WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

DANIŞTAY 7. DAIRE

A- A A+

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2021/1311 E.  ,  2024/1633 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1311
Karar No : 2024/1633

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E - Tebligat)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait 2017 yılının Kasım ve Aralık dönemlerine ilişkin özel tüketim, damga ve katma değer vergilerinin tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, 05/07/2018 tarihli dilekçeye istinaden 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılması nedeniyle tutarı, vadesi ve dönemi değişen asıl borçlu şirkete ait borçların taksitlerinin ödenmemesi halinde, 13/12/2017 tarihli yönetim kurulu kararı ile kanuni temsilcilik görevinden ayrılan ve yapılandırma tarihinde sorumluluğu bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Şirket borçları nedeniyle kanuni temsilcilere başvurulabilmesi için usulüne uygun olarak tüm takip yollarının tüketilmesine karşın borcun şirket malvarlığından tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulmasının gerektiği, olayda, davalı idarece davacının asıl borçlu şirketi temsil yetkisinin olup olmadığının belirlenmediği, şirket malvarlığı hakkında yeterli inceleme yapılmadığı, marka haklarının alacağın tahsil edilemeyen kısmını karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmediği, dolayısıyla, alacağın asıl borçlu şirketten tahsil edilip edilemeyeceği ortaya konulmadan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılandırma üzerine borçların tutarı ve vadesi değişse de, ait olduğu dönem değişmediğinden, davacının kanuni temsilci olduğu döneme ait borçlar nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu şirketin 05/07/2018 tarihli dilekçe ile 7143 sayılı Kanun'dan faydalanmak için başvuruda bulunması üzerine borçların yapılandırıldığı, 27/12/2017 tarih ve 9482 sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde ilan ve 22/12/2017 tarihinde tescil edilen yönetim kurulu kararına göre temsil yetkisi sona eren davacının, yapılandırma tarihinde şirketle ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla, yapılandırma sonrası dönemde borcun belirlenen ödeme planında yer alan vadelerde ödenmemesinden sorumlu olmadığı ve vergi kaybına sebebiyet verilmesi konusunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, yapılandırılan borçların ödenmemesi üzerine, gerek yapılandırma başvurusunun yapıldığı tarihte, gerekse ödeme safhasında kanuni temsilci olmayan, borcun şirketten tahsil edilememesinde herhangi bir kusuru bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık, temyize konu vergi dava dairesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1…. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10. maddesinde; tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden tüzel kişiden tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrasında; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yapılandırılan borçların tespit edildiği şekilde süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde yararlanma hakkının kaybedileceği, bir başka deyişle yapılandırma öncesi eski duruma dönüleceği, bu nedenle yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilebileceği, ayrıca yapılandırma başvurusunda bulunulmuş olmasının, uyuşmazlık konusu dönemlerde kanuni temsilci sıfatını taşıyan yükümlülerin yasadan kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı açıktır.
Bu itibarla, vergi borçlarının yapılandırma tarihi itibarıyla nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiğine ve yapılandırma ile birlikte vergi sorumluluğunun başvuruda bulunan kanuni temsilci ve ortağına geçtiğine dair değerlendirmede isabet bulunmadığından, uyuşmazlığın esasının incelenmesinin gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.