Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/422 E. , 2024/739 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/422
Karar No : 2024/739
DAVACI : ... Kum Mıcır San. Tic. Ltd. Şti
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
1. İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi sınırları dahilinde ve dava dışı ... Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı maden işletme ruhsatı ile ilgili olarak, ruhsat sahibi şirket ile davacı arasında imzalanan rödövans sözleşmesinin ruhsat sicil kayıtlarından terkin edilmesine ilişkin Mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve;
2. Bu işlem dayanağı 23.05.2018 tarih ve 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin "Ruhsatların Birleştirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 14. fıkrasının "Maden bölgesi ilanının Resmi Gazete'de yayımı tarihinde mevcut rödövans sözleşmeleri Kanun gereği iptal edilmiştir." ibaresinin iptali ile;
3. 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesine eklenen 13. fıkrasında yer alan "ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir." hükmünün Anayasa'ya aykırılığı sebebiyle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Ruhsat sahibi şirket ile 1989 yılından beri süregelen rödövans sözleşmesinin güncellenerek 23.10.2002 tarihli rödövans sözleşmesinin akdedildiği, rödövans sözleşmesinde "Sözleşmenin, işletme ruhsatı süresince, yeniden alınacak ve temdit olunacak ruhsat süresince bu alanda mevcut taş ve maden rezervinin bitmesine kadar devam edecektir..." şeklinde maddenin yer aldığı, rödövans sözleşmesinin yanı sıra ruhsat süresinin idarece 10.03.2035 yılına kadar uzatılmasına karar verildiği, ruhsat sahibi ile imzalanan rödövans sözleşmesinin, 7020 sayılı Kanun ve Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına ilişkin Yönetmelik ile iptal edildiği, Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına ilişkin Yönetmeliğine göre varolan ruhsatın iptal edilerek 06.11.2018 tarihi itibariyle "... Mad. San. Tic. A.Ş.'nin" kurulduğu, anılan şirkete 29.11.2018 tarihi itibariyle maden işletme ruhsatı verildiği, yeni kurulan şirket hisselerinin rezerv bakımından değerlendirme yapılarak yaklaşık %40'lık hissenin ... Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye (ruhsat sahibi), %60'lık hissenin ... Fab. San. ve Tic. A. Ş.'ye verildiği, özel hukuk ilişkisinden doğan haklarının kanun ve yönetmelik yoluyla alındığı, ruhsat sahasını 2035 yılına kadar (ruhsat süresi) kullanacak olmasına güvenerek bir çok yatırım ve masraf yaptığı, Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına ilişkin Yönetmeliğinin 10. maddesinde maden bölgesi kurulmadan önce rödövans sözleşmesi ile hak ve alacak kazanmış kişilerin haklarının korunacağı belirtilmiş olmasına rağmen haklarını elde edebilecekleri icrai başvuru yollarının kanun ve yönetmelikte gösterilmediği, şirketlerinin iflasın eşiğine geldiği, zararlarının karşılanmaması ve idarece bu konuda düzenleme yapılmaması nedeniyle mülkiyet hakkının zedelendiği, dava dışı ruhsat sahibi ile ... Mad. San.Tic.A.Ş.'ye (6.12.2018 tarihinde) noterden ihtarname çekilerek yeni kurulacak şirkete ortak olarak alınma talebinin iletildiği ancak taleplerine cevap verilmediği, idarenin faaliyetlerinin belirlilik ilkesini ihlal ettiği, 7020 sayılı Kanun ile Maden Kanunu'na eklenen "ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir." hükmünün Anayasanın 2., 35. ve 48. maddelerine aykırılığı sebebiyle kanunda belirtilen ibarenin iptali için dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerektiği, maden bölgesi ilanında belirtilen yatırım giderinin ödenmediği, bu bedelin ödenmesi için ... Mad. Şirketi ile ... Mad. Şirketine noterlik kanalıyla 28.02.2019 tarihli ihtarname gönderildiği, aynı şekilde 26.04.2019 tarihli ihtarname ile davalı idarelere de söz konusu borcun ödenmesi için ihtarname gönderildiği ancak ilgili borcun ödenmediği, alacağı olan yatırım giderinin ödenmemesi nedeniyle işçilerini işten çıkardığı, aleyhine bir çok iş davası açıldığı, vergi borçları nedeniyle kara listeye alındığı ve araçlarına haciz konulduğu, elektrik borçları nedeniyle icra