WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/675 E.  ,  2025/24 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/675
Karar No : 2025/24

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Tekstil İmalat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına tescilli ...-..., ...-..., ...-..., ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde ibraz edilen ve eşyanın Malezya menşeli olduğuna dair belgenin gerçekliğinden şüphe duyulması nedeniyle, davalı idarece Malezya yetkili makamları nezdinde sonradan kontrol talebinde bulunulmuş olmasına karşın cevap alınamadığından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile dampinge karşı verginin dava konusu edilmeyerek kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, ek tahakkuk kararına karşı, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen zorunlu idari itiraz yoluna başvurulması üzerine, 27/11/2021 tarihinde davacının elektronik tebligat adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilen Bölge Müdürlüğü kararının dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşıldığından, kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde ibraz edilen ve eşyanın Malezya menşeli olduğuna dair belgenin gerçekliğinden şüphe duyulması nedeniyle, davalı idarece Malezya yetkili makamları nezdinde sonradan kontrol talebinde bulunulmuş olmasına karşın cevap alınamadığından bahisle ek tahakkuk kararı alınmış ise de,uyuşmazlık konusu beyannameler ile ithal edilen eşyaya ilişkin menşe belgesinin gerçeği yansıtmadığı hususu yeterli ve açık bir tespit yapılarak ortaya konulmaksızın, eşyanın beyan edilen menşeli olmadığı ön kabulünden hareketle alınan ek tahakkuk kararı varsayıma dayalı ve hukuka aykırı olduğundan, davacı tarafından adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada bu açık hukuka aykırılık halinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesinin icap ettiği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler dava edilmeyerek kesinleştiğinden, kesinleşen kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İthale konu eşyanın beyan edildiğinden farklı menşede olduğu iddiası soyut ve varsayıma dayalı olduğundan, iddialarının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Olayda, ödeme emri içeriği ek tahakkuk kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin, usulüne uygun olarak davacının elektronik tebligat adresine gönderilmesine karşın, dava konusu edilmeyerek alacağın bu şekilde kesinleştiği, kesinleşen alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan bu davada ise, vergi tahakkukuna ilişkin safhada incelenebilecek nitelikte bulunan hukuka aykırılıklar ödeme emrine karşı açılan bir davada değerlendirmeye alınamayacağından, ithal edilen eşyaya ilişkin menşe belgesinin gerçeği yansıtmadığı hususu yeterli ve açık bir tespit yapılarak ortaya konulamadığının tespiti ile bu durumun "borcum yoktur" iddiası kapsamında nitelendirilmesi suretiyle işlemi iptal eden vergi dava daire kararında isabet görülmediğinden, temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli ...-..., ...-..., ...-..., ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde ibraz edilen ve eşyanın Malezya menşeli olduğuna dair belgenin gerçekliğinden şüphe duyulması nedeniyle, davalı idarece Malezya yetkili makamları nezdinde sonradan kontrol talebinde bulunulmuş olmasına karşın cevap alınamadığından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük ve katma değer vergileri ile dampinge karşı verginin dava konusu edilmeyerek kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda sözü edilen ödeme emri; konu edindiği kamu alacağını yaratan işlemden ayrı ve bağımsız bir idari işlem olup, işlemler zincirinin ayrı bir halkasını oluşturan her işlemde mevcut hukuka aykırılıklar, yalnızca o işlemi hukuka aykırı kılabilecek ve yalnızca o işlemin iptali istemiyle açılacak idari davada ileri sürülmesi halinde idari yargı tarafından dikkate alınabilecek niteliktedir. Şayet, içerdiği hukuka aykırılıklara karşın, bu işlemlerden birisi dava konusu edilmeyecek olursa, idari dava açma süresinin geçmesiyle hukuka uygunluk karinesinden yararlanmaya başlayan bu işlemin, zincirin sonraki halkasını oluşturan işleme karşı açılacak idari davada hukuka uygunluk denetimine tabi tutulması, anılan karine ile korunan kamu düzeninin ihlali sonucunu yaratır. İdari dava açma süresinin sonuncu gününü izleyen tarihten itibaren, içerdiği tüm hukuka aykırılıklara karşın, işlem hukuka uygun kabul edilip, zincirin sonraki halkasını oluşturan işleme dayanak alınabilir. Başka deyişle; işlemler zincirine dahil bir işlemdeki hukuka aykırılığın, işlemin bu nedenle idari yargı yerince iptal edilmiş olması hali dışında, bu işleme dayanılarak yapılan kendisinden ayrılabilir nitelikteki sonraki işlemi hukuka aykırı kılması söz konusu olamaz.
Öte yandan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına giren ve 37. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ödeme müddetinin son günü olan vadesinde de ödenmeyen kamu alacaklarının cebren tahsili için takibine başlanarak, kamu borçlusuna 55. maddeye göre tebliğ edilen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek üç iddiadan biri olan ödeme emriyle istenebilecek bir borcun bulunmadığı iddiası; usulüne göre tahakkuk etmiş bir borcun bulunmadığı, ödeme emrinin konu edindiği alacağın, kamu alacağı niteliğini kazanacak şekilde tahakkuk etmediği yönündeki iddiaları içermekte olup, sözü edilen itiraz nedeni tahakkuk safhasına ilişkin iddia ve itirazları ise kapsamamaktadır.
Olayda, ödeme emri içeriği ek tahakkuk kararına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin, usulüne uygun olarak davacının elektronik tebligat adresine gönderilmesine karşın, dava konusu edilmeyerek alacağın bu şekilde kesinleştiği, kesinleşen alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan bu davada ise, vergi tahakkukuna ilişkin safhada incelenebilecek nitelikte bulunan hukuka aykırılıklar ödeme emrine karşı açılan bir davada değerlendirmeye alınamayacağından, ithal edilen eşyaya ilişkin menşe belgesinin gerçeği yansıtmadığı hususunun yeterli ve açık bir tespit yapılarak ortaya konulamadığının tespiti ile bu durumun "borcum yoktur" iddiası kapsamında nitelendirilmesi suretiyle işlemi iptal eden vergi dava dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.