WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/848 E.  ,  2023/10156 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/848
Karar No : 2023/10156

DAVACI: … Başkanlığı (… Şubesi)
VEKİLİ: Av. …

DAVALILAR:
1- …
2-… Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU: Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsele "taşıt yolu" kullanım kararı getirilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 30/10/2022 tarihli ve 6327 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Davacı, Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsele ilişkin dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, aynı yer … sayılı parselin yol bağlantısının sağlanması amacıyla yapıldığını, dolayısıyla görülmekte olan dava ile, davalı idarelerce … sayılı parsele yönelik olarak yapılan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açtıkları ve Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/2024, E:2021/7565 ve E:2022/8091 sayılı dosyalarında görülmekte olan davalar arasında doğrudan ilgi bulunduğundan belirtilen dosyalarda alınan bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu imar planları ile uyuşmazlık konusu parsele getirilen kullanım kararının … sayılı parsel ile birlikte ele alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, … sayılı parselin yüksek yoğunlukta konut alanı olarak yapılaşmaya açıldığını ve dava konusu plan kararları ile da taşıt yolu ilave edildiğini, mevcutta ağaçlandırılacak alan olan kullanımın eşdeğeri ayrılmadan kaldırıldığını, her iki parsele yönelik olarak yapılan plan değişiklikleri sonucunda parçacı müdahalelerle üst ölçekli plan kararlarına aykırı, plan bütünlüğünü bozucu kullanım kararları geliştirildiğini, dava konusu parselde "taşıt yolu" kullanım kararı geliştirilmesinde kamu yararı bulunmadığı, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olan işlemin iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI: Davalı tarafından, davanın süresinde açılmadığı, dava dilekçesinin zorunlu kanuni şartları taşımadığı, dava konusu parselin 04/10/2022 tarihli ve 6177 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile özelleştirme kapsam ve programa alındığı ve bu karara yönelik olarak açılmış herhangi bir davanın bulunmadığı, 20.600,00 m2 yüzölçümüne sahip Maliye Hazinesi mülkiyetinde bulunan uyuşmazlık konusu parselin yaklaşık 1200 m2'lik kısmının dava konusu plan değişikliğine konu edildiği, askı süresi içerisinde yapılan itirazların 25/01/2023 tarihli, 6742 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile reddedildiği, kesinleşen imar planlarına göre ifraz ve terk işlemleri yapılarak "taşıt yolu" terkini yapıldığı, … sayılı parselin 1986 yılı imar planında “Ağaçlandırılacak Alan” lejantında yer almasına karşın geçen süre zarfında bu kullanım kararına yönelik alanda hiçbir şey yapılmadığı, bu çerçevede parselde kısmen "taşıt yolu" kullanım kararı geliştirildiği ve anılan bu kallanım düzenleme ortaklık payı olarak değerlendirilmesi gereken nitelik taşıdığından özelleştirme işlemlerine tabi tutulmadığı ve herhangi bir satış işlemine de konu edilmediği, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun hazırlanan dava konusu planlarda uyuşmazlık konusu parsele yönelik belirlenen kullanım kararının seçiminde kentin gelişme yönü, ulaşım aksları, çevre kullanımlar ve ihtiyaç duyulan sosyal altyapı dengesinin dikkate alındığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden, dava konusu imar planı değişikliklerinin, Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsele ilişkin olarak gerçekleştirildiği, aynı yer ... sayılı parsele ilişkin olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve Cumhurbaşkanlığınca onaylanan imar planlarının iptali istemiyle açılan davaların Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/2024 E:2020/2034, E:2021/7444, E:2021/7565, E:2022/7748 ve E:2022/8091 sayılı dosyalarında görüldüğü, Dairemizin 23/02/2023 tarihli, E:2020/2024, K:2023/1907 sayılı ve 23/02/2023 tarihli, E:2020/2034, K:2023/1908 sayılı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yolunda verilen kararlarının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca onanarak kesinleştiği, diğer dosyalarda davanın reddi yolunda verilen kararlara ilişkin temyiz incelemelerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda devam edildiği anlaşılmaktadır.
Anılan dosyalarda Dairemizce verilen kararlardaki görüşüm; "İl bütününe yönelik 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "ağaçlandırılacak alan" kullanımında kalan ve konumu, ekolojik önemi, topoğrafik özellikleri, jeolojik durumu ve çevresel faktörler ile şehircilik ilkeleri ve planlama esasları bakımından hiçbir şekilde yapılaşmaya açılmaması gereken … sayılı parselin davalı idarelerce yapılaşmaya açılmasına yönelik olarak gerçekleştirilen imar planı değişikliklerinin iptaline karar verilmesi gerektiği" yönünde olduğundan, belirtilen dosyalardaki düşüncelerim doğrultusunda, … sayılı parselin kendi içinde bir ulaşım şeması önererek dışarısı ile sorunlu ilişkiler kuran ulaşım bağlantısının düzeltilmesi amacıyla yapılan dava konusu … sayılı parsele ilişkin uyuşmazlık konusu imar planı değişikliklerinin de iptali gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, hiçbir şekilde yapılaşmaya açılmaması gerektiği halde yapılaşmaya açılması yönünde imar planı kararları üretilen … sayılı parsele yol bağlantısı sağlamak amacıyla yapılması nedeniyle dava konusu imar planı değişikliklerinin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsele "taşıt yolu" kullanım kararı getirilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 30/10/2022 tarihli ve 6327 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule yönelik iddialarına itibar edilmemiştir.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Yasanın 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; "Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. " hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Yasasının imar planlarında Bakanlığın yetkisini düzenleyen 9. maddesine 4046 sayılı Kanunun 41. maddesiyle eklenen 2. fıkrasında: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasaya 03/07/2005 tarihli, 5398 sayılı Yasanın 12. maddesiyle eklenen ve 24/07/2008 tarihli, 5793 sayılı Yasanın 15. maddesiyle değiştirilen Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı İmar Yasasının 6. maddesinde; mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluştuğu, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı, mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedeflerin dikkate alınacağı, büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olmasının, gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, kurala bağlanmıştır. Anılan Yasanın 8.maddesine 14/2/2020 tarihli, 7221 sayılı Yasanın 6 maddesi ile; imar planlarında bina yüksekliklerinin yençok: serbest olarak belirlenemeyeceği kuralı eklenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Mülkiyeti Hazineye ait, "alarm iskan tesisi" olarak Milli Savunma Bakanlığına tahsisli, toplam 58.307 metrekare büyüklüğündeki, Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsel, Özelleştirme Yüksek Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmış, İmar İdare Heyeti tarafından … tarih ve … sayılı karar ile onaylanan 1/1000 ölçekli MSB Alarm İskân Tesisleri Yerleşim Alanı Mevzii İmar Planı ile 11/02/1986 tarih ve 293 sayılı