takibine konu olduğu, iflas eşiğine geldiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı idareler tarafından, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılıp açılmadığının resen incelenerek süresinde açılmadıysa davanın süreden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak ise, yasama organının temel kurallarını belirleyerek uzmanlık ve yönetim tekniğine ilişkin hususları yürütme organına bırakabileceği, büyükşehirlerdeki yeni konut projeleri, kentsel dönüşüm süreci, büyük mühendislik projeleri ve olası deprem riskine karşı dayanıklı olmayan yapı stoklarının elden geçirilecek olması nedeniyle büyük miktarda agregaya ihtiyaç duyulduğu, yerleşim yerlerine yakın ve yerleşim yerlerini içinde kalan ruhsat sayısının ve işletmeci sayısının fazla olması nedeniyle planlama, işletme güvenliği, çevresel, altyapı konularında yaşanan sorunların çözülmesi amacıyla maden bölgeleri oluşturulmasına karar verildiği, küçük alanlarda çalışılmasından kaynaklanan güvenli işletmecilik, kaynakların verimli ve ekonomik olarak üretilememesi, tesis sayısının fazlalığı ve benzeri sorunların aşılmasının amaçlandığı, maden bölgesi oluşturulurken öncelikle mevcut ruhsat sahiplerinin ruhsatlarını tek bir şirket bünyesinde birleştirmelerine imkan verildiği, bu işleme razı olmayan ruhsat sahiplerinin mağduriyetlerini önlemek için yatırım gideri ödenmek suretiyle ruhsatlarının iptalinin düzenlendiği, kanun değişikliğinin Anayasanın mülkiyet hakkını düzenleyen maddesine aykırı olmadığı, madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, davacının ruhsat sahibi olmadığı, davacı ile ruhsat sahibi arasındaki sözleşmenin ruhsat süresi ile sınırlı olan, özel hukuk hükümlerine tabi rödövans sözleşmesi olduğu, ruhsat sahibinin madenler üzerinde sonsuz, mülkiyet hakkının verdiği yetkilerle donatılmış bir yetkisi bulunmadığı dolayısıyla rödövans sözleşmesinin diğer tarafı olan davacının da maden bölgesi ilanını mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirmesinin Anayasa ve kanuna aykırı olduğu, davacı tarafından iptali istenen yönetmelik maddesinin kanuna dayandığı, maden bölgesi ilan edilen alanda bulunan ruhsatların iptal edilmesi karşısında ruhsat süresi ile sınırlı rödövans sözleşmesinin devamının maden bölgesi kurulması gerekçelerine aykırı olduğu, Anayasa Mahkemesi tarafından 7020 sayılı Kanun ile Maden Kanunu 29. maddesine eklenen 14. fıkrasının iptali isteminin, ilgili hükmün Anayasa aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği, tesis edilen işlemlerin usul ve yasaya uygun olup, Anayasa aykırılık iddiasının ve Yönetmelik maddesi iptali talebinin dayanaktan yoksun olup davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi sınırları dahilinde ve dava dışı ... Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti. uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı maden işletme ruhsatı ile ilgili olarak, ruhsat sahibi şirket ile davacı arasında imzalanan rödövans sözleşmesinin ruhsat sicil kayıtlarından terkin edilmesine ilişkin Mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı 23/05/2018 tarih ve 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin "Ruhsatların Birleştirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 14. fıkrasında yer alan "Maden bölgesi ilanının Resmi Gazete'de yayımı tarihinde mevcut rödövans sözleşmeleri Kanun gereği iptal edilmiş sayılır." ibaresinin iptali ve 7020 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda ve Bir Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesi ile 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29. maddesine eklenen 13. fıkrada yer alan "ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir." hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafın Anayasaya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esası incelendi:
Anayasa'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. Anayasanın aktarılan hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir. Yine Anayasanın; "Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi" başlıklı 168. maddesinde, "Tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir." hükmü yer almaktadır..
