WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/2823 E.  ,  2025/33 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2823
Karar No : 2025/33

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Petrol Turizm Taşımacılık Temizlik Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2009 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve yargı harcı ile 2010 yılının Ocak dönemine ait yargı harcından oluşan amme alacağının tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının asıl borçlu şirkete, 10/08/2020 tarihinde ilan edilen 30/07/2020 tarihli Genel Kurul Kararı ile ortak olduğu ve aynı kararla müdür olarak görevlendirildiği, 04/07/2022 tarihinde ilan edilen 29/06/2022 tarihli Genel Kurul Kararı ile de şirket ortaklığından ayrılarak müdürlük görevinin sona erdiği, dava konusu ödeme emrinin, 2009 yılında asıl borçlu şirket tarafından yağlama yağı olarak satın alınan düşük tutarda ÖTV'ye tabi madeni yağların yüksek tutarda ÖTV'ye tabi olan motorin yerine ikame edilmek suretiyle ÖTV yönünden vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden bahisle şirket hakkında yapılan inceleme sonucunda re'sen tarh edilen cezalı özel tüketim vergileri ve söz konusu vergilere karşı açılan dava sonucunda hükmedilen karar harçlarını içerdiği, davacının tarhiyatın yapıldığı 2009 döneminde şirket kanuni temsilcisi olmaması, sırf yargılama aşamasından sonra düzenlenen iki nolu ihbarnamelerin vade tarihlerinde şirket kanuni temsilcisi olduğundan bahisle, davacının asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen borçtan sorumlu tutulmasının hakkaniyetle bağdaşmayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu ... Petrol Turizm Taşımacılık Temizlik Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2009 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve yargı harcı ile 2010 yılının Ocak dönemine ait yargı harcından oluşan amme alacağının tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı; temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için, asıl mükelleflere rücu edebilecekleri hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Daire kararının, dava konusu ödeme emirleri içeriği yargı harçları dışında kalan kısımlarının iptaline dair hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaları sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Temyize konu kararın, dava konusu ödeme emirleri içeriği yargı harçlarına isabet kısmına ilişkin temyiz istemine gelince;
Olayda, davacının asıl borçlu şirkete, 10/08/2020 tarihinde ilan edilen 30/07/2020 tarihli Genel Kurul Kararı ile ortak olduğu ve aynı kararla müdür olarak görevlendirildiği, 04/07/2022 tarihinde ilan edilen, 29/06/2022 tarihinde noterce tasdik edilen 28/07/2021 tarihli Genel Kurul Kararı ile de şirket ortaklığından ayrılarak müdürlük görevinin sona erdiği, dava konusu ödeme emirleri içeriği yargı harçlarının, davacının kanuni temsilci olduğu zaman diliminde hükmedilen yargı harçları olduğu, vade tarihlerinde de kanuni temsilciliğinin devam ettiği, yargı harçlarının doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihte kanuni temsilci olan davacının sözü edilen borçtan kanuni temsilci olarak sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından, temyize konu kararın, dava konusu ödeme emirleri içeriği yargı harçlarına ilişkin kısmının iptaline yönelik hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiş, diğer açılardan hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi suretiyle karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu ödeme emirleri içeriği yargı harçları dışında kalan kısımlarının iptaline dair hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, dava konusu ödeme emirleri içeriği yargı harçlarına ilişkin kısmının iptaline yönelik hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, asıl borçlu ... Petrol Turizm Taşımacılık Temizlik Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait 2009 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve yargı harcı ile 2010 yılının Ocak dönemine ait yargı harcından oluşan amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerini iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında; tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınmayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, bu hükmün Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanacağı düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 30/07/2020 tarihli Genel Kurul Kararı ile ortak olduğu ve aynı kararla müdür olarak görevlendirildiği, 29/06/2022 tarihli Genel Kurul Kararı ile de şirket ortaklığından ayrılarak müdürlük görevinin sona erdiği, ödeme emri içeriği amme alacaklarına ilişkin 2 nolu ihbarnamelerin şirkete 08/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği, amme alacaklarının vade tarihlerinin 08/12/021 tarihi olduğu, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ tarihlerinin 24/01/2022 tarihi olduğu, yapılan malvarlığı araştırmaları neticesinde asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına 08/09/2022 tarihli ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Olayda, davacının, kanuni temsilci olduğu dönemlerde ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen ve asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacaklarının ödenmesinden sorumluluğunun bulunduğu açıktır.
Bu durumda, amme alacaklarının ödenmesi gerektiği dönemlerde kanuni temsilci sıfatını haiz bulunan davacının söz konusu borçlardan sorumlu olduğu, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile Dairemiz kararının, dava konusu ödeme emirleri içeriği yargı harçları dışında kalan kısımlarının iptaline dair hüküm fıkrasının onanmasına ilişkin kısmına katılmıyorum.