İmar İdare Heyeti parselasyon planında, “spor tesisleri ve rekreasyon alanları”; 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planında "askeri alan"; 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında "ağaçlandırılacak alanlar" olarak tanımlanan dava konusu alana ilişkin olarak; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde "kentsel gelişme alanı" kullanımı; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde "(251-400kişi/ha) yüksek yoğunlukta gelişme konut alanı", "sosyal altyapı alanı", " park alanı", "genel otopark" ve "taşıt yolu" kullanımları; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde ise "(emsal 2,00; yençok: serbest) gelişme konut alanı", "anaokulu alanı (emsal 0,50; yençok: 2 kat)", "park alanı", "otopark" ve "yol alanı" kullanımlarının belirlenmesine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan imar planı değişikliği 12/11/2019 tarih ve 1806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanmış olup anılan 12/11/2019 tarihli imar planı değişikliğinin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2020/2024, K:2023/1907 sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; anılan plan değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2020/2034, K:2023/1908 sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; anılan kararlara karşı davacılar tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2023/2024 ve E:2023/2025 sayılı dosyalarında temyiz incelemesine devam edildiği, söz konusu imar planı değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, … ada, … sayılı parsele ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri 09/04/2021 tarih ve 3805 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanmış olup, anılan imar planı değişiklikleri ile; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "kentsel gelişme alanı"; 1/5000 ölçekli nazım imar planında "(121-250 ki/ha) orta yoğunlukta gelişme konut alanı", "eğitim alanı", "sosyal tesis alanı", "park alanı", "genel otopark alanı", "10 mt.ve 12 mt. en kesitli taşıt yolu alanı"; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "(E:1.50, Yençok:10 kat) gelişme konut alanı", "(E:0.50, Yençok:2 kat) anaokulu alanı", "(E:0.50, Yençok:3 kat) sosyal tesis alanı", "park alanı", "genel otopark alanı", "10 mt. Ve 12 mt. en kesitli taşıt yolu ile 7 mt. en kesitli yaya yolu alanı" kullanım kararları getirilmiştir. Söz konusu 09/04/2021 tarihli imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2021/7565 sayılı kararıyla, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği; anılan plan değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından açılan davada ise, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2021/7444 sayılı kararıyla, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, Dairemizce belirtilen dosyaların esastan incelenmesine devam edildiği, anılan imar planı değişikliğine taşıt yolları bakımından yapılan itirazlar üzerine 20/07/2022 tarihli, 5822 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "kentsel gelişme alanı"; 1/5000 ölçekli nazım imar planında "(121-250 ki/ha) orta yoğunlukta gelişme konut alanı", "özel sosyal tesis alanı", "park alanı", "genel otopark alanı", "12 mt. en kesitli taşıt yolu alanı"; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "(E:1.50, Yençok:10 kat) gelişme konut alanı", "(E:1.00, Yençok:5 kat) özel sosyal tesis alanı", "park alanı", "genel otopark alanı", "12 mt. en kesitli taşıt yolu ile 7 mt. en kesitli yaya yolu alanı" kullanım kararları belirlenmiş olup, anılan imar planı değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2022/8146, K:2023/1909 sayılı kararıyla, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından yapılan temyiz isteminin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2023/1622 sayılı dosyasında incelemesinin devam ettiği; söz konusu 20/07/2022 tarihli, 5822 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2022/8091 sayılı kararıyla, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği; anılan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından açılan davada ise, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2022/7748 sayılı kararıyla, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği ve Dairemizce belirtilen dosyaların esastan incelenmesine devam edildiği, Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parsele "taşıt yolu" kullanım kararı getirilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 30/10/2022 tarihli ve 6327 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yapıldığı, dava konusu plan değişikliği ile … parsel üzerinden gelen taşıt yolunun devamlılığının ve bağlantısının parselin batısında bulunan … ada, … sayılı parselden sağlandığı, anılan imar planı değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından Danıştay Altıncı Dairesinin E:2023/885 sayılı dosyasında görülen davanın, davacı tarafından ise bakılmakta olan davanın açıldığı, bakılan davada, 30/10/2022 tarihli ve 6327 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin iptali istenildiği anlaşılmaktadır.
Dava dosyası ile Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2020/2024, K:2023/1907 sayılı ve 23/02/2023 tarihli, E:2020/2034, K:2023/1908 sayılı kararları ile E:2020/2034, E:2021/7565, E:2022/7748, E:2022/8091, E:2022/8146 ve E:2023/848 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden ve anılan E:2021/7444, E:2021/7565, E:2022/7748 ve E:2022/8091 sayılı dava dosyalarında yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararların ele alınmasından; Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporlarda özetle dava konusu planlarda şehircilik ilkeleri ,planlama esasları ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı belirtilmiştir.
Davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına aittir .Dava konusu imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınmıştır. Dava konusu 1/1000 uygulama imar planı değişikliği 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ise 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine uygundur. 3194 sayılı yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığınca yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapmıştır. Çevresinde yüksek yoğunluklu konut alanlarının bulunduğu bir alanda zemin durumu dikkate alınarak ve gerekli önlemler alınmak koşulu ile orta yoğunluklu gelişme konut alanı öngörülmesinde planlama esasları açısından bir sakınca bulunmamaktadır.
Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin bir bölümüne ilişkin dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; bitişikte bulunan ve özelleştirme kapsam ve programına alınmış olması nedeniyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan imar planları kapsamında yapılaşmaya açılarak “Gelişme Konut Alanı” ve bu alana hizmet eden sosyal ve teknik altyapı alanları olarak planlanan ... ada, ... sayılı parselin yol bağlantısının sağlanması amacıyla "taşıt yolu" kullanım kararının geliştirildiği anlaşılmaktadır.
20600 m2 alanlı dava konusu ... parselin yaklaşık 1200 m2'lik kısmında taşıt yolu kullanım kararı belirlendiği, parselin geri kalan kısmının "Ağaçlandırılacak Alan" fonksiyonunda bırakıldığı, özelleştirme işlemlerine tâbi tutulmadığı ve herhangi bir satış işlemine de konu edilmediği görüldüğünden dava konusu imar planı değişikliğinin aynı yerdeki ... sayılı parsel ile birlikte ele alınması gerekmektedir.
