WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2022/1741 E.  ,  2024/225 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1741
Karar No : 2024/225

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ödeme emrinin, 2018 yılının Ağustos dönemine ait özel tüketim vergisi ve vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin ara kararı üzerine davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca, 05/10/2020 ve 03/11/2020 tarihlerinde iki kez davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine tebliğe çıkarıldığı, tebliğ mazbataları ve üzerindeki şerhler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu tebligatın, usulüne uygun olduğu, pusulanın yapıştırıldığı tarih olan 03/11/2020 tarihinden itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınmaması hâlinde on beşinci günde tebligat yapılmış sayılacağından, dava konusu ödeme emrinin 17/11/2020 tarihinde tebliğ edildiği sonucuna varıldığı, içeriğinde dava açma süresiyle yerinin de açıkça gösterildiği dava konusu ödeme emrine karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yasal onbeş (15) günlük süre içerisinde, sürenin son günü olan 02/12/2020 tarihinde gün bitimine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra Mahkemelerinin … esas sayılı dosyasında 02/04/2021 tarihinde verilen K:… sayılı dilekçe ret kararı da dikkate alınarak 29/03/2021 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiş, davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrinin yerleşim yeri adresine tebliğe çıkarıldığı, polis tarafından yapılan aramanın gerçekleştirildiği ve bu aramada düzenlenen tutanakta yazılı depo adresinin, işyeri adresi olarak kabul edilmesi ve tebligatın deponun bulunduğu adrese yapılmasının gerektiği, tebligatın usulüne aykırı olduğu, e-haciz üzerine haberdar olduğunu iddia ettiği ödeme emrine karşı açtığı davanın süresinde olduğu, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesince, ilk incelemeye esas ara kararı ile davalı idareden dava konusu ödeme emrine ilişkin tebliğ alındısının istenilmesi üzerine davalı idare vekilince mahkeme tarafından istenilen belgelerin gönderildiği, bunun üzerine dava dilekçesi tebligata çıkarılmadan ve davalı idarenin savunması alınmadan ilk inceleme aşamasında davanın karara bağlandığı anlaşıldığından, sadece ilgili belgelerin ekte olduğunu belirttiği görülen davalı idare vekilinin davaya hukuki her hangi bir katkısının bulunmadığı görüldüğünden davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davacının, bölge idare mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinin 1. fıkrasında, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesince, ilk incelemeye esas olarak verilen ara kararı ile davalı idareden dava konusu vergi ceza ihbarnamesinin tebliğine ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, davalı idare vekilince ara kararı gereği olarak belgelerin gönderildiği, bu suretle dava dilekçesi tebligata çıkarılmadan ve davalı idarenin savunması alınmadan, ilk inceleme aşamasında dava hakkında karar verildiği anlaşılmış olup, sadece ilgili belgelerin ara kararına yönelik olarak cevap dilekçesi ekinde olduğunu belirttiği görülen davalı idare vekilinin davaya hukuki bir katkısının bulunmadığı görüldüğünden, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka uygun düşmemekle birlikte; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan bu hükmün 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün yanlışlık kapsamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararından, vergi mahkemesi kararının davalı idare vekili için belirlenen …TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin hüküm fıkrasının çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/01/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan istinaf kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının da düzeltilmesini sağlayacak nitelikte görülmediğinden, temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının da onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına bu yönden katılmıyoruz.