WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/21 E.  ,  2023/4512 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/21
Karar No : 2023/4512

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... Kimya ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2012 yılının Nisan dönemine ilişkin özel tüketim vergisi borcunun tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesiyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, asıl borçlu şirket adına tescilli beyannameden kaynaklanan kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin 15/12/2012 tarihinde şirkete tebliğinden sonra 23/12/2014 tarihinde verilen dilekçe ile borcun 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun kapsamında yapılandırılması üzerine, vergi borcunun nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği, bu durumda yapılandırma işleminin iptal edilmesiyle birlikte asıl borçlu şirket adına tekrar yeni bir ödeme emri tanzim ve tebliği sonrasında tahsil olanaksızlığının ortaya konulması şartıyla, yapılandırma tarihi esas alınarak şirket ortakları veya sorumlular adına takibe geçilmesi gerekirken, anılan işlemler yapılmaksızın davacının söz konusu borç nedeniyle kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutularak ödeme emriyle takip edilmesinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılandırmanın borcun vade ve tutarını değiştirmekle birlikte niteliğini değiştirmediği, bu nedenle, şartların ihlali sonucunda yapılandırmanın geçersiz hale gelmesi ile yapılandırma öncesi duruma geri dönüleceği, yapılandırılan borçların ödenmemesi halinde yeniden ödeme emri düzenlemeye gerek olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Kimya ve Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2012 yılının Nisan dönemine ilişkin özel tüketim vergisi borcunun tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı; temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için, asıl mükelleflere rücu edebilecekleri hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un, 4108 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile eklenen mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir.
6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 73. maddesinin 10. fıkrasının (a) bendinde, bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az (2014 takvim yılı için bir) taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümünden yararlanılacağı, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla (2014 yılı için birden fazla) taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, bu hükmün alacaklı tahsil daireleri açısından taksitlendirilen alacaklar için ayrı ayrı uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yapılandırılan borçların tespit edildiği şekilde süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde yararlanma hakkının kaybedileceği, bir başka deyişle yapılandırma öncesi eski duruma dönüleceği, bu nedenle yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilebileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının asıl borçlu şirket adına kanuni temsilci sıfatıyla davacı tarafından 23/12/2014 tarih ve 40897 sayılı dilekçe ile yapılan başvuru üzerine yapılandırıldığı, ancak hiç ödeme yapılmaması nedeniyle yapılandırma işleminin iptal edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, Mahkemece vergi borçlarının yapılandırma tarihi itibarıyla nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği ve yapılandırma işleminin iptali sonrasında asıl borçlu şirket hakkında yeniden yapılacak takip ile kamu alacağının tahsil imkansızlığının ortaya konularak davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibe geçilmesi gerektiği yolundaki değerlendirmesinde isabet bulunmadığından, kanuni temsilcilerin sorumluluğuna ilişkin yukarıda sözü edilen maddeler uyarınca yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
Dosyanın incelenmesinden, kanuni temsilci olan davacı tarafından, asıl borçlu şirkete ait kamu alacağının 6552 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasından sonra, yapılandırılan borcun ödenmemesi üzerine kesinleşmiş alacağın takibi amacıyla davacıya ödeme emri düzenlendiği anlaşılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı; temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için, asıl mükelleflere rücu edebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Olayda, Mahkemenin vergi borçlarının yapılandırma tarihi itibarıyla nitelik değiştirmesi suretiyle yeni bir borç haline geldiği yargısı isabetli görülmekle birlikte, kesinleşmiş alacak nedeniyle takibatın yeniden şirket tüzel kişiliğinden aranılmasına dair Mahkeme gerekçesine katılma olanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, kaldığı yerden devam edecek olan tahsilatta, asıl borçlu şirkete ait olup yapılandırılan borcun ödenmemesinde, 213 sayılı Kanun'un sözü edilen 10. maddesinde düzenlenen kusurlu sorumluluk ilkesi gereğince davacının takip edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi suretiyle dava hakkında karar verilmesi gerektiğinden, çoğunluk kararının gerekçesine katılmıyorum.