Bu durumda ... sayılı parsele ilişkin plan kararlarında hukuka aykırılık görülmediğinden, uyuşmazlık konusu ... sayılı parselin bir kısmına yönelik dava konusu imar planı değişikliklerinin ise ... sayılı parsele ilişkin imar planlarında öngörülen yol bağlantısının güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildiği, ... sayılı parselin taşıt yolu kullanım kararı geliştirilen kısmı dışında "ağaçlandırılacak alan" fonksiyonunun korunduğu, anlaşıldığından dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, mevzuata ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Mülkiyeti Hazineye ait, "alarm iskan tesisi" olarak Milli Savunma Bakanlığına tahsisli, toplam 58.307 metrekare büyüklüğündeki, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 04/12/2017 tarih ve 2017/123 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmış, İmar İdare Heyeti tarafından … tarih ve … sayılı karar ile onaylanan 1/1000 ölçekli MSB Alarm İskân Tesisleri Yerleşim Alanı Mevzii İmar Planı ile … tarih ve … sayılı İmar İdare Heyeti parselasyon planında, “spor tesisleri ve rekreasyon alanları”; 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planında "askeri alan"; 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında "ağaçlandırılacak alanlar" olarak tanımlanan dava konusu alana ilişkin olarak; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde "kentsel gelişme alanı" kullanımı; 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde "(251-400kişi/ha) yüksek yoğunlukta gelişme konut alanı", "sosyal altyapı alanı", " park alanı", "genel otopark" ve "taşıt yolu" kullanımları; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinde ise "(emsal 2,00; yençok: serbest) gelişme konut alanı", "anaokulu alanı (emsal 0,50; yençok: 2 kat)", "park alanı", "otopark" ve "yol alanı" kullanımlarının belirlenmesine ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan imar planı değişikliği 12/11/2019 tarih ve 1806 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanmış olup anılan 12/11/2019 tarihli imar planı değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2020/2034, K:2023/1908 sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; anılan plan değişikliğinin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada da, Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2020/2024, K:2023/1907 sayılı kararıyla dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği; anılan kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/09/2023 tarihli, E:2023/2024, K:2023/1709 sayılı ve 21/09/2023 tarihli, E:2023/2025, K:2023/1710 sayılı kararları ile onanarak kesinleştiği,
Söz konusu imar planı değişikliklerine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, ... ada, ... sayılı parsele ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri 09/04/2021 tarih ve 3805 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanmış olup, anılan imar planı değişiklikleri ile; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "kentsel gelişme alanı"; 1/5000 ölçekli nazım imar planında "(121-250 ki/ha) orta yoğunlukta gelişme konut alanı", "eğitim alanı", "sosyal tesis alanı", "park alanı", "genel otopark alanı", "10 mt.ve 12 mt. en kesitli taşıt yolu alanı"; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "(E:1.50, Yençok:10 kat) gelişme konut alanı", "(E:0.50, Yençok:2 kat) anaokulu alanı", "(E:0.50, Yençok:3 kat) sosyal tesis alanı", "park alanı", "genel otopark alanı", "10 mt. Ve 12 mt. en kesitli taşıt yolu ile 7 mt. en kesitli yaya yolu alanı" kullanım kararları getirilmiştir. Söz konusu 09/04/2021 tarihli imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 25/09/2023 tarihli, E:2021/7444, K:2023/6778 sayılı kararına karşı dosyadaki davacı tarafın temyiz yoluna başvurması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/383 sayılı dosyasında temyiz incelemesine devam edildiği; anılan plan değişikliğinin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 25/09/2023 tarihli, E:2021/7565, K:2023/6779 sayılı kararına karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/163 sayılı dosyasında temyiz incelemesine devam edildiği,
Anılan imar planı değişikliğine taşıt yolları bakımından yapılan itirazlar üzerine 20/07/2022 tarihli, 5822 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri ile; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında "kentsel gelişme alanı"; 1/5000 ölçekli nazım imar planında "(121-250 ki/ha) orta yoğunlukta gelişme konut alanı", "özel sosyal tesis alanı", "park alanı", "genel otopark alanı", "12 mt. en kesitli taşıt yolu alanı"; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "(E:1.50, Yençok:10 kat) gelişme konut alanı", "(E:1.00, Yençok:5 kat) özel sosyal tesis alanı", "park alanı", "genel otopark alanı", "12 mt. en kesitli taşıt yolu ile 7 mt. en kesitli yaya yolu alanı" kullanım kararları belirlenmiş olup, anılan imar planı değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından açılan davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2022/8146, K:2023/1909 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/09/2023 tarihli, E:2023/1622, K:2023/1711 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği; söz konusu 20/07/2022 tarihli, 5822 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 25/09/2023 tarihli, E:2022/8091, K:2023/6781 sayılı kararına karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulduğu ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/204 sayılı dosyasında temyiz incelemesine devam edildiği; anılan imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle Çankaya Belediye Başkanlığı tarafından açılan davanın reddi yolundaki Danıştay Altıncı Dairesinin 25/09/2023 tarihli, E:2022/7748, K:2023/6780 sayılı kararına karşı dosyadaki davacı tarafın temyiz yoluna başvurması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/389 sayılı dosyasında temyiz incelemesine devam edildiği;
Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele "taşıt yolu" kullanım kararı getirilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 30/10/2022 tarihli ve 6327 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin yapıldığı, dava konusu plan değişikliği ile ... parsel üzerinden gelen taşıt yolunun devamlılığının ve bağlantısının parselin batısında bulunan ... ada, ... sayılı parselden sağlandığı, anılan imar planı değişikliğinin iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi tarafından Danıştay Altıncı Dairesinin E:2023/885 sayılı dosyasında görülen davanın, davacı tarafından ise bakılmakta olan davanın açıldığı,
Anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Yasanın 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; "Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. " hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Yasasının imar planlarında Bakanlığın yetkisini düzenleyen 9. maddesine 4046 sayılı Yasanın 41. maddesiyle eklenen 2. fıkrasında: "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan (Belediye) gerekli görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumları; Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 03/04/1997 - 4232/4 maddesi) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasaya 03/07/2005 tarihli, 5398 sayılı Yasanın 12. maddesiyle eklenen ve 24/07/2008 tarihli, 5793 sayılı Yasanın 15. maddesiyle değiştirilen Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Yasasının 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı İmar Yasasının 6. maddesinde; mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluştuğu, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak ve her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı, mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedeflerin dikkate alınacağı, büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olmasının, gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmasına engel teşkil etmeyeceği, kurala bağlanmıştır. Anılan Yasanın 8.maddesine 14/2/2020 tarihli, 7221 sayılı Yasanın 6 maddesi ile; imar planlarında bina yüksekliklerinin yençok: serbest olarak belirlenemeyeceği kuralı eklenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul yönünden;