3213 sayılı Maden Kanununun "İşletme faaliyeti" başlıklı 29. maddesinin 7. fıkrasında, "Birbirine bitişik veya yakın maden sahalarında, yapılan üretimin çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayı ile maden bölgesi ilan edilebilir. Maden bölgesindeki ruhsatların bir veya birden fazla ruhsatta birleştirilmesi Genel Müdürlükçe yapılır." hükmü, 13. fıkrasında "... Maden bölgesi alanında rödövans sözleşmesi yapılamaz ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir." ve 14. fıkrasında ise, "Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir" hükmüne yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 02.05.2018 tarih ve E.2017/143, K.2018/40 sayılı kararında özetle; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun “İşletme faaliyeti” başlıklı 29. maddesinde maden bölgesi komisyonunun oluşumu ve faaliyetlerine ilişkin temel esaslar belirlenmiştir. Kanun’un 29. maddesinin on ikinci fıkrasında maden bölgesi komisyonuna, madencilik faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığına uygun olarak yürütülmesinin kontrolü görevi de verildiği, Bakanlığı bağlayıcı genel çerçevenin çizildiği, kuralla Bakanlığa tanınan yetkinin maden bölgesi ilan edilmesinin doğal sonucu olan birtakım iş ve işlemlerin Kanun’un anılan hükmü uyarınca uygulamaya ilişkin usul ve esasların belirlenmesinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda Kanun’da çizilen çerçeve içinde kalmak kaydıyla maden bölgeleri ilan edilmesi ve bu bölgelerdeki madencilik faaliyetlerinin kontrol ve denetimi görevlerini yerine getirecek olan komisyonların oluşturulması uygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, birleştirmeye dâhil olmayan maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin birtakım iş ve işlemlere yönelik değişken ve teknik konularla ilgili uygulama esaslarını belirleme yetkisinin yürütme organına bırakılması; belirsizlik oluşturmadığı gibi yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesinin ihlali anlamına da gelmemektedir..., denilmiştir. Rödovans kavramının kökeni Latince olup Türkçeye hasılat, kar, kazanç veya semere şeklinde tercüme edilmektedir. Rödovans sözleşmesinin tanımına en yakın düzenleme ilk olarak 26.10.2003 tarih ve 25271 sayılı resmi gazetede yayımlanan Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 32. maddesine yapılan ekleme ile gelmiş ve rödovans sözleşmesi “Ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi suretiyle üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahiplerinin bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmeler rödövans sözleşmesi olarak kabul edilir." şeklinde tanımlanmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun Ek 7. maddesinde “Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödovans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumluluklar rödovansçıya aittir. Ancak bu durum ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.” denilmiş, 06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı resmi gazetede yayımlanan Madencilik Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde; rödovans sözleşmesi “Ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla üçüncü kişilere veya kuruluşlara tasarruf hakkı sağlamak üzere ruhsat sahasının tamamı ya da bir kısmı için ruhsat sahiplerinin bu kişilerle yapmış oldukları sözleşmeleri,” olarak ifade edilmiştir.
Görüldüğü üzere Maden Hukukuna sonradan girmiş olan Rödovans sözleşmelerinde taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklar Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olmakla birlikte, yerleşik İdari yargı kararlarında da belirtildiği üzere, Maden mevzuatından kaynaklanan Devlet Hakkı yükümlülüğü ve buluculuk hakkı yükümlülüğü ruhsat sahibine aittir ve bu yükümlülüğün sözleşme gereği rödovansçıya devri Maden Hukuku anlamında yükümlülüğü değiştirmemekte, ruhsat sahibinin maden hukukundan kaynaklı olarak Bakanlığa karşı sorumluluğu rödövans sözleşmesinin geçerli olduğu süre boyunca da devam etmektedir.
