Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/7936 E. , 2024/345 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/7936
Karar No : 2024/345
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 06/04/2022 tarih ve E:2018/7225, K:2022/4349 sayılı bozma kararına uyularak verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, …ada, … sayılı parsel üzerinde inşa edilecek yapı için ruhsat başvurusunda bulunulması üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi uyarınca hesaplanan 199.256,40 TL stabilize yol teknik altyapı bedeline yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlem ile … tarih ve …sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesine göre istenilen yol teknik altyapı bedelinin borçlusunun yapı sahibi olduğu ve ruhsat başvuruları üzerine de yol teknik altyapı bedelinin istenebileceği, … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararında dini tesis alanının karşısında bulunan parsele bu bedelin tamamının tahakkuk ettirileceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda ilgili alanların kamu hizmetine ayrıldığı gözetildiğinde yararlanıcılarının sürekli değişkenlik göstereceği ve herhangi bir kişiye bu bedelin yüklenemeyeceği, yol teknik altyapı hizmetlerinden sürekli yararlanacak olanların karşı parseldeki özel yapı sahipleri olduğu değerlendirilerek ilgili bedelin tamamının hizmetten yararlanan konumunda olan davacıdan tahsil edilmesi sonucunu doğuran dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda; istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 06/04/2022 tarih ve E:2018/7225, K:2022/4349 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli … sayılı kararının (b) maddesi yönünden; ilgililer tarafından yapı ruhsatı alabilmek için ödenmesi gereken teknik altyapı bedeline ilişkin usul ve esasların belediye meclisi kararı ile belirlenmesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı dikkate alındığında, üst hukuk normuna aykırılıktan söz edilemeyeceği, 3194 sayılı İmar Kanunu ile mahalli idareler için öngörülen imar planlarının disiplinli bir şekilde uygulanmasının sağlanması amacı ile anılan Kanunun 23. maddesi ile kurala bağlanan stabilize yol teknik altyapı bedelinin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu meclis kararının (b) maddesinin hukuka ve usule uygun olduğu; 199.256,40-TL stabilize yol teknik altyapı bedeli alınmasına ilişkin işlem yönünden, 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde, gelişme alanlarında teknik altyapı bedeli alınmasından muaf tutulan yapı ruhsatına konu bir kullanımın öngörülmediği gibi aynı yol üzerinde bulunmakla birlikte daha önce yapılaşması tamamlanmış parsellerden yapı ruhsatı verildiği sırada alınan teknik altyapı bedelinin sonradan yapılaşmaya giden parsellerden ise yapı ruhsatı alındığı sırada bölgede yapılaşmanın tamamlanmış olduğu gerekçesiyle alınmamasının eşitlik ilkesi ile de bağdaşmayacağı, yapı ruhsatının düzenlenmesi sırasında gayrimenkulün sahibi olan davacı tarafından yaptırıldığı yolunda bir iddia dahi bulunmayan teknik altyapıdan (parsel kenarındaki yollardan) dolayı davacıdan stabilize yol teknik altyapı bedeli istenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; her ne kadar davacı tarafından Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarihli … no’lu Kararının (d) bendi uygulanarak yolun karşı tarafından bulunan … ada, … parsel sayılı taşınmazın da 35 metrelik yoldan faydalandığından bahisle bu alan için belirlenen stabilize yol teknik altyapı bedelinin yarı oranında alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de anılan bentte imar parselinin cephesine bitişik olarak park olması durumunda parselin yoldan faydalanıyor olarak kabul edileceği kural altına alınmış olup, söz konusu parsel ile park arasında 7 metrelik imar yolu bulunduğundan davacının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 3194 sayılı Kanun ile 2464 sayılı Kanun'un birlikte değerlendirilerek uyuşmazlığa uygun olan hükmün belirlenerek hesaplamanın buna göre yapılması gerekirken en yüksek oranda katılım bedeli talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu, davaya konu Meclis Kararının (b) maddesindeki düzenlemenin üst hukuk normlarına (3194 ve 2464 sayılı Kanunlara) açıkça aykırı olduğu, 35 metrelik yolun karşısında park alanı bulunduğu gerekçesiyle teknik alt yapı bedelinin tamamının kendi parseline yükletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğu, ayrıca karşı parsel ile park arasında bulunan 7 metrelik yolun otopark olarak kullanıldığı, bu nedenle aradaki 7 metrelik yoldan dolayı 35 metrelik yoldan yararlanmadığı gerekçesiyle bedelin tamamının kendisine yükletilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından; Ankara ili, Çankaya ilçesi, … ada, …sayılı parsel üzerinde inşa edilecek yapı için ruhsat başvurusunda bulunulması üzerine 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca 199.256,40 TL stabilize yol teknik altyapı bedeli tahakkuk ettirilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından 15/08/2016 tarihli başvurusu ile tahakkuk ettirilen bedele itiraz edilmiş ve zımni ret üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.