Davalı tarafından, dava dilekçesinin zorunlu kanuni koşulları taşımadığı ve davanın süresi içinde açılmadığı ileri sürülmüştür.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 3.maddesinde belirlenen koşullara uygun düzenlendiği anlaşılmıştır. Davalının süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas yönünden;
Dava dosyası ile Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2023 tarihli, E:2020/2024, K:2023/1907 sayılı; 23/02/2023 tarihli, E:2020/2034, K:2023/1908 sayılı; 25/09/2023 tarihli, E:2021/7565, K:2023/6779 sayılı; 25/09/2023 tarihli, E:2021/7444, K:2023/6778 sayılı; 25/09/2023 tarihli, E:2022/7748, K:2023/6780 sayılı ve 25/09/2023 tarihli, E:2022/8091, K:2023/6781 sayılı kararları ile E:2023/885 sayılı dosyalarının birlikte incelenmesinden;
--- Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 09/04/2021 tarih ve 3805 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarındaki değişikliklerin; Mekânsal Planlar Yönetmeliği'nde belirtilen, tanımlara, planlama alanının tespitine, bilgi ve verilerin toplanmasına ilişkin esaslara, planların hazırlanması, hazırlattırılması ve incelenmesine ilişkin idari ve teknik usullere, plan değişikliğine ilişkin esaslara uygunluğunun, dava konusu taşınmazın geçmişten itibaren belirlenen fonksiyon/fonksiyonların değerlendirilmesi suretiyle, uyuşmazlık konusu edilen imar planı değişiklikleri ile getirilen kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının çevre ve imar bütünlüğünü ve sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olup olmadığının, bozuyor ise sosyal donatı dengesini hangi yönlerden bozduğunun, üst ölçekli imar planları ile imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine uygun olup olmadığının, uyuşmazlığa konu taşınmaza verilen fonksiyonların yer seçiminin uygunluğunun, uyuşmazlığa konu alanda belirlenen fonksiyonlar açısından alanın kendi içerisinde ve çevresi ile birlikte ulaşım kademelenmesi yönünden incelenerek, belirlenen kullanımlarının planlama esasları ve şehircilik ilkeleri yönünden uygunluğunun, dava konusu plan değişikliklerinin 12/11/2019 tarihli, 1806 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinden ne gibi farklılıklar içerdiğinin, incelenmesi amacıyla Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/7444 ve E:2021/7565 sayılı dosyalarında 06/12/2021 tarihli Dairemiz kararı üzerine 28/10/2022 tarihinde Naip Üye … niyabetinde Prof. Dr. …, Prof. Dr. … ve Prof. Dr. …'dan oluşturulan bilirkişi kurulunun katılımıyla yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarında özetle;
Özelleştirme İdaresi tarafından hazırlanan Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele yönelik 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin 12/11/2019 tarih ve 1806 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylandığı,
Bu planlara askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda; sosyal ve teknik altyapı alanlarının azalması ile yapılaşma koşullarına ilişkin itirazların kabul edildiği, diğer itirazların ise reddedildiği ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 2019 tarihli planda yaptığı değişikliklerle, aynı parsele ilişkin olarak yeniden 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin hazırlandığı ve dava konusu olan bu planların 09/04/2021 tarih ve 3805 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylandığı,
2021 onay tarihli plana yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan yeni planların da 20/07/2022 tarih ve 5822 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylandığı,
Dava konusu alanda 2019, 2021 ve 2022 onay tarihli üç plan değişikliğinin yapıldığı, dava konusu plan değişikliğinin 2021 tarihli değişiklik olduğu, Bilirkişi Kurulunca raporda 2022 tarihli son plan değişikliğinin de kısa bir değerlendirmesinin yapılacağı,
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 12/11/2019 tarih ve 1806 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsele “Gelişme Konut Alanı”, “Anaokulu Alanı”, “Park, Otopark ve Yol” kullanım kararları getirilmesine yönelik hazırlanan 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine askı sürecinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 09/04/2021 tarih ve 3805 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... sayılı parsele ilişkin 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri incelendiğinde;
A. Planların Kademeli Birlikteliği İlkesi Bağlamında Dava Konusu Plan Değişikliğine İlişkin Değerlendirmeler;
Plan değişikliğinin, toplam 58.307,00 m2 yüzölçümüne sahip mülkiyeti Maliye Hazinesine ait, Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parsel özelinde gerçekleştirildiği,
Planların “Gelişme Konut Alanı”, “Anaokulu Alanı” ve “Park, Otopark ve Yol” kullanım kararlarına yönelik hazırlandığı, Gelişme Konut Alanında E: 1.50, Yençok: 10 kat; Anaokulu Alanında E:0.50, Yençok:2 kat; Sosyal Tesis Alanında E:0.50, Yençok: 3 kat yapılaşma koşullarının belirlendiği ve orta yoğunluklu gelişme konut alanında brüt yoğunluğun 150 kişi/ha olarak belirlendiği,
Dava konusu alanın, yürürlükteki üst ölçekli plan olan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 16/02/2007 tarihli, 525 sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli “2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı'nda 'Açık ve Yeşil Alanlar' başlığında "Ağaçlandırılacak Alan" kullanımında kaldığı,
1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planındaki “Ağaçlandırılacak Alan” arazi kullanım kararının, parçacıl bir şekilde alınmış bir planlama kararı olmadığı, parselin 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planının alt bölgelerinden biri olan Güney Planlama Bölgesi'nde yer aldığı ve bu bölgenin Çankaya ve Gaziosmanpaşa'nın güneyi ile Dikmen sırtlarından başlayarak ODTÜ ormanları, Mogan ile Eymir Gölleri ve bu göllerin oluşturduğu ekosistem ile oluşan bir bölge olduğu,
Bu doğrultuda dava konusu “Ağaçlandırılacak Alan"ın Ankara'nın güneyindeki ekosistemin bütünlüğünü oluşturan bir kuşağın parçası olduğu ve 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planına ait Pları Açıklama Raporu'nun 89. sayfasında bu nitelikteki alanlara ilişkin; "Kentsel yerleşik alanı çevreleyen açık-yeşil alanlar ve havzaların yeşil kuşak tanımlayabilecek bir bütünlükte tanımlanması sağlanacak, bu amaçla; orman, ağağçlandırılacak alan ve tarım alanlarının bir yeşil kuşağın parçası ve bütünleri olarak yerleşim dışı tutulmasına yönelik her türlü strateji geliştirilerek titizlikle uygulanacaktır." müdahale biçimi/stratejisinin geliştirildiği,