Bu bilgiler ışığında; rasyonel, güvenli ve çevresel olumsuz etkilerin en aza indirildiği madencilik şekli olan havza madenciliği örnek alınarak, Anayasa Mahkemesinin yukarıda değinilen kararında da belirtildiği gibi Yasama organınca belirlenen çerçeve içinde Bakanlığa tanınan yetki kapsamında bir alanın "Maden Bölgesi" ilan edilmesinin doğal gereği olarak ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma gibi birtakım iş ve işlemlerin yapılış usul ve esaslarını belirleyen Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin "Ruhsatların Birleştirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 14. fıkrasında yer alan "Maden bölgesi ilanının Resmi Gazete'de yayımı tarihinde mevcut rödövans sözleşmeleri Kanun gereği iptal edilmiş sayılır." ibaresinde, dayanağı yasa kuralına aykırılık bulunmadığından, bu düzenleme uyarınca tesis edilen birel işlemde de hukuka aykılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 21.02.2024 tarihinde, davacı vekili Av. ...'nin ve davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın vekili Av. ... ile davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün vekili Av. ...'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce savunma dilekçesinde dava konusu rödövans sözleşmesinin hukuken devam edip etmeyeceği noktasında verilecek kararın dava dışı ... Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye davanın ihbar edilmesi talebinde bulunulmuşsa da ruhsat sahibinin dava konusu edilen bireysel işleme karşı bir açılmış bir davası olmadığı, ruhsat sahibince de rödövans sözleşmesinin sicilden terkin edilmesi için idareye başvurulduğu görüldüğünden, ihbar edilmeksizin ve davalının diğer usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir.
Maden Kanunu'nun 29. maddesinin 7. fıkrasında, (Değişik fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) "Birbirine bitişik veya yakın maden sahalarında, yapılan üretimin çevresel etkileri, şehirleşme, işletme güvenliği, rezervin verimli işletilmesi ve benzeri sebeplerden dolayı yapılacak proje ve planlama çerçevesinde Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan onayı ile maden bölgesi ilan edilebilir. Maden bölgesindeki ruhsatların bir veya birden fazla ruhsatta birleştirilmesi Genel Müdürlükçe yapılır." hükmüne, 8. fıkrasında, "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesinde belirlenen alandaki ruhsatların tüzel kişiliği haiz bir şirkette birleştirilmesi için ruhsat sahiplerine altı aya kadar süre verilir. Ruhsat sahiplerinin kurulacak olan bu şirketteki ortaklık payları, maden rezervi de göz önüne alınarak belirlenir. Ruhsatların birleştirilmesi, belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi hâlinde gerçekleştirilir. Bu talep sahipleri ikiden az olamaz. Talep sahibinin iki olması hâlinde ise hissedarlardan birinin rezerv oranı en az yüzde on olmalıdır. Yeterli talebin sağlanamaması durumunda belirlenen alandaki tüm ruhsatlar iptal edilir. Bu sahalar, alan sınırlamasına bağlı kalmaksızın Genel Müdürlük tarafından belirlenen kriterlere göre ihale edilerek ruhsatlandırılır. İptal edilen ruhsatlara ilişkin Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri Genel Müdürlük bütçesinden karşılanır. Birleşen ruhsatların alan sınırlarını belirleme yetkisi Genel Müdürlüğe aittir. Maden bölgesi içerisinde bulunan ihalelik sahalar, ihale taban bedeli yatırılarak birleşen ruhsata ilave edilebilir." hükmüne, 9. fıkrasında "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Belirlenen alandaki toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerince birleştirmenin talep edilmesi hâlinde, birleştirmeye dâhil olmayan