Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/8145 E. , 2023/9031 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/8145
Karar No : 2023/9031
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVACI) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : 1- … Valiliği
2- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacı tarafından değişik gerekçe ile onanması, davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Samsun ili, Tekkeköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda … tarihli, … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; uygulama imar planının iptaline, nazım imar planı yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının uygulama imar planı yönünden onaması, nazım imar planı yönünden bozulması yönündeki Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2016/9643 K:2020/9640 sayılı kararı üzerine bozma kararına uyularak, dava dosyasında yer alan bilgi belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu parselin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan Samsun-Çorum-Tokat Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında; “sanayi ve depolama alanları” kullanımında, 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planında; “sanayi bölgesi” kullanımında,
1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planda ise “ticaret alanı” kullanımında kaldığı, sanayi alanlarında ticaret alanı kullanımı yer almadığı dikkate alındığında revizyon nazım imar planının, planların kademeli birlikteliği ilkesine, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 6. ile 8. maddesine ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 6. maddesine aykırı olduğu sonucuna varıldığı, diğer yandan,
davacıya ait parselin doğusunda ve batısında yer alan yaya yollarının nazım imar planında gösterilmesinin zorunlu olmadığı, kanal/DDY yolları/Toplu Taşıma araçlarının her iki tarafında gösterilen yaya yolları ya da ticaret/konut/park gibi iki kullanım kararı arasında gösterilen yaya yollarının şematik gösterimler olduğu, bu yaya yolların 1/5000 ölçekli nazım imar planında
gösterilmesinde Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine aykırılık teşkil etmediği, Mekansal Planlar
Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinde uygulama imar planının tanımında ve yine bu yönetmeliğin eki
olan Ek-1d Uygulama İmar Planı ulaşım ile ilgili gösterimlerinde yaya yollarının 1/1000 ölçekli
uygulama imar planında gösterilmesinin zorunlu olduğundan dolayı davacının yol kullanıma ilişkin
iddalarına itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDELERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava dilekçesindeki talep ve iddialar dikkate alınmadan dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, İdare Mahkemesi kararında yer alan yol alanının şematik olduğu ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında gösterilmesinin gerekli olmadığı tespitine rağmen yolların taşınmaz aleyhine genişletilerek idarenin zarar uğratıldığı, temyiz konu kararın değişik gerekçe ile onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, bilirkişi raporunda planların kademeli birlikteliği ilkesinin sağlandığı, eski ve yeni imar planlarından taşınmazın ticaret alanında yer aldığı , plan ana kararlarında sürekliliğin sağlandığı, sosyal donatı ve teknik altyapı dengesini bozmadığı tespitlerine yer verildiği, dava konusu imar planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Kuzeyinden demir yolu hattı, kuzeydoğusundan Kutlukent deresi geçen ve ticaret kullanımlı yapı adasında kalan … ada, … parsel sayılı taşınmazın, … tarihli, … sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planıyla demiryolu ile ticaret kullanımlı yapı adası ve dere ile ticaret kullanımlı yapı adası arasında oluşturulan yollarda kaldığı, davacı tarafından parselin kısmen yolda kalmasına yönelik iddialarla davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde; "Nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır. Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinde; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
Dava dilekçesinin incelenmesinden davacının yol alanına yönelik itirazlarda bulunduğu görülmektedir. Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2016/9643, K:2020/9640 sayılı 1/5000 ölçekli nazım imar planı yönünden verilen bozma ilamında da davanın konusunun yol alanı olduğu belirtilmiştir.
Yerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporundan yol alanı yönünden yapılan değerlendirmede, parselin bulunduğu ticaret kullanımlı imar adasının batısında devlet demiryolları hattı ile bu
hatta paralel olarak toplu taşıma hattının planlandığı ve bu toplu taşıma hattının davaya konu
parselin yaklaşık 190 metre kuzeyinden doğu istikametinde devam eden ve fiilen kullanılan toplu
taşıma hattının plana işlenmesi ile birlikte davaya konu parselin yer aldığı imar adasının batı cephesinin doğu istikametinde daraltıldığı, bu sebeple davaya konu parselin kuzeyinde kalan
bir kısım alanın yaya yolunda diğer kısmının ise ticaret alanında kaldığı, davaya konu parselin
bulunduğu imar adasının üçgen bir formda olduğu ve bu imar adasının batısında devlet demir yolları
hattı ve toplu taşıma hattı, güneyinde devlet demir yolları hattı, doğusunda ise dere kanalı ile
sınırlandırılmış olduğu, bu imar adasına ulaşımın sağlanabilmesi amacıyla yaya yolu olarak planlanan
ve ölçeğinden dolayı şematik olan bu yolların planlanmasının ulaşım ihtiyaçları, şehircilik ve
planlama ilkeleri açısından aykırılık oluşturmadığı tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesince ise davacının taşınmaza getirilen ticaret alanı fonksiyonu yönünden herhangi bir talebi olmamasına rağmen anılan fonksiyon yönünden değerlendirme yapılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, parselin batısında yer alan devlet demiryolları hattı ile bu hatta paralel toplu taşıma hattının plan işlenmesi nedeniyle parselin içinde bulunduğu adanın batıdan doğuya doğru daraltıldığı, bunun sonucu olarak dava konusu parseldeki yol alanının artmış olduğu, batısında devlet demir yollar hattı ve toplu taşıma hattı, güneyinde devlet demir yolları hattı, doğusunda ise
dere kanalı ile sınırlandırılmış olan imar adasına ulaşımın sağlanabilmesi için yaya yolu olarak planlanan yolların şehircilik ilkelerine planlama esaslarına uygun olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak davacının istemine aykırı şekilde ticaret alanı yönünden dava konusu işlemin iptaline yönelik verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Uygulama imar planı yönünden dava konusu işlemin iptaline, nazım imar planı yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının uygulama imar planı yönünden onaması, nazım imar planı yönünden bozulması yönündeki Danıştay Altıncı Dairesinin 19/10/2020 tarih ve E:2016/9643 K:2020/9640 sayılı kararı üzerine bozma kararına uyularak, nazım imar planı yönünden dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 06/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!