1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında Güney Planlama Bölgesi Planlama Stratejilerinde dava konusu alanın "YS2 - Yeşil ve Açık Alan Sistemleri - İmrahor Vadisi” müdahale biçimi/stratejisiyle tanımlandığı, YS2 kuşağında "Mogan — Eymir sisteminin kent merkezine İncesu Vadisi ile girdiği yeşil sistemin başlangıcını ve önemli bir parçasını oluşturan İmrahor Vadisinin korunarak rekreasyonel açıdan kente kazandırılması yönünde vadi içerisindeki mülkiyet problemini çözmek ve kirlilik yaratan sanayi faaliyetlerinin kaldırılmasını sağlamak planlanmıştır." kararının geliştirildiği, İmrahir Vadisi'nin güneybatı yönünde açık ve yeşil alan sisteminin devamı niteliğinde "YS1 - ODTÜ Ormanları"nın yer aldığı ve ODTÜ Ormanlarına ilişkin "Doğal sit alanı olarak tespit edilen ODTÜ ormanlarının Eğmir Gölü ve çevresindeki kısımlarını kapsamaktadır. Bu alanların korunup geliştirilmesi ve göl çevresinin sunmuş olduğu rekreasyonel imkanların kente kazandırılması esastır." öngörüsünün de belirlendiği (Plan Açıklama Raporu, sayfa: 619),
Dava konusu alana ilişkin “Konut Gelişme Alanı" kullanım kararının, yukarıda açıklanan YS2 - Yeşil ve Açık Alan Sistemleri - İmrahor Vadisi'ni de içine alan kentsel, kırsal alana geçiş niteliğindeki bölgeyi oluşturan, kentin topoğrafik, iklimsel ve floristik özellikleri ile biçimlenen güney yeşil kuşağında yer aldığı ve bu kuşağı tanımlayan doğal öğelerin veya parçaların Ankara Yeşil Kuşak Ağaçlandırma Projesinin tanımladığı ağaçlık ve ormanlık alanlar dahil İmrahor Vadisi, ODTÜ Ormanları ve Mogan ile Eymir Gölleri Su Toplama Havzaları olduğu,
Koruma Alanları kapsamındaki “KT2 - Mogan - Eymir Havzası”nın ise "Kanun ile sınırları belirlenen koruma bölgesi dışında kalan ancak, Mogan gölünü besleyen dere ve akarsuların doğal havza sınırlarında koruma statüsü kazandırılması öngörülen alanları kapsamaktadır. Bu alanlar içerisinde Mogan ve Eymir göllerini besleyen aguferlerin korunması, tarımsal mücadelede toprağın ve yer altı. sularının kirletilmesine olumsuz etkileri bulunan yöntemlerin sınırlandırılmasını denetleyici mekanizmaların geliştirilmesi yönünde çalışmalar yapılacaktır." şeklindeki stratejilerle Mogan ile Eymir Havzası'nın korunmasının hedeflediği,
Buna ek olarak, bu açık ve yeşil sistemin batıda, koruma değer ve öncelikleri ile öne çıkan Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi ile sınırlandırıldığı, Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesinin, 2872 sayılı “Çevre Kanunu'nun 9'uncu maddesi kapsamında, 22.10.1990 tarih ve 90/1117 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilmiş olan ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün yetkisinde olan özel koruma esaslarına uyulması gereken bir bölge olduğu,
Bu çerçevede, kapsamlı analiz çalışmalarına dayandırılan plan kararları üzerinde yapılan değişikliklerin, plan yapım sürecindeki gibi kapsamlı inceleme düzeyinde ele alınmasının mümkün olmadığının açık olduğu ve dava konusu imar planı değişikliklerinin, 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı'nın bütünlüğünü ve iç tutarlılığını bozduğu,
Vadi tabanlarının, su kaynakları ve/veya havza bütünü olarak yerleşim baskısı ve kararları dışında ele alınmasının; yerleşim ve konut gelişimi öngörülmemesinin ve açık ve yeşil alan sisteminin parçası olarak korunmasının şehircilik ilkeleri ve planlama esasları açısından esas olduğu,
Bu çerçevede 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında “Ağaçlandırılacak Alan” olarak belirlenen alanın, dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle “Kentsel Gelişim Alanı” olarak belirlenmesinin Bilirkişi Kurulunca uygun bulunmadığı, üst ölçekli planın “doğal alanların korunması” ve “açık ve yeşil alan sisteminin oluşması” ana kararına aykırılık teşkil eden ve koruma-kullanma dengesini bozan dava konusu plan değişikliklerinin şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarıyla uyumsuz olduğunun düşünüldüğü,
B. Plan Değişiklerinde Uyulması Gereken İlkeler Bakımından Dava Konusu İşleme İlişkin Değerlendirmeler;
İmar planı değişikliklerinin idari bir tasarruf olduğu ve bu nedenle de alınacak kararların yetki, şekil, konu, sebep ve amaç/maksat yönlerinden hukuka uygun olması zorunluluğunun bulunduğu,
Tüm idari düzenleyici işlemlerin vazgeçilmez amacının (maksadının), işlemin kamu yararına yapılması olduğu ve kamu yararının da, kişinin ve toplumun huzur ve refahını sağlamak anlamına gelen genel düşünceyi ifade ettiği,
Davalı idarece dava konusu işlemin gerekçesinin ve amacının; dava konusu alanın “Ağaçlandırılacak Alan” lejantında yer almasına karşın geçen süre zarfında bu kullanım kararına yönelik alanda hiçbir şey yapılmadığı ve parselin atıl, işlevsiz hale getirildiği; bu çerçevede kamu elinde bulunan ve atıl vaziyette olan kaynakların, etkin ve verimli bir şekilde değerlendirilmesi ilkesi bağlamında, kamu yararının artırılması amacıyla, ekonomik anlamda Devlete ait olan arazilere, değer katılmasının hedeflendiği ve bu amaçla planlama ve plan değişikliği yapma yetkisinin kullanıldığı, ifadeleriyle savunulduğu,
Yürürlükteki 3194 sayılı İmar Yasasının “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.” hükmünün ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin “Amaç” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getiren mekânsal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” hükmünün yer aldığı,
Kent planlamasına yönelik anılan en temel iki mevzuatta davalı idarenin değişiklik gerekçelerine - yani, dava konusu alan için öngörülen kullanımın uygulanmadığı için alanın atıl kalması ve kaynakların etkin kullanılması, diğer bir deyişle, satılması ile maliyeye gelir sağlanması- uzaktan yakından bir gönderme yapılmadığı,
Dava konusu alanın rekreasyon alanı olarak işlev görecek biçimde düzenlenmemesinin olsa olsa ilgili belediyelerin ya da ilgili kurumların görevlerini ihmaline ilişkin bir konu olabileceği, ancak bu durumun yürürlükteki planın değiştirilmesine hiçbir şekilde gerekçe yapılamayacağı,
Alanın satışa çıkartılarak kamuya gelir getirilmesini kamu yararı olarak ileri sürmenin de kentsel yaşam ve çevre ile ilgili en temel Anayasal hakların piyasa konusu haline getirilmesi anlamına geleceği,
Anayasamızın 23. maddesinin yerleşme ve seyahat hürriyetinden söz ederken bunun ancak, “… sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak…” amaçlarıyla ve kanunla sınırlanabileceğini ifade ederek “sağlıklı ve düzenli kentleşmeye” verdiği önemi vurguladığı,
Yine, Anayasa’nın 56.maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir." ve 57.maddesinde; "Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır…” kuralına yer verildiği,
Özetle, devlet gelirlerini artırmanın doğanın ve çevrenin tahribi için bir gerekçe olamayacağı,
İdari işlemin unsurlarından "konu"nun idari işlemin doğrudan doğruya doğuracağı sonucu ifade ettiği ve hukuksal işlemin ortaya çıkartması gereken hukuksal sonuç olarak tanımlandığı, sebep ile konu arasında ise bir neden-sonuç ilişkisi bulunduğu, imar planı değişikliklerinin konuları itibariyle dört ana başlık altında toplamanın olanaklı olduğu ve plan değişikliklerinin gerekçelerinin (sebepleri) her bir konu başlığına göre farklılık göstereceği, imar Planlarında yapılacak değişikliklerle ilgili olarak bu konu başlıklarının, Mekânsal planlar Yapım Yönetmeliği’nin 26. maddesinde; "İmar planı değişikliğinin,
1.) Plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır.
2.) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz.
3.) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz.
4.) Kat adedi veya bina yüksekliğini artıran imar planı değişiklikleri, yörenin yerleşim özellikleri, dokusu ve kimliği dikkate alınmak suretiyle, şehrin veya alanın yakın çevresinin silüeti, yapıların güneşe göre cephesi ve yönlenmesi özelliklerini olumsuz yönde etkilememesi esas alınarak yapılır.
5.) İmar planında verilmiş olan inşaat emsalinin, kat adedinin, ifraz şartlarının değiştirilmesi sonucu nüfus yoğunluğunun artırılmasına dair imar planı değişikliklerinde: …. uyulması esastır.
6.) İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde… belirlenir.
