Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/4974 E. , 2023/8298 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/4974
Karar No : 2023/8298
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
2- ... Valiliği
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
3- .. 4- ...
5- ... 6- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Samsun İli, İlkadım İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın imar planında eğitim tesisi alanı olarak belirlenmesi nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık 88.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın görev yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:.. sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ :Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : İdari Dava Dairesince verilen kararın kaldırılarak, İdare Mahkemesince verilen kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının onanması, yargılama giderlerine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararın incelenmesinden;
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Samsun İli, İlkadım İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın imar planında eğitim tesisi alanı olarak belirlenmesi nedeniyle, mülkiyet hakkının kısıtlandığından bahisle taşınmazın değerine karşılık 88.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; Danıştay Altıncı Dairesinin 12/05/2022 tarih ve E:2021/5327, K:2022/5480 sayılı bozma kararına uyularak, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile temyiz yolu açık olmak üzere davanın görev yönünden reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile de istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında; idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği, altıncı fıkrasında; bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, 2577 sayılı Kanuna 4577 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen Geçici 4. maddesinde; bu Kanun'un 45. maddesinin değişik birinci fıkrasında yazılı uyuşmazlıklarla ilgili olarak verilen nihaî kararlardan, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce verilen kararlar ile Danıştayın bozma kararı üzerine kararı bozulan mahkemece verilen kararların, Danıştayda temyiz edilebileceği, kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen Geçici 8. maddenin birinci fıkrasında; ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş, Geçici 8. maddenin gerekçesinde ise, Resmî Gazete'de ilân tarihinden önce idare ve vergi mahkemelerince verilip ilân tarihinden önce ya da sonra kanun yollarına müracaat edilen ve bozulmak suretiyle idare ve vergi mahkemelerine gönderilen dosyalar hakkında da ilk kararın verildiği tarihte uygulanan kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanacağı ifade edilmiştir.
07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Karar" ile bölge idare mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinde tüm yurtta görevlerine başlayacakları ilân edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan düzenlemelerden; ivedi yargılama usulüne tâbi olan işlemlerden doğan uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece mahkemelerince verilen kararlara karşı hangi tarihte verildiğine bakılmaksızın temyiz yoluna başvurulabileceği, bunlar dışında kalan uyuşmazlıklarla ilgili olarak 20/07/2016 tarihinden önce verilen (ivedi yargılama usulüne tâbi olan uyuşmazlıklarla ilgili bulunanlar hariç olmak üzere) kararlar için kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanmaya devam edeceği, 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlara karşı kural olarak istinaf kanun yoluna başvurulabileceği, ancak bölge idare mahkemelerinin göreve başladığı tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince verilmiş olup temyiz incelemesi sonucunda bozularak idare ve vergi mahkemelerine gönderilen dosyalar hakkında mahkemelerce bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararların ilk kararın verildiği tarihte uygulanan temyiz kanun yoluna tâbi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarih olan 20/07/2016 tarihinden önce idare veya vergi mahkemelerince verilmiş olan kararların bozularak mahkemelere gönderilmesi üzerine mahkemelerce verilecek kararlar ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına tâbi olduğundan, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının istinaf değil, Danıştay'ın temyiz incelemesine tâbi tutulabileceği açıktır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince verilen kararın temyiz yoluna tâbi olduğu değerlendirilmek suretiyle dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekmekte iken, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda usule uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararın KALDIRILMASINA karar verilerek, İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesine geçilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyiz incelemesine gelince;
Kararın, yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine ilişkin kısmı yönünden;
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın işin esası yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın yargılama giderlerinden ilişkin kısmına gelince:
2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekalet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun Mahkemece tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331. maddesinde ''(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. (3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 12/05/2022 tarih ve E:2021/5327, K:2022/5480 sayılı kararı ile; İdare Mahkemesi kararının taşınmaza fiilen al atıldığından bahisle uyuşmazlığın çözümünün adli yargının görevine girdiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, İdare Mahkemesince bozmaya uyulmak suretiyle 26/11/2022 tarih ve 32025 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 7421 Sayılı Kanunla getirilen göreve ilişkin hükmünün görülmekte olan bu davada da uygulanması gerekmekte olduğu, imar planındaki düzenleme nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklı bedele ilişkin olan bu davada adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; uyuşmazlığın 7421 sayılı Kanun kapsamında olmadığı, davacı tarafından fiili el atma sebebiyle söz konusu taşınmaza ilişkin olarak adli yargıda dava açılması gerekirken idari yargıda dava açıldığından, yargılama giderlerinin haklılık durumuna göre davacılar üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendi uyarınca İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "...davalı Samsun Valiliği tarafından karşılanan 212,55-TL posta giderinin davalı Samsun Valiliği üzerinde bırakılmasına, davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanan 178,15-TL posta giderinin davalı Milli Eğitim Bakanlığı üzerinde bırakılmasına..." kısmının " "...davalı Samsun Valiliği tarafından karşılanan 212,55-TL posta gideri ile davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanan 178,15-TL posta giderinin davacıdan alınarak anılan idarelere verilmesine ..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın temyiz edilen vekalet ücretine ilişkin kısmının ONANMASINA, yargılama giderlerine ilişkin kısmının "...davalı Samsun Valiliği tarafından karşılanan 212,55-TL posta gideri ile davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından karşılanan 178,15-TL posta giderinin davacıdan alınarak anılan idarelere verilmesine ..." şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!