diğer ruhsatlar iptal edilir. İptal edilen ruhsatların Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderleri, birleştirme yapılan ruhsat sahibince ödenir ve bu ruhsat alanları birleştirilmiş ruhsata ilave edilir. Tespit edilen yatırım giderinin ruhsat sahibince altı ay içinde ödenmemesi hâlinde ise belirlenen alandaki ruhsatların tümü iptal edilir." hükmüne, 10. fıkrasında "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Şehirleşme, çevresel ve benzeri etkiler dikkate alınarak bazı alanlardaki I. Grup ve II. Grup (a) madencilik faaliyetleri valilik görüşü ile Bakanlık tarafından kısıtlanabilir. Bakan onayı ile kısıtlanan alandaki I. Grup ve II. Grup (a) bendi maden ruhsatları, rezervi dikkate alınmak suretiyle maden bölgesine ya da başka bir alana taşınarak ruhsatlandırılabilir. Bu tür ruhsatlandırma işlemi ihalelik sahalar üzerinde de ihalesiz yapılabilir. Kısıtlama ve taşınma alanlarındaki rezerv tespitleri valiliklerce yapılır." hükmüne, 11. fıkrasında" (Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi olan illerde bu bölgeleri yönetmek üzere maden bölgesi komisyonu kurulur. Bu komisyon, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı bünyesinde, diğer illerde ise il özel idaresi bünyesinde faaliyet gösterir. Komisyon; valilik, ilgili belediye ve ruhsat sahibi şirket temsilcilerinden oluşur." hükmüne 12. fıkrasında "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Komisyon, ruhsat sahasındaki faaliyetlerin projeye, çevre ve insan sağlığına uygun yürütülmesini kontrol ederek madencilik faaliyetlerinin geçici olarak durdurulması dâhil gerekli tedbirlerin alınmasını sağlar. Komisyon geçici olarak durdurma faaliyetlerini Genel Müdürlüğe bildirir. Genel Müdürlük, komisyonun maden bölgeleri ile ilgili faaliyetlerini inceler ve denetler." hükmüne, 13. fıkrasında "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Ruhsat sahibi tarafından, ocak başı satış tutarının %1’i, komisyonun maden bölgesi için yapacağı harcamaları karşılamak üzere, büyükşehirlerde Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, diğer illerde ise il özel idaresi hesabına yatırılır. Maden bölgesindeki her grup maden işletme ruhsatı için bu Kanun kapsamında irtifak ve/veya intifa hakkı tesis edilebilir ve kamulaştırma yapılabilir. Maden bölgesi alanında rödövans sözleşmesi yapılamaz ve varsa mevcut sözleşmeler iptal edilir." hükmüne, 14. fıkrasında "(Ek fıkra: 18/5/2017-7020/10 md.) Maden bölgesi ilan edilmesi, ruhsatların birleştirilmesi, taksiri ve iptal edilmesi, yatırım giderlerinin belirlenmesi ve ödenmesi, maden sahalarının ihale edilmesi, rezerv tespiti ve ruhsatlandırma, bir veya birden fazla il sınırına giren maden bölgeleri komisyonunun oluşturulması, toplanma ve çalışma süresi, görev ve yetkileri, faaliyetlerin inceleme ve denetimi ile ruhsatların taşınması, proje ve planlaması gibi uygulamaya ilişkin usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
23.05.2018 tarih ve 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin "Ruhsatların Birleştirilmesi" başlıklı 10. Maddesinde "(1) Maden bölgesindeki ruhsatlar yeni ruhsatta Kanunun 16 ncı maddesindeki alan sınırlamasına bağlı kalmaksızın birleştirilebilir.