Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/3104 E. , 2023/3901 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3104
Karar No : 2023/3901
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Turizm Otelcilik ve Petrol Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin 2011 yılının Nisan ayının (2.) ve Mayıs ilâ Kasım aylarının (1. Ve 2.) dönemlerine ait ödenmemiş özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden kaynaklanan ve ihtiyati olarak tahakkuk ettirilen amme alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla, borçlu şirketin resmi olmayan kanuni temsilcisi olduğundan bahisle davacı hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. ve 3. fıkraları ile 17. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca tesis edilen ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, olayda, ... Turizm Otelcilik ve Petrol Sanayi Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden, sözü edilen şirketin perde arkasındaki gerçek yöneticisi olduğunun saptandığından bahisle, davacı adına ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararlarının alındığı, davalı idarenin, şirketin perde arkasındaki gerçek yöneticisi olduğu iddiasını genel yetkili olan adli yargı yerinde davacının malvarlığına ilişkin ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği bir dava açarak ispat etmesi ve bunun sonucunda yetkili mahkemece şirket yöneticisi olduğuna karar verilmesi halinde, kanuni temsilci sıfatıyla ihtiyati haciz uygulanmasının mümkün olduğu, bu itibarla, şirketin perde arkasındaki yöneticisi olduğu yönündeki ispata muhtaç olan iddiaya dayanılarak davacı adına alınan ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararlarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın ihtiyati hacze ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu; öte yandan, davacının kendi hakkında alınan ihtiyati haciz kararının yanında, ... Turizm Otelcilik ve Petrol Sanayi Ticaret Anonim Şirketi hakkında alınan ihtiyati tahakkuk kararını da dava konusu ettiği, sözü edilen şirket hakkında alınan ihtiyati tahakkuk kararının davacının menfaatini etkilediği kabul edilemeyeceğinden, davanın anılan kısmının ehliyet yönünden reddedilmesinin icap ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen de kabulü ile mahkeme kararının ihtiyati tahakkuka ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra anılan kısım bakımından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca işlem tesis edilebileceği, davacının asıl amme borçlusu şirketin ortaklığından ayrılmış olsa dahi perde arkasından yöneticiliğini devam ettirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Turizm Otelcilik ve Petrol Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin 2011 yılının Nisan ayının (2.) ve Mayıs ilâ Kasım aylarının (1. Ve 2.) dönemlerine ait ödenmemiş özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden kaynaklanan ve ihtiyati olarak tahakkuk ettirilen amme alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla, borçlu şirketin resmi olmayan kanuni temsilcisi olduğundan bahisle davacı hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. ve 3. fıkraları ile 17. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca tesis edilen ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz işlemlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı; temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için, asıl mükelleflere rücu edebilecekleri hükümleri yer almıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin tatbik olunacağı 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, bu kanundaki amme alacağı teriminin, 1. ve 2. maddeler şumulüne giren alacakları; amme borçlusu veya borçlu teriminin ise, amme alacaklarını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu ifade edeceği belirtilmiş, 13. maddesinde, ihtiyati haciz sebeplerinin yedi bent halinde sayıldığı, bu hallerden herhangi birisinin mevcudiyeti halinde de hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal ihtiyati haciz tatbik olunacağının belirtildiği, maddenin 1. bendinde, 9. madde gereğince teminat istenmesini mucip hallerin mevcut olması durumunun ihtiyati haciz sebebi olarak sayıldığı, Kanun'un 9. maddesinde ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının muvazaalı olarak ... Turizm Otelcilik ve Petrol Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin yöneticisi olduğundan bahisle hakkında ihtiyati haciz kararı alınmışsa da, karara dayanak olarak esas alınan sebebin gerçekliğinden önce davacının şirketin kanuni temsilcisi olduğunun idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Olayda, davacının borçlu şirketin resmi olarak yöneticiliğini yürüttüğüne ilişkin gerek vergi tekniği raporunda, gerekse Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda düzenlenen raporda somut bir tespit ve değerlendirme bulunulmadığı, idare tarafından raporda yer alan tespitlere dayanılarak davacının yetkisini kanundan alan bir kanuni temsilci olmadığı halde muvazaalı işlemlerle şirketi yönettiği, dolayısıyla şirketin kanuni temsilcisi olduğu sonucuna ulaşarak ihtiyati haciz işleminin tesis edildiği anlaşılmakta ise de; sözü edilen Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında davalı idareye gönderilen yazı, borçlu şirketin yöneticisi olduğunu göstermeyeceğinden, davacının kamu borçlusu sıfatını haiz bulunduğundan bahsedilemeyecektir.
Bu bakımdan; borçlu şirketin yöneticisi olduğu ortaya konulamayan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla alınan ihtiyati haciz kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, anılan işlemi karar özeti kısmında açıklanan gerekçeyle iptal eden mahkeme kararının söz konusu hüküm fıkrasına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının ihtiyati haciz kararına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!