WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

DANIŞTAY 6. DAIRE

A- A A+

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/4874 E.  ,  2024/2244 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/4874
Karar No : 2024/2244

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE
BULUNANLAR :I-(DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müşv. ...
II-DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Gayrimenkul Yatırım ve Turizm A.Ş
VEKİLLERİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 11/02/2020 tarih ve E:2016/10117, K:2020/1293 sayılı bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının değişik gerekçeyle onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 11/10/2022 tarih ve E:2021/10635, K:2022/8530 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Doğusu Turizm Merkezi ... Mevkiine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile III. Etap 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:İdare Mahkemesince; Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararı öncesinde mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu, bozma kararı sonrasında alınan ek bilirkişi raporu ve mahallinde yeniden yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ikinci bilirkişi raporu ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının, daha üst kademe plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına aykırı olduğu ve güncel kurum görüşleri alınmadan hazırlandığı, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının da hem dayanağı 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının hukuka aykırı olması nedeniyle sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hale geldiği hem de güncel kurum görüşleri alınmadan, güncel jeolojik etüt raporu onaylanmadan ve 2863 sayılı Kanunun 17. maddesine aykırı şekilde Muğla Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunun uygun görüşü alınmadan hazırlandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti:Davalının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesince, turizm merkezi sınırları ile doğal sit alanı ve benzeri koruma statüsü bulunan alan sınırlarının çakıştığı yerlerde her tür ve ölçekte plan yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu, anılan Bakanlıkça planların hazırlanması veya hazırlattırılması aşamasında, doğal sit alanlarına yönelik koruma kararlarının planlara yansıtılmasını teminen ilgili tabiat varlıklarını koruma bölge komisyonun kararı temin edilmek suretiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından uygun görüş alınması gerektiği, bu doğrultuda, dava konusu planlama alanın turizm merkezi ilan edilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının yürürlükte olup olmadığının sorulmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2021/10635 sayılı ara kararına cevaben Kültür ve Turizm Bakanlığının 30.09.2022 kayıt tarihli dilekçesinden, planlama alanının tamamında anılan turizm merkezi kararının halen geçerli olduğu anlaşıldığından ve idarenin kanuniliğini düzenleyen Anayasa hükmü gereğince idare hukukunda kamu düzeninden olan yetkinin ancak kanunla kendisine verilen makam tarafından kullanılması esas olduğundan, turizm merkezi sınırları içinde kalan uyuşmazlık konusu alanda davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile bu plan doğrultusunda III. Etaba yönelik onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kararın onanmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI :
Davalı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, Kamu idarelerinin yetkilerini
kullanırken turizm amaçlı kullanılmak veya turistik hareketlere imkân vermek üzere çeşitli tür ve
kapasitede konaklama tesisleri yapılmasına olanak sağlayan iradelerinin turizmin bütüncül
yaklaşımla ele alınmasının önüne geçilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının kontrol ve denetimi
dışında turizm kullanımlarının oluşmaması ve plan onama süreçlerinin uzamasının
engellenmesinin amaçlandığı, bu kontrol ve denetimin sağlanması için de planların sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına
sunulması yönünde düzenleme yapıldığı, onama sürecinin uzamaması için de altı aylık bir süre
öngörüldüğü, başka bir ifadeyle, çakışan alanlarda plan
onama yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmesi suretiyle giderilmesinin amaçlanmadığı Turizm Teşvik Kanunu 7. maddesinin açık lafzından da anlaşılacağı üzere iki bakanlık arasında
mutabakat sağlanarak altı ay içinde sonuçlandırılması yolunda emredici bir düzenleme
yapıldığı, bu doğrultuda, her iki bakanlığın kendi görev alanına ilişkin görüş bildireceği ve altı ay içerisinde Bakanlık tarafından onaylanmak suretiyle planlama sürecin sonlandırılacağı, kaldı ki Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde
Planlamaya ve Uygulamaya İlişkin Yönetmelik ile de bu sürece ilişkin izlenecek usulün detaylarıyla
belirlendiği ve planların Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanacağının açıkça hüküm altına alındığı, bu nedenlerle Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Davalı yanında müdahil tarafından, idare mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu karar düzeltme talebinin kabul edilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 103. maddesinin b) bendi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; anılan Yasanın 27. maddesiyle 2577 sayılı Yasaya eklenen Geçici 8. maddenin 1. fıkrasındaki "Bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır." kuralı uyarınca, bu maddeye göre kararın düzeltilmesi yolundaki istemin incelemesine geçilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre kararın düzeltilmesi istemi yerinde görüldüğünden Dairemizin 11/10/2022 tarih ve E:2021/10635, K:2022/8530 sayılı kararı kaldırılarak işin esası incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Muğla İli, Bodrum İlçesi, ... Mevkiini kapsayan planlama alanının tamamı 25.09.1987 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, sonrasında 31.01.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak sınırları genişletilen ... Doğusu Turizm Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ayrıca planlama alanında Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen I. ve III. derece arkeolojik sit alanları ile aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen II. derece doğal sit alanları yer almaktadır.
