WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/4483 E.  ,  2024/86 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4483
Karar No : 2024/86

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Deniz Ürünleri Gıda
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca, Tetkik Hâkimi … 'un açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun; 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmış olup; bu hükümlere göre, idari davalarda davayı açan ve davanın yöneltildiği kişilerde dava ehliyetinin varlığı, açılan davaların incelenebilmesi için zorunlu bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, 09/03/2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanan ve 04/03/2020 tarihinde tescil edilen 25/02/2020 tarih ve 1 sayılı Genel Kurulu Kararı uyarınca davacı şirketin ticaret sicilinden kaydının terkin edildiği; … Asliye Ticaret Mahkemesinin … tarih ve E:… ve K:… sayılı kararıyla … Asliye Hukuk Mahkemesinin E: … sayılı dosyasına münhasır olmak üzere şirketin ihyasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına işlem tesis edilen şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicilinden silinerek sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, sözü edilen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün değildir. Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önce tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması; hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesi söz konusu olamaz. Öte yandan, … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına münhasır olmak üzere şirketin ihyasına karar verilmiş olması da bu sonucu değiştirmez. Mevzuatta sorumluluklarını düzenleyen hükümler uyarınca, münfesih şirketin ortakları veya kanuni temsilcileri ya da tasfiye memurları adına bu sıfatları nedeniyle tesis edilen veya edilecek işlemlerin bunların menfaatini etkileyeceği tartışmasızdır.
Bu hukuki durum karşısında; sicil kaydı terkin edilmekle tüzel kişiliği, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığı sona eren davacı şirket adına tesis edilen işlemin ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın herhangi bir hukuki sonuç doğurması söz konusu olmadığından, davalı idarece bölge idare mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun esasının incelenmesi olanaklı değildir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/01/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Bilindiği üzere, ticari ortaklıklar ticaret siciline tescille tüzel kişilik kazanırlar, sicilden kaydı silinince kişiliklerini kaybederler ve bundan sonrada ticari faaliyet yürütemezler.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7/15.maddesinin son cümlesinde, Ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşların haklı sebeplere dayanarak sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, hükme bağlanarak; terkin edildiği halde alacağı veya menfaati olanlara ihya seçeneği sunularak olası mağduriyetler engellenmek istenmiştir. 6102 sayılı TTK’da düzenlenmezden evvel ise, belli koşulların varlığı halinde kaydı silinmiş şirketin ihyası hususu, hukuk uygulamamızda Yargıtay içtihatları ile doktrince kabul görmüş ve böylelikle diriltilen şirketin yeniden ticaret siciline kaydı yapılmakla, hukuksal anlamda tüzel kişiliğin yeniden vücut bulacağı nitelendirilmesi yapılmıştır.
Bu süreç içerisinde ise ek tasfiye işlemleri yanında diğer hukuksal işlemler son tasfiye memuru tarafından yürütülmekte ve ticaret siciline yeniden kaydın, vergi dairesine de bildirilmesi sonucu ihya sebebine göre yeniden mükellefiyet tesisi söz konusu olabilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesinde ise, davada husumet dava şartlarından sayılmıştır. Buna göre, dava açılmazdan önce veya davanın devamı sırasında tasfiyesi sona eren sermaye şirketlerinin aktif husumet ehliyeti kalmayacaktır. Ancak aynı sermaye şirketlerinin, ek tasfiye (veya alacaklıların alacağını takip amaçlı) amacıyla sınırlı olarak ihyasının sağlandığı durumlarda tekrar husumet konumuna gelebilecek ve aktif dava ehliyeti kazanacaktır.
Olayda, tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliği sona eren şirketin, … Asliye Ticaret Mahkemesinin … tarih ve E:… ve K:… sayılı kararıyla ihyasına karar verildiği, dava konusu işlemlerin davacı şirkete tebliğ edildiği tarih itibariyle de ihya nedeninin sona ermesiyle şirket kaydının tekrar silinmesi söz konusu olmadığı gibi iddia dahi edilmediği anlaşılmakla, dava açıldığı tarihte davalı idare açısından ''husumet'' konumuna alınma imkanı bulunan davacı şirket adına davayı açan tasfiye memurunun ehliyetli olduğu dolayısıyla, davanın esası hakkında karar verilmesi yolunda temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.