Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1070 E. , 2024/457 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1070
Karar No : 2024/457
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü - (E - Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2019 yılında tescilli 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekinde yer alan menşe şahadetnamesinin sonradan kontrolüne ilişkin yapılan araştırma neticesinde Türkiye Cumhuriyeti ile Güney Kore arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması çerçevesinde ithal edilen eşyanın Güney Kore menşe statüsünü kazanmamış olduğunun bildirilmesi üzerine ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri, dampinge karşı vergi ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, beyanname ekinde sunulan menşe ispat belgesinin Güney Kore idaresince düzenlediği hususunda şüphe bulunmadığı, ancak, yapılan araştırma sonucunda eşyanın Güney Kore menşeli eşya olarak nitelendirilmesi için gerekli şartları taşımadığının ilgili ülke gümrük idaresince kabul edildiği, bu durumun eşyaya ilişkin menşe belgesinin gümrük idaresince yanlışlıkla onayladığını gösterdiği, bu durumda, ithalatçının gümrük vergilerini ödeme yükümlülüğünün ancak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğinin ortaya konulamaması halinde mümkün olacağı, eşyanın menşeini ispat için düzenlenen belgelerin, serbest ticaret anlaşmasında öngörülen şekli şartları taşıması halinde yükümlünün gerekli dikkat ve özeni gösterdiğinin kabul edilmesi gerektiği, eşyanın ithali sırasında sunulan ve dosyada yer alan belgelerin incelenmesinden, eşyanın Güney Kore menşeli olduğuna dair Güney Kore Ticaret ve Sanayi Odasınca menşe ispat belgesinin düzenlediği, ithalatçının anılan belgelere güvenerek gümrük işlemlerini tamamladığı, belgelerin sahte olduğu hususunda bir tespitin yer almadığı, bir başka ifadeyle davacının özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, tahakkukun dayanağının Güney Kore gümrük makamları tarafından gönderilen yazıda bahsi geçen "belge muhteviyatı eşyanın Güney Kore menşeli eşya statüsünü sağlamadığı" ifadesinden ibaret olduğu, yanlışlıkla onaylandığı tespit edilen belgenin, ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylandığına ilişkin başkaca herhangi bir tespit ve incelemenin yapılmadığı, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermediğine dair bir verinin elde edilmemiş olduğu anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İthal edilen eşyanın Çin'den Güney Kore'ye getirildiği, davacının bu durumu bilmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına 2019 yılında tescilli 12 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ekinde yer alan menşe şahadetnamesinin sonradan kontrolüne ilişkin yapılan araştırma neticesinde Türkiye Cumhuriyeti ile Güney Kore arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması çerçevesinde ithal edilen eşyanın Güney Kore menşe statüsünü kazanmamış olduğunun bildirilmesi üzerine ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri, dampinge karşı vergi ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük mevzuatının, gümrük vergisinin tahsiline, takibine ve teminata bağlanmasına ilişkin bu Kanun'a aykırı olmayan usul ve şekle müteallik hükümlerinin, dampinge karşı verginin tahsili, takibi ve teminata bağlanması işlemlerinde de uygulanacağı; 16. maddesinin 2. fıkrasında, bu Kanun'un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun'a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. Atıfta bulunulan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 3. maddesinin 8. fıkrasının olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, "gümrük vergileri" deyiminin, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin tümünü, 9. fıkrasında, "ithalat vergileri" deyiminin, eşyanın ithalinde ödenecek gümrük vergisi ile diğer eş etkili vergiler ve mali yükleri, tarım politikası veya tarım ürünlerinin işlenmesi sonucu elde edilen bazı ürünlere uygulanan özel düzenlemeler çerçevesinde ithalatta alınacak vergileri ve diğer mali yükleri ifade ettiği belirtilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiş; 195. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, geçici bir anti-damping vergisi veya fark giderici vergi uygulandığı, (b) bendinde, kanunen alınması gereken vergi tutarının, bir bağlayıcı tarife ve menşei bilgisine istinaden belirlenen tutarlardan yüksek olduğu, (c) bendinde, vergi tutarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen seviyenin altında kaldığı hallerde, hesaplanan vergilerin Gümrük Vergileri Tahakkukunu İzleme Defterine kaydedilip özel durumunun defterde belirtileceği öngörülmüş; 198. maddesinin 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkrasında ise, 195. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda, dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenmeyeceği; ancak, belgeyi onaylayan idarenin eşyanın tercihli tarife için tayin edilen şartları yerine getirmediğini bildiği veya bilmesi gerektiği durumlar hariç olmak üzere, doğru olmadığı tespit edilen belgenin ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylanması veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazete'de bir duyuru yayımlanmış olması halinde vergilerin yükümlüden tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınacağı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi açıklanan temyize konu kararın, gümrük vergisi ve dampinge karşı vergi dışındaki unsurlar üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısımlarına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Dava konusu işlemin dampinge karşı vergiye ilişkin kısmı yönünden;
4458 sayılı Kanun'un 198. maddesine 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkrada yer alan, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin madde metninde belirtilen koşulların gerçekleşmesi halinde sonradan istenilemeyeceği yolundaki düzenleme iyiniyetli yükümlülerin korunması amacıyla getirilmiştir. Dampinge karşı vergi ise, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yapılan soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda alınmakta olan bir ticaret politikası önlemi olup, uyuşmazlık konusu beyannamenin tescil tarihinde tercihli tarife nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen bir vergi niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle, anılan fıkrada öngörülen koşullar yönüyle değerlendirme imkanı bulunmayan, söz konusu vergiye tabi olduğu belirtilen eşyanın iddia edildiği gibi dampinge karşı vergi alınmasını gerektiren bir ülkeden ithal edildiğine dair idarenin herhangi bir tespitinin olmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin, eşyanın menşeinin kabul edilmeyerek tahakkuk ettirilen dampinge karşı vergiye isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yapılan istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Dava konusu işlemin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca, dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmına geline;
Yukarıda yer alan hükümlere göre, dampinge karşı verginin, yalnızca 4458 sayılı Kanun'un usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından, anılan Kanun'da tanımlanan "ithalat vergileri" niteliğinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Esasen sözü edilen verginin dayanağını oluşturan 3577 sayılı Kanun, dampinge karşı verginin noksan ödenmesi suretiyle gerçekleştirilen ithalatlara yönelik olarak ceza uygulanacağı yolunda herhangi bir hüküm içermediği gibi, Kanun'un 15. maddesinde Gümrük Kanunu'nun uygulanacağı durumlar tadadi olarak belirtilmiş, bu durumlar usul ve şekle bağlı olarak sınırlandırılmış, cezalar yönünden herhangi bir atıfta bulunulmamıştır. Bununla beraber 16. maddede bu Kanun'un tatbikatında, Gümrük Kanunu ile diğer kanunların bu Kanun'a aykırı olan hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlandığından, dampinge karşı verginin "ithalat vergileri" tanımı içerisinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, özel kanun olan 3577 sayılı Kanun'un sınırlayıcı ve yasaklayıcı düzenlemeler içermesi nedeniyle, dampinge karşı verginin ithalat vergileri kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, anılan vergi tutarı üzerinden ceza kararı alınması, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğundan, dava konusu işlemin dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, dampinge karşı verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının dayanağı dampinge karşı verginin hukukiliği yukarıda incelenerek hukuka uygun olmadığı değerlendirildiğinden, dava konusu işlemin anılan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolunda ulaşılan yargı sonucu itibariyle yerinde bulunmuştur.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1…. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin, gümrük vergisi ve dampinge karşı vergi dışındaki unsurlar üzerinden hesaplanan katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
2.Kararın; dava konusu işlemin dampinge karşı vergi, dampinge karşı verginin matraha ilavesi suretiyle ek olarak tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına isabet eden kısımlarına ilişkin hüküm fıkralarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!