Dava konusu alanı da kapsayan ... Doğusu Turizm Merkezine ilişkin 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile I. Etap 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 14.04.2011 tarihinde onaylanmış, bu planların onaylanmasından sonra 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa 17.08.2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 51. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesi gereğince doğal sit alanları ve bunlara yönelik koruma alanlarına ilişkin anılan Kanun'da öngörülen işlemleri yapmaya görevli ve yetkili olan bakanlığın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak belirlenmesi ve aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10. maddesi ile 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen 13/A maddesi uyarınca doğal sit alanları ve özel çevre koruma bölgelerinin tespit edilmesi ve bu alanlara ilişkin her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapma yetkisinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verilmesi üzerine, bölgedeki koruma alanlarının yeniden tespit edilmesine yönelik başlatılan çalışmalar kapsamında, dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı onama sınırı içinde kalan alanın tamamı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile "sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı" olarak tescil edilmiş, bu karar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 25.01.2013 tarihinde onaylanmıştır.
Söz konusu tescil kararı üzerine 2863 sayılı Kanunun 17. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bölgede yürürlükte olan tüm planların uygulamasının durduğu gerekçesiyle, yaklaşık 212,12 hektar büyüklüğündeki alana yönelik dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile bu doğrultuda yaklaşık 41,20 hektar büyüklüğündeki alana yönelik III. Etap 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişiklikleri 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7/1-a ve 13/A maddeleri dayanak gösterilerek Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 12.04.2013 tarih ve 3865 sayılı oluru ile onaylanmıştır.
Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekansal strateji planlarının ve çevre düzeni planlarının ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlanması, hazırlattırılması, onaylanması ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesinin sağlanması görevi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında; aynı Kararname'nin 13/A maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların kullanma ve yapılaşmaya yönelik ilke kararlarının belirlenmesi ve her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarının yapılması, yaptırılması, değiştirilmesi, uygulanması veya uygulanmasının sağlaması ile, aynı fıkranın (ç) bendinde, tabiat varlıkları, doğal, tarihi, arkeolojik ve kentsel sitler ile koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde koruma ve kullanma esaslarının ilgili bakanlıkların görüşü alınarak belirlenmesi ve bu alanların kısmen veya tamamen hangi idarelerce yönetileceğine karar verilmesi, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarının yapılması, yaptırılması ve onaylaması görevleri Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 6. maddesinin 1. fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, doğal sit alanı ve tabiat varlığı olarak tespit ve tescil edilmiş alan ve varlıklara ilişkin her türlü belgenin, bu alan ve varlıkların statülerinin yeniden değerlendirilmesi için en geç altı ay içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devredileceği, aynı maddenin 2. fıkrasında ise, devir sürecinde arkeolojik, kentsel, tarihi sitlerin ve kültür varlıklarının bulunduğu alanların doğal sitler, tabiat varlıkları ile benzeri diğer koruma statüsünde bulunan alanlarla çakışması durumunda bu alanlara ilişkin konuların mevcut doğal sit statüsü de gözönüne alınarak Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca değerlendirileceği ve Kültür ve Turizm Bakanlığının talebi üzerine bu alanların adı geçen Bakanlıkça kısmen veya tamamen yönetilmesine Çevre ve Şehircilik Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanınca birlikte karar verileceği düzenleme altına alınmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, bir alanın koruma bölge kurulunca sit olarak ilanının, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durduracağı, sit alanının etkileşim-geçiş sahası varsa 1/25.000 ölçekli plan kararları ve notlarının alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilerek ilgili idarelerce onaylanacağı hüküm altına alınmış, aynı Kanuna 17.08.2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 51. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesinde, taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlığın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olduğu düzenlenmiştir.
