Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2857 E. , 2024/1537 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2857
Karar No : 2024/1537
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı -(E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin . tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ...Madeni Yağlar Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 2013 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim dönemleri katma değer vergileri, gecikme faizleri, vergi ziyaı cezaları ile 2013 yılının Ağustos, Eylül ve Ekim aylarının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve özel tüketim vergileri, 2013/07-09 dönemi vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emri; 2013 yılının Ekim ve Aralık aylarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, 2014/01-12 dönemi kurumlar vergisi, 2013 yılının Ekim, Kasım ve Aralık, 2014 yılının Ocak, Şubat ve 2014/01-12 dönemleri gecikme faizi, 2013 yılının Kasım, Aralık, 2013/10-12, 2014 yılının Şubat, 2013/01-03, 10-12 ve 2014/01-12 dönemleri vergi ziyaı cezaları ile 2013 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim dönemleri katma değer vergilerinin tahsili amacıyla şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...sayılı iki adet ödeme emrinin yukarıda belirtilen amme alacaklarına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen 1 sayılı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının 2013 yılının muhtelif dönemlerine ait olduğu, vadelerinin ise 25/08/2018 tarihi olarak gösterildiği, dolayısıyla beyana değil tarhiyata dayalı olarak doğdukları, bir vergilendirme döneminde vergiyi doğuran işlemlerin gerçekleşmesinin tek başına vergi borcunu doğurmadığı, vergi borcunun doğması için ya mükellef tarafından beyanda bulunularak ya da idarece re'sen veya ikmalen tarh edilen verginin tahakkuk etmiş olması gerektiği, kamu alacaklarının tahakkuk tarihlerinin yani kamu alacaklarının doğduğu tarihlerin davacının şirket ortaklığından ayrıldığı tarihten sonraki zamana ilişkin olduğu, davacının ortak sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı dönemde tahakkuk eden kamu alacağının tahsili için düzenlenen 1 sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 2 sayılı ödeme emri içeriğindeki kamu alacaklarından vergilendirme ve beyan tarihleri 01/10/2013 ila 02/02/2014 tarihleri aralığında kalan kamu alacaklarından davacının kanuni temsilci olarak sorumlu olduğu, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsil edilemediği, bu durumda davacının kanuni temsilciliğinin sona erdiği tarihten sonraki dönemlere ilişkin olan kamu alacaklarından sorumlu olmadığı, bu yönü ile ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile dava konusu edilen ...tarih ve 1 sayılı ödeme emrinin iptaline, ...tarih ve 2 sayılı ödeme emrinin yargı harçları dışında kalan ve dava konusu edilen kısımlarından 02/02/2014 tarihinden sonraki dönemlere ilişkin alacaklar yönünden iptaline, ödeme emrinin kalan kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Limited şirket ortakları, şirket ortağı oldukları dönemde mevcut olan ve vadesinde ödenmeyerek kamu alacağı niteliği kazanmış şirket borçlarından sorumlu olduklarından, istinaf başvurusuna konu mahkeme kararının, 02/02/2014 tarihinde şirket ortaklığından ayrılan davacıdan 25/08/2018 vadeli borçların tahsili amacıyla düzenlenen ...tarih ve 1 sayılı ödeme emrinin dava konusu edilen kısımlarının iptali yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun reddine, vergi mahkemesi kararının davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve 2 sayılı ödeme emrinin yargı harcı dışındaki, 2014 yılının Şubat dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2014 yılının Ocak ila Mart dönemine ait vergi ziyaı cezası, 2014 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizine ilişkin kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik istinaf istemine gelince; davacı adına, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve 2 sayılı ödeme emrinin vergi mahkemesince iptaline karar verilen kısmındaki 2014 yılının Şubat dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2014 yılının Ocak ila Mart dönemine ait vergi ziyaı cezası, 2014 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi borçlarının vadesinin 05/03/2018 tarihine rastladığı, davacının 02/02/2014 tarihinde kanuni temsilcilikten ayrıldığı, bu borçların ödenmemesi yönünden sorumluluğunun bulunmadığı ancak uyuşmazlıkta, ...tarih ve 2 sayılı ödeme emrinin vergi mahkemesince iptaline karar verilen kısmındaki 2014 yılının Şubat dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2014 yılının Ocak ila Mart dönemine ait vergi ziyaı cezası, 2014 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi borçların hangi sebepten ve hangi tarihlerde işlenen hangi fiillerden kaynaklandığı belirtilmediği gibi, ara kararla istenmesine rağmen tarhiyatların dayanağı vergi tekniği raporları ile kurumlar vergisine ilişkin vergi inceleme raporu ve eklerinin dosyaya sunulmadığı dolayısıyla vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi borçlarının davacının kanuni temsilcilik döneminde işlenen fiillerden kaynaklandığı ve vergi borcunun doğmasında sorumluluğu bulunduğunu gösteren bir tespitin ortaya konulmadığı, buna göre ...tarih ve 2 sayılı ödeme emrinin, 2014 yılının Şubat dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2014 yılının Ocak ila Mart dönemine ait vergi ziyaı cezası, 2014 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi borçlarına ilişkin kısmının iptali yolundaki vergi mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emirlerinin, asıl borçlu ...Madeni Yağlar Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacaklarının şirket ortağı ve kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlendiği, öncelikle asıl borçlu şirketten tahsili yoluna gidildiği, dayanak tarhiyatlara karşı açılan davaların reddedilmesi üzerine 2 nolu ihbarnamelerin ve şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması üzerine şirket malvarlığının