7.) Yoğunluk artıran veya kentsel ulaşım sistemini etkileyen imar plan değişikliklerinde, kentsel teknik altyapıya yönelik etkilerin belirlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması amacıyla ayrıca kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesi raporu, analizi hazırlanır veya hazırlatılır." hükümleriyle açıkça belirtildiği,
Özelleştirme İdaresi tarafından hazırlanan dava konusu 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği Açıklama Raporu’nda ise plan değişikliği gerekçesi olarak; “Özelleştirme kapsam ve programında yer alan parselin ülke ekonomisine katkı sağlaması ve ölçekler arası bütünlüğün sağlanması amacıyla Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada … no.lu parsele ait 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği hazırlanmıştır. Bu çerçevede, ... ada 12 no.lu parsel “Kentsel Gelişme Alanı” olarak planlanmıştır.” ifadelerine yer verildiği görülmekte olup Plan Açıklama Raporunda dava konusu plan değişikliğinin gerekçesi olarak belirtilen “ülke ekonomisine katkı sağlaması” gibi bir gerekçenin Yönetmeliğin 26. maddesinde yer almadığı, dolayısıyla plan değişikliğinin gerekçesinin, yürürlükteki mevzuatımıza göre geçerli bir gerekçe olmadığı ve bu nedenle dava konusu plan değişikliğinin “teknik ve nesnel gerekçelere uygun olarak” yapılmadığı,
Dava konusu planda, 1/25.000 Ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planı Uygulamaya yönelik Çerçeve Plan Koşullarının “Eşik Sentezi” başlıklı 6.1 sayılı maddesinde belirtilen ve Eşik Sentezinin 1/5.000 ölçekli nazım imar planı yapımı aşamasında kentsel ve çevresel tüm tehlike ve riskleri içeren ve kentsel gelişme eğilim ve öncelikleriyle çakıştıran biçimde yapılmasına yönelik amir hükme uyulmamış olmasının eksiklik olduğu, yine Mekânsal Plan Yapım Yönetmeliğinin 26.maddesinin 7.fıkrasında belirtilen kentsel teknik altyapı etki değerlendirmesine ilişkin bir analizin yapılmadığı ve rapor üretilmediği,
Özetle; Özelleştirme İdaresi'nin kuşkusuz ülkemizdeki plan yapma yetkisi olan kurumlarımızdan birisi olduğu, ancak her kurum ve kuruluş için geçerli olduğu gibi plan yapma yetkisi sınırsız olmayıp yürürlükteki imar mevzuatına uygun olmak zorunluluğu bulunduğu, uyuşmazlıkta davalı idarece yapılan plan değişikliğinde mevzuatın amir hükümlerine uygun bir plan değişikliğinin yapılmadığının görüldüğü,
C. Plan Değişikliğinin Çevre ve İmar Bütünlüğünü ve Sosyal Donatı Dengesi ile Ulaşım Sistemi Yönünden İncelenerek, Belirlenen Kullanımlarının Planlama Esasları ve Şehircilik İlkeleri Yönünden Uygunluğunun İrdelenmesi;
Bilirkişi Kurulunca, kapsamlı etüt ve değerlendirmeler yapılmadan gerçekleştirilen dava konusu plan değişikliği işlemleri sonucunda öngörülen arazi kullanım kararlarının ve plan şemasının, ilgili parselin arazi yapısı, konumu ve yakın çevre ilişkileri bakımından önemli sorunlar taşıdığı kanaatine ulaşıldığı,
Öncelikle, dava konusu parselin konumu ve arazi yapısı ile plan değişikliği kapsamında öngörülen arazi kullanım kararları arasındaki uyumun değerlendirilmesinin gerektiği, buna göre dava konusu parselin kuzeyde MSB Lojmanları, batıda TRT Kampüsü ve güneyde ise İmrahor Vadisi ile çevrili bir konumda yer aldığı, parselin güney yönündeki büyük bölümünün eğimli bir arazi olup, sadece kuzey kesimde MSB Lojmanları ile TRT Kampüsüne yakın sınırlı bir kesimde düz arazi niteliği gösterdiği, keşif sırasında çekilen fotoğraflardan da alanın eğim durumunun açıkça görüldüğü,
2018 tarihinde onaylanan ve plana esas olan Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporuna göre ise alanın tamamının “önlemli alan” statüsünde olduğu, plan paftasına işlenen yer bilimsel etüt verileri incelendiğinde, dava konusu parsel içinde “uygun alan (UA)” yer almadığı, parselin tamamının ÖA-2.1 ve ÖA-5.2 kodlu “önlemli alanlar”dan oluştuğu,
ÖA-2.1 kodunun; genel olarak “kütle hareketi tehlikeleri ve yüksek eğim açısından” sorunlu alanlara, özel olarak ise gerekli önlemler alınarak yapılaşması mümkün olan “stabilite sorunlu” alanlara işaret ettiği, ÖA-5.2 kodunun ise; genel olarak “mühendislik problemleri açısından (şişme, oturma, taşıma gücü vb.) önlem alınabilecek alanlar”, özel olarak ise “dolgu alanlar”a işaret ettiği, ilgili plan paftası görselindeki eş yükselti eğrisi çizgilerinden de alandaki yüksek eğim durumunun açıkça görüldüğü,
Yer bilimsel etüt çalışmaları sonucunda belirlenen “önlemli alanlar”ın yapılaşmaya kapatılması gereken alanlar olmadığı, “uygun alanlar”a kıyasla riskli alanlar olup, gerekli önlemlerin alınması halinde risklerin azaltılabileceği ve yapılaşmaya gidilebileceği kabul edilen alanlar olduğu, öte yandan, sakınım planlaması ilke ve esasları bakımından, yapılaşmada önceliğin “uygun alanlar”a verilmesi ve koşulların gerekli ya da zaruri kıldığı durumlarda ancak önlemli alanların düşünülmesinin gerektiği,
Dava konusu plan değişikliği kapsamında bu yaklaşıma yeterince uyulmadığı, alanın, üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında zemin koşulları ve eğim durumu da göz önünde bulundurularak “ağaçlandırılacak alan” olarak belirlendiği ve yapılaşma dışında tutulduğu ve bu karar ile bir yandan yeşil alan sürekliliği sağlanarak bölge için öngörülen yeşil kuşak kararının desteklenmesi hedeflenirken, diğer yandan da hiç kuşkusuz risk sakınımına öncelik verildiği, yakın çevredeki kullanımlar, bölgenin arazi yapısı ve zemin niteliği düşünüldüğünde üst ölçekli planın bu kararının oldukça anlamlı olduğu, dava konusu plan değişikliği ile bu anlamlı karar bozularak, bir yandan yeşil alan sürekliliğinin kesintiye uğratıldığı, diğer yandan da önlem gerektiren riskli bir alanda, konut ağırlıklı bir yapılaşmanın önünün açıldığı, bu durumun ancak bir zorunluluk halinde ve teknik ve bilimsel gerekçelere dayanılarak mümkün olabileceği, dava konusu plan değişikliği kapsamında ise ne zorunluluk durumuna ne de bilimsel ve teknik gerekçelere açıklık getirilmediği,
Dava konusu parsel için yaklaşık 715 kişilik bir konut gelişmesi öngörüldüğü, ancak bu bölgede, zeminin niteliği ve eğim durumundan kaynaklanan riskleri göze alacak ilave konut ihtiyacı olup olmadığının belli olmadığı ve plan değişikliklerine ilişkin açıklama raporlarında bu konuya dair doyurucu bir değerlendirmenin yer almadığı, ayrıca dava konusu parselin içinde bulunduğu bölgede, özellikle parselin güneyinde yapılaşması halen devam eden yeni konut gelişme alanlarının bulunduğu,
Bu koşullar altında; kamuya ait olan bir arsanın, salt atıl durumda olması ve ekonomiye kazandırılması gerekçelerine dayanılarak, “önlemli alan” niteliğine rağmen yeşil alan statüsünden çıkarılıp konut alanına dönüştürülmesinın anlamlı bulunmadığı ve getirilen yeni arazi kullanım durumunun şehircilik ilkeleri ve planlama esasları ile bağdaşmadığı kanaatine varıldığı,