23.03.2012 tarih ve 28242 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin "Planların Onaylanması" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Korunan alanlarda hazırlanan her tür ve ölçekte planlara ilişkin teklif dosyaları il müdürlüklerine sunulur. Teklif dosyaları, il müdürlüklerince 3194 sayılı İmar Kanunu, ilgili diğer mevzuat ve bu Yönetmelik hükümleri doğrultusunda incelenir. Plan teklif dosyası, varsa eksik bilgi ve belgeler ile düzeltmeler tamamlatılarak, teknik inceleme raporu ile birlikte Genel Müdürlüğe (Çevre ve Şehircilik Balanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) sunulur." hükmüne, aynı maddenin 4. fıkrasında, "Bu Yönetmelik kapsamında anılan planlar, Genel Müdürlükçe oluşturulacak Plan İnceleme Kurulu tarafından değerlendirilir, varsa gerekli düzeltmeler yapılarak Bakanlık onayına sunulur. Bakanlık, onaylanan planların ve eklerinin dağıtımını yapar." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinde; "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı" düzenleme altına alınmış, aynı Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında; "Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ve enerji tesisleriyle ilgili alt yapı, üst yapı ve iletim hatlarına ilişkin imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir." hükmüne, aynı maddenin 4. fıkrasında; "Bakanlık birden fazla belediyeyi ilgilendiren imar planlarının hazırlanmasında, kabul ve onaylanması safhasında ortaya çıkabilecek ihtilafları halleder, gerektiğinde re'sen onaylar" hükmüne yer verilmiştir.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri; turizm hareketleri ve faaliyetleri yönünden önem taşıyan veya doğal, tarihi ve kültürel değerlerin yoğun olarak yer aldığı, korunması ve geliştirilmesinde kamu yararı bulunan yörelerde, koruma kullanma dengesi gözetilerek sektörel kalkınmanın sağlanması ve turizm sektörünün planlı ve kontrollü gelişiminin sağlanması amacıyla yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan edilen alanlar şeklinde; aynı fıkranın (d) bendinde ise turizm merkezleri, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri dışında kalmakla birlikte, bu bölgelerin niteliğini taşıyan, turizm hareketleri ve faaliyetleri açısından öncelikle geliştirilmesinde kamu yararı bulunan orman vasıflı olanlar dahil Hazine taşınmazları ile tescili mümkün olan Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerde yeri, mevkii ve sınırları Cumhurbaşkanı kararıyla tespit ve ilan edilen alanlar şeklinde tanımlanmıştır.

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde; "Bakanlık, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde Bakanlıkça yapılacak alt yapı ve planlama işlemlerine esas olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarından istenilen bilgi, belge ve görüş 3 ay içinde verilir. Bu süre sonunda istenilen bilgi, belge ve görüşün verilmemesi durumunda ilgili iş ve işlemler Bakanlıkça re’sen tesis edilebilir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezlerinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak satış, tahsis, kiralama, sınır ilanı ve değişikliği işlemleri ile çevresel etki yaratacak alt yapı ve üst yapı projelerinden önce Bakanlığın olumlu görüşünün alınması gereklidir. Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
Dava devam ederken, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının 28.07.2021 tarih ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7334 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 5. maddesi ile değiştirilen halinde ise; "Bakanlık (Kültür ve Turizm Bakanlığı), kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re’sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkilidir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda her ölçekteki plan teklifleri sadece Bakanlığa sunulur. İlgili kurul, kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda Bakanlıkça incelenerek uygun görülen planlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Bu planlar, Bakanlık ile mutabakat sağlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ilgili tabiat varlıklarını koruma bölge komisyon kararı da dahil en geç altı ay içinde sonuçlandırılır. Bu alanlarda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından plan hazırlanması veya hazırlattırılması durumunda; Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılacak onamaya esas olmak üzere Bakanlığın uygun görüşü alınır. 23/5/2019 tarihli ve 7174 sayılı Kapadokya Alanı Hakkında Kanun, 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alanı Hakkında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Dair Kanun ve 18/12/1981 tarihli ve 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu kapsamında kalan alanlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda öngörünüm bölgesi olarak belirlenen alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve özelleştirme kapsam ve programına alınan alanlar bu fıkra kapsamı dışındadır." düzenlemesine yer verilmiştir.
