WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/8789 E.  ,  2024/1684 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/8789
Karar No : 2024/1684

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kahramanmaraş İli, Dulkadiroğlu İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara bitişik alanda parselasyon yapılmasına dair Dulkadiroğlu Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işleminin, parselasyon işleminin ilan edilmesinin uygun bulunmasına dair Dulkadiroğlu Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işleminin ve tapuya tescil edilmesinin uygun bulunmasına dair Dulkadiroğlu Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işlemi ile parselasyon işleminin onaylanmasına dair Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemenin 19/01/2023 tarihli ara kararı ile dava konusu işleme dair bir kısım bilgi ve belgelerin talep edilmesi üzerine davalı Dulkadiroğlu Belediye Başkanlığınca verilen cevabi yazıda; davacıya ait taşınmazların dava konusu parselasyon işleminin düzenleme sınırı içerisinde bulunmadığı, esasen dava dilekçesinde dava konusu parselasyon işleminin düzenleme sınırı içerisinde davacıya ait taşınmazlar yer almayarak uygulama sınırının hatalı geçirildiğinin iddia edildiği, bu iddianın, davacının taşınmazlarının bitişiğinde yer alan tescil harici taşınmazların parselasyon işlemi sonucu başkası adına hisselendirilerek mülkiyetinin satın alınmasının engellendiği tespitine dayandırıldığı, her idari işlemle dolayısıyla da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılabileceğinin kabul edilmesinin dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğuracağından, davacı şirketin dava konusu parselasyon işleminin iptalini istemesinde kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Gerekli inceleme yapılmadan doğrudan davanın reddine karar verilerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, tescil harici alanların ihdas edilmeden veya mahkeme kararıyla tapuya tescil edilip, parsel numarası almadan parselasyon işlemine dahil edilemeyeceği, aynı adada bulunan parsellerin bir kısmının uygulamaya dahil edilip, bir kısmının ise uygulama dışında bırakılmasının hakkaniyete aykırı olduğu, dava açmakta menfaatinin bulunduğu, usul ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalı Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Dulkadiroğlu Belediye Başkanlığı tarafından; mülkiyeti davacıya ait … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlar dava konusu uygulama alanının dışında bulunduğundan, davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, parselasyon işlemiyle davacının taşınmazları ile ilgili herhangi bir işlem tesis edilmediği, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, mülkiyeti davacıya ait Kahramanmaraş İli, Dulkadiroğlu İlçesi, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazlara bitişik alanda parselasyon yapılmasına dair Dulkadiroğlu Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işleminin, parselasyon işleminin ilan edilmesinin uygun bulunmasına dair Dulkadiroğlu Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işleminin ve tapuya tescil edilmesinin uygun bulunmasına dair Dulkadiroğlu Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işleminin ile parselasyon işleminin onaylanmasına dair Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davası olarak tanımlanmıştır.
2577 sayılı Kanunun 3. maddesinde; dilekçelerde gösterilmesi gerekli hususlar belirlenmiş, 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında; dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği, hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri, malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve resen tescil işlemlerini yaptırmaya Belediyelerin yetkili olduğu sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkilerin valilikçe kullanılacağı hükmüne yer verilmiştir.
22 Şubat 2020 ve 31047 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde; düzenleme sahasının, sınırı tespit edilerek parselasyon planı yapılmasına karar verilen saha olduğu, aynı fıkranın (f) bendinde; düzenleme sınırının, parselasyon planı yapılacak alanın dış sınırı olduğu, "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 9. maddesinde ise; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında ise valilikler, il idare kurulu kararı ile 5 yıllık imar programlarına öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetinde oldukları, 10/7/2019 tarihinden sonra yapılan imar planlarında kesinleşme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde, 10/7/2019 tarihinden önce yapılmış imar planlarında 10/7/2019 tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde; düzenleme sahalarının tespit edilerek, parselasyon planlarının yapılması ve onaylanmasının esas olduğu, imar planı içerisinde düzenleme sahaları tespit edilirken, düzenleme sahalarındaki Düzenleme Ortaklık Payı oranlarının mümkün mertebe dengeli olmasına dikkat edileceği, kamunun mülkiyeti ile Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda belirtilen merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri yetkisi içindeki kamu yatırımlarının bulunduğu alanlar hariç olmak üzere, belirlenen düzenleme sahasının bir müstakil imar adasından daha küçük olamayacağı ancak, imar adasının bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması halinde adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlenmesine konu teşkil edebileceği, aynı Yönetmeliğin "Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında; imar plânlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durumun dikkate alınacağı, aynı maddenin 2. fıkrasında; imar planlarında düzenleme sınırı ile ilgili herhangi bir belirtme olmaması durumunda, düzenleme sınırı; iskân sahasının bittiği yerlerde iskân sınırlarından, yola cephesi olmayan parsel oluşturmamak kaydıyla iskân sahası içindeki yollardan, düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları olsa dahi; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalıpta başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde, park, meydan, yeşil alan, rekreasyon alanı, ağaçlandırılacak alan, mezarlık ve otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranına göre uygun görülecek yerinden geçirileceği, aynı maddenin 3. fıkrasında; düzenleme sınırı; gerek görülmesi halinde kentsel dönüşüm alanı, orman, mera ve sit alanı gibi özel kanunlarla korunan alanların dış sınırından ve kıyı kenar çizgisinden geçirilebileceği, aynı maddenin 4. fıkrasında; düzenleme ortaklık payı oranını aşmamak kaydı ile düzenleme sahasına bitişik ancak başkaca bir düzenleme sahasına dâhil edilmesi ya da müstakil bir düzenleme sahası oluşturması mümkün olmayan parsel ya da parseller, imar planında düzenleme sınırı bulunsa dahi, imar planı varsa düzenleme sahası dışında bırakılamayacağı, aynı Yönetmeliğin "Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları" başlıklı 17. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde; düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılacağı, "Parselasyon planı paftalarının hazırlanması" başlıklı 20. maddesinde; paftaların, uygulama imar planlarına uygun olarak, 30/4/2018 tarihli ve 2018/11962 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliğine göre açılacağı ve 1/1000 ölçeğinde çizileceği, imar yollarının dengelemelerinin imar planında gösterilen genişliklere göre yapılacağı kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk devletinin temel ilkelerinden olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken davacı ile dava konusu işlem arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu gözönüne alınmaktadır.
İdare Mahkemesince, davanın, düzenleme sınırının hatalı geçirildiği, davacının taşınmazlarının bitişiğinde yer alan tescil harici taşınmazların parselasyon işlemi sonucu başkası adına hisselendirilerek mülkiyetinin satın alınmasının engellendiği iddiasına dayanılarak açıldığı ve davacıya ait taşınmazların dava konusu parselasyon işleminin düzenleme sınırı içerisinde bulunmadığı, bu nedenlerle davacı şirketin dava konusu parselasyon işleminin iptalini istemesinde kişisel, güncel ve meşru bir menfaatinin bulunmadığı değerlendirmelerine yer verilmiş ise de, davacının iddialarının düzenleme sınırı ve sahasının belirlenmesi hususunda yoğunlaştığı dikkate alınarak dava konusu parselasyon işleminin dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının plan onama sınırını gösterir plan paftaları da temin edilerek imar planı sahasındaki sınırın durumuna göre dava açma ehliyeti bakımından bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın ehliyet yönünden reddine dair karara karşı yapılan isitinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/03/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.