Ancak; dosya kapsamında yer alan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı, Yol ve Asfalt Şube Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin davacının başvurusuna cevaben tesis edildiği anlaşılmakta olup anılan yazıda; … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının (b) maddesi gereğince yolun tamamına yönelik olarak 3194 sayılı Kanun'un 23. maddesi gereğince stabilze yol teknik alt yapı bedelinin hesaplandığı, 2464 sayılı Kanunda düzenlenen yol harcamalarına katılım bedelinin 3194 sayılı Kanunun 23. maddesindeki yapı ruhsatı işlemlerinde alınan teknik alt yapı bedeli ile ilgisi bulunmadığı bildirilmiştir.
Davaya konu Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi gereğince Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda bulunan 12 metre ve üzeri genişlikteki imar yollarına ilişkin olarak parsel cephesine isabet eden yol alanı hesabı ve stabilize yol teknik alt yapı bedeli hakkında bazı hususların Kanun ve yönetmeliklerde bulunmadığından bahisle anılan Kanun'un 23. maddesine göre tahakkuk edilen stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeline ilişkin olarak uygulamaya yönelik bir takım kurallar getirilmiş olup anılan meclis kararının (b) bendinde; "İmar parselinin karşı cephesinde, ada/parsel kaydı olup olmamasına bakılmaksızın Park, Yeşil Alan, Orman, A.O.Ç. arazisi, Spor alanı, Rekresasyon alanı, Çocuk bahçesi, Oyun alanı, Pazar alanı, Belediye hizmet alanı, İbadet yeri, Okul yeri, Eğitim alanı, Kreş, Teknik altyapı alanı, Otopark, Tolu taşıma yeri, Sosyal Kültürel tesis alanı, Terminal alanı bulunması halinde imar yolunun tamamı bu parsle tahakkuk edilerek bedelinin alınması" yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Geliştirme Alanlarında Yapı Ruhsatı" başlıklı 23. maddesinde: "İskan hudutları içinde olup da, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için;
a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması,
b) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış olması, şarttır.
Ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelini %25 peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilir. Kanalizasyon tesisinin yapı bitirilip kullanılmaya başlanacağı tarihe kadar yapılmaması halinde, fosseptik veya benzeri geçici bir tesis yaptırılması yoluna gidilir. Bu yapılmadığı takdirde yapıya kullanma izni verilemez. Ana tesis yapıldığında yapı sahibi veya sahipleri lağım ayaklarını bu tesise bağlamaya mecburdurlar.
Toplu mesken alanlarında, ilgili şahıs veya kurumlarca ilgili idarenin izni ile bütünü inşa ve ikmal edilen teknik altyapının iki tarafındaki diğer parsellerin sahiplerinden, kendi parsellerine isabet eden bedel alınmadıkça, kendilerine yapı ruhsatı verilmez.
Toplu mesken alanlarında altyapı tesisleri belediyelerce onaylı projesine göre ilgili şahıs veya kurumlarınca yapılmışsa belediyece altyapı hizmetleri nedeniyle hiçbir bedel alınmaz.
Alınan bu paralar teknik altyapıyı yaptıranlara veya bu meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verilir.
Şu kadar ki, bir yolun iki tarafındaki parsel sahipleri bahis konusu yol bedellerini ve bir kanalizasyon şebekesinden istifade eden veya etmesi gereken parsel sahipleri teknik altyapı bedellerini ilgili idareye vermedikçe ilgili idarenin bu tesisleri inşa ve ikmali mecburiyeti yoktur.
Mevcut binalarda esaslı değişiklikler ve ilaveler yapılması da bu madde hükümlerine bağlı olmakla beraber, bunların tamirleri için yukarıdaki şartlar aranmaz.
Bu maddenin tatbikinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri tatbik olunur. Tatbikatla ilgili diğer hususlar imar yönetmeliğinde belirtilir.
İmar planları ilke kararları ile yoğunluk ve yapı düzeninde düzeltme ve yenileme getirilen yerleşik alanlardaki uygulamada mevcut şehirsel teknik ve sosyal altyapının tevsii ya da yenilenmesi gereken durumlarda, şehirsel hizmetlerin yerine getirilmesi ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen katılma payları bu hizmetlerden yararlanacak arsa, yapı ya da bina sahiplerinden usulünce alınır.
İmar planlarında meskün saha olarak belirtilen yerlerde ise, gayrimenkul sahiplerince pis su mecralarının, yapının bulunduğu sokaktaki lağım şebekesine veya varsa umumi fosseptiğe bağlanması, lağım şebekesi veya umumi fosseptik olmayan yerlerde mahalli ihtiyaç ve vesaite göre ilgili idarece verilecek esaslar dahilinde gayrimenkulün içinde, lüzumlu tesisatın yapılması mecburidir. Bu bağlantılar mal sahibi tarafından ilgili idarece yapılacak tebligatla verilecek müddet zarfında yaptırılmadığı takdirde ilgili idare tarafından yıktırılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu karar, … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Dava konusu; … tarih ve … sayılı Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi kararının (b) bendinde; imar parselinin karşı cephesinde, ada/parsel kaydı olup olmamasına bakılmaksızın park, yeşil alan, orman, A.O.Ç. arazisi, spor alanı, rekresasyon alanı, çocuk bahçesi, oyun alanı, pazar alanı, belediye hizmet alanı, ibadet yeri, okul yeri, eğitim alanı, kreş, teknik altyapı alanı, otopark, toplu taşıma yeri, sosyal kültürel tesis alanı, terminal alanı bulunması halinde imar yolunun tamamının bu parsele tahakkuk edilerek stabilize yol teknik alt yapı bedelinin alınmasına karar verilmiştir.