(2) Resmî Gazete’de yayımlanan maden bölgesi ilanında ruhsat sahiplerine ruhsat birleştirme taahhütnamesini imzalayarak Genel Müdürlüğe ibraz etmeleri için verilen süre sonuna kadar, ruhsat birleştirme taahhütnamesini imzalayarak Genel Müdürlüğe ibraz etmeyen ruhsat sahipleri, ruhsatlarının birleştirilmesini ve şirkete ortak olmayı kabul etmemiş, ruhsatları için belirlenen yatırım giderlerinin ödenmesini müteakip ruhsatlarının iptal edilerek maden bölgesi kapsamında düzenlenecek yeni ruhsat sahasına dâhil edilmesini kabul etmiş sayılır. Ruhsat birleştirme taahhütnamesini imzalayarak Genel Müdürlüğe verilen süre içerisinde ibraz eden ruhsat sahiplerinin listesi bu sürenin bitiminden itibaren iki gün içerisinde Genel Müdürlüğün internet sayfasında yayınlanır. İlgililere ayrıca tebligat yapılmaz. (3) Ruhsatların birleştirilmesi, maden bölgesindeki ruhsatların toplam eşdeğer rezervinin en az yarısına tekabül eden kısmını temsil eden en az iki ruhsat sahibinin verilen süre içerisinde ruhsat birleştirme taahhütnamesini imzalayarak Genel Müdürlüğe ibraz etmeleri halinde gerçekleştirilir. (4) Verilen süre içerisinde ruhsat birleştirme taahhütnamesini imzalayarak Genel Müdürlüğe ibraz eden ruhsat sahibi sayısının iki olması durumunda ise ruhsatlardan birinin eşdeğer rezervi, ruhsatlardaki toplam eşdeğer rezervin en az yüzde onu kadar olmak zorundadır. (5) Verilen süre içerisinde ruhsat birleştirme taahhütnamesini imzalayarak Genel Müdürlüğe ibraz eden ruhsat sahiplerinin tümünün, şirket kurmak için verilen süre içerisinde şirketteki ortaklık paylarına uygun olarak ve adına yeni ruhsat düzenlenecek şirketi kurmaları zorunludur. (6) Üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralardaki şartların tamamının sağlanması durumunda şirket adına yeni ruhsat düzenlenir, aksi takdirde maden bölgesi içerisindeki tüm ruhsatlar iptal edilir. (7) Düzenlenen yeni ruhsata ilişkin çevresel etki değerlendirme işlemi, mülkiyet ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları ve ilgili mevzuatı kapsamında alınması gereken tüm izinler, maden bölgesi için oluşturulan şirket tarafından alınır. Ayrıca bu izinler alınıncaya kadar önceki izinler kapsamında işletme faaliyetlerinin devamı sağlanır. (8) Maden bölgesi içerisindeki ihalelik sahalar ve ruhsatsız alanlar için belirlenen ihale taban bedelinin şirket tarafından, şirket kurulumunun tamamlanmasından itibaren altı ay içerisinde genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına yatırılarak yazılı olarak Genel Müdürlüğe bildirilmesi halinde, bu ihalelik sahalar ve ruhsatsız alanlar yeni ruhsata ilave edilir. İhale taban bedelinin belirlenen süre içerisinde yatırılmaması durumunda ilan edilen maden bölgesi içerisindeki tüm ruhsatlar iptal edilir. (9) Verilen süre içerisinde ruhsat birleştirme taahhütnamesini imzalayarak Genel Müdürlüğe ibraz etmeyen ruhsat sahiplerinin yatırım giderleri ile bu ruhsat sahiplerinin rödövansçılarının yatırım giderleri şirket tarafından şirket kurulumunun tamamlanmasından itibaren altı ay içerisinde ödenir. Yatırım giderlerinin ödenmesini müteakip birleşmeye dâhil olmayan ruhsat sahiplerinin uhdesindeki ruhsatlar iptal edilir ve bu ruhsat alanları yeni ruhsata ilave edilir. Bu yatırım giderlerinin, adına yeni ruhsat düzenlenen şirket tarafından, şirket kurulumunun tamamlanmasından itibaren altı ay içinde ödenmemesi hâlinde maden bölgesi içerisindeki tüm ruhsatlar iptal edilir. (10) Tamamı maden bölgesi içerisinde kalan ruhsatlar yeni ruhsata ilave edilerek iptal edilir. Tamamı maden bölgesi içerisinde kalmayan ruhsatların maden bölgesinde kalan kısmı taksir edilerek yeni ruhsata ilave edilir, dışında kalan kısmının ise ruhsat hukuku devam eder. (11) Kurulan şirkete ortak olan ruhsat sahiplerinin, maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsatlarından ve/veya ruhsat alanlarından kaynaklanacak mülkiyet bedeli, kiralama bedeli, orman izin bedelleri, mera tahsis değişikliği bedeli, kamulaştırma bedeli, rödövansçı yatırım gideri, rödövansçının her türlü hak ve alacak taleplerini, haciz, ipotek ve diğer