WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/4706 E.  ,  2023/4940 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4706
Karar No : 2023/4940

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca kayıt dışı motorin alındığı ve satıldığından bahisle, 2013 yılının muhtelif dönemleri için 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından, çalışanı olan ...'nin banka hesapları kullanılarak belgesiz akaryakıt alış ve satışı yapıldığından bahisle işlem tesis edilmiş ise de, anılan şahsa ait hesap hareketleri içeriğinin akaryakıttan kaynaklanan ticari bir faaliyetten kaynaklandığına dair herhangi bir belge bulunmadığı ve davacı nezdinde yapılmış bir tespitin olmadığı, para hareketlerinin davacıya ait kaçak akaryakıt bedellerinin transferleri olabileceğine dair varsayımdan hareket edildiği, kayıtlara intikal ettirilmediği ileri sürülen alış ve satışlarla ilgili olarak nakliye, kargo ve teslim belgesine ilişkin belgeler konusunda somut ve yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi kayıt dışı bırakıldığı ileri sürülen malların kime ne zaman satıldığı hususunda da hukuken geçerli bir tespit bulunmadığı, banka hesap sahibinin hesabın davacı tarafından kullanıldığı yönünde bir ifadesinin olmadığı, davacının çalışanlarından birinin ilgili yılda çoğunluğunun akaryakıt ticareti veya taşımacılık faaliyeti ile iştigal eden ya da bu işleri yapan firmalarla ilişkili olan şahıslara para transferleri yapmasının da ticari teamüllere göre tek başına belgesiz akaryakıt alım ve satımı yapıldığına kanıt olamayacağı, bu durumda, somut ve hukuken geçerli bir tespit olmadan sadece davacının çalışanına ait para transferlerinden hareketle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının çalışanı olan ...'nin ifadesinde, hesabından para gönderilen şahısları tanımadığını, onlarla herhangi bir ticari ilişkisinin ve anılan şahıslara gönderilen paralardan ve hesaplarından gerçekleştirilen yüksek tutarlı işlemlerden haberinin olmadığını, ticari faaliyetinin bulunmadığını, 2012 ve 2013 yıllarında işçi olarak çalıştığını, hesap hareketlerinin kimin tarafından yapıldığını bilmediğini beyan ettiği, para gönderilen şahısların çoğunun akaryakıt ticareti veya taşımacılık faaliyeti ile iştigal ettiği ya da bu işleri yapan firmalarla ilişkili bulunduğu, hesaba para yatıranların ekseriyetle davacının kardeşleri ve çalışanları olduğu, hesap sahibi adına yüklü tutarlarda para yatıran ...'un davacının hesaplarından vekaleten yüklü tutarlarda para çektiği, bu durumun, davacının hesabından para çekilerek ...'nin hesabına yatırıldığını gösterdiği, para gönderilenlerin hesap sahibini tanımadıkları, davacının ifadesinde, bir takım ticari faaliyetinde ...'nin hesabını kullanmış olabileceğini, aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamadığını beyan etmesi karşısında, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hususu ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının hukuken itibar edilebilir bir iddiada bulunmadığı, ödemelerin belgesiz akaryakıt alım satımına ilişkin olduğu, cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Çalışanının yaptığı işlemlerin kendisiyle bir ilgisinin olmadığı, varsayıma dayalı olarak tarhiyat önerildiği, kaydi envanter farkının fireden kaynaklandığı, kayıt dışı motorin alım satımına ilişkin bir tespitin olmadığı, cezalı tarhiyata esas kanun maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markersız mal bulundurulduğunun tespitinin gerektiği, envanter kaydına göre yapılan tespit üzerine kanun uyarınca 10 günlük sürenin verilmediği, para transferi yapılan kişilerden bir çoğu hakkında kaçak akaryakıt ticareti yapıldığına dair tespit bulunmaksızın hesaptan yapılan tüm ödemeler üzerinden matrahın belirlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Cezalı tarhiyatın dayanağının 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası olduğu belirtildiğinden, anılan madde kapsamında bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca kayıt dışı motorin alındığı ve satıldığından bahisle, 2013 yılının muhtelif dönemleri için 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası uyarınca re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve bir katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun "Müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması" başlıklı 13. maddesinin 5766 sayılı Kanun ile eklenen ve 6455 sayılı Kanun ile değişik 4. fıkrasında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 18. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan özel tüketim vergisine tabi malları bulundurduğu tespit edilen iş yeri sahipleri adına, malların tespit tarihindeki emsal bedeli veya miktarı üzerinden 11. maddedeki esaslara göre özel tüketim vergisinin re'sen tarh edileceği, tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezasının uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Ulusal marker" başlıklı 18. maddesinde, yurt içinde pazarlanacak akaryakıta veya akaryakıtla harmanlanan ürünlere rafineri çıkışında veya serbest dolaşıma girişinde rafinericilerce ve dağıtıcılarca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun belirleyeceği şart ve özellikte ulusal marker ekleneceği hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrasında; ulusal marker bulundurma zorunluluğu getirilen mallar bakımından, Kanun'un genel hükümleriyle düzenlenen vergiyi doğuran olay ve vergi mükellefinden farklı olarak ve "müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması" başlığıyla "bulundurma" fiili vergiyi doğuran olay, "bulunduranlar" da vergi mükellefi olarak kabul edilerek, bulunduranlar adına vergi tahakkuk ettirileceği ve vergi ziyaı cezası kesileceği, özel tüketim vergisi tahakkuku için "bulundurma" fiili ile birlikte bulundurulan ürünlerin de, kullanılma zorunluluğu getirilen ulusal markerinin olmaması gerektiği ve bu iki koşulun birlikte gerçekleştiğinin tespit edilmesi durumunda re'sen vergi tarh edileceği ve vergi ziyaı cezası uygulanacağı, re'sen tarh edilen özel tüketim vergisinin muhatabının ise, yasal düzenlemenin doğal bir sonucu olarak bu malları bulunduranlar olacağı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesince yukarıda belirtilen madde kapsamında bir değerlendirme yapılmadığı, maddi ve hukuki durumun yanlış nitelendirilmesi suretiyle karar verildiği anlaşıldığından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrası kapsamında yapılacak inceleme sonucuna göre yeniden bir karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.