WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/1941 E.  ,  2023/4989 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1941
Karar No : 2023/4989

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı adına
… Gümrük Müdürlüğü - (E - Tebligat)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına 2010 ilâ 2013 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 273 adet serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaların kıymetinin eksik beyan edildiğinin tespit edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davacı şirket adına tescilli dava dışı beyanname ile yapılan ithalat nedeniyle gönderici firmaya fazladan para transferi yapıldığının Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, anılan Müdürlükçe yürütülen soruşturma kapsamında, 2010 yılından itibaren davacı şirketin gerçekleştirdiği ithalatlar kapsamında işlem gören beyannameler ve eki belgeler için yurt dışı araştırmasının yapıldığı, davacı şirketin ithalatçı firmalara yurt dışı para transferlerinin büyük bir kısmında her bir ithalat işlemi için "mal bedeli" ve "hizmet bedeli" konulu olacak şekilde düzenlenen iki ayrı fatura üzerinden para transferinin gerçekleştirildiği ve beyannameler ekinde ''mal bedeli faturası'' sunularak beyanda bulunulduğu, ancak ''hizmet bedeli faturası''nın ise beyan dışı bırakıldığı, ithalatların büyük bir kısmında ''hizmet bedeli'' adı altında yapılan bu fazladan para transferlerinin gümrük idaresine bildirilmeyerek gümrük kıymetinin eksik beyan edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiğinin görüldüğü, Mahkemelerince verilen ara kararları üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı toplam 11 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine ilişkin olarak, davacı şirket tarafından yurt dışından getirilerek antrepoya konulan eşyalardan serbest dolaşıma girmeden transit olarak başka bir ülkeye gönderilen kısmının sehven serbest dolaşıma girmiş gibi değerlendirilerek beyan edilmeyen fark tutara dahil edildiği hususunun davalı idarece bildirilmesi nedeniyle, dava konusu işlemin anılan beyannameler muhteviyatı eşyanın transit olarak başka ülkeye gönderilenlerinden kaynaklanan vergi ve cezaya isabet eden kısmında hukuka uyarlık görülmediği; kalan kısım yönünden ise, davacı tarafından eksik beyan edilen kıymetin satın alma komisyonları olduğu ve gümrük matrahına dahil edilmemesi gerektiğinin ileri sürüldüğü, ancak ''hizmet bedeli'' adı altında satın alma komisyonları için ödeme yapıldığı belirtilen firmaların zaten ithalatların gerçekleştirildiği firmalar olduğu, oysa satın alma komisyonunun, ithalatçının, kıymeti belirlenen eşyanın satın alımında kendisini yurt dışında temsil etme hizmetine karşılık, temsilcisine ödediği ücret olarak tanımlandığı ve bir satış sözleşmesinin tamamlanmasına katkıda bulunan aracılara yapılan ödeme niteliği taşıdığı, yani ithalat işleminin gerçekleştirildiği firma dışındaki başka bir firmadan (aracıdan) alınan bir hizmete ilişkin olmasının gerektiği, davacı şirkete sorulmasına rağmen, ödendiği ileri sürülen satın alma komisyonları için ne gibi hizmetlerin alındığına ilişkin, maktu olarak ve ithalat işlemlerinin gerçekleştirildiği ülkelerde yer alan resmi kurumlarca düzenlenmiş veya onaylanmış bir sözleşmenin sunulamadığı, her zaman düzenlenebilecek nitelikte olan ihracatçı(satıcı) firmalar ile yapılan sözleşmeler sunulsa da, bunun dışında net bir cevabın verilemediği, ayrıca bu ödemelerin ''mal bedeli'' olarak beyan edilen tutarın iki, üç hatta yedi katı kadarına kadar çıktığının görüldüğü, genellikle eşyanın fiyatının belli bir oranı olarak hesaplanan ücret, komisyon olarak adlandırılmakla birlikte, iktisadi, ticari icaplara uygun olmayan ve ''hizmet bedeli'' açıklamasıyla düzenlenen faturalardaki söz konusu tutarların gümrük matrahına ilave edilmesi gereken kıymet farkı olarak kabul edilmesi gerektiğinden, anılan beyannamelerin kalan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin …, … ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerine isabet eden kısımlarına ilişkin olarak, bu beyannameler hakkında kıymet farkı bulunmadığı belirtildiğinden, dava konusu işlemin bu 3 beyannameden kaynaklanan kısmının hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … sayılı 18 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesine isabet eden kısmına gelince; anılan beyannamelerin sadece davacı şirket hakkında yapılan yurt dışı araştırmasına dayandığı, ancak yurt dışı araştırmaları yapılan bu ithalatların bir kısmında ithal edilen eşyaların satıcılarının ülkeleri ile eşyaların gönderildiği ülkelerin farklı olduğu, (örneğin eşyalar Pakistan'dan gönderilmekle birlikte Dubai'de bulunan firma tarafından davacıya fatura düzenlendiği, Arjantin'den gönderilen malların satıcısının Amerika'daki … isimli firma olması gibi) ve ithalat işlemlerinin gerçekleştirildiği ülkede bulunan ihracatçı firmalar tarafından kendi gümrük idarelerine beyan edilen kıymetlerin esas alındığı görülmekte ise de, davacı şirketinin beyan ettiği kıymetin üzerinde bir bedelle ithalat işlemini gerçekleştirdiğine yönelik para transferi vb. herhangi bir tespit, bilgi ve belgeye dayanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemin belirtilen beyannamelerden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin kalan kısmı yönünden ise (dava konusu işlem 273 beyannameden kaynaklanmakta olup yukarıda değerlendirilmesi yapılan 32 beyanname dışında kalanlara ilişkin olarak), "mal bedeli" ve "hizmet bedeli" konulu olacak şekilde düzenlenen iki ayrı fatura üzerinden para transferi gerçekleştirilen ve davacının iddia ettiği şekilde satın alma komisyonu niteliği taşımadığı sonucuna yukarıda yer verilen gerekçeyle varılan ödemelerin gümrük kıymetine dahil edilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin kalan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin yukarıda yer verilen 11 adet beyannamenin transit çıkan eşyaya isabet eden kısmı ile yine yukarıda sayılarına yer verilen 3 adet ve 18 adet beyannamenin tamamına isabet eden kısmının iptaline; kalan kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ithal eşyasıyla ilgili serbest dolaşıma giriş beyannamelerinde gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu, satın alma komisyonlarının gümrük kıymetine dahil edilmeyeceği, Mahkemenin komisyonun ithalat işleminin gerçekleştirildiği firmalar dışında başka bir firmadan alınan hizmetten kaynaklanması gerektiği yolundaki yargısının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, hizmet bedellerinin satın alma komisyonuna ilişkin olduğu, satın alınan emtia bedellerine ilişkin ödemelerin satıcı firmaların bulundukları ülkelerdeki banka hesaplarına yapıldığı, ancak ürünler bazen başka ülkelerden gönderildiği için idarece yapılan yurt dışı araştırmalarının eksik ve hatalı olduğu, gümrük kıymetinin noksan beyan edilmediği, aynı ürünlerle ilgili ne davalı idarece ne de yargı yerlerince emsal araştırmasına gidilmediği; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, savunma verilmemiş; davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.