WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2023/1028 E.  ,  2025/1876 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1028
Karar No : 2025/1876

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2009 yılının Ocak, Şubat, Nisan, Mayıs dönemlerine ilişkin özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve yargı harçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ödeme emri içeriği vergi borçlarının 6736 ve 7143 sayılı Kanunlar kapsamında yapılandırıldığı, dolayısıyla bu vergi borçlarının nitelik değiştirerek, yapılandırma sonucu taksitlendirilip ödenmeyen borca dönüştüğü anlaşıldığından, şirket adına tekrar ödeme emri düzenlenerek tebliği sonrasında tahsil olanaksızlığının ortaya konulması şartıyla yapılandırma ve vade tarihindeki temsilci ve ortaklar adına takibe geçilmesi gerekirken, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılandırılan borçların belirlenen şekilde ve süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde yapılandırmadan yararlanma hakkının kaybedileceği ve yeni bir işleme gerek kalmaksızın takibin kaldığı yerden devam edeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirketin borçlarının 22/11/2016 ve 27/07/2018 tarihlerinde 6736 ve 7143 sayılı Kanun'dan faydalanılarak yapılandırıldığı anlaşılmaktadır. 11/07/2016 tarih ve 9112 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edilen 29/06/2016 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının temsil yetkisi sona ermiştir. Bu durumda, gerek yapılandırma başvurularının yapıldığı tarihlerde, gerekse ödeme safhasında kanuni temsilci sıfatı taşımayan davacının borcun şirketten tahsil edilememesinde kusurunun bulunmadığı ve ödenmeyen borçlardan sorumlu tutulamayacağı açıktır.
Öte yandan, cebren tahsil ve takip işlemleri kapsamında düzenlenen tahsil edilen ödeme emrinden sonra, yapılandırma başvurusuyla kamu alacağının ödeme planına bağlanması durumunda, cebren tahsil ve takip süreci geldiği aşama itibarıyla durdurulacak ve ödeme planına göre kamu alacağı tahsil edilecektir. Yapılandırılan borcun ödenmemesi durumunda ise yapılandırma kanunu hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilecek ve yapılandırma öncesindeki aşamaya dönülecektir. Davacı hakkında yürütülen cebren tahsil ve takip işlemlerinin geldiği aşama dikkate alındığında dava konusu ödeme emrinin içeriği amme alacakları için davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesine gerek bulunmadığından, yazılı gerekçeyle dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin vergi mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinde; tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden tüzel kişiden tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un 10. maddesinin 6.fıkrasında ve 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında, bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yapılandırılan borçların tespit edildiği şekilde süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde yararlanma hakkının kaybedileceği, bir başka deyişle yapılandırma öncesi eski duruma dönüleceği, bu nedenle yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilebileceği, ayrıca yapılandırma başvurusunda bulunulmuş olmasının, uyuşmazlık konusu dönemlerde kanuni temsilci sıfatını taşıyan yükümlülerin yasadan kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açıktır.
Bu itibarla, vergi borçlarının yapılandırma tarihi itibarıyla nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğine ve yapılandırma ile birlikte vergi sorumluluğunun başvuruda bulunan kanuni temsilciye geçtiğine dair değerlendirmede isabet bulunmadığından, kararın bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.