WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Temmuz 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/4548 E.  ,  2023/3881 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4548
Karar No : 2023/3881

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Davacı adına 2016 ve 2018 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalar için gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının kesinleştiğinden bahisle gümrüklenmiş değerin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacıya tebliğ edilen ödeme emri içeriği kamu alacağının dayanağının davacı adına alınan mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı olduğu, söz konusu karara karşı zorunlu idari itiraz başvuru yollarına 15 günlük yasal süre içerisinde gidilmediğinden bu kararın kesinleştiği, kesinleşen ceza kararının davalı idarece usulünce ödeme emrine bağlanarak davacı şirkete tebliğ edildiği, davacı şirket tarafından ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde belirtilen ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek sınırlı sayıdaki itirazların dayanak delilleri ile ileri sürülemediği görüldüğünden, ödeme emrine karşı ileri sürülebilecek itirazlara konu olmayan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Gözetim belgesinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı, bu durumun borcum yoktur iddiası kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Gözetim belgesinin 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılanan belgelerden olmaması nedeniyle bu durumun "borcum yoktur" iddiası kapsamında yapılan itiraz olarak değerlendirilmesi gerekirken, aksi yoldaki gerekçeyle verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına 2016 ve 2018 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 7 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalar için gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararının kesinleştiğinden bahisle gümrüklenmiş değerin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde; ithali lisansa, şarta, izne, kısıntıya ve belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği; aynı maddenin 7190 sayılı Kanun'la değişik 4. fıkrasının (c) bendinde de, teslimden sonra kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı kuralına yer verilmiş; 58. maddesinde ise; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal düzenleme gereğince, kamu alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davalarda ileri sürülebilecek dava sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olup, yapılacak yargılamada kesinleşmiş hukuki durumların yeniden ele alınarak incelenmesine imkan bulunmamaktadır. Söz konusu itiraz sebepleri arasında yer alan "böyle bir borcun bulunmadığı" yolundaki iddianın da ancak vergilemeye ilişkin işlemlerin "borcun doğmadığı ya da varlık kazanmadığı" şeklinde beliren hukuka aykırılığının açık ve tartışmasız olması ve bu durumun kuşkuya yer bırakmayacak açıklıkta somut olarak ispatlanmış olması halinde hukuki etkililiğinden söz edilebilir.
Gözetim uygulamasında, Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar söz konusu beyannameler muhteviyatı eşyalar için gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı alınmış ise de; Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre para cezası kararı alınabilmesi için, eşyanın ithalinin, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olmasına rağmen bunlar olmadan gerçekleştirilmiş olması ya da belge varmış gibi beyan edilmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla bahse konu kararın dayanağını, ithale konu eşyanın anılan maddede aranılan belgelere tabi değilmiş ya da sunulmuş gibi beyan edilmesi oluşturduğundan, öncelikle, gözetim belgesinin sözü edilen maddede sayılan belgelerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İlgili belgelerin tanımı herhangi bir mevzuatta açıklanmasa da, gözetim belgesi, bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amacıyla Ticaret Bakanlığınca düzenlenen bir belgedir. Gözetim belgesinin ibrazı zorunluluğu ise, o malın, belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenilmesi durumuna münhasır olmaktadır. Bu bağlamda, ithali serbest olan eşyanın ithalat seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla getirilen ancak 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde sayılanlar dışında kalan gözetim belgesinin ibraz edilmemesi, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca eşyanın gümrüklenmiş değerinin mülkiyetinin kamuya geçirilmesini gerektiren nedenler olarak kabul edilemez.
Bu durumda, gözetim belgesinin, mezkur Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde düzenlenen, eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesi kapsamında sayılan belgelerden olmadığı sonucuna varıldığından, gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca alınan mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin kararda hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmış olup, bu hususun ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi suretiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken, yukarıda değinilen gerekçeyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 16/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.