WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/644 E.  ,  2024/1502 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/644
Karar No : 2024/1502

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Denizcilik ve Gemi Acenteliği Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin . tarih ve E:., K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli 22/03/2018 tarih ve 7586 sayılı geçici ithalat beyannamesi muhteviyatı "..." isimli geminin, Türkiye karasularında kaldığı süre içerisinde kullandığı motorin ve makina yağına isabet eden özel tüketim vergisi ile katma değer vergisine 2009/15481 sayılı 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Karar'ın 40. maddesi uyarınca muafiyet uygulanamayacağından bahisle Gümrük Müdürlüğü yazısına istinaden düzenlenen tutanak esas alınmak suretiyle 2018 yılının Mart dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu eki (I) sayılı listede yer alan mallar için vergiyi doğuran olay, ithalat olmayıp, söz konusu malın ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından teslimi olduğundan, özel tüketim vergisinin dahilde doğduğu, davacı şirketin acenteliğini yaptığı geminin kabotaj hattı dışından aldığı yakıtın gümrük işlemlerinin tamamlanması suretiyle millileştirildiği ve dahilde sarf edildiği dikkate alındığında, teslim sayılan hal gerçekleştiğinden bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı; tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının 04/12/2017 tarihinde ilanen tebliğ edilmesine karşın, posta yoluyla tebliğ edilemediğine ilişkin alındının dava dosyasına sunulmadığı, bu bakımdan, ilanen tebliğin usulüne uygun olarak yapıldığı ve vergi ziyaı cezasının kesinleştirildiği hususları idarece ortaya konulamadığından, anılan cezanın tekerrüre esas alınamayacağı, bu durumda dava konusu özel tüketim vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasına gelince; dahilde sarf edilen yakıt nedeniyle tarh edilen özel tüketim vergisi katma değer vergisinin matrahına dahil olamayacağından, salınan katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılarak kesilen vergi ziyaı cezasında da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine, anılan vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca arttırılan kısmı ile katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen vergi ziyaı cezasının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının istinaf istemininin reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun ise; özel tüketim ve katma değer vergisi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkraları yönünden reddine, kısmen de kabulü ile vergi mahkemesi kararının katma değer vergisi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının kaldırmasından sonra yapılan incelemede, tüketilebilir nitelikteki eşyaların geçici ithalat rejimi kapsamında muafiyetten yararlandırılmayacağı yolundaki düzenleme gereğince ve özel tüketim vergisinin de 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24. maddesinin (b) bendine göre katma değer vergisinin matrahını oluşturması nedeniyle tek kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın anılan kısmı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, geçici ithalat beyannamesinin Hipot Marine İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi adına tescil edildiği, eşyanın geçici ithalatı sırasında teminatın da bu şirket tarafından verildiği, bu nedenle yapılan tahakkukun muhatabının anılan şirket olduğu; davalı idarece, dış seferde kullanılmak üzere alınan serbest dolaşıma girmemiş yakıtların, dış seferde kullanılmayıp kabotaj halinde yurt içinde, 2003/5868 sayılı Kararname ve 6 seri no'lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği kapsamında özel tüketim vergisi sıfıra indirilmiş yakıt olarak kullanılamayacağı, harici seferde kullanılması gereken yakıtın davacı tarafından yurt içinde tüketildiği, bu olayın yurt içinde teslim olayını gerçekleştirdiği ve özel tüketim ve katma değer vergilerinin matrahını oluşturduğu, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Takdir komisyonunca takdir olunan veya vergi inceleme raporuyla belirlenmiş bir matrah ya da matrah farkına dayanmaksızın, sırf gümrük idaresince gönderilen yazıya istinaden düzenlenen tutanağa dayanarak yapılan re'sen tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına tescilli 22/03/2018 tarih ve 7586 sayılı geçici ithalat beyannamesi muhteviyatı "..." isimli geminin, Türkiye karasularında kaldığı süre içerisinde kullandığı motorin ve makina yağına isabet eden özel tüketim ve katma değer vergilerine 2009/15481 sayılı Karar'ın 40. maddesi uyarınca muafiyet uygulanamayacağından bahisle Gümrük Müdürlüğü yazısına istinaden düzenlenen tutanak esas alınmak suretiyle 2018 yılının Mart dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tarh ve tahakkuk usulünü düzenleyen ikinci kısmında yer alan re'sen vergi tarhı başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında; "Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir olunmuş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türk vergi sisteminde asıl olan verginin, mükellef tarafından belli dönemlerde beyan edilen matrah üzerinden hesaplanmasıdır. Mükellef beyanının doğru yapılmadığı, eksik yapıldığı veya süresi içerisinde yapılmadığı hallerde ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen tarh yöntemleri kullanılmak suretiyle noksan ödenen veya hiç ödenmeyen vergi, vergi idaresince tamamlatılır. Bu tarh yöntemlerinden biri de re'sen vergi tarhı yöntemidir.
Re'sen vergi tarhını, vergi alacağının yetkililerce re'sen takdir olunan matrah veya matrah farkı üzerinden vergi nispeti uygulanmak suretiyle hesaplanması olarak tanımlamak mümkündür. Vergi İdaresince re'sen vergi tarh olunabilmesi için, öncelikle, re'sen takdir olunmuş bir matrah veya matrah farkının varlığı gereklidir. Başka bir anlatımla, vergi idaresince re'sen yapılan vergi tarhının hukuken geçerli olabilmesi için, tarhiyatın, 213 sayılı Kanun'un 74. maddesi uyarınca matrah takdiri yapmakla görevli bulunan takdir komisyonunca takdir olunan ya da 135. maddesi uyarınca vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından düzenlenen inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah farkına dayandırılmış olması gerekmektedir.
Bu itibarla, takdir komisyonunca takdir olunan veya vergi inceleme raporuyla belirlenmiş bir matrah ya da matrah farkına dayanmaksızın, sırf gümrük idaresince gönderilen yazıya istinaden düzenlenen tutanağa dayanarak yapılan re'sen tarhiyatta hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin . tarih ve E:., K:… sayılı kararının özel tüketim vergisi ve bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki hüküm fıkrası ile katma değer vergisi ve bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle arttırılan kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkralarına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasına karşı yapılan davalı idarenin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere, dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 19/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın davanın reddine yönelik hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ve kararın anılan hüküm fıkralarının onanması gerektiği oyu ile, karara bu yönden katılmıyorum.