş olduğu bir miktarın iadesini talep etmesinin temelde davacı şirketin %50 teşvik indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin işlemden kaynaklandığı, dolayısıyla ödediği tutarın iadesine yönelik bir talebin klasik anlamda bir tam yargı davası niteliğinin bulunmadığı, davanın konusunun "maddi tazminat" olarak nitelendirilmeyeceği gözetilerek Mahkemece, vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerekirken davalı idare aleyhine nispi olarak belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile istinaf isteminin esas yönünden reddine, istinaf isteminini kısmen kabulüyle, kararın davacı aleyhine hükmedilen nispi vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 1.660,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kalker madeninin, I. grup madenler arasında yer almadığı, bu madeni kendilerine ait çimento fabrikasında toz haline getirerek çimento üretiminde kullandıkları, %50 teşvik indiriminden yararlandırılması gerektiği; davalı idare tarafından, yargılama giderlerinin aleyhe hüküm verilen taraftan alınması gerekirken Bölge İdare Mahkemesince mevzuat düzenlemelerine aykırı olarak yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin idareye yükletildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından istemin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının temyiz istemi yönünden:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmü yer almıştır.
2577 sayılı Kanunun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 'Yargılama giderlerinden sorumluluk' başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınacağı, 'Yargılama giderlerinin kapsamı' başlıklı 323. maddesinde ise; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.
Temyize konu kararda davanın reddine dair karara karşı yapılan istinaf istemi reddedilmiş olmasına rağmen "kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 1.660,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş olup, 6100 sayılı Kanunun 326. maddesi vekalet ücretinin davacı aleyhine hükmedilmesi gerekmektedir. Ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, hüküm fıkrasında yer alan "davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin çıkartılarak "davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının vekalet ücreti dışında kalan kısmının ONANMASINA,
3. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, davalı idare tarafından yatırılan ...-TL temyiz yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
6. Kesin olarak, 13/10/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.