WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/670 E.  ,  2024/1555 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/670
Karar No : 2024/1555

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü - (E-Tebligat)

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası kapsamında re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .. Vergi Mahkemesinin . tarih ve E:., K:.. sayılı kararıyla; davaya konu ödeme emri içeriği özel tüketim ve katma değer vergilerine ilişkin ihbarnameler, muhatabın işte olduğu belirtilerek ve “yengesi ..." ibaresi düşülmek suretiyle adı geçene imza mukabilinde tebliğ edilmiş ise de, tebligatı alanın davacı ile aynı ikamette bulunan kişilerden olup olmadığına dair herhangi bir şerhin düşülmediği, bu durumun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 94. maddesinin 3. fıkrasında belirtilen tebliğ yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunan kimselere tebligat yapılacağına dair düzenlemeye aykırı olduğu, bu durumda, usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ihbarnameler nedeniyle kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bandrolsüz sigaralar nedeniyle bulunduran sıfatına haiz davacı adına tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin kesinleşmesi nedeniyle amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası kapsamında re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde; tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzel kişilere yapılacak tebliğin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde bunları idare edenlere veya temsilcilerine yapılacağı, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının kafi olduğu; tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde ikametgah adresinde bulunanlardan veya işyerlerinde memur ya da müsdahdemlerinden birine yapılacağı bu şekilde kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması gerektiği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Tebligat, Anayasa Mahkemesi tarafından, yetkili makamlarca birtakım hukuki işlemlerin bu işlemin hukuki sonuçlarından etkilenmeleri amaçlanan kişilere kanuna uygun şekilde bildirimi ve bu bildirimin usulüne uygun olarak yapıldığının belgelendirilmesi işlemi olarak ifade edilmiştir. İşlemlerin kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi için muhatabına bildirilmesi gerekir. Tebligat, Anayasa’da güvence altına alınmış olan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılabilmesinin ve bireylere tanınan hak arama hürriyetinin önemli güvencelerinden biridir. (AYM, E.2018/144, K.2019/72, 19/09/2019, §§ 4). Konu ettiği hukuki işlemden bağımsız olarak, o işlemin hukuki sonuçlarının başlangıcı için bir milat olan tebligatın, yapılan tanımdan hareketle muhatabın hukuki işlem hakkında kanuna uygun olarak bilgilendirilmesi ve bilgilendirmenin öngörülen usule uygun olarak belgelendirilmesi olmak üzere iki temel unsuru bulunmaktadır. Bu iki unsurun bir arada bulunması zorunludur. Yani yalnızca bildirim yeterli olmayıp, bu bildirimin yapıldığının belgelendirmesi de gerekmektedir.
Olayda her ne kadar Vergi Mahkemesince; ödeme emri içeriği amme alacaklarına ilişkin ihbarnamelerin gönderildiği adreste anılan tebligatı alan ...'in davacı ile aynı ikamette bulunan kişilerden olup olmadığına dair tebliğ mazbatasına herhangi bir şerhin düşülmediği, tebligatın Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinde öngörülen usule uygun olmadığı, bu durumda, kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, yukarıda yer verilen yasal düzenlemelere göre, yapılan bir tebligatın geçerli sayılabilmesi için aranan koşul; tebligatın muhataba veya Kanun'da sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olmasıdır. Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebliğin, muhataba yapılmış sayılacağını öngördüğünden, hukuken geçerli bir tebligat için, ikametgah adresinde bulunanlardan tebliğ yapılacak kimsenin görüşüne nazaran 18 yaşından aşağı olmaması ve bariz bir şekilde ehliyetsiz bulunmaması yeterli olup, mahkeme kararının aksine aynı konutta oturma şartı aramamaktadır.
Öte yandan, dosyanın incelenmesinden, dava konusu ödeme emri ve dayanağı ihbarnamelerin gönderildiği aynı adrese yapılan davalı idarenin savunma dilekçesi ile Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine dair karara ilişkin tebligat alındılarında anılan tebligatları alan ...'in davacı ile aynı konutta ikamet ettiği şerhinin yer aldığı anlaşılmış olup, bu durumda usulüne uygun olarak tebliğ edilmeyen ihbarnamelerin varlığından da söz edilemez.
Bu durumda, ödeme emrinin diğer yönlerden hukuka uygunluğunun incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu Daire kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.