19.07.2012 tarih ve 28358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları; bölgenin doğal yapısı, ekolojik değerleri, silueti, doğal peyzajı ve benzeri ayırt edici özellikleri göz önünde bulundurularak faaliyetlerin niteliğine ve içeriğine ilişkin Bölge Komisyonu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre, kesin korunacak hassas alanlarda ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler ile turizm ve yerleşimlere izin verilen alanlar şeklinde tanımlanmıştır.
Dava devam ederken Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde Planlamaya ve Uygulamaya ilişkin Yönetmeliğin "Planları Onaylama" başlıklı 14. maddesinde 12/11/2022 tarihinde yapılan değişiklik sonucu;"Bakanlıkça yapılan/yaptırılan veya Bakanlığa teklif edilenlerden uygun bulunan her ölçekteki plan ve plan değişiklikleri, Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde incelenir ve Bakanlık adına Genel Müdürlükçe onaylanır. Uygun bulunmayan planlar onaylanmaz ve onaylanmama sebepleri teklif sahibine iletilir. Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda her ölçekteki plan, öncelikle ilgili kurul, kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda Bakanlıkça incelenir. Bakanlıkça incelenerek uygun görülen planlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gönderilir. Bu planlar, Bakanlık ile mutabakat sağlanarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca ilgili tabiat varlıklarını koruma bölge komisyon kararı da dâhilen geç 6 ay içinde onaylanır.
" düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 1/10/2022 tarih ve E:2021/10635, K:2022/8530 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiğinden bu aşamada dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı ile III. Etap 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının yetki yönünden değerlendirilmesi gerekliliği doğmuştur.
Dava konusu işlem tarihi itıbariyla yürülükte olan ve yukarıda anılan mevzuat değerlendirildiğinde, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesi uyarınca turizm merkezi sınırları içinde ve arkeolojik sit alanlarının bulunduğu alanda her tür ve ölçekte plan yapma yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu, doğal sit alanları sınırları içinde ise her tür ve ölçekte plan yapma yetkisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olduğu açıktır.
2863 sayılı Kanun ve 2634 sayılı Kanundaki düzenlemeler ve o zaman ki teşkilat yapılanması çerçevesinde daha önce Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve Turizm Merkezleri içindeki planlarla ilgili yetkiler Kültür ve Turizm Bakanlığına verilmiş iken, 644 ve 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile özellikle tabiat varlıkları doğal tarihi arkeolojik ve kentsel sitlerin bulunduğu alanlardaki plan yetkileri ve bu alanlarla koruma statüsü bulunan diğer alanların çakışması halinde buralarda plan yetkilerinin nasıl kullanılacağına dair anılan Kanun Hükmünde Kararnameler ile düzenlemler getirildiği, 2634 sayılı Kanunla Kültür ve Turizm Bakanlığına verilen plan yetkilerinin saklı tutulduğuna veya kaldırıldığına dair bir düzenleme yapılmadığı, 644 ve 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile idareler arasında bu konularda görüş ayrılığı bulunması halinde buna dair koordinasyon sağlayarak ihtilafları gidermek gerekirse ihtilaf konusu planları resen yapmak yaptırmak onaylamak gibi görevlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğüne verildiğinin düzenlendiği, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun kabul edildiği tarihten daha sonraki tarihte getirilen 644 ve 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler ile 2863 sayılı Kanuna gelen Ek. 4. maddenin konuyla ilgili özel olarak hüküm getirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, turizm bölgeleri ile doğal sit alanlarının çakıştığı planlama alanlarında planın onaylanması bakımından Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkili olduğunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim dava konusu işlem tarihinden sonra, turizm bölgeleri ile korunan alanların çakışması halinde buralarda yetkilkerin nasıl kullanılacağına dair daha açık, net ve uygulamadaki sıkıntıları giderecek şekilde yapılan 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasında, 28.07.2021 tarih ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7334 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile; kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda her ölçekteki plan tekliflerinin sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulacağı, bu Bakanlıkça incelenerek uygun görülen planların, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderileceği ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile mutabakat sağlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ilgili tabiat varlıklarını koruma bölge komisyon kararı da dahil en geç altı ay içinde planların sonuçlandırılacağı, bu alanlarda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından plan hazırlanması veya hazırlattırılması durumunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılacak onamaya esas olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşünün alınacağı düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Anılan Kanun değişikliğinin genel gerekçesinde; kurumlar arası yetki çakışmasının turizm gelişimini olumsuz etkilediği anlaşıldığından, 2634 sayılı Kanunun bazı maddelerinin değiştirilerek Kültür ve Turizm Bakanlığına planlama, tahsis ve belgelendirme konusunda daha açık yetkiler vermek üzere Kanun teklifinin hazırlandığı, bu çerçevede Kültür ve Turizm Bakanlığının kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapma, yaptırma, re’sen onaylama ve tadil etme konusundaki yetkisine ilave olarak kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce hazırlanan her tür ve ölçekteki plan ve plan değişikliklerinin sadece Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulmasının, bu Bakanlık tarafından uygun görülen planların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca sonuçlandırılmasının, bu sayede iki Bakanlığın da yetkili olduğu bu alanlarda mutabakat sağlanarak, planlama sürecinin hızlandırılmasının hedeflendiği şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmektedir.