Dava konusu plan değişikliği ile öngörülen arazi kullanım kararlarının ve plan şemasının, ulaşım-dolaşım ilişkileri açısından taşıdığı sorunlar;
Dava konusu plan değişiklikleri ile öngörülen ulaşım şemasına göre konut ve sosyal donatı alanları içeren bölgeye ulaşımın 12 metrelik tek bir yoldan sağlandığı, bölge içinde sürekli dolaşım imkânı veren taşıt yollarının bulunmadığı, kurpla sonlanan iki adet taşıt yolu ile parsellerin hizmet aldığı, Bilirkişi Kurulunun bu ulaşım şemasının, farklı sosyal ve demografik niteliklere sahip yaklaşık 1000 kişilik (yerleşik+günlük kullanıcı) bir nüfusu barındıracak bir alan için son derece yetersiz olduğu ve bazı sorunlar yaratma potansiyeli taşıdığı kanaatine ulaştığı,
Bu sorunların ortaya çıkarabileceği sonuçlar;
- Alana ulaşım sağlayan tek yolun MSB Lojmanları içerisinden geçiyor olmasının, öncelikli olarak ilgili lojman bölgesi içindeki taşıt trafiğini arttıracağı, bunun da güvenlik kaygısının yüksek olduğu bu lojman bölgesi için hem olumsuz hem de riskli bir durum yarattığı, ayrıca, inşaatların yapıldığı sırada iş makineleri ile ağır tonajlı araçların bu yoldan geçerek alana erişim sağlayacak olmalarının da bu olumsuzlukları ve riskleri daha da arttıracağı,
- Alana ulaşımın, 12 metrelik tek bir yoldan sağlanmasının, dava konusu parselde yaşayan ve çalışanlar açısından da erişilebilirlik sorunu yaratacağı, 12 metrelik taşıt yollarının; en fazla üç şerit içeren, dolayısıyla yüksek hacimde trafiği kaldıramayacak nitelikte bir yol altyapısı sunduğu, bunun da sabah ve akşam saatlerinde dava konusu parsele erişmede güçlükler yaşanmasına yol açacağı, dahası alana ulaşım sağlayan bu tek taşıt yolu üzerinde, kaza, yangın ya da benzeri beklenmedik durumlar nedeniyle oluşacak bir kesintinin, dava konusu parsele erişimin tümüyle ortadan kalkması anlamına geleceği ki bunun ciddi bir risk unsuru olarak görülmesi gerektiği,
- Alana erişme ile ilgili bu gibi sorunların alanın içinde de söz konusu olduğu, planlama alanındaki konut ve sosyal donatı alanlarına erişim birbirleri ile sürekliliği olan bağlantıları bulunmayan ve başka yollara da çıkmayan 12 ve 10 metrelik çıkmaz sokak niteliğindeki iki taşıt yolu ile sağlandığı, bu yollar üzerinde de sabah ve akşam saatlerinde bir trafik yükü olacağının açık olduğu, ancak buradaki sorunun, bu yollardan birisinde ya da ikisinde, beklenmedik durumlara bağlı olarak yaşanacak trafik kesintisinin, ilgili kullanımlara erişimi tümüyle ortadan kaldırması olduğu, bunun da alana genel erişimle ilgili yukarıda değinilen risk durumuna benzer bir riskli durumun, alan içi erişimde de söz konusu olabileceği anlamına geldiği,
- Alana erişimin ve alandaki dolaşımın (alternatifsiz) yegâne yollarla sağlanmasından kaynaklanan olumsuzlukların ve risklerin, özellikle acil durum hizmeti sunan; itfaiye, ambulans ve güvenlik güçlerine ait araçlar gibi taşıtların bölgeye erişmeleri ile ilgili olarak daha da kritik bir hal alabileceği ve alana erişimin beklenmedik durumlarda kesintiye uğraması halinde acil durum hizmeti sunan araçların bölgeye erişmesinin ya da hizmet sonrası bölgeden ayrılmasının mümkün olmayacağı ki bunun da var olan risklerin katmerlenmesi anlamına geleceği,
- Alanda ayrıca otopark sorunu olduğu, plan şemasında alan için sadece bir adet genel otopark öngörüldüğü, plan hükümlerinde konut ve donatı alanlarının ihtiyacı olan otoparkların parsel/ada içinde karşılanacağının düzenlendiği, ancak plan şemasının genel otopark ihtiyacını karşılamakta yetersiz olduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı açıklama raporunda genel otopark için ayrılan alanın 1.276,55 metrekare olduğunun belirtildiği, otopark yüzey alanı bir araç için 20 metrekare üzerinden düşünüldüğünde, taşıtların giriş çıkış için kullanacakları yolu da hesaba katınca, bu genel otopark alanının en çok 50 araçlık kapasiteye sahip olduğu, anaokulu, sosyal tesis ve büyük bir park içeren bu bölge için bu kapasitenin yeterli olmayacağı, sadece parka gelecek kullanıcıların taşıtlarının bile genel otoparkı dolduracağının değerlendirildiği, her ne kadar plan hükümlerinde park alanının altında otopark yapılabileceği belirtilse de maliyet başta olmak üzere uygulama güçlükleri nedeniyle bu seçeneğin gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğununun düşünüldüğü ve dahası, genel otoparkın konumu itibariyle anaokulu ve sosyal tesise uzak olup, bu bölge kullanıcılarına hizmet etmesinin de zor göründüğü,
Öte yandan, plan değişikliği ile öngörülen arazi kullanım şemasının sosyal donatı dengesi açısından sorunlu olmadığı kanaatine ulaşıldığı, plandaki konut alanlarında 715 kişilik bir nüfus öngörüldüğü, bu nüfus büyüklüğünün, alan özelinde somut bazı donatı alanlarına gereksinim doğuracak kadar büyük olmadığı, alan içerisinde; park, sosyal tesis ve anaokulunun zaten sağlandığı, yakın çevrede ise farklı kademelerde eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, parklar, kültürel tesis alanlarının yer aldığı ve dolayısıyla, plan değişikliği ile alan için öngörülen nüfusun, sosyal donatı alanlarına yönelik ihtiyacının karşılanabildiği,
D. 20/07/2022 tarih ve 5822 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Onaylanan Yeni İmar Planı Değişikliğine İlişkin Değerlendirme;
Bahse konu yeni planlarda, önceki planlara göre köklü ve yapısal değişiklikler söz konusu olmayıp, ulaşım şemasında ve bazı arazi kullanım kararlarında kısmi değişikliklere gidildiği,
Eski planda anaokulu ve sosyal tesis alanı olarak planlanan parsellerin birleştirilerek tek bir parsel haline getirildiği ve bu parsele “özel sosyal tesis alanı” kullanım kararı verildiği, esas değişikliğin ise ulaşım şemasında yapılarak; MSB Lojmanları içinden gelerek alana ulaşım sağlayan 12 metrelik yolun iptal edildiği ve yerine parselin güneyindeki Galip Erdem Caddesinden 12 metrelik bir yol bağlantısı sağlandığı, ayrıca alan içerisinde önceki planda yer alan 10 metrelik çıkmaz sokak niteliğindeki taşıt yolunun iptal edildiği, parsellerin çevresinden geçen 12 metrelik ve yine kurp ile sonlanan bir çıkmaz sokak niteliğinde tek bir taşıt yolu bırakıldığı, bu yolun sonundaki genel otoparkın aynı kapasite ve konumda korunduğu, ayrıca yeni planda, özel sosyal tesis parselini tümüyle çevreleyen 7 metrelik bir yaya yolu planlandığı,
Yapılan son değişiklikler dikkate alındığında, Bilirkişi Kurulu tarafından 2021 onay tarihli planlar için yapılan değerlendirmelerin tümüyle geçerliliğini koruduğunun düşünüldüğü, üst ölçekli planların iç tutarlığının zedelenmesi ve arazi kullanım kararları ile uyumsuzluk durumunun devam ettiği,
