WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/2146 E.  ,  2023/4011 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2146
Karar No : 2023/4011

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Geri Dönüşüm Her Nevi Hurda Nakliye Turizm Petrol İnşaat Taahhüt Onarım Tekstil Ürünleri İthalat İhracat ve Ticaret Limited Şirketi adına 2011 ilâ 2016 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı beyannamelerden kaynaklanan gümrük, katma değer vergileri ve çevre katkı payı ile bunlar üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacının 17/06/2009-19/08/2016 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu asıl borçlu şirket adına alınan para cezası ve ek tahakkuk kararlarına ilişkin tutarların 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılmasına rağmen ilgili taksitlerin vadesinde ödenmemesi nedeniyle söz konusu şirketin eski kanuni temsilcisi olan davacı adına dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek tebliğ edildiği görülmekte ise de; 19/08/2016 tarihinde şirket ortağı/şirket müdürlüğü görevi sona eren davacının bu dönemden sonra tahakkuk eden vergi ve cezalardan dolayı sorumlu tutulamayacağı, bu durumda, ödeme emri muhteviyatı ek tahakkuk ve ceza kararlarının alındığı, kesinleştiği ve borçların vadesinin rastladığı tarihlerde asıl borçlu şirketin müdürü ve dolayısıyla kanuni temsilcisi olmayan davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince; davacının yapılandırmadan önce şirketten ayrıldığı belirtilmiş ise de; bu husus 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi bağlamında kusur sorumluluğuna ilişkin olup, aynı Kanun'un 2. maddesi gereğince gümrük vergilerinin Vergi Usul Kanunu kapsamı dışında bırakıldığı, dolayısıyla, gümrük vergilerine ilişkin olarak tüzel kişi temsilcilerinin takibinde kusurlu sorumluluk ilkesinin uygulanamayacağı, kamu borcunun yapılandırılmasından sonra yapılandırma şartlarının ihlal edilmesi halinde, ortaya yeni bir hukuki durum çıkacağı, bu durumda, varsa ödenen tutar da dikkate alınmak suretiyle asıl borçlu olan tüzel kişi adına yeniden cebri takip işlemlerinin başlatılması gerektiği, olayda, borcun yapılandırılmış olmasına karşın şirket adına takip işlemleri yapılmadan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Her ne kadar, Bölge İdare Mahkemesince, kamu borcunun yapılandırılmasından sonra yapılandırma şartlarının ihlal edilmesi halinde, ortaya yeni bir hukuki durum çıkacağı, bu durumda, varsa ödenen tutar da dikkate alınmak suretiyle asıl borçlu olan tüzel kişi adına yeniden cebri takip işlemlerinin başlatılması gerektiği, olayda, borcun yapılandırılmış olmasına karşın şirket adına takip işlemleri yapılmadan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinden, davacının 19/08/2016 tarihinde şirket ortağı/şirket müdürlüğü görevi sona erdikten sonra, asıl borçlu şirket tarafından 13/07/2018 tarihli dilekçeler ile 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçların taksitlerinin bir bölümünün zamanında ödenmemesi üzerine amme alacaklarının tahsili amacıyla şirket adına ödeme emirleri ve haciz varakalarının düzenlendiği, yapılan malvarlığı araştırmaları neticesinde şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına 26/09/2019 tarihli ödeme emrinin düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda değinilen gerekçesine katılma olanağı bulunmamaktadır.
Olayda, asıl borçlu şirketin 13/07/2018 tarihli dilekçeler ile 7143 sayılı Kanun'dan faydalanmak için başvuruda bulunması üzerine borçların yapılandırıldığı, 19/08/2016 tarihinde şirket ortağı/şirket müdürlüğü görevi sona eren davacının yapılandırma tarihinde (13/07/2018) şirketle ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla, yapılandırma sonrası dönemde borcun belirlenen ödeme planında yer alan vadelerde ödenmemesinden sorumlu olmadığı ve vergi kaybına sebebiyet verilmesi konusunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, yapılandırılan borçların ödenmemesi üzerine, gerek yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihte, gerekse ödeme safhasında kanuni temsilci olmayan, borcun şirketten tahsil edilememesinde herhangi bir kusuru bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali yolunda verilen mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz başvurusu, … Geri Dönüşüm Her Nevi Hurda Nakliye Turizm Petrol İnşaat Taahhüt Onarım Tekstil Ürünleri İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi adına 2011 ilâ 2016 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı beyannamelerden kaynaklanan gümrük, katma değer vergileri ve çevre katkı payı ile bunlar üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrini iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kararın bozulması istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 19/08/2016 tarihinde şirket ortağı/şirket müdürlüğü görevi sona erdikten sonra, asıl borçlu şirket tarafından 13/07/2018 tarihli dilekçeler ile 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan borçların taksitlerinin bir bölümünün zamanında ödenmemesi üzerine amme alacaklarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına 27/03/2019 ve 01/08/2019 tarihli ödeme emirleri ve akabinde haciz varakalarının düzenlendiği, yapılan malvarlığı araştırmaları neticesinde asıl amme borçlusu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına 26/09/2019 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Olayda, davacının, kanuni temsilci olduğu dönemlerde doğan veya ödenmesi gerektiği halde ödenmeyen ve asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacaklarının ödenmesinden sorumluluğunun bulunduğu açıktır. Davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı tarihten sonraki bir dönemde seçilen kanuni temsilci tarafından asıl borçlu şirkete ait geçmiş dönemlere ilişkin vergi borçlarının yapılandırılmış olması da davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin kanuni temsilci sıfatıyla doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Bu durumda, davacının uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin amme alacaklarının ait olduğu dönemlerde kanuni temsilci sıfatını haiz bulunan davacının söz konusu borçlardan sorumlu olduğu, dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.