İdare hukukunda her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığından, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla normlar hiyerarşisine göre kanundan, kanun hükmünde kararnameden sonra gelen tüzük, yönetmelik, genelge, talimat vb. gibi düzenlemelerin ancak üst hukuk normu ile verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı ya da yetkiyi genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasında, imar planında beldenin inkişafına ayrılmış alanlarda yapı izni verilebilmesi bu alanda parselasyon işleminin ve teknik altyapının yapılmış olması şartına bağlanmış, anılan maddenin 2. fıkrasında ise istisnai olarak; parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt yapı bedelini %25 peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verileceği düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun maddesinin 2. fıkrasında, belirlenen koşulların oluşması halinde parsel sahiplerinden alınacak teknik alt yapı bedelinin "parsellerin hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen" kısım yönünden hesaplanarak alınacağı açıkça düzenlenmiş olmasına karşılık halihazırda yürürlüğe konulan bir yönetmelik bulunmadığından, alt düzenlemeler ile getirilecek kuralların 3194 sayılı Kanunun 23. maddesinde yer verilen kıstaslara uygun olması gerekmektedir.
Davaya konu Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …sayılı kararıyla; 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi gereğince Büyükşehir Belediyesinin sorumluluğunda bulunan 12 metre ve üzeri genişlikteki imar yollarına ilişkin olarak parsel cephesine isabet eden yol alanı hesabı ve stabilize yol teknik alt yapı bedeli hakkında bazı hususların Kanun ve yönetmeliklerde bulunmadığından bahisle stabilize yol teknik alt yapı katılım bedeline ilişkin olarak uygulamaya yönelik bir takım kurallar getirildiği, olup anılan meclis kararının davacı hakkında uygulanan (b) maddesinde ise; yapı ruhsatı talep edilen imar parselinin karşı cephesinde belirli kullanım alanlarının bulunması halinde, imar yolunun tamamının dikkate alınması suretiyle bu parsele tahakkuk edilecek stabilize yol teknik alt yapı bedelinin hesaplanmasının öngörüldüğü görülmüştür.
Bu durumda; Kanun metninde "parselleri hizasına rastlayan" ibaresine açıkça yer verildiği dikkate alındığında, dava konusu meclis kararıyla anılan Kanun hükmünde öngörülmeyen belirli durumlarda parselin hizasında yer alan stabilize yol teknik alt yapı bedelinin tek bir parsele yükletilmesi sonucunu doğuracak şekilde getirilen düzenlemede üst hukuk normuna aykırılık bulunmaktadır.
Bunun yanında; yasal düzenlemelerle belirli kullanım alanı öngörülen parsellere ilişkin teknik alt yapı bedeline dair muafiyet tanınması davalı idarenin takdirinde olup, tanınan bu muafiyetlerden kaynaklanan yükümlülüklerin üçüncü kişilere ve diğer parsellere yükletilmesinin hakkaniyete de aykırı olacağı aşikardır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddi yolundaki İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Temyize konu karar, bireysel işlem yönünden incelendiğinde;
Yukarıda da yer verildiği üzere; 3194 sayılı Kanunun 2. fıkrasında, istisnai olarak imar planında beldenin inkişafına ayrılmış ve parselasyonu yapılmış olmakla beraber teknik altyapısı henüz yapılmamış yerlerde hissesine düşen teknik alt yapı bedelinin %25'ini peşin ödeyip geri kalan %75'ini alt yapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı verilebileceğine ilişkin düzenleme getirilmiş olup bu madde kapsamında, yapı ruhsatı düzenlenmesi aşamasında ruhsat talebinde bulunanlardan teknik alt yapı bedeli istenebilmesi için yapı ruhsatının düzenlendiği tarihte ruhsatlandırılması istenen taşınmaza ait teknik alt yapının tamamlanmamış olması gerekir.
Uyuşmazlıkta; davacının parselinin güneyinde bulunan 35 metrelik yolun karşısında park alanı, batısında bulunan 12 metrelik yolun karşısında ise dini tesis alanı bulunduğundan bahisle her iki yolun da tamamı üzerinden davacının parseline teknik alt yapı bedeli tahakkuk ettirilmiştir.
Bu durumda; öncelikle dava konusu taşınmazın inkişaf alanında kalıp kalmadığı ve alt yapı yatırımlarının tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarının araştırılması suretiyle, anılan taşınmazdan 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca teknik alt yapı bedeli istenip istenmeyeceği tespit edilerek ulaşılacak sonuca göre dava konusu Meclis kararının (b) bendinin hukuka aykırı olduğu hususu da dikkate alınarak, yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden; gerekli inceleme ve araştırma yapılmadan verilen temyize konu kararın bu kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/01/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!