Zira, son yapılan değişikliklerle de üst ölçekli planda yeşil kuşak kapsamında ağaçlandırılacak alan olarak planlanmış bölge için konut ağırlıklı kentsel gelişme kararı verildiği, plan değişikliği işlemini haklı kılacak teknik ve bilimsel dayanakların 2022 tarihli planlar için de bulunmadığı, plan açıklama raporlarının benzer yetersizlikler ve eksiklikler taşıdığı,
Dava konusu parselin, yeni durumda da salt kendi içerisinde ele alınmış olup, yakın çevresi ile ilişkileri göz önüne alınarak planlanmadığı, alanın arazi yapısı ve zemin durumuna ilişkin bilgilerde de bir değişiklik olmadığı, dolayısıyla yeni planlarda da zemin açısından yapılaşma sırasında özel önlem gerektiren riskli ve yüksek eğimli bir alanın, ikna edici gerekçe ve dayanaklar olmadan konut ağırlıklı bir şekilde gelişmeye açıldığı,
Bunların yanı sıra, değişen ulaşım şeması ve sosyal donatı kullanımları açısından yapılan değerlendirmelerin de geçerliliğini koruduğu, sosyal donatı dengesi açısından olumsuz bir durumun, bir geri gidişin de söz konusu olduğu, eski planlarda öngörülen anaokulunun kaldırıldığı, sosyal tesis alanına da “özel” niteliği getirildiği, bu geri gidişe rağmen Bilirkişi Kurulunun yeni planlarda da sosyal donatı ihtiyacı açısından büyük bir sorun olduğu kanaatinde olmadığı,
Öte yandan, ulaşım şemasına ilişkin yapılan değerlendirmeler geçerliliğini tümüyle koruduğu gibi, yeni ulaşım şemasının sorunları daha da arttıracağının değerlendirildiği, alana hala tek bir yoldan ulaşıldığı, ancak bu yolun yeni durumda oldukça yüksek eğimli bir bölgeden geçerek alana girdiği, alan içerisindeki 10 metrelik taşıt yolunun kaldırılmış olmasının da alandaki tek taşıt yolunun trafik yükünü daha da arttıracağı, alternatifsiz olarak planlanan bu taşıt yolunun, iskân sonrasında alandaki tüm taşıt trafiği yükünü taşımasının beklendiği ki Bilirkişi Kurulunun bunun anlamlı ve gerçekçi olduğunu düşünmediği, alanda yaşayanların özel araçlarının, okul ve personel servisleri, acil durum hizmeti sunan araçlar, nakliye kamyonları, sosyal donatılar ile parkı kullananların araçlarının ve alanda yer alacak tesislere ekipman getirecek servis araçlarının hepsinin bu tek taşıt yolunu kullanacakları düşünüldüğünde hem eski hem yeni planların ulaşım-dolaşım açısından önemli riskler ve olumsuzluklar taşıdığının anlaşıldığı,
Hülasa, 09/04/2021 tarihli, 3805 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan imar planı değişikliği için Bilirkişi Kurulunca yapılan değerlendirmelerin, 20/07/2022 tarihli, 5822 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile onaylanan yeni plan değişikliği için de geçerli olduğu ve yeni planların da öncekiler gibi şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık taşıdığının düşünüldüğü,
Tespit ve değerlendirmelerinde bulunulmuştur.
Dairemizce yapılan değerlendirme: Dava dosyalarının ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporlarının incelenmesi sonucunda, davaya konu taşınmazların bulunduğu alanda imar planı yapma yetkisinin Özelleştirme İdaresi Başkanlığına ve Cumhurbaşkanlığına ait olduğu, dava konusu imar planı değişiklikleri yapılırken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alındığı, dava konusu 1/1000 uygulama imar planı değişikliğinin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin ise 1/25000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine uygun olduğu, 3194 sayılı yasanın 9. maddesinin 2. fıkrasında verilmiş olan yetkiye istinaden Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığınca yalnızca dava konusu parseller ile sınırlı bir alana ilişkin imar planı değişikliği yapıldığı, çevresinde yüksek yoğunluklu konut alanlarının bulunduğu bir alanda zemin durumu dikkate alınarak ve gerekli önlemler alınmak koşulu ile orta yoğunluklu gelişme konut alanı öngörülmesinde planlama esasları açısından bir sakınca bulunmadığı, bu nedenlerle çevre imar bütünlüğünün bozulmadığı, diğer taraftan planlama alanında yeterli donatı alanı ayrıldığı, dava konusu planlarla öngörülen yolların iptal kararı verilmesini gerektirecek ölçüde sorunlar içermediği, dava konusu imar planı değişikliklerinde mevzuata, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle Dairemizin E:2021/7444, E:2021/7565, E:2022/7748 ve E:2022/8091 sayılı dosyalarında davanın reddi yolunda kararlar verilmiştir. ---
Yukarıda Yapılan Açıklamalar Doğrultusunda Somut Olayın Ele Alınmasından; Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin bir bölümüne ilişkin olarak kabul edilen dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; bitişikte bulunan ve özelleştirme kapsam ve programına alınmış olması nedeniyle Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan imar planları kapsamında yapılaşmaya açılarak “Gelişme Konut Alanı” ve bu alana hizmet eden sosyal ve teknik altyapı alanları olarak planlanan ... ada, ... sayılı parselin yol bağlantısının sağlanması amacıyla "taşıt yolu" kullanım kararının geliştirildiği anlaşılmaktadır. Nitekim davalı idare savunmalarında; 20600 m2 alanlı dava konusu ... parselin yaklaşık 1200 m2'lik kısmında taşıt yolu kullanım kararı belirlendiği, parselin geri kalan kısmının "Ağaçlandırılacak Alan" fonksiyonunda bırakıldığı, özelleştirme işlemlerine tâbi tutulmadığı ve herhangi bir satış işlemine de konu edilmediği belirtildiğinden dava konusu imar planı değişikliğinin aynı yerdeki ... sayılı parsel ile birlikte ele alınmasının gerektiği değerlendirilmiştir.
Bu durumda, dava konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile aynı yer ... sayılı parselin özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlardan olduğu, ... sayılı parsele ilişkin olarak davalı idarelerce gerçekleştirilen ve yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen imar planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davalarda Dairemizce dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın reddine dair kararların verildiği, dolayısıyla ... sayılı parsele ilişkin plan kararlarında hukuka aykırılık görülmediği, uyuşmazlık konusu ... sayılı parselin bir kısmına yönelik dava konusu imar planı değişikliklerinin ise ... sayılı parsele ilişkin imar planlarında öngörülen yol bağlantısının güçlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildiği, ... sayılı parselin taşıt yolu kullanım kararı geliştirilen kısmı dışında "ağaçlandırılacak alan" fonksiyonunun korunduğu, davalı idarelerce parselin özelleştirme kapsamında herhangi bir satış işlemine konu edilmeyeceğinin de belirtildiği anlaşıldığından dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, mevzuata ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı, çevre ve imar bütünlüğünü bozucu plan kararları üretilmediği sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL
yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi kapsamında kalan davada, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş gün) içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.