takyidatları, Kanun kapsamındaki ruhsat harcı, çevre uyum teminatı, ruhsat bedeli, çevre uyum bedeli, devlet hakları ve idari para cezaları gibi her türlü ödemelere ilişkin sorumluluğu yeni ruhsat düzenlendikten sonra da devam eder. Bu ödemelerin maden bölgesinde faaliyet gösteren şirket tarafından yapılması durumunda, ödenen tutar ilgili ruhsat sahibi tarafından şirkete ödenir. Ödenmemesi halinde şirket tarafından ilgili ruhsat sahibinin şirketteki payına düşen gelirinden ve/veya şirketteki ortaklık payından mahsuben ödenir. (12) Maden bölgesi içerisinde kalan ruhsatlara ilişkin Kanun kapsamında tahsil edilmiş çevre uyum teminatı ve/veya çevre uyum bedelleri iade edilmez, bunlar yeni ruhsata devredilir. (13) Maden bölgesi içerisinde kalan ruhsatlara ilişkin Kanun kapsamında alınmış ruhsat teminatı, bu ruhsatlara ilişkin Kanundan kaynaklanan ruhsat harcı, çevre uyum teminatı, ruhsat bedeli, çevre uyum bedeli, devlet hakları ve idari para cezalarının ödenmesi halinde ilgili ruhsat sahibine iade edilir.(14) Maden bölgesi ilanının Resmî Gazete’de yayımı tarihinde mevcut rödövans sözleşmeleri Kanun gereği iptal edilmiş sayılır. (15) Maden bölgesi ilan edilen alanda, yeni rödövans sözleşmesi yapılamaz.(16) Yatırım giderlerinin ödeneceği banka hesap numaraları ilgili ruhsat sahipleri ve/veya rödövansçıları tarafından Genel Müdürlüğe bildirilir. Bildirilmemesi halinde Genel Müdürlükçe açılacak emanet hesabına alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konusu edilen 23.05.2018 tarih ve 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin "Ruhsatların Birleştirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 14. fıkrasının "Maden bölgesi ilanının Resmi Gazete'de yayımı tarihinde mevcut rödövans sözleşmeleri Kanun gereği iptal edilmiştir." ibaresi yönünden yapılan inceleme:
23.05.2018 tarih ve 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmelik 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.
Davalı idarece maden bölgesi adı altında ruhsatların birleştirilerek geniş ocak alanlarının oluşturulması ve ruhsat sınırlarında bulunan hammaddelerin ortak faaliyetler ile üretilmesine imkan sağlanması amacıyla düzenleme yapıldığı, bir bölgede yirmiye yakın ruhsatlı saha olabildiği ve bu ruhsatların birbirine çok yakın veya bitişik olmaları nedeniyle ruhsat sınırlarında üretim faaliyetinde bulunamadıklarından ocak derinliklerinin artarak çok yüksek ve dik şevlerin (basamakların) oluştuğu, madencilik uygulamaları bakımından çok tehlikeli durumlar ile karşılaşıldığı, ruhsat sahaları arasındaki ruhsatsız alanlarda işletme yapılamaması nedeniyle kaynak ve rezerv israfına neden olunduğu belirtilerek maden bölgesi ilan edilen yerlerde bulunan bitişik veya birbirine yakın ruhsatların bulunduğu alanlardaki sorunları yönetebilmek için havza madenciliği yapılabilmesine imkan tanıyan düzenleme yapıldığı belirtilmiştir.
Maden bölgesi ilan edilebilmesi için, ruhsatların birbirine bitişik ve/veya yakın olması nedeniyle açık işletmenin şev açısı ve basamaklarının tehlike arz etmesi, maden işletmelerinin, ruhsat sınırına dayanması nedeniyle işletme projelerinin ayrı ayrı uygulanmasının işletme güvenliği açısından risk oluşturması ve verimli işletilememesi, birden fazla işletme ruhsatında; işletme esnasında, nakliyede, patlatmada, kırma-elemede ve benzeri faaliyetlerde toz, partikül gibi hususların emisyon değerlerinin yıllık ölçüm ortalamasının çevre standart limitlerinin üzerinde olması, yerleşim alanına, imar planlarına yakınlığı ve çevresel etkileri nedenleriyle ruhsatlarda ortak işletmeye ihtiyaç duyulması, şartlarından en az birinin oluşması aranmaktadır.