Söz konusu Kanun değişikliğinin madde gerekçesinde ise; mevcut 2634 sayılı Kanun ile turizm merkezleri ve kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri sınırları içinde özel ve sektörel bir planlama olan turizm amaçlı ve odaklı imar planlarını yapma, yaptırma ve onaylama yetkisinin Kültür ve Turizm Bakanlığına verildiği, kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar gibi korunan alanlarda plan onama yetkisinin ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait olduğu, bu durumda, korunan alanların çevresi ile ilişkilerinin kurulması ile turizm merkezleri ve kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri kapsamında bütüncül planlama kararları oluşturulması açısından, şehircilik ilke ve esaslarına ve planlama prensiplerine aykırı parçacı bir yaklaşımın ortaya çıktığı, ayrıca bu süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığınca kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi veya turizm merkezi bütününde hazırlanan, ancak bir kısmı bu Bakanlıkça onaylanmasına karşılık korunan alan statüsünde bulunması nedeniyle onaylanmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gönderilen planların onama süreçlerinin uzamasının, planlama kararlarının bütüncül bir şekilde uygulanması olanağını ortadan kaldırdığı ve mağduriyete sebep olduğu, plan yapımı konusunda farklı kurumların yetkili olmasından kaynaklı olarak oluşan ihtilafların ve mağduriyetlerin giderilmesinin ve iki Bakanlığın da yetkili olduğu bu alanlarda planlama sürecinin hızlandırılmasının hedeflendiği, genel olarak bu maddede yapılan düzenlemelerle, ülkemizin turizm sektöründe gösterdiği büyük ilerlemenin artarak devam etmesi için turizm politikasının belirleyici ve uygulayıcısı olan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, ülkemizin turizmine yönelik planlama ve çalışmaların bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi, kurumlar arası yetki çatışmasının giderilerek bürokrasinin azaltılması, planlama sürecinin kısaltılarak turizm potansiyeli yüksek alanların ülkemiz turizmine kazandırılmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
Yine davanın devamı sırasında Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgelerinde ve Turizm Merkezlerinde Planlamaya ve Uygulamaya ilişkin Yönetmeliğin "Planları Onaylama" başlıklı 14. maddesinde 12/11/2022 tarihinde yapılan değişiklik ile " Kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde yer alan korunan alanlarda her ölçekteki plan, öncelikle ilgili kurul, kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda Bakanlıkça incelenir. Bakanlıkça incelenerek uygun görülen planlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına gönderilir. Bu planlar, Bakanlık ile mutabakat sağlanarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca ilgili tabiat varlıklarını koruma bölge komisyon kararı da dâhilen geç 6 ay içinde onaylanır." düzenlemesi ile çakışan alanlarda her iki bakanlığın mutabakatı sonucu uygun görülen planların Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacağı düzenlenmiştir.
Bu kapsamda somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu planlama alanı 25.09.1987 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, sonrasında 31.01.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak sınırları genişletilen ... Doğusu Turizm Merkezi sınırları içerisinde yer almaktadır. Ayrıca planlama alanında Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen I. ve III. derece arkeolojik sit alanları ile aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen II. derece doğal sit alanları yer almaktadır. Turizm bölgesi ve doğal sit alanlarının çakıştığı planlama alanında yukarıdaki açıklamalar gereğince Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkili olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından anılan planlara yönelik yetki yönünden bir itirazda bulunulmamıştır.
İşin esası yönünden inceleme yapıldığında,
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E:... , K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli, E:... , K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca ONANMASINA,
3.Dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine16/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.