Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2799 E. , 2023/4800 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2799
Karar No : 2023/4800
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü- (E-Tebligat)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı; … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde yer alan ''Form-A'' menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle davacı tarafından beyan edilen kıymet üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket yetkilisi ... hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında açılan ceza davasında, menşe belgesinin sahteliği konusunda mahkeme nezdinde şüphe oluştuğu belirtilmek suretiyle ceza muhakemesinin şüpheden sanık yararlanır temel ilkesi gereğince delil yetersizliği nedeniyle beraat kararının verildiği, ceza mahkemesince menşe belgesinin sahte olup olmadığı hususunda belirleme yapılmadığı, Mahkemeleri tarafından verilen ara kararıyla İran makamları nezdinde yapılan araştırma sonucunda Urmiye Ticaret Sanayi Maden ve Ziraat Odasından verilen cevabi yazının aslı ve eklerinin, ilgili belgelerin onaylı tercüme edilmiş birer örneğinin gönderilmesinin, ayrıca sonradan kontrol sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığının ve davacı adına para cezası kararı alınmasını gerektiren bir vergi kaybının olup olmadığının bildirilmesinin istenildiği, ara kararı uyarınca gönderilen belgelerin incelenmesinden, İran makamlarından alınan … tarih ve …, … tarih ve … sayılı yazılarda menşe belgesinin sahte olduğunun bildirildiği anlaşıldığından tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Beyannameler muhteviyatı eşya kıymetinin ilgili Tebliğ hükümleri gereğince tabi olduğu gözetim kıymetine ulaşması için yurt dışı gider beyanında bulunulduğu, ek tahakkuk ve para cezası kararları alınırken fatura kıymetiyle birlikte anılan yurt dışı giderinin de matraha dahil edildiği, gözetim kıymetine ulaşmak için beyan edilen yurt dışı giderinin eşyanın gerçek satış bedeline dahil edilmesine olanak bulunmadığı, bu haliyle tesis edilen işlemin yurt dışı giderine isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle; mahkeme kararının ek tahakkuk ve para cezasının yurt dışı gidere isabet eden hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra, işlemlerin anılan kısımlarının iptaline, ithal edilen eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısım yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından; doğru olduğu kabul edilen menşe belgesinde sadece ürün miktarının farklı olduğu, bu nedenle belgedeki ürün miktarını aşan kısım yönünden işlem yapılması gerektiği, Gümrük Yönetmeliğinin 38. maddesi uyarınca yeni menşe belgesinin ibrazı için 6 aylık sürenin verilmesinin icap ettiği, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca işlem tesis edilmeyip ek tahakkuk ve para cezası kararlarının alınmasında ve ceza davasında menşe belgesinin sahte olduğuna dair kesin ve somut bir delil bulunmadığına karar verilmişken idarece işlem tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; davalı idarece; yurt dışı giderinin ek tahakkuk ve para cezasında dikkate alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin ek tahakkuk ve para cezasına yönelik davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olduğundan, temyize konu kararın anılan kısmının onanması; fatura kıymetini aşan kısma isabet eden ek tahakkuk ve para cezasının iptaline yönelik hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına tescilli … tarih ve … sayılı; … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde yer alan ''Form-A'' menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle davacı tarafından beyan edilen kıymet üzerinden ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanun'la değişik şekliyle, 61. maddesinin 3. fıkrasında, tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; 4. fıkrasında, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde, 15. maddede belirtilen Gümrük Tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık görüldüğü ve beyana göre hesaplanan ithalat vergileri ile muayene sonuçlarına göre alınması gereken ithalat vergileri arasındaki fark %5'i aştığı takdirde, ithalat vergilerinden ayrı olarak bu farkın üç katı para cezasının alınacağı düzenlenmiş; 232. maddesinin 5911 sayılı Kanun'la değişik şeklinde, bu kısmın ikinci bölüm hükümlerine göre gümrük vergileri ile birlikte alınması gereken para cezalarının, bu vergiler ile aynı zamanda karara bağlanacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi vergi dava dairesi kararının, dava konusu işlemlerin ek tahakkuk ve para cezasının eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır.
