Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4140 E. , 2023/5072 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4140
Karar No : 2023/5072
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü - (E - Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ticaret Sanayi Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı ''İran'' menşeli olarak beyan edilen ''ceviz içi'' ticari tanımlı eşyanın ''Ukrayna'' menşeli olduğunun tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 198. maddesinin 4. fıkrasına göre dolaşım belgesinin ihracatçı gümrük idaresince yanlışlıkla onaylandığının tespit edilmesi durumunda, yükümlünün gerekli özeni göstermesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, bir diğer ifadeyle menşe ispat belgelerini yanlışlıkla düzenleyen ihracatçı gümrük idaresinin, bildiği veya bilmesi gerektiği koşullar altında belgeyi yanlışlıkla onayladığını açıkça kabul etmiş olması halinde iyi niyetli mükellefin sorumluluktan kurtulmasının mümkün olduğu, ancak belgenin yanlış düzenlenme nedeninin ithalatçı firmanın yanlış bilgilendirmesi ve yönlendirmesine dayanması halinde yükümlü ithalatçının iyiniyet karinesinden yararlanamayacağı ve sorumluluk altında olacağı, olayda, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların menşeine ilişkin ''co.chambertrust.ir'' adlı uluslararası menşei sorgulama sitesinde yapılan sorgulama sonucunda Ukrayna menşeli olduğunun görülmesi üzerine sonradan kontrol işleminin yapılmadığı, bunun üzerine 2016/8478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Müeyyideler" başlıklı 17. maddesi kapsamında değerlendirilerek vergi kaybına sebebiyet verildiğinden ek tahakkuk ve para cezası kararı alınmışsa da, yukarıda belirtilen koşulların oluştuğu yönünde davacı hakkında yapılmış somut bir tespitin bulunmaması karşısında, 4458 sayılı Kanun'un 198. maddesine 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkranın yürürlükte olduğu dönemde tescil edilen beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak tesis edilen ek tahakkuk ve para cezası kararında ve bu kararlara vaki itirazın reddi yolundaki işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sınır ticareti uygunluk belgesinin İran'dan yapılacak ithalatlar için verildiği halde davacı tarafından ithal edilen ürünlerin aslında Ukrayna menşeli olduğu, davacının yanlış veya yanıltıcı işlem ve davranışlarla gerçek dışı menşe ispat belgesi kullanarak ithalat işlemlerini gerçekleştirdiği, tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Sınır ticareti kapsamında ithalat gerçekleştiren davacı tarafından sunulan menşe belgesinde eşyanın menşeinin "Ukrayna" olduğu, aksi durumun ispatlanamadığı olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 198. maddesi ile "Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine" ilişkin 2016/8478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca yapılacak değerlendirmeyle yeniden karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı ''İran'' menşeli olarak beyan edilen ''ceviz içi'' ticari tanımlı eşyanın ''Ukrayna'' menşeli olduğunun tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiş; 198. maddesinin 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkrasında ise, 195. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda, dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenmeyeceği hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezası alınacağı düzenlenmiştir.
Öte yandan, "Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine" ilişkin 2016/8478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 9. maddesinin 3. fıkrasında, ithalat işlemlerinde, eşyanın ilgili sınır ülkesinde üretildiğine veya imal edildiğine dair ithalatın yapılacağı ülkenin yetkili makamlarınca düzenlenen menşe şahadetnamesinin ilgili gümrüklerce aranacağı, üçüncü ülke menşeli ürünlerin bu Karar kapsamında ithalatına izin verilmeyeceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında ise, gerçek dışı menşe belgesi ibraz edilerek ithal edildiği tespit olunan ürünler için eşyanın ithalinde ödenmesi öngörülen gümrük vergisi, eş etkili vergi, diğer vergi, mali ve ek mali yüklerin tamamının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edileceği ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezasının uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
4458 sayılı Kanun'un 198. maddesinin yukarıda yer alan 4. fıkrası ile menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün, sorumluluktan kurtulması mümkün kılınmıştır.
Kanun koyucu, bunun gerçekleşebilmesini, dolaşım belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin, belgeyi yanlışlıkla onayladığını açık veya örtülü bir şekilde kabul etmiş olması, bir başka ifadeyle, belgelerin yanlış olarak onaylanmasına ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilerin neden olmadığını, belgenin yanlışlıkla onaylanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olması şartına bağlamıştır. Ayrıca, ihracatçı ülke gümrük idaresinin, yanlış onaylamanın kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olmasını yeterli görmeyerek, tüm özeni gösterdiğine ilişkin ispat yükünü de yükümlüye yüklemiştir. Dolayısıyla, Türkiye ile idari iş birliği anlaşması bulunan bir ülkeden tercihli tarife kapsamında ithal edilen eşyaya ait dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığının tespit edilmesi durumunda, yükümlünün, herhangi bir ihmalinin bulunmadığını ve gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebilmesi şartıyla, tercihli tarife uygulanması nedeniyle alınmayan veya tahakkuk ettirilmeyen vergiler sonradan istenemez.
Öte yandan, sınır ticareti uygulamaları, belirlenen ürünlerle sınırlı olmak üzere, sınır komşusu ülkelerden ithalat/ihracat yapılarak, daha düşük maliyetle ülke ihtiyaçlarının karşılanması, ihracatın artırılması suretiyle kapsam dahilinde bulunan alanlara ekonomik canlılık kazandırılması amacıyla yapılan ticari işlemlerdir. Dolayısıyla, Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin 2016/8478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında gerçekleştirilecek ithalatlarda, ithale konu eşyanın belirlenen eşyalardan olması ve ilgili sınır ülkesinde üretildiğine dair yetkili makamlarca düzenlenmiş menşe belgesinin sunulması zorunlu olup, üçüncü ülke menşeli ürünlerin söz konusu Karar kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, sınır ticareti kapsamında ithalat yapan davacı tarafından, beyanname ekinde eşyanın İran'da üretildiği/imal edildiğini gösterir bir belge sunulması zorunlu olmakla birlikte, dava dosyasının incelenmesinden, beyanname eki belgelerden … seri numaralı menşe belgesinde, ceviz içi cinsi eşyanın orjininin "Ukrayna" olduğunun görüldüğü, dolayısıyla üçüncü ülke menşeli ürüne ait bir belgeyle sınır ticareti kapsamında tercihli tarife uygulamasından yararlanılamayacağının kabulü gerektiğinden ve davacının, özen yükümlülüğü göstererek, ihracatçı ülke gümrük idaresinin yanlış onaylamasının kendi kusurundan kaynaklanmadığına ilişkin ispat yükünü yerine getirmediği anlaşıldığından, hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılan işlemin iptali yolundaki temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!