araştırıldığı, haciz varakaları düzenlendiği, alacağın tamamının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine şirket ortağı ve şirketi münferiden temsile yetkili olan davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın, dava konusu ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 19,20,21,26,27 ve 28. satırlarında yer alan 2013 yılının Ekim dönemine ilişkin katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi kısmının, davacının ilgili dönemde şirket ortağı olması hususu yeniden değerlendirilmek üzere bozulması; kalan kısımları yönünden temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu ...Madeni Yağlar Sanayi Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen 2013 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim dönemleri katma değer vergileri, gecikme faizleri, vergi ziyaı cezaları ile 2013 yılının Ağustos, Eylül ve Ekim aylarının muhtelif dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezaları, gecikme faizleri ve özel tüketim vergileri, 2013/07-09 dönemi vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emri; 2013 yılının Ekim ve Aralık aylarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, 2014/01-12 dönemi kurumlar vergisi, 2013 yılının Ekim, Kasım ve Aralık, 2014 yılının Ocak, Şubat ve 2014/01-12 dönemleri gecikme faizi, 2013 yılının Kasım, Aralık, 2013/10-12, 2014 yılının Şubat, 2013/01-03, 10-12 ve 2014/01-12 dönemleri vergi ziyaı cezaları ile 2013 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim dönemleri katma değer vergilerinin tahsili amacıyla şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...sayılı iki adet ödeme emrinin yukarıda belirtilen amme alacaklarına ilişkin kısımlarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 2. fıkrasında, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı; 3. fıkrasında, amme alacağının "doğduğu" ve "ödenmesi" gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiş; aynı Kanun'un 55. maddesinde ise, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vergi kanunlarının vergiyi bağladığı olayın meydana gelmesi veya hukuki durumun tekemmülü ile doğan ve vergi yükümlüsünün borcunu teşkil eden vergi alacağı, Vergi Usul Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenmiş, aynı Kanun'un 20. ve 21. maddelerinde tanımlanan tarh ve tebliğden sonra tahakkuk ettiği belirtilmiş, izleyen 22. maddede ise tahakkuk, tarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesi şeklinde tanımlanmıştır.
6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, tahsili gereken kamu alacağını doğuran vergilendirmenin ait olduğu dönemde, başka bir ifadeyle vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği vergilendirme döneminde şirketin paylarına sahip ortakların, bu dönemden sonra paylarını devretmiş olsalar da ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlere ilişkin şirketin kamu borçlarından sorumluluklarının kalkması söz konusu edilemez. Bununla birlikte, öngörülen sorumluluk ortağın payının bulunduğu döneme ilişkin olduğu gibi, şirket adına tahakkuk ederek ödenmesi gereken safhaya gelen, yani kamu alacağı niteliği kazanan vergi ve cezanın doğduğu gün ile 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ödeme müddetinin son günü olan, vadesinde de ödenmeyen alacağın ödenmesi gereken zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu olacakları kabul edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 24/10/2013 tarih ve 8429 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen, 01/10/2013 tarihli ortaklar kurulu kararı ile %95 hissedar olduğu, 18/02/2014 tarih ve 8510 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilen, 02/02/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de şirket hisselerinin tamamını devrettiği, ancak, davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 19,20,21,26,27 ve 28. satırlarında yer alan 2013 yılının Ekim dönemine ilişkin katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin ait olduğu dönemde, dolayısıyla, amme alacağının doğduğu zamanda şirket ortağı olduğu saptandığından, asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmadığının ortaya konulması halinde şirkete ait borçtan sorumluluğu bulunan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygunluğu yönünden yapılacak incelemeye göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle dava konusu ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 19,20,21,26,27 ve 28. satırlarında yer alan 2013 yılının Ekim dönemine ilişkin katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizini içeren kısmının iptaline ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararının dava konusu olan ve davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin, 1,2,3,4,5,6,7,9,10,11,12,13,14,15,16,18,22, 23,25,29,30 ve 31. satırlarında yer alan, davacının asıl borçlu şirket ortağı olmadan önceki dönemlere ilişkin olan ve vade tarihleri davacının şirket ortaklığının sona ermesinden sonra, 25/08/2018 tarihi olan, 2013 yılının Temmuz, Ağustos, Eylül dönemlerine ait katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi, 2013 yılının Temmuz-Eylül dönemi vergi ziyaı cezası ile dava konusu olan ve davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek durumda bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin . tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, dava konusu olan ve davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,18,22,23,25,29,30 ve 31. satırlarında yer alan 2013 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül dönemlerine ait katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile dava konusu olan ve davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, dava konusu olan ve davacı adına, ortak sıfatıyla düzenlenen, ...tarih ve ...sayılı ödeme emrinin 19,20,21,26,27 ve 28. satırlarında yer alan 2013 yılının Ekim dönemine ilişkin katma değer vergisi, özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizini içeren kısmının iptaline dair hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!