Maden bölgesi ilan edilen alanda, toplam rezervin en az yarısına tekabül eden ruhsat sahiplerinin talebi halinde ruhsatların birleştirilebileceği, birleştirmeye dahil olmayan ruhsatların iptal edilerek bu alanların da birleştirilen ruhsata ilave edileceği, iptal edilen ruhsatların Genel Müdürlükçe tespit edilen yatırım giderlerinin ilgilisine ödeneceğinin düzenlendiği, böylelikle maden bölgesi içinde, iptal edilen ruhsatlara bağlı mevcut rödövans sözleşmelerinin iptali ile bu bölgede yürütülecek faaliyetlere esas üretim planlamasının, tek bir ruhsat kapsamında yapılmasının öngörüldüğü, mevcut rödövans sözleşmelerinin iptal edileceği gibi bu bölgelerde yeni rödövans sözleşmesinin de yapılamayacağının düzenlendiği, dolayısıyla kanun koyucu iradesinin bu bölgelerde ortak bir proje ve plan üzerinden yapılmasını sağlamak olduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle mevcut rödövans sözleşmesinin iptalinin, maden bölgesi ilan edilen yerde yapılması planlanan çalışmanın doğal bir sonucu olduğu, kurulan şirkete ortak olan ruhsat sahiplerinin, maden bölgesi ilan edilmeden önceki ruhsatlarından kaynaklanacak rödövansçı yatırım gideri, rödövansçının her türlü hak ve alacak taleplerine dair her türlü ödemelere ilişkin sorumluluğunun yeni ruhsat düzenlendikten sonra da devam edeceği, bu ödemelerin maden bölgesinde faaliyet gösteren şirket tarafından yapılması durumunda, ödenen tutarın ilgili ruhsat sahibi tarafından şirkete ödeneceği, ödenmemesi halinde şirket tarafından ilgili ruhsat sahibinin şirketteki payına düşen gelirinden ve/veya şirketteki ortaklık payından mahsuben ödeneceği belirtildiğinden dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden yapılan inceleme:
İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın 9.8.2018 tarihli yazısında 7020 sayılı Kanun ile Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliği uyarınca İstanbul ili Sultangazi ilçesi Cebeci ilçesinde Sicil:... sayılı ruhsat sahasındaki davacı ile dava dışı ruhsat sahibi arasında imzalanan rödövans sözleşmesinin iptali ile ilgili davalı idarece işlem yapılmasının istenildiği, ayrıca dava dışı .. Mad. San. ve Tic. Ltd. Şti, tarafından davalı idareye verilen 13.08.2018 tarihli dilekçe ile de aynı şekilde talepte bulunarak söz konusu rödövans sözleşmesinin iptal edilmesi talep edilmiştir.
Davalı idarece yapılan inceleme sonucunda, davacı ile dava dışı ruhsat sahibi arasında yapılan rödövans sözleşmesinin 06.11.2002 tarihinde ruhsatın sicil kayıtlarına bilgi amaçlı olarak şerh edildiğinin tespit edildiği, dava konusu edilen Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin "Ruhsatların Birleştirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 14. fıkrası ile Anayasaya aykırı olduğu iddia edilen 7020 sayılı Kanunun 10. maddesinin 13. fıkrasının son cümlesi uyarınca ruhsatın sicil kayıtlarından terkin edildiği, anılan sözleşmeye göre faaliyette bulunulmaması gerektiği yönünde işlem tesis edilmiştir.
Maden bölgesi ilan edilen ruhsata ait rödövans sözleşmesinin iptal edilmesine ilişkin düzenlemenin hukuka uygun bulunması nedeniyle buna dayalı tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan davacı tarafından idarece hesaplanan yatırım giderinin ödenmediği iddia edilmekteyse de buna ilişkin uyuşmazlığın bu davanın konusunu oluşturmadığı, bu yöndeki iddiaların ayrı bir davada ileri sürülecek olursa ilgili mahkeme tarafından yargısal denetiminin ayrıca yapılabileceği açık olduğundan davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 23.05.2018 tarih ve 30429 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Bölgelerine ve Ruhsatların Taşınmasına İlişkin Yönetmeliğin "Ruhsatların Birleştirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 14. fıkrasının "Maden bölgesi ilanının Resmi Gazete'de yayımı tarihinde mevcut rödövans sözleşmeleri Kanun gereği iptal edilmiştir." ibaresi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Mülga Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!