WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/2280 E.  ,  2025/29 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2280
Karar No : 2025/29

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına, satın aldığı madeni yağları daha yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi motorin yerine ikame olarak sattığından bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 2017 yılının Kasım ayının 2. dönemi ile Aralık ayının 1. ve 2. dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle vergilerin dört buçuk katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın süre aşımı nedeniyle reddine dair verilen kararlarının, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesince davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmediği, öğrenme tarihine göre açılan davanın süresinde olduğu gerekçesiyle kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemelerine gönderilmesi üzerine dosyanın yeniden esasa alınarak uyuşmazlığın esasına geçildiği, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği ve vergi inceleme raporlarının değerlendirilmesinden, davacı şirketin 2017 yılındaki işlemlerinin tamamen beyanlarını düzenleme ve ithal ettiği baz yağ miktarlarına bağlı kalarak sahte katık ve sahte nihai ürün faturalarını kullanmak suretiyle hesaplanan özel tüketim vergisi - İndirilecek özel tüketim vergisi tutarlarını ayarlamaya yönelik hesaplamalardan ibaret olduğu, 2017 yılında düzenlemiş olduğu faturalarda yer alan emtiaların, gerçekte üretilip teslim edilmediği, bu faturaların içerdiği emtia cinsi ve miktarıyla ilgisi olmayan sahte olarak düzenlenen belgeler olduğu, 4458 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun indirim mekanizmasının üretimler yapılmış gibi gösterilerek suistimal edildiği, ithal edilen baz yağların basit bir karışımla piyasaya sürüldüğü, davacı şirketin 2017 yılına ilişkin gümrük giriş beyannameleri dikkate alınarak, tescil tarihindeki TCMB döviz alış kurları, ithalat faturası üzerindeki dolar cinsinden tutarla çarpılarak ithalat tarihindeki alış bedellerinin tespit edilmesinde, ithal edilen bu malların organizasyon kapsamında piyasaya akaryakıt (motorin) ikamesi olarak sürüldüğü göz önünde bulundurularak 4458 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ilgili dönemlerde kırsal motorinin tabi olduğu maktu özel tüketim vergisi tutarı dikkate alınarak hesaplama yapılmasında ve bu hesaplama yapılırken de baz yağların kg cinsinden vergilendirilmesi yapılırken motorinin de litre üzerinden vergilendirilmesi yapıldığından 'kesafet (yoğunluk) oranı' uygulanarak kilogram bazında ithal edilen baz yağların litre cinsinden miktarının hesaplanmasında ve bu hesaplamalar sonucunda bulunan özel tüketim vergisinin davacı adına 3 kat vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; dava konusu vergi ziyaı cezalarının 2017 yılına ait olduğu, bu cezalara tekerrür uygulanabilmesi için, dayanak alınan cezanın en geç 2016 yılında kesinleştirilmiş olması gerektiği, olayda ise tekerrüre dayanak alınan cezanın 2017 tarihli ceza ihbarnamesine konu edildiği, tekerrür hükümlerinin uygulanması için aranan şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle, 3 kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri bakımından davanın reddine, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımları yönünden ise iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Elektronik tebligat adresi kullanmama zorunluluğu getirilen kurumlar vergisi mükellefi davacı şirkete ait elektronik tebligat adresinin ancak tüzel kişiliğin ticaret sicil kaydının silindiği tarih itibariyla re'sen kapatılacağı, bunun dışında sistemden çıkılmasının mümkün olmadığının düzenlemesi karşısında, davacı şirkete ait vergi mükellefiyetinin vergi dairesi müdürlüğünce re'sen terkin edilmesinin tek başına elektronik tebligat yapılmasına engel oluşturmayacağından, 22/11/2020 tarihinde davacı şirkete elektronik ortamda tebliğ edilen işlemlere karşı 30 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 31/03/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekeceğinden, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerekirken uyuşmazlığın esasının incelemesi suretiyle verilen mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, satın aldığı madeni yağları daha yüksek tutarda özel tüketim vergisine tabi motorin yerine ikame olarak sattığından bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, 2017 yılının Kasım ayının 2. dönemi ile Aralık ayının 1. ve 2. dönemleri için re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle vergilerin dört buçuk katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Kanun'un 107/A maddesinde verilen yetkiye istinaden düzenlenen 456 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin 4. maddesinin 3. fıkrasında, bu Tebliğ ile elektronik adres kullanma zorunluluğu getirilen ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılabilecek olanlar arasında kurumlar vergisi mükellefleri de sayılmış, dolayısıyla kurumlar vergisine tabi sermaye şirketleri de bu kapsamda kabul edilmiştir. Diğer yandan, aynı Tebliğ'in "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" kenar başlıklı 7. maddesinde, zorunlu olarak tebligat sistemine dahil olan tüzel kişilerin sistemden çıkmalarının ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla olanaklı bulunduğu ve bu tarihte elektronik tebligat adresinin kapatılacağı belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirketin mükellefiyeti, vergi dairesi tarafından 28/05/2019 tarihinde re'sen terkin edilmiş olmakla birlikte, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ilanlarından, halen faal olduğu, dava konusu cezalı vergilerin davacı şirketin elektronik adresine 22/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bakılmakta olan davanın ise 31/03/2021 tarihinde açıldığı görülmüştür.
456 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin değinilen 7. maddesi uyarınca elektronik tebligat sistemine dahil olan tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin kapatılacağı ve söz konusu hal dışında sistemden çıkışın olanaklı bulunmadığı gibi vergi mükellefiyetinin terkini işleminin tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren şartlar arasında sayılmadığı anlaşıldığından, 22/11/2020 tarihinde davacı şirkete elektronik ortamda tebliğ edilen işlemlere karşı 30 günlük dava açma süresi geçirildikten sonra 31/03/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelemesi suretiyle verilen mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmediğinden, kararın temyize konu iptale ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.