Kararın, dava konusu işlemlerin ek tahakkukun yurt dışı gider olarak beyan edilen fatura kıymetini aşan kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; gümrük vergileri tahakkukları dolayısıyla vergi mahkemesinde idari dava açılabilmesi için, söz konusu tahakkuklara karşı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yoluna başvurulmuş ve bu başvurunun zımnen ya da açık olarak reddedilmiş olması; itiraz yoluna başvurulabilmesi için de, idarece kendiliğinden yapılmış bir ek tahakkuk işleminin veya ihtirazi kayıtla verilen gümrük beyannamesine dayalı tahakkukun bulunması gerekmektedir. İhtirazi kayıt; uygulamada, beyanın bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla beyannameye konulan ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir. İhtirazi kaydın bu etkisini gösterebilmesi, yasalarda beyanda bulunulması için belli edilen süre veya zamanda konulmuş olmasına bağlıdır. Gümrük vergileri yönünden bu süre veya zaman da, gümrük yükümlülüğünün başladığı; başka bir deyişle, beyannamenin tescil edildiği tarihtir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde Form A menşe belgesinin davalı idareye sunulduğu ve yurt dışı gider beyan edilmesi suretiyle oluşan kıymet üzerinden ihtirazi kayıt konulmaksızın gümrük idaresine beyanda bulunulduğu ve davacının bu beyanı doğrultusunda gümrük vergilerinin tahakkuk ettirildiği, akabinde, beyannamelerde olumsuzluk tespit edilmesi üzerine sonradan kontrol kapsamında, Form A menşe belgesinin İran İslam Cumhuriyeti yetkili makamları tarafından düzenlenip düzenlenmediği ile ilgili olarak Urmiye Ticaret Odası nezdinde yapılan incelemede, söz konusu belgenin yetkili makamlarca düzenlenmediğinin tespiti üzerine, Form A menşe belgesinin sahte olduğunun anlaşıldığından bahisle diğer ülkelere uygulanan gümrük vergisi oranına istinaden eksik alınan vergiler için ek tahakkuk kararının alındığı ve ek olarak tahakkuk ettirilen vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezasının karara bağlandığı, bu ek tahakkuk ve para cezası kararlarına vaki itirazın reddi üzerine de, anılan ret işlemlerinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı görülmektedir.
Olayda, ihtirazi kayıt iradesini göstermeden (yani uyuşmazlık konusu beyannamelerin tescili aşamasında beyan edilen kıymet ile ilgili herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunmadan) ithale konu eşyaya ilişkin faturalardaki düşük birim fiyatları yurt dışı gider beyan ederek yaptığı taahhüt niteliğindeki beyanın, davacıyı bağladığı açık olup; sonradan kontrol kapsamında Form A menşe belgesinin sahte olduğundan bahisle, davacının anılan nitelikteki beyanı üzerinden davalı idarece tesis edilen ek tahakkuk işlemine karşı açılan işbu davada, ihtirazi kayıtsız olarak beyan edilen kıymetin hukukiliğinin denetlenmesine olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, fatura kıymetinin üzerinde beyan edilen tutar hakkındaki hukuksal değerlendirme, bu kıymete ilişkin olarak ihtirazi kayıtla beyanda bulunulması veya 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında yapılacak başvuru hakkında davalı idarece olumsuz işlemler tesis edilmesi üzerine açılacak davalarda yapılabilecektir.
Bu durumda, dava konusu işlemlerin ek tahakkukun fatura kıymetini aşan kısmı yönünden de davanın reddedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı gerekçeyle verilen kararın dava konusu işlemlerin bu kısmının iptali yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Kararın, dava konusu işlemlerin fatura kıymetini aşan ek tahakkuk üzerinden karara bağlanan para cezasına dair kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, gümrük tarifesini oluşturan unsurlarda veya vergilendirmeye esas olan sayı, baş, ağırlık gibi ölçülerinde aykırılık bulunduğunun tespiti halinde uygulanacak cezai yaptırımın düzenlendiğinin görüldüğü, dava konusu para cezasının, anılan hüküm uyarınca karara bağlandığı anlaşıldığından, davanın söz konusu kısmı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden, vergi dava dairesi kararının belirtilen kısmının da bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemlerin ek tahakkuk ve para cezasının eşyanın fatura kıymetine isabet eden kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın, dava konusu işlemlerin ek tahakkuk ve para cezasının fatura kıymetini aşan kısmına isabet eden bölümünün iptaline ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
6. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 14/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!